karabükspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karabükspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Aralık 7

Zidane ve Ahmet Şahin



Juventus, Zinedine Zidane'ı satmış ve ondan gelen parayla Gianluigi Buffon, Lillian Thuram, Pavel Nevded gibi oyunculara yatırım yapmıştı. Şunu söyleyebilrim, ben bir takıma Zidane ve Buffon'dan birini seçecek olsam, Buffon'u seçerdim. Karabükspor'a ise Zidane'ı alırdım, çünkü kalede Ahmet Şahin'e sahibim!

Igor Tudor, Socrates Aralık sayısı

Cuma, Nisan 25

Emenike'nin Tek Sorunu



Emenike gerçekten iyi bir futbolcu. O kadar iyi ki iyi oynamak için çalışmaya ihtiyacı yok. Sadece oynuyor. Antrenmanlarda hiçbir şey yapmıyordu. Karabük'te herkes ondan bahsediyordu ama Emenike'nin haline baktığımda onun futbolcu bile olmadığını iddia ediyordum. Çünkü onu Karabük'te tesisin etrafında bile göremezdik. Uyuyakaldığı için antrenmanlara gelmezdi... Çalışşsaydı şimdi çok daha iyi bir yerde olurdu. Şimdi duyuyorum ki spor salonlarından çıkmıyormuş. Bunu görmeden inanmam mümkün değil!

Cernat (4-4-2 Mart sayısı)


Kişisel görüşüm: Cernat haklı; çalışsaydı Real Madrid'de olurdu. Emenike > Benzema


Pazar, Ekim 20

Galatasaray 2 - 1 Karabükspor




Kendi sahasında kötü oynayan, pozisyon bulmakta zorluk çeken bir büyük takımın 1-1 devam eden maçının 83.dakikasında gol oluyor. Maçtan hemen sonra gazeteye yazı yollaması gereken yazarların en sevmediği maç türü. O ana kadar yazılan, çizilen, düşünülen her şey bir anda yok oluyor. Türkiye Ligi'ni diğer liglerden ayıran, onu cazip kılabilecek tek özelliği yine sahnede; "Her şey bir anda oldu"

Ama bu maç biraz daha farklı. Yazıların çok fazla değişmesine gerek yok. Bunun birinci nedeni; maçı izleyen insanlar, Galatasaray'ın bir şekilde golü bulabileceğine inanıyor, son ana kadar o galibiyet golünü bekliyordu. Buna, her geçen dakikada takım üzerindeki baskısını arttıran sabırsız taraftarı dahil etmek mümkün değil ama saha içinde olanlar dikkatli gözlere bu izlenimi yayıyordu. Öyle olmasa, Galatasaray her şeye rağmen bu kadar telaşsız; Karabükspor ise puana direnmek için fazladan sarfedeceği efordan yoksun olmazdı.

İkinci neden ise; Galatasaray bu maçı kazanmış olsa da; hatta son dakikada hakemin kestiği pozisyon devam edip  3-1'i yakalamış olsaydı bile, yeni bir yazı yazdırmayacak kadar net gözüken bir kötü oyun vardı sahada.

Mancini, son iki yılın alışılmış Galatasaray'ı dışında bir şey denedi; bunu da alışılmamış bir oyuncuyu sahaya sürerek yaptı; Ceyhun Gülselam. Kötü oyunun sebebi muhakkak ki tek başına Ceyhun değil, ama bu yeni diziliş takımı akıcılıktan yoksun bıraktı ve ihale taraftar için ilk olarak Ceyhun'un üzerinde kaldı. Galatasaray, yakın dönemde de kötü maçlar oynadı, puanlar kaybetti, kötü oynadığı maçları kazandı, iyi oynadığı maçlarda puan kaybetti vs.. Ama kötü oyununu hiç bir zaman bu kadar baskısız ve isteksiz bir ruh haliyle süslememişti(!).

