servet çetin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
servet çetin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Mart 9

Sen Niye İntihar Etmiyorsun




"Takımdaki yabancı futbolculara zorla türkü dinlettiriyorum. O konuda biraz ayıp ettim. Fitness salonuna önce ben girdiğim için onlar da benim dinlediğim şeyleri dinlemek zorunda kalıyordu. Benden biraz çekindikleri için kapattıramıyorlardı da. Kewell ile Baros dayanamıyordu bazen. "Sen niye intihar etmiyorsun" diyorlardı. Bizim takımdaki Atdhe Nuhiu arabasında türkü dinliyor şimdi. Aşık herhalde!"


Servet Çetin / 4-4-2 Şubat sayısı 

Pazartesi, Temmuz 2

Çarşamba, Eylül 7

Eski Kartal Yeni Türkiye


Hayatım biraz farklı gelişseydi futbolcu olabilirdim. Tabi bunun için hayatımdan önce, fiziğimin gelişmesi gerekiyordu. Çelimsiz bir solak olarak futbolcu olbilme ihtimalim çok zayıftı. Olamadım da. Ama eğer olsaydım, büyük oranda oynayacağım ilk takım Kartalspor olabilirdi.

Lisede okurken, ki benim lise dediğim aslında 7 yıllık bir ortaöğretim kurumu, çokça yalan, genelde şaka ama az da olsa gerçek ihtimalli olarak şöyle denirdi: İyi oynarsanız okul takımına girerseniz, Kartalspor sizi transfer eder futbolcu olursunuz.

Biz Kartal'da bşr okulda bu lafları işitirken, Kartal Stadı'nda yukarıdaki fotoğraf çekiliyor. Servet, Volkan, Egemen Kartalspor altyapısından A takıma geçip orada kalma mücadelesinde.

Hatta biz, lise yıllarının , (ki o zaman harbiden lise 1'deyiz) en unutulmaz şampiyonluk mücadelesi olan 2000-2001 sezonunun en kritik gününde, 6 Mayıs 2001'de Fenerbahçe-Galatasaray maçına kilitlenmişken, Kartalspor, aynı gün Sakarya deplasmanına çıkıyordu. (Bunu Kartalspor'un son 10 yılını araştırıken, 2001'den çok sonra fark etmiştim)

İşte o deplasman maçında kalede Volkan, tandemde Servet-Egemen vardı. 4-0 yenilmişti Kartalspor. Hatta o maçta Sakaryaspor'un ilk golünü de Tuncay Şanlı atmıştı.

İşte o günlerin gençleri şimdi milli takımda. Dün sahaya çıktılar aynı anda.

Biz futbolcu olamadık ama Kartalspor'u takip etmeye devam ediyoruz. Hatta bunu biraz mesleğin gerekliliği olarak yapıyoruz. Futbolcu olmak isteyen gencin 20'li yaşlarında yaptığı iş...

Ve yine Kartalspor. İlk iş günlerinde Kartalspor'un çok iyi bir kadrosu vardı. 2008-2009 sezonun ilk yarısında zirveye oynuyordu. Ama tam işe başladığım günlerde kadro dağılmaya başladı. O kadronun en sevilen ismi İskender Alın'dı. İBB'ye transferi şampiyonluğu satmak gibi birşeydi. İskender ve diğerleri Kartal'da kalsaydı sezon sonu en kötü Play-Off oynanırdı. İskender de şimdi milli takımda olabilirdi. Fakat onun da hayatı farklı gelişti, şimdi Metris'te kaç sayacağını bilmeden şafak sayıyor.

Çarşamba, Haziran 17

Değişen Tandemler


Çok geriye gitmeyelim. Yazının sonunda gideceğiz zaten. 2007-08 sezonunun başına dönelim. Galatasaray defansının ortası iki isimden oluşuyor. Servet Çetin ve Rigobert Song. Daha önce Bosna Hersek'in Bugojno şehrinde doğan Hırvat Tomas ile partner olan Kamerunlu, bu sefer yanına bir Iğdırlı delikanlıyı almış rakip forvetlerle boğuşuyor. Bu 76 numara sezona kötü başlıyor. Bir Manisaspor maçında yaptığı hata, bazı kesimler tarafından acımasıza eleştiriliyor. İsmi lazım değil bir blog yazarı o maçtan sonra bana şu mesajı atıyor: "Bu Servet futbolu bıraksın, Topselvi-Kartal hattında minibüs şoförlüğü yapsın." Neyse ki daha sonra toparlanıyor tandem. Bu arada o maçta Manisaspor'un sol bekinde oynayan çocuk aynı hafta içinde Galatasaray'a imza atıyordu. Hakan Kadir Balta.

