lefter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lefter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Aralık 22

Salı, Ocak 31

Neden Lefter




Lefter ölünce belki değişir diye düşündüm ama olmadı. Değişmeli mi onu da bilmiyorum, belki böylesi daha samimi ama bilemiyorum.

Lefter'i Türkiye hep Lefter olarak andı. Soyadı çok kullanılmadı.

Futbolu bırakan ve teknik adamlığa başlayan için hemen "o artık X (Ertuğrul) değil X Y (Ertuğrul Sağlam)" diyen ülke, Lefter'e senelerce Lefter dedi. Neden?

Soyadı zor söylendiği için mi? Yoksa soyadı FARKLI olduğu için mi?
***
Bu arada Lefter'in kameraları kapatıp anlattığı, Can Dündar'ın yazdığı olayı ben eskiden beri biliyordum. İlker ile konusurken o da aynı şeyi söyledi. Zaten bilinen birşeydi. Hatta bunu kimse bilmiyorsa Lefter'i korumaya gelen Fenerbahçeliler nasıl haber alacaktı? Kalablık bir kitlenin bildiğini, yaşadığını nasıl gizli olabilir ki?

Türkiye, sadece yaşananları değil, insanların soyadlarını bile unutturabilen bir ülke. Çok şaşırmamak gerek.

Salı, Aralık 21

İstanbullu Lefter


Lefter'in futbolculuğunu bilecek yaşta değilim. Futbolculuğunu sonradan izleyecek materyalimiz de yok. O yüzden Lefter kim sorusuna eski futbolcu cevabını veremiyorum. Lefter daha farklı bir isim. Lefter bizim için dedelerimizin arkadaşı, babalarımızın abisi gibi biri.

İstanbulluyum. Babam da İstanbullu. Eski İstanbul'u bana anlatabilen bir ailem var. Bazı arkadaşlarım da İstanbullu olduğunu söylüyor ama eski İstanbul'u onlara anlatanlar yok. "Eski İstanbul daha güzeldi" ukalalığına girmem de yaşadığınız şehrin eski halini birilerinden dinleyebilmek güzel bir duygu. İşte bana İstanbul'un geçmişini anlatanlar; arada Lefter'den de bahsederdi, ki Lefter benim için biraz futbol daha çok İstanbul demek.

Mesela eskiden futbolcular maçlara kendi imkanlarıyla gidermiş. Taraftarlarla toplu taşıma araçlarında karşılaşmaları çok olağanmış. Ada'dan Kadıköy'e geçen Lefter ile aynı dolmuşa binenleri var mesela. "Ben tribüne çıktım, o sahada 2 gol attı" diyenler.

Yazları veya haftasonları Ada'ya kaçanlar onu çok defa görmüşler. Anlatırlar. Anlatmışlar. Lefter meşhur adam tabi, herkes tanıyor. Tanındığı için her hamlesi destana dönüşüyor. Lefter'i gördüm balık yiyordu. Yer tabi, herkes yiyor. Herkesin yaptığını yapıyor. Ve zaten Lefter'i güzel kılan da bu. Lefter herkesin yaptığını yaparken, aslında kendisi gibi meşhur olanların yaptığını yapmıyordu. Halkın içindeydi ama farklıydı. Güzel bir tarzı vardı.

Güzel tarzı olan iki adam vardı sanırım. Bize anlatılanlara göre öyle en azından. Biri Vedat Okyar diğeri Lefter. Güzel adamları seviyoruz.

Eğer bugün kafamızın bir köşesinde "ulan Ada'da mı yaşasak" düşüncesi varsa bunun 1.sebebi Lefter'dir. Lefter benim için futbolcu değil, Lefter; Haydarpaşa gibi, Sultanahmet gibi, İstiklal gibi Moda Burnu gibi bir değer. İstanbul'un simgesi, sembolü. İstanbul'u seven Lefter'i de sever, Leftersiz İstanbul olmaz.

Aralarından Lefter'i çıkaran kuşağa saygımız sonsuz, umarım biz de İstanbul için böyle bir değer yaratabiliriz.

Çarşamba, Aralık 2

Lefter Sevgisi


Dönemin önemli spor yazarlarından Neceti Karakaya Lefter'e bir program hazırladı ve Anadolu'da kendisini herkesin izleyebilmesi için bir turneye çıkma fikrini ortaya attı. Bu fikir Lefter'in hoşuna gidince; Zonguldak, Samsun gibi illerin ardından Rize'de de sporseverler Lefter'i izleme şansı buldu. Lefter, Rize'ye girişinde neler yaşadığını şöyle anlatıyor:

Anlatılmaz bir sevgi seli... İnsanlar işini gücünü bırakmış bizi şehrin girişinde karşılamaya gelmiş. Hatta bir anım var, anlatmadan geçemeyeceğim. Çok büyük bir sevgi seli ile şehri turluyoruz. Deniz kenarında hapishane vardı. Oradan geçerken durduk. İçeridekileri selamladık. Görevliler bize odaklandı. Bunu fırsat bilen bir mahkum kaçmaya başladı. Yakalayın, vurun sesleri... Ben “Yok yok o beni seviyor, beni görmek için öyle yaptı” dedim. Olay yatıştı.