fulham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fulham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ekim 24

Gol ve Menajer


Çok alakasız bir post olacak galiba ama böyle ilginç bilgileri ve bağlantıları öğrenince hafif komik hafif şaşkın bir his doluyor içime.

Özellikle son iki yılda bir gol makinesine dönüşen Sırp golcü Aleksandar Mitrovic'in menajerini biliyor musunuz? Gerçi son zamanlarda halen menajeri mi bilmiyorum ama pandemi zamanına öyleymiş: Eski futbolcu Nenad Jestrovic.

Peki biz Jestrovic'i nereden tanıyoruz? Avrupa futbolunu yakından takip edenler onun Anderlecht günlerine aşinadır. Fakat esas olarak onu, 2008 yılında ülkemize uğramasıyla biliyoruz. 2008-09 sezonunda Kocaelispor'a transfer olmuştu. Hatta o yıllarda adı Galatasaray ve Beşiktaş ile anıldığı için Süper Lig'e yeni yükselmiş Körfez'e gelmesi şok etkisi yaratmıştı. Bu iki kulübün listesine girmesinin nedeni olarak menajerlik şirketi gösterilmişti.

Jestrovic de bir gol makinesiydi. İlk Süper Lig maçında Gençlerbirliği ağlarını havalandırdı, sonrasında da sekiz maçta üç gol kaydetti. Fakat Türkiye'de çok kalmadı. Takım içinde 'çetecilik' yaptığı iddia edildi, kadro dışı kaldı, takımdan ayrıldı. Devre arasını göremedi. Fakat Kocaelispor, faydalanamadığı bu golcü için Kızılyıldız'a yüklü bir miktarda borçlandı. 2010'lardaki kötü gidişin en önemli nedenlerinden biri Jestrovic davasıydı. O borç yıllarca ödenemedi. Ödemek için şehirde kampanyalar düzenlemek zorunda kalındı.

Kocaelispor krizlerle uğraşırken Jestrovic futbolu bıraktı ve menajer oldu. En önemli oyuncularından biri de Mitrovic'ti. Ve onun da adı sık sık Türkiye kulüpleri ile anılıyor. Gerçi son dönemdeki formu, bu seslerin kısılmasına neden oldu. Fakat oyuncunun henüz 28 yaşında olduğunu düşünürsek; 2-3 sene sonra yeniden büyüklere, ardından da Anadolu kulüplerine yazılabilir.

Bakalım tarih tekerrürden ibaret mi? Bir uçaktan hem Jestrovic hem Mitrovic iner mi? Eski günlerin hatrına, bu sefer biraz daha başka...

Çarşamba, Mayıs 2

Kötü Liverpool, Sıkıcı Liverpool



- Sıkıcı güne bir maç bulduk. Liverpool'u, Napoli'ye; İngiltere'yi İtalya'ya tercih ettik.

- Maçın başında hemen gol oldu. Biz de sevindik, meğer Montpellier maçı daha güzelmiş.

- Rakibi kendi kalesine gol atınca aşırı sevinmeyen futbolcu

- Kadroya baktım Lig Kupası falan sandım, meğer Premier Lig'miş. Orduspor, Spor Toto Kupası'na daha ciddi kadroyla çıkıyor.

- Hangeland'ın çizgiden çıkardığı top, komikti. Çok rahattı lan adam.

- Maxi, biraz Çağdaş Atan, biraz Milan Baros, biraz Tevez sanki.

- Maç öncesi YNWA güzeldi.

- Schwarzer yalan çıktı bu maç. Sürekli top sektirdi.

- Liverpool çok kötü. Çok kötü.

- Anfield'da yalandı. Yandaki masörlerin, malzemecilerin sesi geliyordu.

- Türk Kerim.

- Dempsey büyük futbolcu.

- Liverpool'da Rahim varmış.

- Son topta frikiği genç futbolcuya bırakmak.

- Pogrebnyak'ın adını ikinci yarının ortasında duydum.

- Seneler sonra ilk defa yenmiş Fulham, Liverpool'u deplasmanda.

- Roy Hodgson'ın iki eski takımı.

- Çok kötü Liverpool, yenilmeyen Chelsea. FA Cup'ı sanırım Liverpool alacak.

Salı, Ocak 3

Komik Takım Arsenal




- İyi oynayıp kaybetmek, bir Arsenal alışkanlığı. Ve artık komik geliyor.

- Büyük takımların deplasmanları güzel geçiyor, maç izleniyor.

- 5 dakikada değişti maç. Ama Fulham çok haketti puan veya puanları.

- Djourou'nun kırmızısını göremedik.

- Herkes Kerim Frei'dan bahsediyor, 20 dakika izledik.

- Gervinho büyük yalan ama Lille-Fenerbahçe maçında oynayan topçuları kolay harcatmayız.

- Teknik futbolcunun uzun kollu formasını elleriyle çekiştirmesi (Arteta, Tümer Metin, Yusuf Şimşek)

- Alexandre Song takım lideri mi oldu, sahadaki duruşu öyle sanki.

- Bryan Ruiz'i de harcamayız, Twente formasıyla Fenerbahçe'yi yenenleri ilgiyle takip ediyoruz.

- Bobby Zamora tam eski zaman topçusu adı değil mi?

- Henry gelince değişecek mi? O zaman da Arsenal iyi oynayıp yeniliyordu.

Pazartesi, Aralık 26

İşte Premier Lig Bu


- Pazartesi günü maçı. Senede 1-2 günü yaşıyor bunu İngilizler.

- İngiltere futbolunu sevmem ama İngilizler'in futbol kültürüne saygı

- Maçın yıldızı, maç boyunca hıyar gibi bağıran herfiler. Sanırım Noel'den kalma sarhoşlukları da vardı.

- Fulham taraftarının Terry'i yuhalaması sorun değil de, deplasman taraftarının sesini bu kadar net duyurması sorun.

- S.Bridge yıkılmasın (böyle bir proje var mı bilmiyorum), sempatik stad.

- Villas Boas gider mi?

- Chelsea, Arsenal'i Tottenham'ı ve Fulham'ı yenemedi. TSYD Londra Şubesi'nin sonucusu.

- Ne yaptığı belli olmayan topçular, tribünden bağıran adamlar.. Futbol bu. İstediğimiz tam olarak bu değil ama İngiltere'de bundan iyisini bulamıyorum.

- Bir aralar Chelsea'yi izlemek için birinci neden Anelka'ydı. Artık Meirales.

- Mata'nın golünü göremedik. Erken geldi.(47)

- Stockdale iyi çıkardı sonlarda.

- Musa Dembele, söylenmesi güzel isimlerden.

- Fulhamlı Kerim

Perşembe, Mayıs 13

Forlan İstedi


- Forlan bize son dakikada atınca işin buraya kadar geleceğini tahmin etmemiştim.

- Şampiyona elendik.

- Fulham bu sene ilk defa 90 dakika, daha doğrusu 120 dakika izledim. Pek beğenmedim. Finali haketmediler ama Juventus maçı ve Hamburg maçı onların finalde olmasını gerektiriyordu.

- Reyes'in milli takım seçilmemesi Reyes için talihsizlik.

- İlk golü Hangeland atar dedim, o ilk sarı kartı gördü.

- A.Madrid 2 hafta sonra Kral Kupası finali oynayacak, kazanırsa sezonu iki kupayla kapamış olur.

- Madrid şehri 8 sene sonra Avrupa Kupası kazandı.

- Maçı sessiz izlediğim için tribünler hakkında pek yorum yapamıyorum ama maç öncesi A.Madrid tribünü baya güzeldi. Bu sene Sami Yen'e 50 kişi geldiklerinde bir sıkıntıları olduğunu duymuştum, belki de bu final bir tribünün yeniden dirilişi olur.

- Finale dair güzel fotoğraflar var internette, tavsiye ederim. Kupa kazanmak güzel şey. Ve adamı kıskandırır.

- Damat da fena oynamadı. Ama o boş pozisyonda auta nasıl attı. Gol olmadığını idrak etmem uzun sürdü.

- Hugh Grant, Lily Allen, İbrahim Altınsay gibi popüler isimlere karşı Clup Atletico de Madrid.

- İtalyan hakemle bizi yendiler, İtalyan hakemle şampiyon oldular.

- İçinde "Barcelona" geçen bir pankart vardı kale arkasında, neydi o?

- Şampiyona elendik.

- Stat: Nordbank Arena

Hakem: Nicola Rizzoli

Atletico Madrid: De Gea, Ujfalusi, Perea, Dominguez, Antonio Lopez, Reyes (78' Salvio), Paulo Assuncao, Raul Garcia, Simao (68' Jurado), Forlan, Agüero (119' Valera)

Fulham: Schwarzer, Baird, Konchesky, Hangeland, Hughes, Davies, Duff (84' Nevlan), Etuhu, Murphy (118' Greening), Gera, Zamora (55' Dempsey)

Sarı kartlar: Salvio, Perea, Forlan, Hangeland

Goller: Dk. 32 ve 116 Forlan, Dk. 37 Davies

Salı, Mayıs 11

Uefa Kupası 2010



Öncelikle bu organizasyona Avrupa Ligi demeye alışamadım. Benim için hala UEFA Kupası'dır. Belki de biz daha önce o isimle aldık diyedir bilmiyorum. Geçelim bu seneye.

