arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Temmuz 4

Eski Olmamak


"Ferguson önemli bir örnek. Bir kere her dönemde kendini yenilemeyi, evrimini sürdürmeyi bildi. Sahip olduğu başarılarla yetinmedi. Bu çok takdir ettiğim bir yönü. Fakat başka tutkuları, hobileri de vardı. Atlara düşkün, şarap seviyor. Kırmızı şarap bilgisi beni sollar. Geçenlerde karşılaştığımızda ona sordum, 'Alex, futbolu özlemiyor musun?'

'Hiç ama hiç' dedi. Hem hayal kırıklığına uğradım hem de rahatladım. Bu benim için bir umut kaynağı."

Sizin başka tutkularınız yok mu?

"Hayır. İçimdeki doğal tedirginliğin sebebi de bu. Ben Ferguson değilim. Yerine koyabileceğim başka bir şey yok. Geriye bakmak da ilgimi çekmiyor. Mesela yaşadıklarım üzerine kitap yazmak. Beni görmeye gelen ve mutlu olmadıkları her hallerinden belli eski oyuncular içimi acıtıyor. Bugün ne yaptığınla değil de eski Arsenal oyuncusu olarak tanıtılmak iç acıtıcı bir durum. Daha önce olmuş olduğun şey olmak acı verici. İlerki hayatımda Arsenal'in eski antrenörü olmamayı umuyorum."

Arsene Wenger / Çeviri: Express dergisi

Salı, Mayıs 16

İlk Adım



"İlk önce atacağıma dair kendimi motive ettim. 'Kaleciye mi baksam, yoksa direkt mi atsam' diye düşündüm. Çünkü ilk penaltıyı atmak zordur, kalecinin hareketini bilmezsiniz. Daha önce atan olmadığı için 'Kaleci toptan önce mi hareket eder, yoksa topu mu takip eder' kestiremezsiniz. Uzun zamandır penaltı atmamıştım. Ben normalde kaleciye bakarak atarım penaltıyı ama ilk penaltıyı attığım için zor oldu. Köşe seçmeye karar verdim ve topun başına giderken de kaleciyle göz göze gelmemeye çalıştım. Kaleciye hiç bakmadım, fakat atacağımdan da emindim. Topun başına geldim ve attım."


Cuma, Kasım 6

Fransız





Adam her zaman saha kenarında giydiği o montla dolaşmıyor... Çünkü o bir Fransız....

Perşembe, Ağustos 29

Futbolsa



Son yılların popüler tanımı; "Bunların oynadığı futbolsa bizim oynadığımız ne" yi Türkiye'ye ilk getiren 18 Mayıs sabahı Meriç Tunca olabilir mi?

Pazar, Nisan 29

Eboue'yi Galatasaray'a Getiren



Başlık ile fotoğraf ne kadar alakasız değil mi?

1983 yılında Fildişi Sahilleri'nde doğan, 2000'de Avrupa'yı bilmeyen-görmeyen Eboue ile 2000 yılında Avrupa Kupası kazanan bir takımın sevincinin ne alakası olabilir.

Eboue anlatıyor:

A.Madrid, Valencia, Tottenhm, Roma gibi çok sayıda kulüp vardı. Galatasaray ise henüz benimle iletişime geçmemişti. Wenger, benim bir veya iki maç oynadıktan sonra mutsuz olacağım bir takıma gitmemden yana değildi. "Sana iyi bir kulüp bulacağım Manu, çünkü sen benim oğlum gibisin" demişti bana. Ben attığım her adımı ona sorardım. Benimle iyi ayrılmak istediğini söylüyordu. Arsene Wenger, beni çağırdı ve Fatih Terim'in beni istediğini söyledi. Tavsiyesi kesinlikle Galatasaray'a girmem üzerine oldu. 