Milli maç yorgunluğu futbolcuların bu maçtaki en büyük bahanesi; Kopenhag maçında alınacak galibiyet de kurtarıcısı olacaktır. Fakat Mancini'nin, yeni geldiği bir ülkede, yeni geldiği bir takımda dersine biraz daha çalışması lazım. Bu; "takıma top oynat hoca" cümlesi değil. Ama kaybedilecek her puanın hatta tatmin etmeyen her oyunun ona "İmparator Fatih Terim" tezahüratıyla geri döneceğini bilmesi lazım. Kredi kazanması için, İstanbul seyircisinin alıştığını biraz da olsun ortaya koymalı. Belki deplasmanlarda istediği yenilikleri yapabilir ama iç saha maçlarında gücünü göstermesi gerekiyor. Bu taviz vermek olarak görülmemeli, geçiş süreçlerini hasarsız geçme yöntemi olarak adlandırılabilir.

Günün kazananı Wesley oldu. Hala istenilen, hayal edilen seviyede değil ama 2 gol atarak maç kazandırması güzeldi. Karabükspor maçlarını seviyor. Ama yine bir 7-8 ay bekleme lüksü yok. Bunun devamını getirmesi gerekiyor. Hatta vitesi biraz daha yükseltmeli. 

Burak'ın gol atamaması, hatta ofsaytlarda takılıp kalması onun özgüvenini de alıp götürüyor. Burak'ın gol atamamasından daha kötü olan, onun giderek yalnızlaşması. Tribünden gözüken; "kötü oynayan forvet"ten daha ötesi. Burak'ın Beşiktaş'taki ikinci sezonunu, Fenerbahçe'de geçirdiği günleri hatırlatan bir yalnızlık. Onun, gençken depresyona girmesi kolay çıkması zor bir karakterde olduğunu hatırlıyoruz. Şenol Güneş ve Fatih Terim gibi isimler onu buhrandan çıkarmıştı. Benzer bir isimle karşılaşmazsa durum daha kötü olabilir. Mesela haftalardır kötü oynayan Selçuk için aynı korkulara sahip değilim. O bir şekilde toparlayacaktır. Selçuk, formsuzluğunu; hesaplaşmaya dökmeyecek karakterde sanki ama Burak için aynı şeyleri söylemek çok zor.

Kopenhag maçı; azalan bütün duyguları, iyi hisleri, artıları geri getirmek için müthiş bir fırsat. Bu takımın iyi oyunculardan kurulu olduğunu söylemeye gerek bile yok. Ve iyi oyuncular, Kopenhag tarzı maçları severler. Onların ilacı budur.

Karabükspor için çok fazla bir şey yazamıyorum. Maç o kadar sıkıcı ve keyifsizdi ki; kendi takımım dışında bir şeye konsantre olamayacak kadar yoruldum. Ama aldığı sonuçlar itibariyle daha kolay bir maç geçireceğimizi, Karabükspor'un ise buna izin veremeyen bir top oynadığını söylemek lazım. Haftalar ilerledikçe klasik Tolunay Kafkas takımı olacaklarını, biraz daha oturacaklarını, bunun da ligi orta sıralarda bitirmek için yeterli olacağını düşünüyorum.

Eskiden maç yazılarını yazarken, tribünden başlardım. Tribün hakkında yazdığım cümleler daha fazla olurdu. Tamam artık maçlara çok fazla gitmiyorum ve yaşadığım kopukluk yazıları de etkiliyordur. Ama bu sefer benim suçum yok. Yazılacak hiç bir şey yok. Sevabıyla günahıyla kuzey kale arkası orada, ekstra güç olarak doğu üst sol diğer tarafta. Onun dışında kalan 35.000 kişi.... 

Yazıyı bitirelim....

Pazartesi, Temmuz 9

Kamp Geleneği



Anıl Karaer ve Uğur Uçar Karabük'te. Başlarında Skibbe. Çok inceden Galatasaray havası var. Kampa yansımış. 


Anıl Karaer almış traş makinasını kamptaki genç futbolcuların saçlarını kazıtmış. Bildiğimiz hikaye. Zamanında Galatasaray kamplarında çok olurdu. En son Arda Turan, Emre Çolak'a yapıyordu. Kamptan gelen haberler ve fotoğraflar arasında yüz gülümsetiyordu. Sonradan, bunun aslında bir "gruba giriş daveti" ritüeli olduğunu anladık. 

Sanırım geçen seneki kampta böyle bir olay olmadı. Zaten traş makinasını eline alacak adam da kalmamıştı; Sabri, Ayhan ve Aykut dışında. Sezon sonunda ise şampiyonluk geldi. Herhalde artık Galatasaray'da bu gelenek biter . Galatasaray'da biter ama Florya mezunları her yerde. 

