elazığspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
elazığspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Aralık 14
Futbol Ailesi
Galatasaray altyapısından çıkan iki oyuncu
Eski muhabir (Beşiktaş), yeni TV kanalı sahibi
Fenerbahçe kaptanı
Elazığspor teknik direktörü
Elazığspor-Antalyaspor maçının öncesi ve sonrası....
Etiketler:
acun ılıcalı,
elazığspor,
emre belözoğlu,
Fenerbahçe,
futbol,
Okan Buruk
Pazar, Eylül 22
Fenerbahçe 4 - 0 Elazığspor
İki iç saha maçında 9 gol... Fenerbahçe'nin son haftalarda aldığı skorlar kağıt üzerinde çok iyi duruyor. Sahaya bakıldığı zaman da, eleştirilecek pek fazla bir şey göremiyoruz. Özellikle Süper Kupa, Arsenal maçları ve Konyaspor depremini düşününce ve o günlerin sadece 1 ay uzaklıkta olduğunu hesaba katınca, tablonun beklenmedik bir hızda pembeye boyandığını söyleyebiliriz.
Fakat aynı şekilde; son 3 maçında 12 gol atan, 9 puan alan bir takımın çok iyi olduğunu belirtmek mümkün değil. Sivasspor maçından sonra, bu maç da izleyenleri sıktı. 4-0 nasıl oluyor da sıkar? Anlaşılamıyor. Fenerbahçe kötü mü oynuyor? Ona da hayır. Belki de ortada çok açık bir sorunun gözükmemesi Fenerbahçe'nin en büyük sıkıntısı.
3 büyüklerin kimliğini oluşturan, onlara güç katan futbol anlayışları hemen hemen bellidir. İç sahada, özellikle başaltı olmayan alt sıra takımlarına karşı baskılı oynamak, rakibi yarı sahaya bile değil, kendi ceza sahasına hapsetmek, sağlı sollu ataklarla bunaltmak, gol bulmaktan öte sürekli golü aramak...
Bunları yapan takım bahar aylarına şampiyonluk hesaplarıyla girer. Bunları yapamayan takımın hocası ise iyi sonuçlar alsa bile her zaman tartışılır. Üstelik Fenerbahçe taraftarı, bu baskılı ve sonuç odaklı futbolun yanında, güzel hareketler, esnek çalımlar arar. Doyumsuzdur. Fakat son yıllarda hem saha içinde hem saha dışında yaşananlar (hatta şu an tribünlerde olan ayrılıklar) Fenerbahçe taraftarının, bu sonucu alan ama az aksiyonlu futbolla yetinmesine yol açıyor.
Oysa Fenerbahçe, rakibini hiç baskı altına almıyor. Hatta neredeyse, kendi sahasında kontra futbolu oynuyor. Rakibini bazen uyutuyor, bazen önde basarak yoruyor. Kalesinde tehlike görmüyor, istediği zaman gol atıyor. Elazığspor ve Sivasspor maçlarında en ufak sıkıntı bile yaşamadı. Maçın başında bulunan goller de bunda etkili. Maç erkenden kopuyor. Sivasspor da Elazığspor da erken gelen gollere tepki verecek takımlar olmayınca, geri kalan süre Fenerbahçe için hazırlık maçı niyetinde geçiyor. Goller gelmeye devam ediyor ama ne baskı ne atak var. Fenerbahçe iki maçta 9 gol atıyor ama kaçırdığı gol belki de hiç yok. Girdiği her pozisyonu gole çevirmesi güzel ama peki bazı maçlarda bu kadar az pozisyona girmek galibiyete yetecek mi?
Açıkçası rakip gözle izlediğim için, biraz da hata ve eksik aradığım için, bunlara takılıyorum. Yoksa Fenerbahçe taraftarının şu an kafasında böyle sorunlar yoktur diye tahmin ediyorum. 3 Temmuz, kaçan şampiyonluklar, Alex, Kocaman, Yıldırım, başkanlık seçimi, bölünen tribünler gibi sorunlar varken kimse 4 ve 5 gollü galibiyetlerin analiziyle uğraşmak istemez herhalde.
Elazığspor'u ise Sivasspor'dan daha çok beğendim. Ne yapmak istediğini bilen ama gücü az olan bir takım. Sollied, iyi bir futbol oynatmak istiyor ama kadrosu buna hiç yeterli değil. Mesela Sivasspor kadrosu onda olsa daha iyi işler yapabilir ama Elazığspor'da işi zor. Kim gelse işi zor olacaktı. Beklediğimden daha iyi oynadılar ama onda bile 4 gol yediler. Belki hedef maçlarında bu futbol işe yarar.