Ligin ilk yarısı bu şekilde sona eriyor. Solda Hakan, tandemde SS. Ama sonra Avrupa Kulüpleri'nin belası Afrika Uluslar Kupası başlıyor. Şef, kabilesinin başına gidiyor. O nedenle 76 numaranın yanına birini bulmak gerekiyor. Takımın en birşey abidesi futbolcularından biri Ankaraspor takımında oynuyor kiralık olarak. Stoper açığı var yani. O açık Ankara'nın başka bir takımından kapatılıyor. Ankaragücü'nün genç kaptanı İstanbul doğumlu Fehmi Emre Güngör, Ankara'dan doğduğu yere karnını doyurmaya geliyor. Emre-Servet unutulmaz bir tandem performansı oluşturuyorlar sezonun son dönemecinde. O sayede Euro 2008'e katılıyorlar. Ama buradaki yoğunluk onların bir sonraki sezon sık sık sakatlanmasına neden oluyor.

Bu arada Şef takıma geri dönünce 11'e girmekte zorlanıyor. Sezon sonu da Trabzon'a gönderiliyor. Trabzonspor'un tandemi 2007-08 sezonunda Tolga Seyhan, Tayfun Cora, Çağdaş Atan gibi isimlerden oluşuyor. Evlere şenlik yani. Şef oraya gidiyor. Yanında, tıpkı Servet gibi Kartalspor çıkışlı olan Egemen Korkmaz'ı buluyor.

Galatasaray'a dönelim. Flaş bir transfer yapıyor kulüp. Avrupa'nın gözde savunmacılarından biri, Guimares doğumlu Fernando Meira Stuttgart üzerinden İstanbul'a geliyor. 6 ay içindeki 3.tandem olşuyor. Servet-Meira

Beklenen verim bir türlü alınamıyor. Bir önceki sene şampiyonluğu getiren Servet eleştirilmeye başlaanıyor. Şubat ayında gelen cazip bir teklif Meira'yı Rusya'ya yollatıyor. Bu sayede son 2 yılda 2. defa bir stoper Galatasaray tandeminden Rusya'ya gitmiş oluyor. Rubin Kazan'a giden Tomas'dan sonra Petersburg yolcusu Meira da yeni bir maceraya atılıyor.

Meira'nın satılmasının gündeme geldiği ilk zamanda oynanan Kocaelispor maçında Servet ve Fehmi Emre sakatlanıyor. Meira'nın satılışı o yüzden gecikiyor. Sonuçta satılıyor ama. Ve o esnada yeni bir tandem kuruluyor. 2.sezonun 4.tandemi. Emre Aşık - Hakan Kadir Balta.

Burada keselim, çünkü yoruldum ben. Sezonu kapatan bu ikili oluyor. Şimdi Kewell, Semih Kaya olaylarına giremem. Bugün bu hikayede adı en çok geçen iki ismin haberleri gazetede şöyle: Servet Marsilya yolcusu. Song, Trabzon'dan ayrılıyor. Tandemler değişiyor. İki takım da yeni tandemler kuracak yeni sezonda.

Hikayenin bir diğer ana fikri ise şu: Emre Aşık. Futbol çok garip. 2002 yılında Popescu Lecce'ye gidince forma yine Emre Aşık'a kalmıştı. Emre ile bir sezon idare edelim sonrasına bakarız dedik. Frank De Boer'dan, Almaguer'e, Tomas'tan Servet'e bir çok isim geldi geçti. Hatta Emre Aşık Beşiktaş ve Ankaraspor maceraları da yaşadı. 2 senede 4 tandem değişti, 8 senede daha da fazladı. Ve işte yine bir sezon başı ve yarın maç olsa oynayacak ilk ismin adı belli: Emre Aşık. Futbolu bu yüzden takip ediyoruz. Bir insanın hayatının nasıl şekillendiğini, değiştiğini ve geliştiğini an an görebiliyorsunuz. Çocuk büyütmek gibi bir şey. Galatasaray tandemi bir üyesini daha yurtdışına yolluyor.Biz de hem gelecek yeni isimleri bekliyoruz hem de Servetin yolu kimle nerede nasıl keşişecek merak ediyoruz.