Askerlikte devrecilik muhabbeti vardır ya, alt devre heyecanla bekler sıra kendisine gelsin diye, üst devre de "zamanında biz de yaptık bu işleri" der. Anıl ve Uğur heyecanla beklediler Galatasaray kampında traş makinasını ellerine alacakları günleri. Kalamadılar. Eh zamanında kafanı kazıtmışlar, sen de birini yapmak istiyorsun, Karabükspor'da yapıyorsun.

Hani bir yandan gülümsetiyor falan ama sıkıntısı da çok oldu senelerce.


Şöyle de bir video var.

Cumartesi, Nisan 7

Çile Bitmedi



- Beşiktaş'ın çilesi bitmedi. 6 maçı daha var. Nerede o eski sezonlar.

-
Karabük'ün kale arkası , 2001'deki Saraçoğlu.

- Keyifli maç olur dedik yanıldık. İyi maçtı aslında ama biz de konsantre olamadık.

- Gereksiz maçlar serisi.

- Ateşin Melekleri.

- Ragued- Rüştü pozisyonu, ilahi adalet. Tabi ki kimse sakatlanmasın. Sağlık önemli.

- Lassa ile en sağlam defans geyiği bitmedi hala.

- Cernat-Mehmet Yıldız'ı izlemek müthiş. Ki Mehmet Yıldız'ı sevmezdim hiç.

- Ya hep Ja hiç

- Bülent Korkmaz'a tebrikler. Küçük takımın büyük hocası.

- Tayfur da başlamış hemen bahanelere. Ortada sene başında kurulan bir takım var, sorumluluğu alan yok.



- Play-Off 28

- Kırmızı kartlar işe yarar. Bize.

- Fernandes'i üzmeyin. Ya da üzün lan bana ne..

- Karabük iyi de 9 kişilik Beşiktaş'ı daha çok zorlamalıydı.

Pazartesi, Ocak 30

Büyük Kaptanlar

Karabükspor-Manisaspor maçındaki iki teknik adam. 2000'lerin ortasındaki derbilerde karşı karşıya gelirledi. Ümit Özat'a büyük saygı duyardım, Bülent Korkmaz'a hissettiğim sevgiden daha öteydi. Tapıyordum.

Bülent 30 Ekim 2005'te Ankara'da Gençlerbirliğ'nin yardımcı antrenörüyken bize kol çıkarımış, fakat buna rağmen ona sırtımı dönmedim. Oysa 2009'da çok büyük hayallerimizi yıktı., bir hiç uğruna. Bülent'e 19 Mart 2009'dan beri saygı duyuyorum. Tapınma kalmadı, sevgi biraz, alışkanlık var diye. Ümit Özat'a ise her geçen gün sevgim arttı. Saygı, sevgiye döndü.

Maçı kazanan Bülent oldu. Benim gönlümden geçen; Karabük düşsün, Manisa kalsın. Tamamen teknik direktörleriyle alakalı bir dilek.

Yalnız her şey bir yana. Sol taraftan süzülüp sağ ayağıyla orta yapan Ümit Özat ve hakeme kızdığında elini bileğinden kırarak küfür eden Bülent hangi ara futbolu bıraktı da hoca oldu. Eskiye özlem duyuyorum diyeceğim de, eskiden kasıt 6-7 sene öncesi, çok da değil hani. Keşke sahada kalsalardı ve kollarında pazuband olsaydı.

Pazar, Ocak 15

Rahat Maçlar




- Sezonun relax ve rahat maçları. Fazla ciddiye almıyorum taraftar olarak. Bu rahatlığı veren her topçumuza ve teknik heyete teşekkürler.

- Bunu 2011 Ocak'ta söyleyemezdim.

- Maçın ikinci dakikasında gole sevinmek, bir dakika sonra Servet'in kaptan olduğunu öğrenmek.

- Gollere de bir değişik seviniyorum. Takım güzel seviniyor ben milli formayla gol atan Arda gibi sinirli sinirli seviniyorum. Mesaj kaygılı. Ne alakaysa..

