erzurumspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erzurumspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Mayıs 25

Kim Gelsin #2022


 

İki senede bir yazabildiğimiz seriyi, bu sene son günde de olsa yetiştirebildik.

1.Lig'in play-off'ları başlıyor. Üst taraftan düşenler belli, gelen ilk ikili belli. Önümüzdeki sezonun kadrosunu tamamlayacak son takım da önümüzdeki günlerde belli olacak. Peki biz bu maçları izlerken hangi takımı tutacağız? Hangisi Süper Lig'i şenlendirsin?

Aslında dört takımdan sadece birine çok olumsuz bakıyoruz. 2018'de yazdığımız gibi; belediye destekli BB Erzurumspor bize hoş gelmiyor. Şehrin toplumsal yapısı, Süper Lig için zor deplasman olması (aslında bu iyi bir özellik ama bari zeminler düzgün olsun), son dönemde asansör takım olarak devamlı tat kaçırması ve tabi savunma tandeminde Aykut Demir - MustafaYumlu ikilisine yer vermesi, bizi Doğu Anadolu ekibinden soğutuyor.

Yani önceliğimiz BB Erzurumspor gelmesin! 2018'de çıktı, 2019'da düştü, 2020'de çıktı, 2021'de düştü... Bu sıralamaya göre yine çıkması gerekiyor ama yukarıda iki şans bulup da kalıcı olamayan takımın da biraz burnu sürtülmeli sanki.

Diğer üç takım arasındaki kararımızı ise takımların sempatikliği değil, diğer etkenler belirliyor. İstanbulspor'u da Eyüpspor'u da; Bandırmaspor'a kıyasla daha çok severim. Öncelikle şehrimizin takımları. Tamam; şehrimizin tek takımı değiller ve onların taraftarları arasında sayılmayız. Fakat onları destekleyen çok tanıdığımız, çok arkadaşımız var. Hatta benim de zamanında Eyüpspor forması ile çıktığım Youtube yayınları bile mevcut. Yani evimde forması olan bir kulüp Eyüpspor.

Fakat serinin daha önceki yazılarında da belirttiğim gibi; üst üste lig atlayan takımları pek sevmiyorum. Daha doğrusu biraz sıra beklesin, önce bir play-off yenilgisi yaşasın isterim. Eyüpspor da 1.Lig'deki ilk senesinde hemen çıksın istemem.

Bir de İstanbul takımları sayısı sorunu var. Önümüzdeki sezon 7 İstanbul kulübünün Süper Lig'de boy göstereceği garanti. Eyüpspor da gelirse bu rakam 8 olacak. Ligin neredeyse yarısı... Gerek var mı aynı şehirden bu kadar takıma emin olamıyorum. Bir zamanlar hayalimiz İstanbul'un semt takımları arasındaki bir ligdi ama o lig; Süper Lig değildi. Üstelik üç büyükler ve proje kulüpleri Başakşehir ve Ümraniyespor o dilediğimiz organizasyonu bozuyor. 

Benzer sorun İstanbulspor için de geçerli. Fakat onları Eyüpspor'un bir adım önüne yazıyorum. Zira bu ligde gerekli zamanı geçirdiler. Üstelik yaklaşık 3-4 sezondur istikrarlı bir şekilde ligin en iyi top oynayan takımı oldular. Hocalar değişti ama oyun anlayışları değişmedi. İbrahim Yılmaz, Ethemi ve tabi ki Rroca'yı izlemek çok keyifli. Açıkçası hiç falsoları yok; tek sıkıntı yeni bir İstanbul takımı eklemeleri... Keşke Ümraniyespor yerine İstanbulspor direkt çıksaydı...

Gerçi yeri gelmişken Ümraniyespor'a da saygımızı sunmamız lazım. Recep Uçar yönetiminde ligi domine ettiler. 1.5 senedir gelişerek ilerliyorlardı. Uçar, Abdullah Avcı'nın eski yardımcılarındandı. Eyüpspor da sezona Zafer Turan ile girmişti. O da Avcı'nın eski yardımcısıydı. Ne yazık ki son bölümde panik havasına girdiler ve Turan ile yolları ayırdılar. Önce Hamza Hamzaoğlu, sonra da İbrahim Üzülmez geldi. Zafer Turan ile devam etmeye cesaret gösterememiş olmaları da onları İstanbulspor'un arkasında bırakan bir diğer neden...

Üç takımın hali böyle olunca doğal olarak gönlümüzün ilk sırasına Bandırmaspor yerleşiyor. Öncelikle İstanbul kulübü değiller. Son yılları da tutkulu, heyecanlı, aksiyonlu geçirdiler. Kazandıklar, kaybettiler, güldüler, ağladılar...

2010'da 3.Lig'deydiler. 2011'de 2.Lig play-off'larını finalde kaybettiler. 

2012, 2014, 2015'te yine play-off'ta yer aldılar ama final göremeden elendiler.

2016'da bir kez daha play-off; ama bu sefer Gümüşhanespor'u finalde yenerek 1.Lig'e yükseldiler. 2017'de ise hemen küme düştüler. 2018'de bir play-off hüznü daha...

2020'de Bandırmaspor grup lideriyken pandemi çıktı ve lig  sona erdirildi. Bandırmaspor da 1.Lig'e öyle yükseldi. Aslında tasvip ettiğimiz bir ödüllendirme değildi. Belki bu sezon başka bir dörtlünün içinde olsaydı, tercihimiz sırf bu nedenden dolayı başka bir takım olabilirdi. Fakat Bandırmaspor'un 2.Lig'de kaybettikleri play-off'lar, kararımızı vermeden önce vicdanımızı rahatlatıyor.

Öte yandan ezeli rakip Balıkesirspor'un küme düştüğü sezon Bandırmaspor'un 1.Lig'e çıkması da ilginç olur. Geçen sezon ciddi para harcayıp hayal kırıklığı yaratmışlardı. Bu sezon daha mütevazı kadro ile iyi futbol oynadılar. İlk ikiyi bile yakalayabilirlerdi ama üçüncülük de sezon öncesinde tahmin edilemeyen bir nokta. Bu arada play-off'larda üçüncülerin pek başarılı olamadığını da biliyoruz. Ayrıca kadro kalitesi açısından da bu dörtlünün en zayıf takımı Bandırmaspor.... Şöyle bir istatistik verelim; Bandırmaspor sezonu ilk altı sırada bitiren beş takımla oynadığı 10 maçın sadece ikisini kazanabildi.

Bandırmaspor, yarı finalde Eyüpspor ile karşılaşacak.  Rusya-Ukrayna savaşının Eyüpspor'a hediyesi olan Gerson Rodrigues eşleşmenin ve hatta tüm play-off'un gidişatını değiştirebilir. Sezon içinde oynanan iki maçta, henüz Gerson yokken kazanan Eyüpspor'du. 

Diğer eşleşmede de her iki maçı kazanan BB Erzurumspor olmuştu.

Bu arada Bandırmaspor ve Eyüpspor daha önce Süper Lig göremediler. Bu iki takımdan biri bileti kazanırsa, Süper Lig tarihindeki 74. takım olacak.

KİM GELSİN 2018

KİM GELSİN 2020

Cuma, Mayıs 11

Kim Gelsin?


Rizespor ve Ankaragücü'nden sonra Süper Lig'e yükselecek son takım 10 gün içinde belli olacak. Siz bu satırları okuduğunuzda büyük ihtimalle yarı finallerin ilk maçları sona erecek. Yine de biz gönlümüzden ve aklımızdan geçenleri yazalım.

Boluspor, Ümraniyespor, Gazişehir ve BB Erzurumspor dört adayımız. Şahsi olarak hiçbir takıma yakınlığım yok. Fakat bazılarına çok uzağım. İktidarın son projesi Ümraniyespor bunlardan biri. Son dönemde üst üste lig atladılar ve 1.Lig'deki daha ilk sezondan play-off'a kaldılar. Ne İstanbul BB Spor gibi geniş bir çatısı var ne Kasımpaşa gibi köklü bir tarihi... Üstelik bu sezon lehlerine yapılan hakem hatalarıyla da sempati toplama şanslarını da kaçırdılar. Oldukça da sıkıcı bir futbol oynuyorlar. Çoğu maçı 1-0'la kazandılar. 17 galibiyetin 7 tanesini 1-0, 10 tanesini tek farkla kazandılar.  Zaten diğer yedi galibiyeti de ligin son dört sırasında yer alan takımlardan aldılar. Teknik direktörleri Bayram Bektaş, henüz kalitesini ispat edemedi. Yaşının gençliğine verebiliriz bu durumu. Zaten Süper Lig'de beş tane İstanbul takımı var, altıncısını istemeye gerek yok.

Bir diğer istemediğim takım Gazişehir.. Bu takım eskiden Gaziantep BB Spor'du. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi de eskiden CHP'ye aitti. Celal Doğan'ın Gaziantepspor'a altyapı oluşturma isteğinin ürünüydü. 2004'e kadar bu şekilde devam ettiler. Daha sonra 2004'te AKP'den Asım Güzelbey seçilince takım daha yarışmacı bir kimliğe büründü ama yine de kendi yağında kavrulan bir ekipti. Süper Lig'den genç oyuncuları kiralayıp, çok fazla yabancı oyuncu oynatmazlardı. Sert ve enerjik bir futbolları vardı. Üst sıraları pek zorlamaz ama yukarıdaki her takıma çelme takarlardı. Mesela Karşıyaka çok çekmişti onlardan. Küme düşme tehlikesi de pek yaşamadılar. Sonra Fatma Şahin yönetiminde yeni Türkiye'nin gelişimine ayak uydurdular. Hem isimleri hem karakterleri değişti. Yıldız oyuncuları yüksek paralarla kulübe getirdiler. Üretim yok edildi, tüketime kapılar açıldı. Kimya o kadar uymadı ki geçen sezon az kalsın küme düşüyorlardı. Bu sezon ise Süper Lig kapısındalar. Öte yandan şehrin bir diğer takımı ve asıl kulübü Gaziantepspor'un kasası boşaltıldı, oyuncuları yalnız kaldı, taraftarı unutuldu. Böyle bir durumdayken Süper Lig'i ve Anadolu futbolunu seven biri Gazişehir'in başarılı olmasını istemez. Biz de istemiyoruz.

Geriye iki takım kalıyor. En çok istediğim Boluspor. 90'ların başında hayal meyal Süper Lig'de hatırlıyorum onları. Zor deplasmandı. Kar yağardı. Sonra küme düştü, gözlerden uzak kaldı. 2007'den beri bu ligdeler. Bu ligin tüm kahrını çektiler. Play-off da kaybettiler, ligden düşmekten son hafta kaçmayı da başardılar. Açıkçası takıma bir sempatim yok. Nötr yani. Fakat bu kadar kıdemden sonra artık Süper Lig'e çıksınlar. Çok beklediler, çok çektiler. Hak ettiler. Hatta direkt ilk ikiden bile çıkabilirlerdi ama Fuat Çapa'ya çok şans verdiler. İlk 10 haftada sadece iki galibiyet alabilmişlerdi. O sayı üç veya dört olsa şu an Süper Lig kutlamaları yapılıyordu. Geç olsun güç olmasın, Ümraniye ve Gazişehir'in olduğu yerde onlar çıksın.

Diğer takım ise BB Erzurumspor. Erzurum kentinin bizde uyandırdığı hissiyat olumsuz. Belediye desteğini alınca gümbür gümbür çıkmalarını istemeyiz. Zaten lige yeni çıkan bir takım; ne gerek var. Biraz burada darbe alsın, büyüsün, gelişsin, sonra güçlü bir şekilde çıkar. O nedenle, en azından şimdi istemem çıkmasını. Fakat Süper Lig için renktir. Zor deplasmandır. Rakım yüksektir, hava soğuktur. Çatır çatır maçlara neden olurlar. Bir de en önemlisi; teknik direktörleri Mehmet Altıparmak, sevdiğimiz biridir. Kartalspor en güzel günlerini onunla yaşadı. İnsan başarılı olmasını istiyor. Hakkı verilemeyen teknik direktörlerdendir. Onun etkisiyle ikinci sıramda Erzurumspor var. 

Kısacası olabilecek en kötü şey Ümraniyespor - Gazişehir finali olur. Umarım olmaz. Bursa'daki Boluspor - Erzurumspor finalini de rahat rahat izleriz. Yine de iyi olan kazansın...

Pazartesi, Mayıs 29

Blogun En Güzel Zamanları



Bu aylar en sevmediğim aylar işte. Her şeyin şekillenmeye başladığı aylar çünkü, + 15 gün koysan bugünün üzerine ya varsın/ya yoksun.

Şampiyonlar belli olur, play-off'lar başlar, koca senenin emeği pis bir kontrpiye topta çürür gider, herkes tatil moduna girerken çalışmak zorunda olmak ve nedense tüm gündem belirleyicilerin herkesi tatil yapıyor zannetmesi gibi bir büyük resim belirir, tozunu almaya üşendiğin.

Mesela aralık-ocak-şubat falan daha çekici. Her an, her şey olabilir. Dibe de vursan, bir kaşar hoca gelir tutar elinden UEFA'ya sokabilir veya Gebze E-5 kenarında sulu karlı bir havada Aspor rejisi + futbolcu aileleri (reklamlarda evlilik programlarına zaplayan anneler dahil) + 2 liraya 29873 TL alma peşinde koşanlar hariç kimsenin izlemediği maçlarda oynarken, UEFA gruplarında oynayacağın Lille deplasmanını düşünebilirsin, "Güntekin Onay'ın Fransa'da getto dediği böyle yerler herhalde" diye yüzüne kömür sürersin Rençber gibi.

Vatani görevden sonra teskere alıp o dönüş yolculuğunda düştüğün boşluk veya 18 yaşa girdiğin gecenin 00:32'si gibi bir anlamsız boşluk. "Bu muydu yani, ee peki şimdi ne olacak" Son 15 yılda gündem oburu olduk resmen. Hep bir şeyler olsun istiyoruz, hep bir son dakika, hep bir radikal karar.

Ve bu finaller sonucunda oluşan içimizde oluşan kocaman boşluklar , cevaplanmayı bekleyen sorular, olmamışlıklar.

* Üsküdar Belediye Başkanı'nın Sivasspor ve Yeni Malatya'yı kutlaması

Senin koskoca Anadolu Üsküdar 1908'in var başkanım, Selimiye desen insan eksen sol bek çıkar, Beylerbeyi küçük Auxerre , Çengelköy desen Süper Baba'dan sonra fetret devrinde..

* Fenerbahçe'nin şampiyonluk maçında İsmet Badem'in stüdyoda olması

Önemli figürlerdendir İsmet Badem. Hikayeleri bitmez, güzel hayalleri vardır (ki kimi gerçek oluyor), bir yandan Sırbistan basketbolunu dinlerken diğer yandan Yugoslavya'nın dağılmasını da anlatırdı mesela. O gece Aspor'da idi üstad. Kırgındı. Küskündü sanki. Orada olamadığı için içi içini yiyordu. Bizim kuşak için özel adamlardandı. Nusret yerine oralarda bir yer olmalıydı. Bence sistemin dışına itildi, bir dolaplar döndü.

O gece futbol programlarının sağ üst köşede skor göstermemesi de enteresandı. 

* Erzurumspor'un kupa töreninde yaşanan kupa alışverişi...

1.Lig'e yükselen Erzurumspor kupayı alınca fondan "Sen Aldırma" çalacak diye iç geçirdim merhuma selam için. (Ki bazı taraftarlar söylediler, sesleri geldi)

Bir yandan "We are the champions" çalarken bir yandan "çimler mafoluyo" diye içimiz giderken Erzurumspor başkanı kupayı kapıp birisine götürdü.

Ben bir an; İbrahim Erkal'ın eşi, şehit çocuğu veya engelli bir vatandaşa diye düşündüm. Futbolcular tur atmadan, başkan kupayı kapıp birisine götürdü.

Kimdir çözemedim ama garip bir itiş/kakış oldu orada. Hıncal Uluç gibi olacak ama; benim medyamda kimse bunun üzerinde durmadı.


İstanbul'a yaz geç gelecek ama tam gelecek. Cemrelerin düşüş sırası gibi mikro-milliyetçilerin bayrakları da semtleri süslemeye başladı. Hemşehri muhabbetlerine asıyorlar bayraklarını dükkanlara, KARDEŞLER İLETİŞİM 1.LİG'TE BAŞARILAR DİLİYOR doğduğu şehrin takımına.


Yazar: Refet