özgürcan özcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgürcan özcan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Aralık 4

Adanaspor ve Özgürcan'ın Rize Sınavı


Umudu kesmeye başlayabiliriz. Bir genç futbolcu daha, henüz 23 yaşında bile değil, dibi olmayan meşhur kaybolanlar kuyusuna düşmek üzere. 2 sezon önce Bank Asya 1.Lig'in yıldızı olan Özgürcan Özcan, aradan geçen 18 ayda sıradan bir futbolcuya dönüştü.

Buraya nasıl geldiğini; kendisi ve çevresindekiler daha iyi analiz eder. Bu arada, şu an onun nerede olduğunu bilmeyenlere hatırlatalım. 2008-2009 sezonunu Sakaryaspor formasıyla attığı 17 golle tamamladıktan sonra; geçen sene Ç.Rizespor'daydı, bu sene ise Adanaspor'da. Eski takım Rizespor ve yeni takım Adanaspor ise bu hafta karşı karşıya gelecek.

Ligin henüz başı diyebiliriz (ilk yarı sona eriyor gerçi). Özgürcan, belki asıl çıkışını tıpkı Sakaryaspor günlerinde olduğu gibi sezonun ikinci yarısında gerçekeleştirecektir. Ama bu ışığı da vermiyor. Bu sezon oynanan 13 maçta sadece 1 defa 11 başladı, toplam 166 dakika sahada kaldı, sadece 1 gol attı. Geçen sene oynadığı Ç.Rizespor'da en azından daha fazla süre alıyordu. 24 maç oynamıştı, 14 defa ilk 11 çıkmıştı.

Özgürcan'ın başarısızlığını abilerine sormak lazım dedik ama geçen sene Rize'de geçirdiği son günde şu yazıyı yazmıştık, oradan bir fikir oluşturmak mümkün olabilir. Rize'den kovalanarak ayrılan Özgürcan, yarın Rize'de olabilir. Adanaspor, lig maçı için bu şehre gidiyor. Özgürcan kadroya alınır mı belli olmaz.

Buradan hemen maça geçelim va maç hakkında 1-2 satır yazalım. 2008 yılında iki takım Bank Asya 1.Lig'e geldi. Adanaspor alt ligden yükselerek; Rizespor ise Süper Lig'den düşerek. Son 2 senede 4 maç yaptılar. İlginçtir Rize'de oynanan 2 maç da 0-0 sona erdi. Adanaspor'un 4 maçta Rize'ye karşı galibiyeti yok ama Rize de kendi evinde henüz deviremedi Toros Kaplanları'nı.

Geçen sezon Rizespor düşmekten son maçta kurtulmuştu. Aynı hafta Adanaspor ilk 2'ye girme şansını kaçırmış ve Süper Lig'e yükselmek için İstanbul'da Play-Off maçları oynamak zorunda kalmıştı. Kötü bir İstanbul haftası geçiren Adanaspor Bank Asya 1.Lig'de kalmaya devam etti. Bu seneye ise klasik Play-Off depresyonu etkisiyle kötü başladı. Son haftalarda Osman Özdemir'in gelmesiyle (Adanaspor'un bu sezonki 3.teknik direktörü) toparlanarak, 3 maçta 7 puan toplayarak biraz olsun nefes aldılar. 17 puanla 11.sıradalar.

Ç.Rizespor ise oldukça iyi bir sezon geçiriyor. Lider Denizlispor'un 1 puan gerisinde 2.sıradalar. Sadece 2 kez mağlup oldular, Rize'de hiç yenilmediler. Adanaspor'un ise deplasmanlarda sadece 1 galibiyeti var. O galibiyet, en son oynadıkları Güngören deplasmanında geldi (3-0 kazandılar).

Kağıt üzerinde Rizespor daha şanslı gözükse de Adanaspor'un son haftalarda yakaladığı ivmeye dikkat etmek lazım. Adanaspor'un sezonun geri kalanında neyi hedefleyeceğini görebilmesi için önemli bir sınav olacak. Rizespor ise şimdilik çok rahat. Geçen sene iki takım arasında Gaziantep'te oynanan maçı da şuradan izleyerek hatırlamak mümkün.

Çarşamba, Nisan 14

Rize'deki Galatasaray Futbolcusu



Görüntüler düne ait. Pazartesi günü Karabükspor'a 3-0 yenildi Ç.Rizespor. Sezona şampiyonluk parolasıyla başlayan takım küme düşme hattına iyice yaklaştı. Taraftarlar bir gün sonra idmana geldi. Tepki göstermeye değil, ellerinde baklavalarla.