- Takımdaki herhangi biri ekstra birşey yazmak istemiyorum. Güzeller böyle. Ama yazacağım.

- Emre Çolak sayesinde artık ön direk kornerleri kayboldu. İyi ortalar geliyor.

- Sarp...)

- Kazım'ı ıslıklayanın Allah belasını versin.

- Kimin kafası yarıldı diyorum, Kazım'ın sarı saçlarıymış.

- Mabiala'nın ilk sarı kartını hatırlamıyorum (herkes sarı diyor) ama ikincisi net sarı.

- Engin Baytar'ın kulübede hazırlanışı... Neyse attı golünü.

- Semih ikinci yarıya kötü başladı.

- Bülent Korkmaz gerçekten çok kötü bir teknik direktör. Ve Galatasaray'ı çalıştırdı. Ulan Guardiola, senin yüzünden Kadıköy'de final kaçtı.

- Sarp, Orkun, Anıl Karaer...

- Diğer taraftan gelen Kartalspor golleri

- Saygı duruşu esnasında bir kez daha fark ettim. Ölen kayakçı kız Aslı Nemutlu, 94 doğumluymuş, saygı duruşunda fark ettim. Kardeşimden 1 yaş büyük. Çok acı.

Cuma, Aralık 23

Ruhsuz Maçlar



- Maçta ruh yoktu, olmasını da beklemiyordum.

- Beşiktaş tribünü kötüydü, en azından televizyona yansıyan kısmı. Ama eminim ki çok fazla makara olmuştu. Tribün içinde makaranın çok olacağı maçlardan.

- Rakıp ısırmıyor, erken gol atılmış..

- "Hababam güm güm güm" ne abi?.. Eğlenceli

- Perşembe günü iddiasız maç. Tribün için en güzel zaman.

- Bu arada Fernandes hangi ara Tusubasa oldu. Her işi yapıyor. 2011 model Van Hooijdonk.

- Veli de çok önemli futbolcu.

- Orkun'u severim de Tomic'den iyi kaleci değil. Bülent, Tomic'i keserek karakterini belli etti. Hani nerde o sevdiğimiz yıllar.

- Necip şut çekebiliyormuş.

- Elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan güzel adamlar; Hilbert, Ekrem Dağ

- Şu maç televizyondan izlenecek maç değil ama git stada soğukta bile her türlü maç izlenir.

- Totalde, Carvalhal sempatik adam.

- Ah be Melih Şendil, yorum yapmadığın maç anlattığın günler ne güzeldi.

Pazartesi, Ekim 31

Birleştiren Kırmızı



- Alex'e 5 . dakikada kırmızı kart gösteren hakem ya çok cesurdur ya da çok korkaktır ve cesur davranmaya çalışıyordur.

- Aytekin Durmaz cesur olmaya çalışan korkaklardan olduğunu Emre'ye göstermediği kartlardan belli etti.

- Türkiye'de hakemler şike yapmaz belki, ama kendi maçlarını oynarlar ve rol çalmaya çalışırlar.

- Mehmet Topuz, gerçekten iyi bir futbolcu oldu ve bunda pay bence Aykut Kocaman'ın.

- Shelton çok yalan.

- Fenerbahçe tarihinin en önemli ve anlamlı galibiyetlerinden biri olabilir.

- Mutu Yıllar

- Bu hafta sonu (ki bugün pazartesi) izlediğim tek maç. Onun da ikinci yarısına bazen bakamadım.

- Televizyondan maç izlemek kesmiyor, stadyumlardan da uzak kalıyoruz. Sıkıntı.

- Aykut Kocaman iyi bir teknik direktör değil ama Fenerbahçeli olsam "hocam kulüp bu, senin üzerine yapalım" derdim.

-10 kişi kalıp maç kazanmak, son dakikada gol atmak kadar önemlidir, şampiyonluk getirebilir.

Çarşamba, Eylül 21

Karabük Fobisi




- Yücel İldiz, önce Rijkaard, sonra Hagi, şimdi Fatih Terim. Üçüne de yenilmedi.

- Geçen sene erken dakikada çalınan penaltı, bu sefer erken çıkan kırmızı kart.

- Geçen sene zorlayan Emenike, bu sene Shelton.

- Melo, bir acayip adam. Beklediğimiz gibi.

- Artık sarmıyor maçlar, lig. Ama izliyoruz. Ve galiba bu sene çekişmeli geçecek.

- Elmander muhteşem.

- Deumi, 1 sene önce Türkiye'nin beyinsiz stoperiydi. Son 6-7 ayda çok iyi oynamaya başladı.

- Kalede son penaltı 1. Geçen hafta Selçuk attı, bu hafta Melo. Sırayla atıyor herkes herhalde.

- Erdem Özgenç, sağ bek, sol ayakla gol attı. Fenerbahçe Paf'ta yetişti, Maltepe'de çıktı, Kartal'da oynadı.

- Riera iyi gibi. Bakalım devamı nasıl gelecek.



Pazartesi, Mayıs 9

Don Diego La Vega


- İnkar etmeye gerek yok, herkes kendi takımında Lugano gibi bir futbolcu ister.

- Fenerbahçe'nin şu maçı kazanmış olması gerçekten şaşılacak durum. Ya şans, ya sabır, ya da haftalarıdr 1-0 kazanan Trabzonspor'a "bir kere de bize olsun" diyebilme fırsatı.

- Bu sezon 8 gol atan Lugano.

- Muhammed Özdin'in de golde payı büyük. Ama golden hemen önce Alex'in şutunu da Kadıköy'deki Emre Güngör havasıyla çelen de o.

- Emenike oynasaydı Fenerbahçe'nin başı çok ağırırdı. Nijeryalı'nın sevdiği boş alanlar fazlasıyla vardı.

- Selçuk'un pozisyonu aslında uzun uzun konuşulacak bir konu. Faul olduğu gerçek. Ama o faulun hakkı da kırmızı kart değil. Faul çalınsa kırmızı çıkmalıydı. Ama aynı faul orta sahada yapılsa belki kart bile verilmez. Değişik bir durum.

- Karabükspor'da bu sezonun hayal kırıklıları Angelov ve Yasin. Emenike yokken Karabükspor yarı yarıya düşüyorsa, bunun sebebi bu isimlerin etkisizliği.

- Bence maçın yıldızı Gökhan Gönül'dü.

- Maçı Bostancı KFC'de izledik, herkese tavsiye ediyorum, maç parası falan da yok, bir orta patates al otur izle..

- Mehmet Topuz sezon başı daha bir fit görünümdeydi sanki. Şimdi biraz kilolanmış.

- Niang çok kötüydü.

- Bence Yücel İldiz iyi bir teknik direktör değil. Süper Lig'e çıkan takımı kuran Hüsnü Özkara'ydı, bu takım da iyi transferle bu hale geldi.

- Takımı çıkartan teknik direktörle devam ettiği için Hikmet Tankut'a tebrikler. Beraber çıktıkları Bucaspor aynı dakikalarda 3.teknik adamı ile geldiği yere dönüyordu.

- Başlık için, tıklayın.

Pazar, Mart 6

Berabere Kalmayı Öğrenmek


- Bu sene 2 kere berabere kalmıştık, Kadıköy ve Kayseri deplasmanları. Bir takımın sezon içinde bu kadar az berabere kalması ilginçti, son 2 maçta berabere kaldık. Başarı mı? Değil. Önemli mi? Değil.

- Ankaragücü maçında sakatlanan ve sezonun kaderini değiştiren Baros, Ankaragücü maçında cezalı.

- Ayağa kalkmayan Fenerli olsun derken, söyleyen de ayağa kalkar.

- Zapata'nın sırtında Rufay yazıyor lan, yeni farkettim.

- 52.000 kişilik stadyumda 5.000 kişi

- Yekta'nın tweetleri az farkla auta çıktı.

- Sezon boyunca sadece 7 maç oynayıp 3 sarı kart görp ceza sınırına ulaşan Gökhan Zan'a büyük alkış.

- Geçen sezonun Karabükspor'undan 4 kişi vardı. 2 hafta önceki Bucaspor'da bu sayı 8'di.

- İlker Meral'ın Galatasaray antipatisi nereden geliyor acaba?

- Bugün çok efektif değildi ama Tomiç iyi kaleci.

Çarşamba, Ekim 27

Tanrı'nın Helikopteri


Olay çok ilginç değil aslında. Ambulans görevi yapan helikopter sahaya iniyor, kalp krizi geçiren hastayı alıp gidiyor. Ufak yerlerde helikopterlerin inebileceği yegane alan futbol sahalarıdır. Bir insan hayatının bir futbol maçının durmasından daha önemli olduğuna da hemfikirizdir sanıyorum. Yani olay çok absürd değil aslında.

Fakat olayın bundan sonraki kısmı ilgi çekici ve biraz da hoş. Şekerspor, Karabükspor ile oynuyor. Karabükspor Süper Lig takımı, 2 hafta önce Galatasaray'ı yenmiş, dikkat çeken bir takım. Rakip Şekerspor ise alt lig takımı. Boy ölçüşmeleri zor, ki helikopterin sahaya indiği 86.dakikada skor 1-0 Karabükspor lehine.

Helikopter kalktıktan sonra maç bir daha başlıyor. Şekerspor (fotoğrafta görüldüğü gibi) serbest vuruş kullanıyor. Artık maçın durmasından kaynaklanan soğumadandır mıdır bilinmez, serbest vuruştan gelen top kaleci Bülent Ataman'ın ellerinin arasından kayıp gol oluyor. ( Bu arada böyle garip hikayelerin başrolünde genelde Bülent Ataman oluyor)

Maç 1-1 sona eriyor. Sonra uzatmalar. Gol yok. Sonra penaltılar. Şekerspor tur atlıyor. Gruplara kalıyor. Kupanın gruplu aşamaya geçmesinden sonra ilk defa.

Hastalanan hasta ve sahaya inen ambulans Şekerspor'a turu getiriyor. Bu arada eleme maçları ne güzel hikayeler çıkarıyor işte, bok var gruplarda...

Cumartesi, Ekim 2

Çelik-İş Kazası


- Aslında beklenen bir yenilgiydi ama ben baya ümitliydim nedense. Son dakikaya kadar 2-2 olur diye bekledim. 2-1 bitince de Hagi ağzıyla "normal" dedim. Herşey beklenir bizim takımdan.

- Adnan Polat, sahaya ve hakeme suç bulmasın. Sahaya biz bok atarız, hakeme topçular saha içinde kızar. Ama Polat önce şunun cevabını versin: Bu takıma 1.5 yıldır bir forvet almak çok mu zor?

- Rijkaard'ı babası öldüğü için eleştirmemek olmaz. Yanlışsa yanlış, doğruysa doğru, yazın gitsin.
- Bu takımdaki yanlış Rijkaard olmadığını bildiğimden Rijkaard'a sallamıyorum, babası öldüğü için değil.

- Buca'da Ayhan, Karabük'te B8.. Kadıköy'de Sarp mı yoksa?

- Geçen seneki Emenike çok komikti asıl. Ona omuza atan yere düşüyordu, şimdi öyle değil.

- Ferdi Elmas; o saçlarla Galatasaray'a geri dönemezsin.

- Böyle maçlardan sonra "yenildik ama en azından bu zeminde sakat vermedik" demek ne büyük lüksmüş, değeri yokluğunda anlaşılıyor.

- Karabükspor'un inşaat halindeki stadı 2001 yılının Fenerbahçe'sini hatırlattı. Emenike Cernat ortaklığı / Serhat Revivo ortaklığı.

- Harry abim çok sinirli bu aralar. O sinirlenince biz üzülüyoruz, gülsün biraz.
- Loric Cana Mehmet Güven olmasın.

Cuma, Ekim 1

Ufuk Karabük'te


Bugün Galatasaray formasıyla Karabük'te sahaya çıkacak olan Ufuk Ceylan, 1.5 sene önce bu stadyumda maç yapmıştı.
Tarih 8 Şubat 2009, Manisaspor Karabükspor deplasmanında. Maçın skoru;
Karabükspor 6-3 Manisaspor
O gün bu stadyumda 6 gol yemişti Ufuk. Üstelik Karabük'te Emenike ve Cernat yoktu.

Cuma, Mayıs 7

Rekor

Karabükspor, bu sezon 1.Lig'de rekor kırdı. Süper Lig'e çıkmayı haftalar önce garantileyen Karabükspor, pazartesi günü ezeli rakibi, komşu şehri Boluspor'u 2-1 mağlup ederek puanını bitime 1 hafta kala 77'e çıkardı.

Arka bahçe, 2001-02 sezonundan itibaren tek lig halinde oynanıyor. Daha önce hatırlanacağı gibi mücadeleleler 10 takımlı 5 grupta yapılıyordu. 9 senedir ise tek lig halinde yapılıyordu ve bu 9 senede 77 puana ulaşan olmadı.

İlk sezonda yani 2001-02'de Altay ve Elazığspor takımları 75 puanla ligi noktaladılar ve o günden beri onları geçen olmadı. Altay ve Elazığspor'un avantajları o sezon ligin 20 takımla oynanmasıydı. Karabükspor'un 17 rakibinden topladığı (şimdilik)77 puan, mavi-kırmızı formalı takımının başarısına ışık tutan bir rakam.

Ligin 18 takımla oynanmaya başlandığı 2002-03 sezonundan itibaren ise en çok gol atan takım, 2005-06'da 68 gol atan Antalyaspor'du. Karabükspor bu sezon 73 gol atarak o rekoru da geliştimiş oldu.

Bir ufak not; Elazığspor'un 75 puanlık sezonunda takımın formasını giyen Bülent Bal, bu sezon Karabükspor'un kaptanlığını yapıyordu (aşağıdaki fotoda işçilerle birlikte olan). Aynı sezon yine 75 puan toplayan Altay'ın o yıllarda pek oynamasa da alt yapıdan yeni yeni çıkan yıldız adayı Yasin Avcı ise bu sene Karabükspor formasıyla gol krallığı yaşamak üzere.


Pazartesi, Mayıs 3

Şampiyon Kupasını Aldı


- Önce maç öncesinden başlayalım. K.Karabükspor bu maçın öncesinde şampiyonluk kupasını havaya kaldırdı. Niye maç öncesinde kaldırdılar anlamadım. Keşke sonunda yapılsaydı. Gerçi sonunda da güzel görüntiler vardı.

- Karabükspor tribünleri dolu ama sessizdi. Çok da öneml değil. Bütün sezon iyi bir ambiyans oluşturdular. Onlar da artık sermişler. Hakları. Arada eğlendiler de.

- 78.dakikada havai fişekler patlatıldı, güzel görüntüler. Şampiyonluk güzel şey, Allah bize de nasip etsin.

- Karabükspor'un iki golünü Yasin ve Emenike attı. İkisi de gol krallığı için çekişiyor. O yüzden Emenike biraz bencil de davrandı aslında.

- Emenike, seneye çok renkli görüntülere, pozlara sebep olacak. Bugün golden sonra gitti, sahanın kenarındaki KARABÜK yazısını yeniden yazdı. Sevgisini gösterdi. Yeni Amokachi geliyor.

- Yasin'in attığı gol, geçen sezon Bayern Münih maçında Grafite'nin attığı gole benziyor. Hafif.

- Karabükspor, bugün aldığı 3 puanla, 2001-2002 sezonundan beri tek lig olarak oynanan bu ligde puan rekoru kırdı. Ayrıntılı bir yazı hafta içi yazabilirim umarım.

- Bu maçı Türkiye'de kaç kişi izlemiştir acaba?

- Karabükspor'un başarısı herkese ders olmalı. En çok da bu akşam karşılaştığı Boluspor'a.

- Stat: Dr. Necmettin Şeyhoğlu

Hakemler: Mustafa İlker Coşkun, Ejder Yapıcı, Samet Çavuş

Kardemir Karabükspor: Bülent Ataman, Engin, Ömer, Şenol(Dk. 85 Burak), Bülent Bal, Yasin, Wasswa, Emenike, Sertan ( Dk. 65 Ferdi), Muhammed, Hakan (Dk. 79 Birol)

Boluspor: Emrah, Erhan, Ömer, NDuka, Evren, Erdem, İbrahim (Dk. 37 Güneş Can), Fatih, Gilman Lika, Zafer, Lokman (Dk. 60 Mehmet)

Goller: Dk. 32 Emenike, Dk. 34 Yasin, Dk. 46 Muhammed (Kendi kalesine)

Sarı kart: Dk. 62 Hakan

Salı, Nisan 13

Hasanlar


Hasan Üçüncü 1980 Sürmene doğumlu. Ç.Rizespor forması giyiyor.
Hassan Wasswa 1988 Nsambya doğumlu. Karabükspor forması giyiyor.
Trabzonlu ile Ugandalı, dün Rize'de aynı sahada top koşturdular.

