çin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Temmuz 26

Tian Ji

Ve işte hayatımda izlediğim en kötü film.

Bu payeyi verebileceğim, burada da bu sıfatın kenarından geçen çok fazla film oldu. Fakat unvan bir Çin filmine nasipmiş.

Aslında görsel açıdan Hollywood filmlerini aratmayan bir filmdi. Kendi çapında bir tempo da yakalamak istemiş. Konu da kağıt üzerinde fena durmuyor. Karizmatik abileri ve güzel Çinli kadınları da içeri doldurmuşlar. Bir aksiyon filmi için tüm şartlar mevcuttu. Çeşitli mafyalar, onların kapışmaları, herkesin elde etmek istediği değerli bir parça...

Fakat olmamış. Çok fazla kişi ve grup karşımıza çıkıyor. Kimin kim olduğu belli değil, kimin neci olduğu belli değil. Olay silsilesi ara ara klişeler barındırıyor ama tek sıkıntı bu olsaydı; daha da kötüsü mantık hataları ile dolu. Oyuncularımız maalesef çok başarısız, Flash Tv'ye rahmet okutacak cinsten.

Zaten benim çok fazla yermeme de gerek yok. Ben izlediğimde IMDB notu 2.2'ydi, şimdi 2.1'e düşmüş. Ama yine de izlemek isterken yolu buraya düşen olursa diye uyarımızı yapalım. Kimi kurtarsak kârdır.

Cumartesi, Ağustos 1

Yang jia jiang


Beklenmedik bir şekilde karşınıza çıkan iyi filmlerden... Hadi iyi demeyelim ama sürükleyici. Fakat kötü de denmez.

İsmini daha önce duymadan, beklentileri düşükte tutarak, sıcak bir öğleden sonra izlenen bir film için gayet başarılı. Kısaca konusundan bahsedelim. Eski zaman Çin'de General Yang isminde bir bey varmış. Bu Yang Bey, siyasetin entrikalarına ve dönemin yaygın inanışı bir kehanete kurban gider ve bir anda Tatar bir general yüzünden esir düşer. Yang'ın oğulları (tam 7 tane) babalarını kurtarmak için harekete geçer. Film bu konu üzerinden ilerler. İngilizcesi Saving General Yang'tır. Akla direkt Er Ryan'ı getiriyor. Fakat bu sefer hedefte bir general var. Rütbe farkı dışında bir de yapım kalitesi farkı belli ediyor kendini. Fakat doğrusunu söylemek gerekir ki Yang'ın öyküsü daha ilgi çekiciydi. Zaten gerçek bir hikayeymiş. Hatta bir Çin efsanesiymiş. Adamlar da bunu filme çekmiş.

Heyecanlı film. Aksiyonu yerinde. Konusu sağlam. Tek sıkıntı fazla hızlı ilerlemesiydi. Takibi zorladı. Lisana hakim olmadığımız gibi, yedi kardeşi de ayırt etmek çok zordu. Irkçılık gibi olmasın ama Çinli kardeşler birbirlerine çok benziyordu. Bir de isim yerine kendilerine numara vermişler. "Kardeş 1, kardeş 3" diyerek konuşuyorlardı. Bu iyi mi oldu kötü mü oldu emin değilim ama hızlı giden hikayede aklımızın karıştığı bir gerçek. Film 100 dakika sürüyor. Öyküyü zamanında Akira Kurosawa'ya verselerdi 7 saatlik şaheser bir film çekerdi.

Çin hiyerarşisi de beni oldukça etkiledi ve şaşırttı. Çin geleneklerine, Çin diline, Çin kültürüne aşina olmadığımız için filmi izlerken zorlanıyoruz. Fakat bu bizim eksikliğimiz. Filmi puanlarken görüşümüzü etkilemez. Hatta daha fazla ilgi uyandırdı.

Savaş sahnelerinin teknoloji destekli olmasını da eleştiremem. Bu dönemde filmler böyle çekiliyor. Fakat alınan bu yardım çok belirgin olmuş. Bu da inandırıcılık konusunda ufak bir tahribat yaratmış. Öte yandan öykünün sonu öyle bir bitiyor ki, inandırıcılık duygusunun zedelenmesi imkansız bir hale geliyor. Zira Holywood'dan alıştığımız bir sonla karşılaşmıyoruz. Dakikalarda heyecanla izlediğimiz film, sonunda bizi beklemediğimiz duygulara sürüklüyor.

Açıkçası ben beğendim. Özellikle bu yaz günlerinde iyi gider. Şimdilerde 70 yaşında olan yönetmen Ronny Yu da bu filmin üzerine (2013) bir daha film çekmemiş. Zirvede bırakmış herhalde.