Ç.Rizespor taraftarları 3 sezondur çok stresli ve sinirli. Bazı futbolcular ile hiç yıldızları barışmadı. Bunlardan biri Özgürcan. İşte o Özgürcan, ikram edilen baklavadan yemediği gerekçesiyle taraftarlarla bir tartışmaya giriyor. Ardından sahada kovalamaca yaşanıyor.

Sezon başına, hatta mayıs ayına dönelim. Sakaryaspor'un ligde kalma mücadelesinde Özgürcan'ıın payı büyüktü. Sezon sonu takım küme düşse de, ikinci yarıda onur mücadelesi veren futbolcular baştacı edilmişti. Bunlardan biri de Galatasaray'dan kiralık gelen Özgürcan'dı. Sezonu 17 golle, ligin en çok gol atan 2.futbolcusu olarak tamamladı.

Şimdi kendinizi Özgürcan'ın yerine koyun. Florya'ya çocuk yaşta adım atıyorsun. Zamanla adını duyuruyorsun. Büyük beklentileri olan bir camianın "evlat" kontejanına giriyorsun. Bu dönemde Anadolu'nun çeşitli yerlerini geziyorsun. Aklında, hayalinde Galatasaray'da oynamak var. Son sezonunda Sakaryaspor formasıyla çok başarılı oluyorsun. Ödüller alıyorsun. Kendini İstanbul'a iyice hazırlıyorsun. İstanbul'a dönüyorsun. Takımın başında dünya çapında bir hoca. Hollanda kampına gidiyorsun, dünya yıldızları. Kewell, Baros yan yana. Beraber büyüdüğün arkadaşın kaptan oluyor. Herşey güzel giderken sana şunu diyorlar: "Koçum, sen 1 sene daha Anadolu'ya git. İstikamet Rize."

Rize belki Özgürcan'ın tercihi. Ama Özgürcan 22 yaşında. Onu yonlendirmesi gereken, nerede glişeceğini iyi bilen insanların çevresinde olması lazım. Hala Galatasaray'ın futbolcusu ve ne olursa olsun herkesin hala (eskisi kadar olmasa da) birşeyler beklediği bir isim.

Bu isteksizlikle Rize'ye giden Özgür bekleneni veremedi. Takım da kötü olunca bütün eleştiri okları ona yöneldi. Bir şehir takımında, başarının nerdeyse şart olduğu bir yerde, futbolunuzu geliştiremezsiniz. Hatta işler kötü giderse böyle hayatta kalma mücadelesi verirsiniz.

Sanıyorum Özgürcan, 3-4 aydır "nasıl daha hızlı pozisyon alabilirim" den çok "bakkaldan ekmek almayı daha hızlı nasıl becerebilirim"i düşünüyordur.

Burada suçlu Rizespor kulübü değildir. İyi bekledikleri topçu iyi çıkmamıştır.

Burada suçlu Rizespor taraftarı da değildi. Geçen sene 17 gol atan adam bu sezon 2 gol atmıştır. Tepki savunulacak birşey olmasa da normaldir.

Özgürcan bekleneni verememiştir. Ama o ne Rizespor'un topçusudur ne Galatasaray'ın. Ve Florya'dan Anadolu'ya giden her futbolcu gibi yalnız bırakıldığını düşünüyorum. Mesela dünkü olaydan şu sözler çarpıcıdır:

"Ben antreman sırasında dayak yerken idari menejerimiz Oğuz Aydın tesislerde bilardo oynuyor.800.000 TL aldığım iddia ediliyor.30 maç başı paramı almadım.Bu takıma hiç birşey katamadığım için sesimi çıkartmadım.Bana ceza kesilip alacaklarımdan feragat edilmem isteniliyor.Bütün alacaklarımdan vazgeçiyorum.Yeterki Rize'den göndersinler beni"

