özer hurmacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özer hurmacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Aralık 13

Hem Yumuşak Hem Hesaplı


Pozisyonu hiç görmedim. Fakat hiç görmeden, bu pozisyon hakkında söylenecek birkaç cümlemiz var.

1-) Eğer golse, veya hakem gol kararı verseydi, ''Ulan Özer, övdük seni burada, iyi topçusun eyvallah da, öyle direk mi alınır. Ben bir kere halı sahada öyle durdum diye tokat yedim abilerden. Yaşım 10 falandı. İndirsene elini direkten."

2-) Eğer gol değilse, zaten hakem vermemiş, değil yani, ''Ulan Özer, PVH havası var sende. Çizgiden top çıkarmalar falan. Oluyor oluyor."

3-) Gol veya değil. Tuvalet kağıdı önemli bir nesne, futbolumuza yön veriyor. Konunun boktan bir konu olduğunu iddia edenler de olabilir bu sayede.

4-) Ne olursa olsun, top çizgiyi geçti mi geçmedi tartışması futbolun en önemli konusudur. İzlemediğim maçı bile unutulmaz kılabilir. Tıpkı 1966 Dünya Kupası Finali gibi.

5-) Başlıktaki hesaplı kelimesi Özer için kullanılabilir. Topuz'dan daha iyi, daha ucuz çünkü. Yumuşak kelimesinin ise Erman Toroğlu ile alakası varsa da ben bilmiyorum.

Çarşamba, Kasım 25

Özer Hurmacı Hakkında


Fenerbahçe'nin bu sene en çok konuşulan 3 isminden biri Özer. Taraftarın sevgilisi Alex, taraftarın sevmediği Guiza ve taraftarın henüz görmediği Özer. Bir Galatasaraylı olarak Özer hakkında, dışarıdan bir göz olarak ben yazayım.

Gerçi çok da dışarıdan sayılmayız. Çünkü alıcı gözle Özer'i izlemiştik. Ankaraspor'dan almıştık Özer'i birkaç sezon evvel. Ama takımda yer bulamaz diye Özer'i Ankaraspor'da bırakmıştık, sezon sonu alacaktık. Karşılığında 3 futbolcuyu Ankaraspor'a yollamıştık ama. Gereksiz transfer hamlesi olarak tarihe geçti.

O dönemlerde çok konuştuk Özer'i. Ne iş yapar ne eder? Özer iyi adam. Bir kumaş var. Çok mu üst düzey? Değil. Fakat Özer'i diğer futbolculardan ayıran çok önemli bir özelliği var. Gelişmeye açık ve hedefleri yüksek. İstanbul kulüpleri onun için son nokta değil. Birçok söyleşide bunu duyduk. Diyeceksiniz ki, her futbolcu lafta aynı şeyi söyler. Ama Özer'in bu konuda daha samimi olduğunu düşünüyorum. Futbol altyapısını sadece teknik olarak değil mental olarak da Almanya'da almış bir futbolcu. Onu İstanbul kesmeyecektir.

Daum'un onu oynatmaması bence olumlu bir hareketti. Sakatlıktan yeni çıkmıştı. Form, beklenen seviyede olmayabilirdi. Fakat oynatmaması beklentiyi de arttırdı. Bıyık-sakal teoremi.

Herhalde son yıllarda Anadolu'dan İstanbul'a gelip bu kadar beklenti yaratan bir futbolcu yoktur. Tuncay Şanlı da, Gökhan Gönül de hatta zamanında İlhan-Tümer, Karan bile çok büyük beklentilerle gelmediler. Nedense Özer'den çok şey bekleniyor. Kapalı kutu olarak kaldıkça da bu beklenti artıyor.

Aynısı FB camiası geçen sezon Gökhan Emreciksin'e yaptı. Andolu'dan İstanbul'a gelen futbolcunun geliş zamanı çok önemli. Mesela iki Gökhan'a bakalım.

Emreciksin, kötü giden takıma adeta kurtarıcı olarak geldi. El üstünde tutuldu. İmza attığı gün yanında 17 yaşındaki Abdülkadir vardı. Gözler onun üzerindeydi. O da bu beklenti altında ezildi. Sadece 1.5 senelik bir Süper Lig tecrübesi vardı oysa.

Gökhan Gönül ise, şampiyon takıma transfer olmuştu. O hava ile imza attığında kimse ismini bilmiyordu. Bilmek için de çabalamıyordu. Onun Fenerbahçeli olduğu günlerde sol beke yeni bir isim transfer edilmişti. Dünyanın en iyisi Roberto Carlos. Gökhan, nereye geldiğini ilk günden idrak edebilmişti.

Özer ise ikisinin arasında kaldı. Ne Emreciksin gibi kendini dev aynasında gördü, ne Gönül gibi isimsiz geldi. Daum onu korumak istedi. Ama severek öldürmek deyimini uygulamasından korktu tribünler. Özer'in hazır olmadan oynatılmaması büyük bir hata olurdu. Fakat paslanma ihtimali de vardı. Bu noktada ben Özer'e çok güveniyorum. Başka bir Türk futbolcusu olsa oynamadığı zamanlarda futbola küsebilir. Fakat Özer'in kafa yapısı çok daha farklı. Sıranın kendisine geleceğini biliyor. O güveni sağlayan da muhakkak Daum.

Sonuç olarak, Özer'e büyük bir baskı binmemeli. Özer, yeni Alex değil. Daha vakti var. Aklı başında bir futbolcu. İstanbul'a gelince ümitlendiğim bir diğer Anadolu futbolcusu Burak Yılmaz'dı. Ama tutunamadı. Özer, Burak'tan daha farklı bir zihine sahip. O nedenle umut saçıyor. Lakin son ümit vaadeden adamı Burak olan bir blog yazarının Özer hakkında olumlu konuşması da aslında çok da dikkate alınmamalı.