Bir maç gününün en sıkıcı bölümü 90 dakikası... Maç öncesi yaşanan keyif maçı da çekilir kılıyor. Fenerbahçe maçlarına gitmek o yüzden benim için daha cazip. Galatasaray maçlarına koştura koştura girmek, maç öncesi stad çevresinde toplanıp muhabbet edememek; maça gitme hevesimi oldukça azaltmıştı. Yalan yok evime yakın Fenerbahçe Stadı'nda daha çok keyif alıyorum. En azından maça girene kadar.
Gerçi Fenerbahçeliler benim kadar keyifli değildir. Kendi içlerinde yaşanan çatışmalar devam ediyor. Hayret ediyorum her gittiğimde, Aziz Yıldırım'ı seven Fenerbahçeliler hala oldukça fazla. Bunun dışında 34.dakika ve direniş ayrılığı da devam ediyor. En ilginci de bu; Taksim tezahüratı yapan grup; GFB tarafından ıslıklanıyor ve özgürlüğüne müdahale edildiğini söylüyor. Aynı grup; Yönetim İstifa tezahüratına Satılmış Köpekler diye karşılık veriyor. Aynı takımı tutan taraftarlar, birbirlerinin niyetlerini okumaya çalışarak gruplaşıyor. Skor 2-0'ken bile kavga ediyorlar.
Sanırım başkanlık seçimine kadar bu böyle devam edecek. Sonrasında konu, futbol takımının ligdeki konumuna göre şekil kazanacak. Ersun Yanal kritik bir sezonda görev aldı. Yapacağı işler Fenerbahçe camiasının kaderini belirleyecek.
Etiketler:
elazığspor,
Fenerbahçe,
futbol
Pazar, Şubat 3
Kasımpaşa 0-0 Elazığspor
Cumartesi günü saat 4'te Kasımpaşa'da maça geliyoruz. 8-9 sene önce, belki de 3-5 sene önce nasıl bir atmosfer olurdu, düşünün. Bu sefer turnike girişinde, çizmeli, siyah gözlüklü kız turnikede arkadaşını bekliyor, kombine ile içeri girecekler. Sırt çantam olduğu için güvenlik sıkıntı yaratır, her yeri didik didik arar diye düşünüyorum; o da öyle olmuyor. Fotoğraf makinası, mp3 player kalem gibi şeyler sorun değil burada, Kasımpaşa tribününde ipadler açık, Erasmus öğrencileri tribünde.
Kan çekiyor herhalde, Kasımpaşa alt yapısında oynayan çocukların önüne oturuyorum. Onların muhabbeti eşliğinde izledim maçı. Bilmedikleri topçu yok. İzlemedikleri maç yok. Sahada olan olayları kendi maçlarına bağlıyor. "Sen Eyüp maçında penaltı kaçırmadın mı"
Semt muhabbetleri, futbol muhabbetleri, devre arasında köfte ekmek. Stadyum dışında köfte ekmek 5 lira, stadyum içinde de 5 lira. Kalite farkı ise daha fazla. Sırf acıktığın için maça girip köfteni alıp oturabilirsin.
Maç keyifli, sıkmıyor. Sıkıldığımız ufak bir an vardı, ikinci yarının başında onda da gökyüzü muhteşem bir renge büründü. Fotoğraf makinası ile çekecektim ama makinanın pili bitmiş. Neyse ki internette yakaladık.
Golsüz maç ama izlemesi çok zevkli. Pozisyon zenginliği var. Ivesa çok iyiydi. Kasımpaşa daha iyi oynadı bence. Ibrıçiç çok ayrı bir topçu. Şota'ya kötü teknik direktör dedik, adam ikinci yarıda takımı toparladı. Şu maç için yapacağı bir şey yok. En iyi adamı (Özer) maç içinde sakatlanmış, ilk yarıyı bile bitirememiş; penaltı kaçmış, gol kaçmış, daha ne yapabilir.
Elazığspor ise yürekle bir yere kadar diyorum. Adem, Köksal gibi adamlar iyi günlerinde çok faydalı olurlar ama vasat olduklarında da hiç çekilmezler. Mücadele de bir yere kadar.
Maç saat 17.53'te bitiyor. Tünelle Karaköy. 18.10'daki Karaköy vapuruna yetişiyorum, Haydarpaşa 18.30 treni ile eve varışım 18.45. Muhteşem bir stadyum demiştik değil mi?
Etiketler:
elazığspor,
futbol,
kasımpaşa
Pazartesi, Kasım 26
Kusturica Karakterleri
Olayın kendisi yeterince ilginç ama yaşananlar daha ilginç değil mi?
Kaleci kırmızı kart görüyor, takım 3 oyuncu değişikliği hakkı kullanıldığı için kalecinin yerine bir oyuncu geçiyor. Buraya kadar normal. Penaltıyı kurtarması, hem de skor 1-0'ken, olayı daha ilginç hale getiriyor ama yine de olması muhtemel şeyler. Ama bu klasik senaryonun farklı ayrıntıları da var.
Pozisyon yaşanıyor. Muslera kırmızı kart görüyor. Muslera kırmızı kart görürken yerde yatıyor. Yerde yatan futbolcuya kart gösterilmez. Ama Muslera yerde, Daha da kötüsü başına çok kötü birşey gelmiş gibi. Sahadakilerin sağlık görevlilerini çağırması buna işaret.
Eldivenleri Melo giyiyor. Zaten böyle bir penaltı kurtarılacaksa, böyle bir anda birini kaleye geçireceksen bu Melo olmalı. Melo, kurtarıyor. Top oyunda. O sevinmeye devam ediyor. Takım arkadaşlarının zafer sarhoşu kaleciyi uyarması gerekirken onlar da kutlamaya katılıyor. Semih Kaya ilginç şeyler yapıyor Melo'ya. Top oyunda o esnada, maç oynanıyor.
Elazığspor atak tazeliyor. O sırada kale arkasında biri beliriyor. Taffarel orada. Tamam, kaleci antrenörünün oraya gelmesi normal ama sakalı uzatmış, yakaları kaldırmış ve şapkayı takmış haliyle hiç kaleci antrenörü gibi durmuyor.
Bu arada sonradan öğreniyoruz ki, Cris penaltı noktasını kazmış (iddia). Penaltı noktasını kazma işini Türkiye'ye getiren Bilica, o da maçta. Onun olduğu yerde başka bir Brezilyalı penaltı noktasını kazıyor, kaleci olmayan Brezilyalı penaltı kurtarıyor.
Emir Kusturica'nın Zivot je cudo filmi gibi. Tam bir Kusturcia filmi. İlginç karakterler, absürt olaylar...
Etiketler:
elazığspor,
felipe melo,
futbol,
Galatasaray,
sinema,
taffarel
Pazar, Ocak 22
Dayanamamak

- Bolu deplasmanında da böyle oldu.
- Elazığ, geçen hafta Konyaspor'u da son dakikada yendi. Kesin şampiyon olacaklar.
- Kaya bu sezon çok kötü goller yiyor. Nazar mı değdirdik nedir.
- Elazığ 10 kişi kalmıştı, yeme o golü işte.
- Elazığspor 15 korner. Kartal'da Burak dışında yarı sahayı geçen adam yok.
- Besim Durmuş, Ergün Penbe'yi andırıyor. Hücumu düşünmüyor.
- Yine de zemin diyelim, kar diyelim geçelim.
- Elazığspor taraftarı sandığımdan daha iyidi. Üstelerini çıkarmasalar daha da iyi olurdu.
- Haftaya İstanbul derbisi; Kasımpaşa
- Top enteresan, kırtasiyeden 10 liraya alp gelmişler sanki.
- Saha çizgileri için kömür de yoktu. Her haliyle garip maç.
- Son dakikada uzun boylu Burak çıkmasa o kafa golünü yemezdik belki.
- Ferdi Başoda'nın varlığı belli değildi, ama onun yeri de bu tarz zeminler değil.
- Stat: Elazığ Atatürk
Hakemler: Hüseyin Sabancı, Volkan Akçit, Şenol Ersoy
Elazığspor: Ahmet, Ozan, Alaattin (Dk. 35 Yusuf), Önder (Dk. 86 Alper), Arif, Onur, Görkem, Köksal, Murat, Rıdvan, Oktay (Dk. 60 Sinan)
Kartalspor: Kaya, Hamza, Timuçin (Dk. 63 Savaş), Tolga, Gökhan, Deyvison, Ferdi (Dk. 84 Sezer), Mehmet, Uğur, Okan, Burak (Dk. 90+3 Ersel)
Goller: Dk. 90+4 Murat (Elazığspor)
Kırmızı kart: Dk. 70 Arif (Elazığspor)
Sarı kartlar: Dk. 26 Mehmet, Dk. 45 Burak ve Dk. 47 Deviyson (Kartalspor), Dk. 38 Murat (Elazığspor)
Hakemler: Hüseyin Sabancı, Volkan Akçit, Şenol Ersoy
Elazığspor: Ahmet, Ozan, Alaattin (Dk. 35 Yusuf), Önder (Dk. 86 Alper), Arif, Onur, Görkem, Köksal, Murat, Rıdvan, Oktay (Dk. 60 Sinan)
Kartalspor: Kaya, Hamza, Timuçin (Dk. 63 Savaş), Tolga, Gökhan, Deyvison, Ferdi (Dk. 84 Sezer), Mehmet, Uğur, Okan, Burak (Dk. 90+3 Ersel)
Goller: Dk. 90+4 Murat (Elazığspor)
Kırmızı kart: Dk. 70 Arif (Elazığspor)
Sarı kartlar: Dk. 26 Mehmet, Dk. 45 Burak ve Dk. 47 Deviyson (Kartalspor), Dk. 38 Murat (Elazığspor)
Etiketler:
elazığspor,
futbol,
kartalspor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



