süper kupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süper kupa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Ağustos 7

Nerede Bu Final?

 


Fransa'da Süper Kupa geçen hafta oynandı ve Burak Yılmaz'ın (eski bir Antalyaspor ve Beşiktaşlı) asist yaptığı maçta Lille kupayı kazandı. Zenit, U.Craiova, Sporting gibi takımlar da Avrupa'da sezonu kupayla açtı.

Bu hafta Leicester - Manchester United maçı oynandı. Tamam; her ülkede sezon başı oynanmıyor  bu kupa ama Türkiye'de bu iş sezon başına sabitlenmişti.

Geçen sezon Başakşehir - Trabzonspor maçının Ocak ayında oynanması bir istisnaydı. En azından biz öyle düşünmüştük. Zira mantıklı bir gerekçe vardı. Pandemi nedeniyle iki sezon arası çok kısaydı ve Süper Kupa maçına yer bulmak zordu. Peki bu sene?

Hepsi bir kenara, halen daha maçın ne zaman oynanacağını bilmiyoruz. Bir açıklama da yok. Bir anda karar verip, araya sıkıştıracaklar gibi. Büyük ihtimalle devre arasında olacak.

Zaten lig şampiyonu ile kupa şampiyonunu (veya finalistini) karşı karşıya getiren mücadelenin bence her zaman sezon sona erdikten hemen sonra oynanması lazım. Eskiden, Cumhurbaşkanlığı Kupası günlerinde olduğu gibi. Hadi bu değişimi kabullendik ve sezon başlarına alıştık. Bari bu bir geleneğe otursaydı.

Beşiktaş ve Antalyaspor kupa için karşı karşıya gelecek. Geçen sezonun iki başarılı takımı. Zaten normal zamandaki bir Süper Kupa maçında başarıda emeği geçen oyuncuları bazıları yer almayacaktı. Devre arasına kadar kim öle kim kala...

Oyuncuları da geçtim; ya bu turnuvanın, organizasyonun ve hatta bağlantılı olarak Süper Lig'in hiç mi değeri yok. Bu kadar mı "Yaparız bir ara, geçeriz" düşüncesi hakim olur.

Yapmış olmak için iş yapmak... Tam bir Türkiye tarzı...

Cumartesi, Ağustos 17

Toplantı Cezası


Galatasaray ile Akhisarspor sezonun ilk kupası için karşı karşıya gelecek. Takımlar Ankara'ya ulaşmış. Taraftarlar gelmiş. Basının bir gözü orada. 

Sezonun ilk maçı oynanacak. Maçtan bir gün önce iki takımın teknik direktörü ve kaptanlar bir araya gelerek basın toplantısı yapacak.

Geçen sezonun üzerinden iki ay geçtiği için unutmuşuz. Karşımızda Fatih Terim yok. Yerine yardımcısı Levent Şahin var. Çünkü Terim cezalı...

Fatih Terim cezalı olabilir. Cezası nedeniyle maç günü kulübede olmaması ve hatta soyunma odasına girememesi gayet makul. Hatta maçtan sonraki basın toplantısında da... Maç esnasında kenarda olan hocanın konuşması gerekebilir. En azından saygıdan dolayı bu gerekir. Ama neden maçtan bir gün önceki basın toplantısında, takımı hafta boyunca hazırlayan teknik adam yok?

Artık teknik direktörlerin açıklamaları çok merak ediliyor. İnsanlar, taraftarlar, basın teknik direktörlerin ağzından çıkan cümleleri ilgiyle takip edip, bir çıkarım yapmaya çalışıyor. Zaten basın toplantısı denilen durum da sırf bu nedenle kıymetleniyor. Eğer orada o takımın teknik direktörü yoksa, o basın toplantısının ne anlamı olur ki?

Üstelik teknik direktörler artık istedikleri zaman istedikleri yerde konuşabilirler. Çağırırlar basını otelin önüne veya tesislere istediklerini söylerler. O zaman o 'organizasyon dışı' toplantı daha çok ilgi çeker. O zaman cezayı kim almış olur? Teknik direktörü oradan uzak tutunca kim ne kazanır?

Süper Kupa karşılaşmasından bir hafta sonra Başakşehir, Olympiakos maçı için Yunanistan'a gitti. Okan Buruk, ilk karşılaşmadan dolayı cezalıydı. Maça yardımcısı İrfan Saraloğlu çıkacaktı. Fakat maçtan bir gün önceki basın toplantısında Buruk vardı. UEFA için hocanın oradaki varlığı çok daha önemliydi herhalde. Cezayı vermişlerdi ama o ceza, maç içindi. Maçtan öncesi için sınırlama yoktu.

Eğer organizasyonlara değer kazandırmak gerekiyorsa işe buradan başlanabilir. Hatta daha genel bir anlayışı değiştirmek gerekir. Ceza yönetmeliğini, verilen cezaların azlığını çokluğunu tartışmak yerine, ceza felsefesi üzerine yeniden konuşmak gerek. Kime neden ceza veriliyor? Önce bu soruya cevap aramak gerek...

Perşembe, Temmuz 26

Süper Kupa Finali



Olayı ve görüntüyü biliyorsunuz. Üzerinden 21 sene geçti. O günden sonra Fatih Terim de Saffet Susic de sık sık karşı karşıya geldi. El de sıkıştılar. Fakat Süper Kupa farklı bir organizasyon. Finalden bir gün önce iki takımın teknik direktörleri ve kaptanlı bir araya gelip basın toplantısında yer alacaklar.

Acaba geçmişte kalan olayı hatırlatan bir muhabir olacak mı? Ne cevaplar verilecek? Süper Kupa çok benimsediğim bir organizasyon değil. Cumhurbaşkanlığı Kupası gibi, biten sezonun ardından oynasaydı daha çok severdik. İki ay aradan sonra kazananların, değişen kadrolarla karşılaşmasına çok alışık değiliz. Fakat yine de bu finalde bizi heyecanladıran bir buluşma olacak.