Salı, Ağustos 25

Was Hat Uns Bloß So Ruiniert


Film bize komedi olarak tanıtıldı. IMDB sayfasında da bu etiket yer alıyor. Ama demek ki Avusturyalıların komedi anlayışı bu kadar oluyormuş. Avusturya Lisesi'nden mezun tanıdıklarınız varsa bu duruma çok şaşırmazsınız. Ya o mizahsız ortama uyum sağlayamazlar, ya da uyum sağlayıp mizah konusunda sıkıntılı birine dönüşürler. Bu ön bilgimize rağmen yine de biz daha farklı duygularla ekran karşısına oturmuştuk ama yanılmışız.

Filmde üç çiftimiz var. Yani altı karakter. Bu altı karakterin hepsi depresyonda ve mutsuz. İlişkilerinden memnun değiller. Orta-üst sınıf bir hayat yaşamalarına rağmen, o da çok tatmin edici değil. Herkes bir arayış içinde. Aslında böyle karakterlerin varlığı filmi komediye döndürebilir. Ne de olsa sefalet komediyi sever.

Fakat burada pek sevmemiş gibi. Karakterlerimiz komik olmadığı gibi aynı zamanda biraz gıcık. Bu karakterlerimiz sadece ilişkilerinden memnun değil; aynı zamanda çocuk sahibi oluyorlar veya olmak istiyorlar. Ve dünyanın hemen hemen her çakma orta sınıfı gibi, 'cool' ebeveyn olma yarışına giriyorlar. Belki filmin bu noktaları bize komedi sunduğunu sanmış olabilir ama yine komik değildi. Ebeveynlerimiz de 'cool' değildi zaten.

Filmin ilgi çekici tek kısmı kurgusu. Karakterlerimizden Stella, bir film akademisi diplomasına sahip olduğu için, arkadaşlarını ebeveyn deneyimlerini kamera karşısında anlatmaları için ikna eder. Böylece biz altı kişinin hayatındaki gelişmelerden sahneler izlerken, bir anda onları kamera karşısında içini dökerken buluruz. Hatta bazıları içini dökemez. Gerçeği saklayan, kendini kandıran, hayal dünyasında yaşayan.... Hepsi ortaya çıkar. Bu geçişler benim filme tutunmamı ve filmi bitirmemi sağladı.

Ama o detaylar da komik değildi...

Peki komedi diye sunulmasa, beklentilerimiz başka türlü olsa bu sefer sever miydik? Yine sanmıyorum. IMDB puanı 6.2'de kalmış. Avusturya'da biraz sevilmiştir belki. Hatta gülenler olmuştur. Ama evrensel anlamda pek yürümemiş gibi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder