shabani nonda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
shabani nonda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ocak 29

Nonda


Nonda hakkında 2 yazı yazdım, sildim yayınlamadım. Olmuyor. Peralta'nın dediği gibi "bunlar pek Galatasaray'ın işi değil". Nonda iyi topçu değldi belki ama iyi bir adamdı. Ben de takımımda iyi adamların olmasını isterim.

Muhakkak başarısız olan gidecek. Nonda bence bu sistemin adamı değildi. Ama önemli mi? Sonuçta sözleşmesi vardı. Bir futbolcudan öte bir babayı, bir ev geçindiren insanı işten çıkarmak, üstelik iyi bir adamı, ahlaklı bir adamı işten çıkarmak rahatsız edici.

2 ay önce en çok sevilen adamdı bu. 1 ay önce derginin kapağında, resmi sitenin açılış sayfasındaydı. Bu kadar hızlı değişimlere ayak uyduramıyorum.

Nonda'ya çok şık bir uğurlama yapılmalı. Kırgınlık olmamalı. Tabir-i caizse hellaleşmek gerekli. Fenerbahçe maçında attığı gol onu çocuklarımıza anlatmamız için birinci neden. Gerisi onu unutmamızı engelleyecek güzellikler. Yolu açık olsun.

Cuma, Ocak 22

Dokunmayın Şabanıma


Hedefler büyük. Vizyon geniş. Bekler bizi kupalar, nice şampiyonluklar. O nedenle güçlü takım kurmalıyız. Türkiye'de ve Avrupa'da rakiplere korku salmalıyız. Aksini iddia edecek durumda değilim. Burada bile daha önce birsürü şey yazdık. Bu senenin öneminden bahsettik. O nedenle güçlü bir kadro kurulması gerektiğinin farkındayım. Güçlü kadro, güçlü futbolcularla kurulur.

Jo transferi veya geleceği söylenen diğer transfer bu bağlamda değerlendirilir. Güçlü müdür, iyi midir, kaliteli midir görürüz. Hocamız onayladıysa bize laf düşmez. Kupalar için geldiler, kazanmak için geldiler. Başımızın tacı hepsi. Fakat bunun için başkasının gönderilmesi içimi acıtıyor. Gidecek 2 isim var. Biri Linderoth diğeri Nonda.

Linderoth bekleneni veremedi. Hatta beklenmeyeni veremedi. Üzücü bir durum. Hayattaki kötü aşamalardan biri. Kötü bir deneyim. O nedenle ona yol verilmesi çok abes değil. Ama Nonda?

Nonda kötü. Nonda formsuz. Nonda sisteme uymuyor. Bunlar benim düşüncelerim. Fakat bu onun gitmesini gerektiren durumlar değil. Eğer onunla sözleşme yapıldıysa, sözleşme bitene kadar kalmalı. Nonda bu saygıyı hakeden bir futbolcudur. Nonda, gitmek isterse gider, kalmak isterse kalır. Onu gitmeye zorlamak içime sinen bir durum değildir.

Zaten Nonda futbol olarak tatmin etmese de tribünle kurduğu ilişki sayesinde de çok kolay unutabilceğimiz bır futbolcu değil.

Bir de konuşulan başka bir husus var. Baros'un sözleşmesi dondurulacak deniliyor. Daha önce Appiah için Delgado için yapılanlar. Ne yazık ki bu da benim içime sinmiyor. Bu dondurmalar hep bir soru işaretidir. Baros bu soru işaretlerine maruz kalmayı hak edecek bir futboldu değildir.

Bu satırlar yazılırken Kewell'ın sakatlığının uzadığını da öğrenmiş bulunuyoruz. Biz yeni transfer yerine Kewell ile sözleşme uzatılsın diye beklerken.... Neyse, aklımıza kötü kötü şeyler geliyor. Bu yazı burada bitsin, Nonda devre arasında gitmesin, Kewell ömür boyu kalsın.

Cumartesi, Kasım 7

En Golcü Yabancılar



Shabani Nonda, Mario Jardel'i geçerek Galatasaray'ın en golcü yabancısı oldu. Tabi Avrupa Kupaları'nda. Yalnız iki isim de çok enteresan. Nonda bu takımın 1.forveti olamadı hiçbir zaman. Belki ilk geldiği sene birkaç ay. 3 sezon içinde adı sürekli "gidecek" isimlerle anıldı, yılmadı ve böyle bir unvana sahip oldu.

Nonda artık sadece Fenerbahçe karşısında şampiyonluğu getiren golü atan futbolcu olarak anılmayacak. Tribün hafızasına bu golle kazınmıştı, şimdi resmen Galatasaray tarihine adını yazdırmış oldu.

Mario Jardel ise başlı başına bir yazı konusu. Avrupa'da 11 gol attı. Sadece1 sezonda. O sezon Galatasaray 17 Avrupa Kupası maçı oynadı. Biri Süper Kupa Finali.

17 maçta 25 gol attı takım. 11 tanesi çok tartışılan, hatta Galatasaray'ın son 10 yılda tartışılan ilk Brezilyalı futbolcusu olan Jardel'e aitti. Galatasaray 17 maçın 12 tanesinde gol buldu. O 12 maçın 9 tanesinde Jardel gol attı. Gol atamadığı bu 3 maçtan birinde ise gol atan isimlerden biri Shabani Nonda idi. Nonda, o sene Monaco formasıyla Galatasaray'a 2 gol atmıştı.

Baros'un ise 10 golü var. Eğer Baros 1-2 sene daha bizde kalırsa ve böyle oynamaya devame ederse Nonda'yı geçer diye tahmin ediyorum. Ve sanırım Nonda'yı ne kadar sevsem de, bana göre gördüğümüz en iyi yabancı forvet olan Baros, bu unvana daha çok yakışıyor.

Bu arada ben Jardel'in bu 11 golünden sadece 1 tanesini canlı görmüştüm. Nonda'nın ise 7. Jardel'in bir dokunuşla Chamot'u çalımladığı, bir dokunuşla da Abbiati'yi avladığı gol en güzeliydi.

Cuma, Eylül 18

Formanın Hakkı



Hagi'nin Monaco'ya attığı gol. Bu golün şimdi ne alakası var? Pek yok. Şöyle bir hikaye var ama. Bu golü atan Hagi o gün garip bir maç oynuyor. Penaltı falan yaptırıyor., getirdiği maçı götürüyordu az daha. Penaltıyı gole çeviren isim ise şu anda bu stadyumun en sevilen adamlarından biri olan Shabani Nonda. 3-2 kazanıyor Galatasaray. İlk defa Şampiyonlar Ligi'ne galibiyetle başlıyor. Maçtan sonra Hagi'nin formasını isteyenler oluyor. Hagi 9 yaşındaki bir çocuğa veriyor formasını.

Sonra o çocuk büyüyor. 9 sene sonra Sami Yen'de maça çıkıyor. Üzerinde Galatasaray forması. Serdar Eylik o çocuğun adı. Şimdi o maçın kazanan takımında oynuyor. Nonda ile beraber.

Cuma, Ağustos 28

Sercan İçin Nonda


Dün geceyi ve bu sabahı Beşiktaşlı arkadaşlarla makara yaparak geçirdikten sonra dedikdou olarak forumlarda dolaşan haber canımızı sıktı. Tabata'ya 8 milyon veren Beşiktaş'ın yaptığı kadar gereksiz bir hareket. Bursaspor'un golcüsü Sercan için 7 milyon euro artı Nonda.

Sercan hakkında herkes çok olumlu konuşuyor ama şahsen ben bir numarasını görmedim. Geçen sene büyük takımlara karşı oynadığı maçları televizyondan izledim. Sami Yen'deki maçta ise tribündeydim. O maçta çok kötüydü. Volkan Şen daha güzel top oynamıştı.

Sercan'ın Bursa'daki Fenerbahçe maçı ise iyidi. Ama ahlı vahlı bir Fenerbahçe'ye karşı. Neyse işte, aslında bir santrfora da ihtiyacımız var. Sercan da iyi olabilir ama o para ona çok.

Ve asıl önemlisi parayı geçelim. Shabani Nonda. Nonda zaman geçtikçe Galatasaray ahalisinin kalbindeki yerini büyütüyor. Fenerbahçe'ye attğı şampiyonluk golü bunda büyük etken ama tek neden de bu değil. Nonda, kült isim olma yolunda.

Onu kaybetmek üzüntü verici olur. Üstelik Türkiye'de başka takımda oynadığını görmek daha da kötü olur. Sercan için Nonda'dan vazgeçmek olmaz. Verilen parayı katmıyorum bile. Hem daha 3.köprü yapılmadı.

Pazartesi, Ağustos 24

İlk Lig Maçında Gol Atma Geleneği


Bu güzel birşey. Lig taraftar için önemlidir, pazartesi okulda-işte-sokakta zor bir gündür. Pazartesileri güzel geçirmek için nedenlerden biridir yeni transferin ilk lig maçında gol atması. Rakip taraftara korku saldığını hissederseniz. Tabi golü atan futbolcu için de güzel bir olay. Krediniz bir anda yükselir tribünde.

Elano için yeni bir şey mi bilmiyorum ama Galatasaray taraftarı çok alıştı buna. Gelen yabancılar ilk lig maçında golle tanışır. Rakiplere korku salar ve rakipler ona göre alır gardını.

Herşey Hagi ile başladı. 1996 yılında Vanspor maçında attığı goller hala akıllarda. Üstelik bir hafta sonra Sami Yen'de Trabzonspor'u yıkan gol efsanenin başlangıcı diye adlandırılabilir. Usta'nın Monaco'ya, Bilbao'ya attığı goller kadar hafızadadır Trabzonspor maçındaki gol.

Adrian İlie ilk lig maçında Ankara deplasmanına çıktı. Gol atamadı ama bir hafta sona Sami Yen'e geldi. Rakip Bursaspor'du. Maçı 4-1 kazandık. İlie siftahı o maçta yaptı. Sami Yen'de ilk lig maçında attı golünü.

Tıpkı Jardel gibi. Süper Mario ilk lig maçına Denizli'de çıktı. Golünü atamadı. Fakat Sami Yen çimlerindeki ilk lig maçı sayesinde adını unutulmazlar arasına yazdırdı. Süper Mario 5 gol attı sarı-kırmızı tribünlerin önünde. (Ki ligi boşver ilk resmi maçında Süper Kupa'da Real'e 2 tane sallamak da herkese nasip olmaz zaten).

Yine bir Brezilyalı'dan devam. Felipe. Galatasaray taraftarının hakkında bir türlü karar veremediği bir isim. İyi miydi, kötü müydü? İyise niye gitti, kötüyse niye hala akıllarda. Bunun tek bir sebebi var. Çıktığı ilk lig maçında, Sami Yen'deki ilk lig maçında Samsunspor ağlarını sarsmış olması. Herşey çok güzel başlamıştı onun için.

Felipe devre arasında ülkesine dönünce yerine transfer edilen isim çok uzaklarda değildi. Suyun karşı yakasından geliyordu. 21.yüzyılın bana göre en çok konuşulan transferi buydu. Ezeli rakiplerin (GS-FB) bu dönemde birbirlerinden direkt aldığı futbolcular arasından en yeteneklisi Haim Revivo. Ve Galatasaray formasıyla müthiş bir başlangıç. Bursa'da Bursaspor karşısında 3 süper gol. Bir gün sonra (Peralta iyi hatırlar) okulu Haim Revivo diye inleten biz 6-0 mağdurları için bulunmaz bir fırsattı. Fakat devamı gelmedi.

2005-2006. Muhteşem bir sezon. Başlangıç Sami Yen'de Konyaspor'a karşı. 2-1 galip geliyor Rekem Aslanı Eric Gerets'in aslanları. Ve o aslanlardan biri iki gole imza atıyor. Yeni transfer Sasa İliç. "Kim bu adam" diye söylenen her cümle o maçtan sonra son buluyor. Sasa İliç, Galatasaray tribünleri tarafından en çok sevilen yabancı futbolculardan biriyse bu maçın payı yadsınamaz.

2007-2008 yine bir şampiyonluk sezonu. Ve bu sezon içinde 2 yabancı futbolcu ilk lig maçlarında golle buluşuyor. Yalnız işin sihiri bozan bir tarafı var. O da bu maçların boş tribünler önünde oynanması. Cassio Lincoln Galatasaray'ın, Ç.Rizespor'u 4-0 yenerek başlamıtı o sezona. Sezonun ilk golünü Brezilyalı futbolcu attı. Bir sonraki maçında Ankaragücü'nü de sarstı Lincoln. İnsan bazen "keşke bu kadar iyi başlamasaydı" diyor.

Shabani Nonda ise Nisan ayında attığı gol sayesinde kalplerde bambaşka bir yerde. Ama onun da siftahı çok iyidi ve sevilmesinde etkendi. Oyuna sonradan girdiği Manisa deplasmanını saymazsak, bir hafta sonra Konyaspor'a İstanbul'da 2 gol atarak başlıyordu Galatasaray serüvenine.

2008-09. Harry Kewell İstanbul'da. Bir aşkın başlangıç maçı. Denizlispor'a karşı oynanan ilk maç. Ve Kewell bu büyük aşka çok güzel başlıyor. Sezonun ilk golünü atan isim oluyor. Bir hafta önce Almanya'da Süper Kupa'da attığı golü de unutmuyoruz.

Ve işte son olarak Elano. Dün attı golünü.İlk lig maçında. Lig serüvenine golle başlayan kaçıncı isim Galatasaray'da acaba. Benim hatırladıklarım bunlar. Dahası varsa ekleme yapılsın.

Hemen yorumlara geçelim. Felipe ve İliç dışında yukarıda anlatılan hiçbir gol sevincine canlı tanıklık edemedim. Bu özel bir istatistik. İlk golün atıldığı bu maçlarda genelde Galatasaray 4 veya daha fazlası gol atmış. Yani yeni transfer gol atan bir takıma katkıda bulunmuş. Rakiplere korku salan bir takıma katılan son dişli olmuş. Ve o andan itibaren, yanı bu muhteşem başlangıştan sonra bu adamlar sırasıyla "yaşlı, torpilli, çok para kazanıyor, koşmuyor, futbolu düşünmüyor, çelimsiz, disiplinsiz, müzmin sakat, 90 dakikayı kaldıramıyor" olarak nitelendirilmiş başkaları tarafından. Haliyle bu isimlerden bazıları Galatasaray'a gerekli katkıyı verememiş, bazıları direnmiş ve uzun yıllar hizmet etmiş.

Şimdi ilk golünü ilk maçında attı Elano. Haliyle ilk taşı da o yiyecek. Ve haliyle yıllardır girdiği sınava bir kez daha girecek Galatasaray. Gelene 4 gidene 5 atmak yeni bir şey değil bu camia için. Çok değil geçen senede yaşadık bunu. Geçen sene veremediğimiz sınavı bu sene vermeliyiz o zaman. Bunun için Galatasaray camiasının bir bütün olması, sabırlı olması, birbirini kollaması gerekmektedir. Bu güzel günler bitmesin.


Cuma, Mart 13

Nonda > Petriç


İstatistikler yalan söylemez. Hamburg'un en tehlikeli adamı Mladen Petriç ve Galatasaray'ın en çok eleştirilen adamı Shabani Nonda. Daha önce iki kez karşı karşıya gelmişler.

İlk olarak 2005.2006'da karşılaştılar. Uefa Kupası'nda Roma'nın rakibi Baseldi. Nonda gol atınca skor 3-0 oldu. Sonra Petriç attı 3-1 bitti ma. Bu maçta Matias Delgado da oynamıştı.

Petriç Basel'deyken Nonda Rovers formasıyla da çıktı karşısına . Blackburn 3-0 yendi Petriçli Basel'i. Nonda gol atamadı bu sefer ama maçın ilk golünü Tugay Kerimoğlu attı.