Pazartesi, Şubat 18

High Fidelity



Hangisi önce geldi; müzik mi,sefalet mi?
Çocukların şiddet dolu filmler izlemesinden endişe duyuluyor. Şiddet kültürünün etkisinde kalacakları düşünülüyor. Kimse çocukların kalp yarası, dışlanma, acı, sıkıntı ve kayıplarla ilgili binlerce şarkı dinlemesinden endişe duymuyor.


Fazla kilolu değilim. Dünyanın en zeki insanı değilim, en salağı da değilim. Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği ve Kolera Günlerinde Aşk'ı okudum. Anladığımı sanıyorum. İkisi de kızlardan bahsediyor.

Filmde geçen bu cümlelerden dolayı kitabı okuma isteği artıyor.

Nick Hornby'i seviyorum. Sırf Fever Pitch'i yazdığı için severim. Zaten sırf onu okudum. Diğerlerini okumadım. Bir de bu filmi izledim. Kitap elime geçseydi kitabını da okurdum. Kitaba para veren bir adam değilim. Fever Pitch'i de biri hediye etmişti. Fever Pitch'i okuyarak ona benzer bir kitap yazma hayali (isteği değil) kurdum. Belki ileride isteğe dönüşür. Fever Pitch'i hediye eden sayesinde High Fidelity'i okumadan onu  kendi kendime yazmış oldum.

Alt tarafı film izliyoruz, kitap okuyoruz. Buradan o kadar dram yaratmak niye? Zaten onca keder nedeni varken...

Hayattaki sıkıntılar ikiye ayrılır; birincisi ileride bahsederken gülebildiklerin, ikincisi hiç bir zaman gülümsetmeyen. Bunlar biraz güldüren sıkıntılar. Ömür, bu konularda Top 5 yaparak geçebilir ve belki de eğlenceli olur. Top 5 kız arkadaş yap, ondan sonra Galatasaray'ın en acı top 5 yenilgisini sırala. Biranı yudumla, biraz daha konuş, gece uyu, rüya gör, uyan, hayat devam etsin. Böyle olunca güzel duruyor.

Filmden kopuyoruz sanırım. Ama sanırım kitaba biraz daha çok yaklaşıyoruz. Adamın güzel cümleleri var. Filmden bile bunu anlamak mümkün. Okumak lazım. Metrobüste okunur mesela. Toplu taşımadan kitap okumak lazım. Eğer toplu taşımada yalnızsan ve bir şey okumuyorsun, sürekli bir şey düşünmek zorunda kalıyorsun. Sürekli düşününce de aklına acı veren şeyler, sıkıntılar geliyor. Bunu önlemek için Nick Hornby okumak çare olabilir. 

Peki ya aklına eski kız arkadaşların, sevdiğin kızlar gelirse? Facebook'ta ve hatta sokakta onları görüyorsun zaten, eve giderken de aklına gelsin, bir şey kaybetmezsin... 

Filmle ilgili bir not; kitap İngiltere'de geçiyor, film Amerika'da. Aradaki farkı biz biliyoruz, yemiyoruz. 


1 yorum: