rigobert song etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rigobert song etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Kasım 24

SONg

Fotoğraftaki Fatih Tekke takımda olsaydı Song'un kaderi belki daha farklı olurdu. Galatasaray'da da sürekli sorun yaratırdı Şef. Derbilerde oynamamışlığı çoktur. Takımı sabote ettiği hep söylenirdi. Ama çok sempatik bir adamdır. Şeytan tüyü vardır. Kızılmaz ona kolay kolay.

Tabi İstanbul'da böyle. Trabzon'da bazı şeylere sabır gösterilmez. Song, Trabzonspor'a gidince büyük hata yaptı aslında. En birbirine zıt ikili bir araya geldi. Afrika'nın en kariyerli futbolculardan birinin Karadeniz'de gemisi battı. Son günlerin popüler lafıyla; kılıçla yaşayan kılıçla ölür vakası. Galatasaray'da yaşadığı 2 şampiyonluk ve güzel günler adına üzülüyorum tabi. Ama Song'un bu durumuna şaşırmıyorum da.

Çarşamba, Haziran 17

Değişen Tandemler


Çok geriye gitmeyelim. Yazının sonunda gideceğiz zaten. 2007-08 sezonunun başına dönelim. Galatasaray defansının ortası iki isimden oluşuyor. Servet Çetin ve Rigobert Song. Daha önce Bosna Hersek'in Bugojno şehrinde doğan Hırvat Tomas ile partner olan Kamerunlu, bu sefer yanına bir Iğdırlı delikanlıyı almış rakip forvetlerle boğuşuyor. Bu 76 numara sezona kötü başlıyor. Bir Manisaspor maçında yaptığı hata, bazı kesimler tarafından acımasıza eleştiriliyor. İsmi lazım değil bir blog yazarı o maçtan sonra bana şu mesajı atıyor: "Bu Servet futbolu bıraksın, Topselvi-Kartal hattında minibüs şoförlüğü yapsın." Neyse ki daha sonra toparlanıyor tandem. Bu arada o maçta Manisaspor'un sol bekinde oynayan çocuk aynı hafta içinde Galatasaray'a imza atıyordu. Hakan Kadir Balta.

Ligin ilk yarısı bu şekilde sona eriyor. Solda Hakan, tandemde SS. Ama sonra Avrupa Kulüpleri'nin belası Afrika Uluslar Kupası başlıyor. Şef, kabilesinin başına gidiyor. O nedenle 76 numaranın yanına birini bulmak gerekiyor. Takımın en birşey abidesi futbolcularından biri Ankaraspor takımında oynuyor kiralık olarak. Stoper açığı var yani. O açık Ankara'nın başka bir takımından kapatılıyor. Ankaragücü'nün genç kaptanı İstanbul doğumlu Fehmi Emre Güngör, Ankara'dan doğduğu yere karnını doyurmaya geliyor. Emre-Servet unutulmaz bir tandem performansı oluşturuyorlar sezonun son dönemecinde. O sayede Euro 2008'e katılıyorlar. Ama buradaki yoğunluk onların bir sonraki sezon sık sık sakatlanmasına neden oluyor.

Bu arada Şef takıma geri dönünce 11'e girmekte zorlanıyor. Sezon sonu da Trabzon'a gönderiliyor. Trabzonspor'un tandemi 2007-08 sezonunda Tolga Seyhan, Tayfun Cora, Çağdaş Atan gibi isimlerden oluşuyor. Evlere şenlik yani. Şef oraya gidiyor. Yanında, tıpkı Servet gibi Kartalspor çıkışlı olan Egemen Korkmaz'ı buluyor.

Galatasaray'a dönelim. Flaş bir transfer yapıyor kulüp. Avrupa'nın gözde savunmacılarından biri, Guimares doğumlu Fernando Meira Stuttgart üzerinden İstanbul'a geliyor. 6 ay içindeki 3.tandem olşuyor. Servet-Meira

Beklenen verim bir türlü alınamıyor. Bir önceki sene şampiyonluğu getiren Servet eleştirilmeye başlaanıyor. Şubat ayında gelen cazip bir teklif Meira'yı Rusya'ya yollatıyor. Bu sayede son 2 yılda 2. defa bir stoper Galatasaray tandeminden Rusya'ya gitmiş oluyor. Rubin Kazan'a giden Tomas'dan sonra Petersburg yolcusu Meira da yeni bir maceraya atılıyor.

