fluminense etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fluminense etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Kasım 13

Fikstür Avantajını Kaybetmek


Böyle bir taraftar önünde kaybedilir mi? Kaybedilir tabi, futbolda her şey mümkün. Eğer rakip sizden daha üstünse, taraftar da birşey yapamaz.

Peki siz şampiyonluğa oynayan bir takımsanız, kazanırsanız liderliğe yükselecekseniz ve rakibiniz ligin en alt sırasının bir üstündeyse yine böyle bir taraftar önünde kaybedilir mi? Kaybedilmez tabi ama futbolda herşey mümkün. Oluyor.

Fluminense bana göre sezona havluyu attı. Deco'suz çıktıkları maçta America Miniero'ya 2-1 mağlup oldular. Kazansalardı maç fazlasıyla lider olacaklardı. Ligin bitmesine 4 maç kaldı. Yavaş yavaş havluyu atan takımlar belirleniyor. Büyük konuşmak gibi olmasın ama Fluminense'nin işi zor artık. Oysa fikstür avantajları vardı, son 5 maçın 3'ü içerideydi ve biri lider Vasco'ya karşı. İlk iç saha maçını kaybedince, fikstürün sadece Rıdvan Dilmen'in programlarında avantaja dönüştüğünü anlıyoruz. Yine de, herşeye rağmen içeride, 2.sıradaki Vasco'yu ve deplasmanda 3.sırada yer alan Figueirense'yi mağlup ederlerse işler değişir.

Bu arada America Miniero, ligin alt sırasında dedik ama şunu da es geçmeyelim. Kendi sahalarında lider Corinthians'ı ve Vasco'yu yendiler, Figuerense ile berabere kaldılar.

Bu arada Fluminense, bundan önceki son iç saha maçında da Atletico Miniero'ya mağlup oldu. Miniero takımlarının kaptanları hafta içi Brezilya basınına ortak poz verip "şampiyonluk bizden geçer" der mi?

Salı, Ekim 11

Rio Derbisine Arjantinli İmzası



Sadece Güney Amerika'nın değil dünyanın en önemli derbilerinden biri bu hafta sonu oynandı. Flamengo ile Fluminense karşılaştı, dağ fare değurmadı. Gerçekten adına yakışan ve unutulmayacak bir maç oynandı.

Flamengo iki sezon önce 17 yıllık, Fluminense ise geçen sezon 26 yıllık şampiyonluk hasretlerine son vermişti. İki takım bu sezon da zirve yarışının içindeler.

Hafta başlamadan önce iki takım da aynı puanda, lider Vasco'nun 6 puan gerisindeydiler. Tabi bunların çok da önemi yok, sadece derbi olması maçın heyecanı için yeterliydi.

Maçı izleyemedim ama geniş özetini baktım. Yukarıda ise sadece goller var. İlk yarı golsüz sona eriyor ama ikinci yarı maç bir oraya, bir buraya gidip geliyor. Videonun hemen başından belli, mücadelenin ne kadar çetin olduğu.

İlk golü konuk Fluminense 61.dakikada Sobis ile atıyor. Golden hemen önce ve hemen sonra Flamengo 3 oyuncu değiştirme hakkını birden kullanıyor. Eski Fenerbahçeliler Maldonado ve Deivid çıkanlardan. Oyuna girenlerden biri ise Arjantin!de doğan bir İtalyan Dario Bottinelli.

Flamengo'nun beraberlik sayısı 68.dakikada eski Hamburglu Thiago Neves'den geliyor. Thaigo Neves eski bir Fluminense oyuncusu. Eski takımına golünü atıyor.

Cevap 10 dakika sonra Lanzini'den.

Son 4 dakikaya 2-1 giriliyor. Bu dakikadan sonra olanlar sadece Rio derbisine değil dünya derbiler tarihinde bile kendine yer bulabilir.

Flamengo serbest vuruş kazanıyor. Neves ile oyuna 25 dakika önce giren Bottinelli atışı kim kullanacak diye ufak çaplı bir tartışma yaşıyor. Pele-Sezer olayını andıran olayda kazanan Bottinelli oluyor. Bottinelli enfes bir gol atıp kazanan sıfatına haklı yı da ekliyor.

Son dakikada ise maç film senaryosuna dönüşüyor. Bottinelli uzaklardan yine atıyor, takımını 3-2 öne geçiriyor.

Unutulmaz bir maç, unutulmaz bir derbi.

Brezilya Ligi'nde son 10 haftaya giriliyor. Bu hafta lider Corinthians oldu. İlk 7 takımın da şampiyonluk şansı var. Ufaktan izlenir.

Çarşamba, Aralık 8

Teri Soğumadan

Hz. Muhammed'in hadisi vardır; "çalışanın hakkını teri soğumadan, anında verin". Futbolda hakedilen en büyük kazanç şampiyonluk kupalarıdır. Brezilya federasyonu da bunu uygulamış.

Pazar günü Fluminense şampiyon oldu. Hemen 1 gün sonra yapılan ödül töreninde ise şampiyonluk kupası verildi. Tabi onore edilenler sadece Fluminense oyuncuları değildi. Sezonun 11'i, gol kralı gibi ödüller de sahiplerini buldu. Muhakkak en güzeli, stadda taraftarla beraber kaldırılan kupadır. Ama 1 gün sonra yapılanı da iyi bir telafi yöntemi olabilir. Türkiye'de mayıs ayında şampiyon olan takımının ağustos ayında kupasına kavuştuğunu hatırlıyoruz.
Brezilya Ligi 2002'de yeniden yapılandı. Teknik direktör kıyımı ve kötü hakemlere rağmen ilgiyi üzerlerine topluyorlar. Genç yetenekler ile eski yıldızların toplandığı bir lig. Ezeli rekabetler, futbolu seven taraftarlar, ayrı renk katıyor. İletişim, tanıtım bölümünü de böyle hallediyorlar. Marka değeri konusu acaba orada nasıl tartışılıyordur?


Ödül olanlardan biri de Corinthians kulübüydü. Eylül ayında 100. yaşını kutlayan siyah-beyazlı takım, bu gecede özel olarak onore edildi. Güney Amerika siyasetinin önemli figürlerinden biri olan Lula Da Silva ödülü kulüp başkanı Anders Sanches'e veriyor. Lula, sıkı bir Corinthians taraftarıdır, daha önce de kulubün düzenlediği bir törene de katılmıştı..

Pazartesi, Aralık 6

26 Sene Bekleyen Çocuklar

Brezilya'da şampiyon belli oldu. Fluminense son hafta Guarani karşısında sıkıntılı dakikalar geçirse de şampiyonluk için yetecek golü atmasını bildi. Bizim 1987 yılındaki Eskişehirspor maçı gibi. Tek fark; Fluminense'nin son şampiyonluğunun 1987'den 3 sene önce yaşanması. Yani 14 seneden biraz fazla süren bir hasret var ortada.
***
Fluminense 1984 yılından beri şampiyon olamıyordu. Yani 26 seneden beri. Bir "o gün doğan çocukların bugün çocukları oldu" efsanesi.
***
Aslında ezeli rekabet etkisi de diyebiliriz bu şampiyonluk için. Galatasaray'ın 4 yıldır kötü gitmesinin sebebi, Fenerbahçe'nin 4 yıldır şampiyon olmamasıyla ilişkili bence. Ezeli rakibiniz şampiyon olamıyorsa sizin başarısızlıklarınız göz önünde bulunmayabilir. Geçen sene Brezilya'da şampiyon olan takım Flamengo'ydu. Flamengo da uzun süre beklemişti mutlu son için; 17 sene aradan sonra şampiyon olmuştu. Fluminense-Flamengo rekabeti ise belki de Güney Amerika'nın Boca-River'dan sonraki en büyük rekabetidir. Geçen sene Flamengo şampiyon olunca, bu sene Fluminense için şampiyonluk kaçınılmaz bir zorunluluk haline geldi.

Güney Amerika'dan Türkiye'nin kuzeyine uzanalım ve 2 ilginç bağlantı kuralım. Yukarıda yazdığım gibi, Fluminense en son 1984 yılında şampiyon olmuştu. Türkiye'de 1984 yılında şampiyon olan takım Trabzonspor. Ve Trabzon'da da o gün doğan çocuklar; kendi çocuklarını gördü ama hala şampiyonluk göremedi. Bu benzerlik gerçekten dikkat çekici. Üstelik Trabzonspor ligde lider durumdayken ister istemez "acaba?" diye soruyoruz.
***
Diğer ilginç nokta ise, dünkü maçın, şampiyonluk golünün dakikası. Fluminense, son 26 senenin en coşkulu dakikasını 61.dakikada yaşadı. Yani Trabzonsporlular'ın 90 dakika içinde en çok önem verdiği dakikada.
***

Fotoğrafaki futbolcu ise bir Trabzonsporlu değil, eski bir Fenerbahçeli; Washigol. Brezilya'da güzel bir sezon erdi, güzel bir yarıştı. 2011'i bekliyoruz artık.

Pazartesi, Kasım 29

Şampiyonluk Mevsimi


Fluminense, Palmeiras deplasmanından 3 puanla döndü, liderliğini korudu. Son haftaya lider giriyor. Az sayıda olduğunu tahmin ettiğim taraftarları takımı Sao Paolo'da yalnız bırakmadı. Şimdi hedef pazar günü iç sahada oynanacak Guarani maçı. Guarani 37 maçta 37 puan topladı ve ligde 17.sıraya demir attı.

Fluminense 3 puan alırsa diğer maçların önemi kalmayacak. Puan kaybında; Cruzerio'nun Palmeiras ile, Corinthians'ın Goias ile oynadığı maçlara bakılacak. Maçlar tabi ki aynı saatte başlayacak. Ve bakmayın aylardan aralık olduğuna; orada şu an şampiyonluk mevisimi. Fotoğraftan da belli. (Portekizce bilenden tercüme istiyoruz, Samet Güzel göreve)

Salı, Ağustos 10

Deco Fluminense'de


Volkan Şen, formayı sırtına geçirdikten sonra armayı öperek basına poz verdi. Dur ya, Deco bu, yanlış oldu.

Şaka bir yana, Brezilya Ligi, yıldızları toplamaya devam ediyor. Deco'nun dikine paslarını eski Fenerbahçeli Washington'a atacak.