4 sene sonra Uefa Finali'nde bir İspanyol ve İngiliz takımı karşı karşıya geliyor. En son 2006 yılında Sevilla ve M.Brough karşı karşıya gelmiş, İspanyollar 4-0 yenmişti rakiplerini. (Aynı sezon Barcelona ile Arsenal'in Kupa 1'de final oynadığını ekleyelim.)

Sevilla ile A.Madrid arasında pek benzerlik kuramasak da (ikisi de bir Türk takımını eleyerek finale geldi) M.Brough ile Fulham'ın heyecan dozu yüksek maçlarla finale çıkışları birbirini andırıyor.

Bu seneki final Almanya'nın Hamburg şehrinde oynanacak. Almanya'da son oynanan Uefa Finali'nde yine bir İngiliz ve İspanyol'un karşılaşması tatlı bir tesadüf. 2001'deki finalde Liverpool ile Alaves kozlarını Dortmund'da paylaşmıştı. Son yılların en güzel finallerinden birinde Alaves dramatik bir şekilde yenilmiş ve Liverpool uzun süren Avrupa Kupası hasretini sonlandırmıştı.

Bu sene Liverpool'u eleyen A.Madrid de tıpkı o zamanın Liverpool'u gibi uzun süredir Avrupa Kupası alamıyor. Bugüne kadar 3 Avrupa Kupası finali oynayan Atletico, 24 senedir final oynamadı. Son finalnde 1986 yılında Kupa Galipleri Kupası'nda Dinamo Kiev'e 3-0 yenildiler.

Aldıkları tek kupa da zaten bir Kupa Galipleri Kupası'ydı. 1962 finalinde Fiorentina ile karşılaştılar. İlk maç İskoçya'da 1-1 sona erince final tekrar maçına kaldı. Rakibini Almanya'da, Stuttgart'ta mağlup eden A.Madrid o gün büyük sevinç yaşasa da 48 senedir kupa kazanamıyor. Oysa bu kazanılan kupadan sadece 1 sezon sonra yine finale yükselmiş, fakat bir başka Londra takımına, Tottenham'a 5-1 yenilmişti.

A.Madrid'in bir de Şampiyon Kulüpler Kupası finali var, onda da B.Münih'e mağlup olarak kupayı kaybetti.

İngiliz ve İspanyol takımları daha önce 10 defa Avrupa Kupası finallerinde karşılaştı. İki ülkede beşer defa final kazandılar. Liverpool ve Barcelona ikişer defa kazanırken Arsenal 3 defa finalde kaybetti.

Madrid ve Londra finali ise 2 defa oynandı, ikisinde de kazanan Londralılar oldu. Tottenham'ın 1963 galibiyeti dışında, 1971'de Yunanistan'da (Pire) oynanan Kupa Galipleri Kupası Finali'nde Chelsea, Real Madrid'i uzatmalar sonunda 2-1 mağlup etti.

Bu arada İngiliz ve İspanyollar'ın en çok şu anda olmayan Kupa Galipleri Finali'nde karşılaşması da enteresan. Uefa Kupası finalinde ise 2001'e kadar karşılaşmamışlar.

1962'de Madrid'e kupayı getiren tekrar maçını saymazsak Almanya'da oynanan 10. final olacak. Hamburg ilk defa bir finale ev sahipliği yapıyor. Daha önceki 9 finalden birinde İspanyollar birine İngilizler kazandı. (1989 Barcelona/Bern'de-1979'da N.Forrest/Münih'te).

Uefa Kupası'nın Uefa'da 1972'den beri oynandığını hatırlatalım. 1958-1971 yılları arasında ise Fuar Şehirleri Kupası adı altında oynanan bir organiazyon olduğunu eklemek lazım. Bu turnuvanın ilk finalini Barcelona ve Londra karması oynamış ve kazanan Barcelona olmuş. Katalanlar bir sonraki sezon Birmingham'ı mağlup ederek bir kez daha kupaya uzanmış.

1971'deki son finalde yine Barcelona yine bir İngiliz'i mağlup ederek kupayı kazanmış. Bu sefer karşısında duramayan takım; Leeds United.

Uefa Kupası'nın tek maçlı finallerle oynandığı son 12 sezonda, kupa 1 kere uzatma sonunda, 2 kere de penaltılar sonunda sahibini buldu.

Kupayı en çok İtalyanlar kazandı (9defa). Eğer Madrid alırsa sayıyı 6'ya çıkaracak ve İngiltere ile Almanya'yı yakalamış olacak.

Cuma, Nisan 9

Tribünde Aktör Var



İngiliz aktör Hugh Grant Almanya'da oynanan Wolfsburg - Fulham maçını tribünden izlemiş. Kendisi Fulham taraftarıymış, bu sayede öğreniyorum. Türkiye'nin en ünlü Fulham taraftarları olan Altınsay ailesi ile maç izlemiş midir acaba?