dzyuba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dzyuba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Mart 8

Kralın Dönüşü

Artem Dzyuba, Ağustos ayında Süper Lig'e gelerek Adana Demirspor'a imza attığında bu yazıyı yazmıştım.

Çok şaşırmıştım ama esas olarak onun için daha da önce yazdığım bir yazıya referans yapmıştım. Onun için, "Süper Lig'de oynamamış en Süper Lig topçusu" ifadesini kullanmıştım.

Türkiye'ye yolu geç düştü. Zenit'te yedek kulübesine mahkum olması, onun yaşlandığının bir göstergesiydi. Ülke dışında bir yerde, o yaşta oynaması kolay değildi.

Çok iyi bir Dzyuba izleme konusunda şüphelerimiz vardı ama yine de çizginin her iki tarafına da düşme ihtimali eşti. Fakat ne yazık ki ilk oynadığı Fenerbahçe maçında gol atsa da devamı gelmedi. Süper Lig'de sadece dört maç oynayabildi ve Süper Lig'de oynamamış en iyi Süper Lig futbolcusu sıfatının altını dolduramadı.

Bu arada Dzyuba'nın Adana'ya alışamadığını ve o nedenle de performans veremediğini düşünüyordum. Sonuçta sahici bir 9 numarası olmadan oynayan Montella, onun kötü haline bile katlanabilirdi. Fakat geçenlerde denk geldiğim bir Emre Akbaba röportajında, Akbaba onun takımdaki en komik isim olduğunu belirtiyordu. Yani takımla havası da uymuş; ama bir şekilde olmadı işte...

Dzyuba, Adana'dan dönerken onun kariyerinin artık eskisi gibi olmayacağını düşünmeye başlamıştım.

Rusya Ligi'nde Lokomotiv ile sözleşme imzaladı. Lokomotiv de oldukça kötü günler geçiriyor. Küme düşme hattında yer alıyor. İyi sayılabilecek bir kadroya rağmen, sürpriz bir şekilde kabus dolu günler yaşıyor. Geçen sezon Galatasaray maçlarında da izlediğimiz iki hücum oyuncusu Rifat Zhemaletdinov ve Vitali Lisakovich, bu sezon düşüşteler. Zaten solak Lisakovich, alt lig takımı Rubin Kazan'a yollandı. Yani takımda bir kaos hakim. Yarım devre boyunca top oynamamış Dzyuba'nın bu takıma ne vereceği muallaktı.

Fakat aradan dönüşteki ilk maçta soru işaretleri ortadan kalktı. Adam Lokomotiv formasıyla oynadığı ilk lig maçında, Rostov karşısında hat-trick yaptı. Üstelik  1.96'lık adam, o üç golü de usta işi ayak vuruşlarıyla kaydetti. Lokomotiv, bu sayede Ağustos ayından sonra ligde ikinci kez maç kazandı. Daha önce alışık olmadığımız 7 numaralı forması, Dzyuba'ya uğurlu geldi.

Bundan sonrasını merak ediyoruz. Bakalım Lokomotiv'i ligde tutabilecek mi? Yani Rostov maçındaki goller Drogba'nın Akhisar deplasmanı mı gibi olacak yoksa Revivo'nun Bursa deplasmanı gibi mi?

Sezonun bitmesine daha 12 hafta var.  Sorunun cevabını merakla bekliyoruz.

Öte yandan Dzyuba, Rusya Ligi'nde üst üste dört sezonda hat-trick yaptı. Bunu başaran başka bir oyuncu var mı bilemem ama herhalde 30 yaşından sonra bunu başaran ilk oyuncudur.

Cuma, Ağustos 19

Kime Niyet Kime Kısmet


 Aylar önce, Artem Dzyuba Zenit formasıyla 100. golünü attığında ufak bir yazı girmiştik.

Onun için "Süper Lig'de oynamayan en Süper Lig topçusu" ifadesini kullanmıştım. Hala arkasında mıyım o cümlenin emin değilim. Zira geçen sezon Zenit'te yavaş yavaş yedeğe düştü, yaşı da 33 oldu. Gerçi bu sorunun cevabını düşünmeye de gerek kalmadı, çünkü o artık Süper Lig'de oynayan bir topçu...

Bu adamın Süper Lig'de ne yapacağını her zaman merak ettim. Gerçi biz hep üç İstanbullu için düşünmüştük ama Dzyuba'nın yolu soğuk Petersburg gecelerinden, Adana'nın sıcağına düştü.

Adana Demirspor, bu sezon iddialı bir takım kurmaya devam ediyor ve beni gerçekten de bu transferle şaşırttılar. Hatta geçen sezonki Mario Balotelli hamlesinden  bile daha şaşırtıcı oldu.

Adana Demirspor, Zenit'ten iki tane politik figürü renklerine bağladı. Rusya-Ukrayna savaşı ilk çıktığında Zenit'ten ayrılmak zorunda kalan Ukraynalı savunma oyuncusu Yaroslav Rakitskiy ve Artem Dzyuba. Tabi Rakitskiy Ukraynalı ama ülkesinde pek sevilmiyor. Zira Donbass bölgesinden... Yani öyle bazı yerlerde yazan "Dzyuba ile kavga ederler" cümlelerine pek aldırmamak lazım. Zenit'e transfer olduğunda da ülkesinden çok tepki almıştı ama savaş başlayınca artık orada devam edecek durumu kalmamıştı. Öncesinde de milli takımdan da aforoz edilmişti.

Dzyuba ise asker selamı veren bir figür. 

Diğer yandan transferi yapan Murat Sancak'tan yola çıkarak Ethem Sancak'ın savaşın ilk haftalarında ve sonrasında yaptığı açıklamalar aklımıza geliyor.

Kısacası; hem saha içinde hem saha dışında merak edilesi hamleler...

Çarşamba, Ekim 20

100'lük Santrfor

 


"Süper Lig'de oynamayan en Süper Lig topçusu kim" diye sorulsa benim cevabım bu adam.

Artem Dzyuba, fiziksel özellikleri (1.96) ve oyun tarzıyla tam bu lig için yaratılmış bir oyuncuydu. Yaşı artık 33 olduğu için, buralarda görmemiz zorlaştı. Zaten o da bir Zenit efsanesi olmayı tercih etti.

Geçtiğimiz hafta sonu Arsenal Tula maçında fileleri havalandırınca, takımı forması altında 100. golünü kaydetti. Aslında çok skorer bir oyuncu değil. 100 gol de, geçirdiği 7 sezon ve oynadığı 200 küsür maça göre biraz az... Yine de kulüp tarihinin en golcü ikinci futbolcu olmasına yetti. Zaten esas olan onun golleri değil. Aslında normalde benim sevdiğim bir tarz santrfor da değil ama kendi tarzının en iyisi belki de...

Saygı  duyuyorum ve hayranlıkla izliyorum. Gerçi benim Zenit'te favorim Serdar Azmoun ama olsun. Sonuçta bize Süper Lig'i hatırlatan her detaya saygımız var.

Bu arada, Dzyuba 100. golünü maçın 88. dakikasında attı. Skor 1-1'e geldi. Fakat 90. dakikada Arsenal Tula, Kings Kangwa ile müthiş bir gol buldu ve maçı kazandı. İlginç olan maç sonu, Dzyuba'nın tarihe geçen golünü atarken giydiği forma 22 yaşındaki Kangwa'ya gitti. Demek ki herkes hayran...