Meira'nın satılmasının gündeme geldiği ilk zamanda oynanan Kocaelispor maçında Servet ve Fehmi Emre sakatlanıyor. Meira'nın satılışı o yüzden gecikiyor. Sonuçta satılıyor ama. Ve o esnada yeni bir tandem kuruluyor. 2.sezonun 4.tandemi. Emre Aşık - Hakan Kadir Balta.

Burada keselim, çünkü yoruldum ben. Sezonu kapatan bu ikili oluyor. Şimdi Kewell, Semih Kaya olaylarına giremem. Bugün bu hikayede adı en çok geçen iki ismin haberleri gazetede şöyle: Servet Marsilya yolcusu. Song, Trabzon'dan ayrılıyor. Tandemler değişiyor. İki takım da yeni tandemler kuracak yeni sezonda.

Hikayenin bir diğer ana fikri ise şu: Emre Aşık. Futbol çok garip. 2002 yılında Popescu Lecce'ye gidince forma yine Emre Aşık'a kalmıştı. Emre ile bir sezon idare edelim sonrasına bakarız dedik. Frank De Boer'dan, Almaguer'e, Tomas'tan Servet'e bir çok isim geldi geçti. Hatta Emre Aşık Beşiktaş ve Ankaraspor maceraları da yaşadı. 2 senede 4 tandem değişti, 8 senede daha da fazladı. Ve işte yine bir sezon başı ve yarın maç olsa oynayacak ilk ismin adı belli: Emre Aşık. Futbolu bu yüzden takip ediyoruz. Bir insanın hayatının nasıl şekillendiğini, değiştiğini ve geliştiğini an an görebiliyorsunuz. Çocuk büyütmek gibi bir şey. Galatasaray tandemi bir üyesini daha yurtdışına yolluyor.Biz de hem gelecek yeni isimleri bekliyoruz hem de Servetin yolu kimle nerede nasıl keşişecek merak ediyoruz.

Cuma, Nisan 24

Alışamadım Yokluğuna


Galatasaray Dergisi'nin nisan sayısını okuyorum. Bilen bilir çok güzel yazılmış maç analizleri vardır dergide. Daha önce B.T. yazıyordu bu yazıları. Nam-ı diğer Aceto dergiden ayrılınca o sayfalar T.Ü.'nün kaleminden çıkmaya başladı. Bu ayki sayıda mart ayında oynadığımız maçlar yer alıyor. Trabzonspor maçını okuyorum. Bir cümleye takıldım da takıldım. Bir hata var herhalde diyorum, çözemiyorum bir türlü. Hata da olmaz ya burda. Cümle şu:

"6'da Baros, Song'u teke tekte yakalıyor, Song'un kalça darbesiyle kendini yerde buluyor."

Düşünüyorum Baros niye Song'u tek yakalasın, Song niye Baros'a kalça darbesi atsın. Baros bizim gol kralımız, Song da defanstaki şefimiz değil mi? İzlediğim maçı bir daha hatırlamaya çalışıyorum.

Yaklaşık 20 saniye sonra farkettim Song'un artık bizde olmadığını. İyi defans kötü defans tartışılır. Ama Song gittiği yere renk katan, aidiyet duygusuna sahip olan, hiç bir şey yapmasa takım içindeki birlik ve beraberliğe katkıda bulunan biriydi. Aslan yürüyüşleri, Manisaspor maçında attığı gol, tribüne çağrılırken bazen attığı taklalar, antermandaki kahkaları, herkese sıcak davranışı. Sevmemek mümkün değil. O yüzden onu onun bizle beraber olmadığı gerçeğine alışmak zor oluyor. Bu tarz cümleler karşımıza çıkınca kafalar yine karışacak.