Pazartesi, Nisan 12

Karabükspor Süper Lig'de


- Seneye bir Karabük deplasmanımız var artık.

- Herkes Emenike dedi ama Yasin'i boşladı. Yasin Avcı şu anda ligin gol kralı.

- Maç hakkında yazılacak pek bir şey yok, 2-0'dan sonra iyice koptu zaten.

- Ferdi Elmas iyi top oynuyormuş. (Sami Yen de pek göremedik de).

- Özgürcan ha gayret biraz daha kilo al, al ki sumoya başla.

- Karabükspor'un 68 puanı var iyi hoş da 44 averaj ne ulan. Muazzam bir başarı.

- Ümit Kayıhan bir takımı daha küme düşürmek üzere.

- Rize Stadı'nda oynanan maçlarda olay çıkma oranı 1.20.

- Kemal Aslan Fenerbahçe'de oynarken sessiz sakin bir adamdı sanki. Şimdi çok agresif. Karadeniz havası mıdır acaba?

- Karadeniz havası diyince, ne yağmur yağdı öyle Rize'de.

- İki takımın 9 numarası da zamanında parçalının 9 numarasını giyen Hakan Şükür'ün yedekliğini yaptı. Biri 90'ların sonunda Burak, diğeri 2000'lerin ortasında Özgürcan.

- Stat: Yeni Rize

Hakemler: Zafer Demir, Volkan Akçit, Gökmen Arda

Çaykur Rizespor: Zafer, Yunus Murat, Hakan, Murat Ocak, Ersin, Hasan Üçüncü, Kemal (Dk. 54 Mithat), Mehmet Sedef (Dk. 75 Özgürcan), Kenan, Çağrı(Dk. 46 Erhan), Riberio

Kardemir Karabükspor: Ferhat, Engin, Ömer, Şenol, Ferdi (Dk. 76 Birol), Bülent xx, Yasin xxx (Dk. 86 Tayfun), Hassan Wasswa, Muhammed, Hakan, Emenike (Dk. 69 Burak)

Goller: Dk. 31 Şenol, Dk. 42 ve 60 Yasin

Sarı kartlar: Dk. 33 Ersin, Dk. 35 Kemal, Dk. 68 Riberio Dk. 35 Yasin, Dk. 62 Hakan

Kırmızı kart: Dk. 83 Bülent Bal

Cumartesi, Mart 20

Buca'ya Nazar Değdi


- Chelsea - Inter maçını böyle madde madde yazmıştım. Ercan Saatçi tarzı. Çok hoşuma gitti. Televizyondan izlediğim maçları bloga pek yazmıyordum, en azından bu şekilde yazmaya karar verdim.

- Bugün Bucaspor - Karabükspor maçını izledim. İkisi de ligde ilk iki sıradaydı, hala da öyle.

- İzmir'e bahar gelmiş, Bucasporlular kısa kollularla maç izliyorlar.

- Emenike olmayınca Karabük zorlanır diye düşündüm ama Yasin sahneye çıktı. Herkes Emenike'den bahsediyor ama Yasin Nijeryalı kadar gol attı. İkisi de 14 golde.

- Yasin İzmirli üstelik. Kendi şehrinde attı golü. Sağ kanatta oynardı Altay'da. Tireli Henry.

-Buca Arena çok güzel stad. Bucasporlular'ın "alfabe" tezahüratı çok güzel.

- Mehmet Batdal, kendini her maç geliştiriyor. Hatta belki de kendini en çok geliştirdiği sezon bu sezon.

- Murat Ünlü artık emekli olsun. Cem'e Can diyor, 2.dakikayı 22.dakikayı yapıyor. Yazık oluyor.

-Buca'ya nazar değdi, çünkü Buca Arena yapıldığından beri, yani 1.5 senedir 2.defa yeniliyor. İlk mağlubiyeti Mersin İdman Yurdu'na karşı sezonun son haftasında oynanan formalite maçıydı.