Florya'dan çok futbolcu çıktı. Daha doğrusu adını duyurdu. Bir kuşak geldi geçti. Elde Arda'dan başka az buçuk Uğur dışında bir şey yok (Sabri'yi saymıyorum çünkü o bir üst nesilden). Bu oyuncular kiralık gönderildi. Rize'ye, Ordu'ya, Diyarbakır'a. Anlık başarıların önemli olduğu, Türkiye'nin yüzde 80'i gibi sabırsız taraftarların olduğu şehirlere. Peki Arda nereye gitti? Ersun Yanal'ın genç oyunculara fırsat verdiği, kazanmanın, stresin baskının geri planda kaldığı, az sayıda taraftarının olduğu, arkasında sponsor desteği olan, rahat bir takım olan, bir proje kulübü olan Manisaspor'a gitti. Arda sağ bek oynadı bazen orada. Bazen önde oynadı. Top kaptırdı, pas hatası yaptı. Bunları başka bir şehirde yapsaydı Galatasaray'a dönüşü aynı seviyede olmazdı. En azından aynı sayıda maç yapmazdı.

Bunlar önemli şeyler. Florya'nın bir kuşağı elden gitti. Şimdi sıra diğerlerinde. Bakalım onlar Anadolu turuna nereden başlayacak.

Şunu da bazıları unutmaz umarım. Bu videoda koşan-kaçan futbolcu halen Galatasaray futbolcusudur. Bonservisi Mecidyeköy kulüp binasındadır.

Çarşamba, Eylül 9

Özgürcan Out Çağrı In

İkisi de Florya'nın ne kadar çim olsa da romantiklik adına toprak diyerek nitelendirdiğimiz sahalarından çıkma. İkisi de güneyli. Çağrı 1989 Salihli doğumlu, Özgür 1988 Antalya. Cafer, Oğuz gibi güneyli Floryalılar çoktur.

Özgür her zaman çok konuşulan isim oldu. Geçen sene ise zirve yaptı. Sakaryaspor'da imkansızı başarmak üzereydiler. Olmadı. Ama sezonun en çok saygı gören takımının en çok gol atan adamı oldu. Bu sezon yedek forvet sıkıntısı çeken Galatasaray ondan vazgeçmez diye düşünüyordum. Fakat kaderi yine aynı oldu. Yine bir Anadolu şehrine kiralık olarak gitti. Kayseri, Gaziantep ve Sakarya'dan sonra şimdi Rize'de. Transfer döneminde bir çok Anadolu kulübünün listesindeydi.

Çağrı ise Galatasaray altyapısını yakından takip edenler dışında çok fazla bilinen bir isim değil. Özgürcan-Uğur-Arda-Aydın kuşağının bir sonrasının ürünü. Serdar Eylikler'in tayfasından diyelim. Ama Galatasaray A takımı macerası umulduğu gibi olmadı. Kadroda düşünülmedi. Kiralık bile verilmedi. En sonunda Ç.Rizespor'a satıldı. 2.sezonunu geçiriyor.

Geçen sezon Özgürcan sıkıntılı Sakaryaspor'da 17 gol atarken, adına besteler yapılırken, Çağrı, Ç.Rizespor'da kıadroya girmekte zorlanıyordu. Tüm sezonu 1 golle geçirdi.

Bu sene ikisi aynı takımda. Riberio'nun yanında doğal olarak Özgür var. Ama Özgür hiç eski Özgür değil. Bu hafta Adanaspor maçında yine bekleneni veremedi. İkinci yarıda Özgür çıktı oyundan, Çağrı girdi yerine.(Dakika 66, kendi yaş gruplarından çıkmış en önemli yıldızın eski forma numarası).

Çağrı oyuna girdiğinde skor 3-2 Adanaspor lehine. Son 10 dakika da aynı. Önce 3-3 oluyor. Sonra Çağrı atıyor 4-3 oluyor. Sonra Çağrı yerde kalıyor penaltı oluyor. Penaltı gol olmuyor gerçi ama Çağrı maça damga vuruyor. Bu haftanın adamı Çağrı oluyor, bakalım geçen senenin adamı Özgürcan'ı kesebilecek mi?

Bu arada maçın ve Adanaspor'un hakkını verelim. Nisan mayıs aylarında oynansa efsane olacak bir maç izledik. Ama ligin 3.haftası olduğu için fazla konuşulmayacak. İki takımın da hücümcuları çok etkili. Bol gollü olacağı belliydi. Ama bir anda dönen bir maç izledik. Güzeldi. Emre Aktaş, Mbilia, Fevzi, Kibong, Riberio, Çağrı, Kenan Özer, Mithat gibi sürekli golü düşünen hücumculara teşekkürler edelim bu zevkli maç için.