2000'de Kopenhag'da olan bitenin baş aktörlerinden sadece iki tanesi değişmedi. Arsene Wenger ve Fatih Terim... Parken'da maç sonunda şampanyaları soyunma odasına getirip, Terim ve futbolcularına hediye eden centilmen Wenger, o günden sonra Terim'i 1 veya 2 kez görmüştür belki. Ama evladı gibi gördüğü, elinde büyüttüğü bir çocuğu Terim'in ellerine bırakmaktan çekinmiyor.

Hikayenin daha fazla anlam kazanması için biraz daha beklemek gerekecek. Şu anda henüz başı ve güzel başladı.

Salı, Ocak 3

Komik Takım Arsenal




- İyi oynayıp kaybetmek, bir Arsenal alışkanlığı. Ve artık komik geliyor.

- Büyük takımların deplasmanları güzel geçiyor, maç izleniyor.

- 5 dakikada değişti maç. Ama Fulham çok haketti puan veya puanları.

- Djourou'nun kırmızısını göremedik.

- Herkes Kerim Frei'dan bahsediyor, 20 dakika izledik.

- Gervinho büyük yalan ama Lille-Fenerbahçe maçında oynayan topçuları kolay harcatmayız.

- Teknik futbolcunun uzun kollu formasını elleriyle çekiştirmesi (Arteta, Tümer Metin, Yusuf Şimşek)

- Alexandre Song takım lideri mi oldu, sahadaki duruşu öyle sanki.

- Bryan Ruiz'i de harcamayız, Twente formasıyla Fenerbahçe'yi yenenleri ilgiyle takip ediyoruz.

- Bobby Zamora tam eski zaman topçusu adı değil mi?

- Henry gelince değişecek mi? O zaman da Arsenal iyi oynayıp yeniliyordu.

Salı, Aralık 27

Kaleci Farkı


- Özellikle son yarım saat müthişti.

- Song adam öldürmeye yeltendi, 10 kişi kalan Wolves oldu.

- Arsenal -Wolves maçının bu kadar heyecanlı olması ilginç.

- 6 dakika uzatma biraz fazlaydı sanki

- Van Persie, büyük balonsun, yalansın. Burak Yılmaz seni ezer.

- Maçın yıldızı tartışmasız Hennessey.

- Maçın ilk yarısında ceza sahasına girip düşen Benayoun. Günüme neşe geldi.

- Gervinho golü atamamak için çok kastı ama olmadı. Oldu yani.

- Spiker maça çok güzel renk kattı. Maçın da etkisi vardır tabi.

- Wolves'ta Zubar, Kayseri'de Zurab.

- Arshavin'e çok dilendim, mahçup etti beni Rusçuk.

- Kral Henry.

- Arsenal yine ilk 4'e giremedi.

- Böyle maç üzer mi sevindirir mi? Takım iyi oynamış, çok gol kaçırmış. Kaçan iki puana üzülür müsün yoksa bu kadar iyi oynuyorsak önümüz açık mı dersin?

- Gerçi Arsenal'in özelliği 6 senedir önümüz açık demesi.

- Wolves'ın attığı gol, tek kale oynayan İstanbul takımına karşı bir kez atak yapıp tesadüfen gol atan Manisaspor golü.


Çarşamba, Kasım 2

Turnuvanın Sıkıcı Zamanları



- Bu grup maçları bitse de Şampiyonlar Ligi başlasa.

- Arsenal'de 90 dakika oynayan Andre Santos

- Chelsea değiliz...

- Gervinho büyük fiyasko ama Lille-FB maçlarından sempatim var.

- Koca Arsenal takımının tek bir eksiği var, iyi bir berber.

- Herşey iyi güzel de her golden sonra maç kesilmese. Gerçi o da güzel ama aynı saatte 6-7 maç olunca sıkıntı oluyor.

- Her geri dönüşte Arsenal atak yapıyordu.

- Marsilyalı olup Londra deplasmanı yapmak vardı.

- Marsilya'da yaşamak vardı.

- Jeremy Morel. İsmi Morel olandan kötü topçu çıkmıyor herhalde.

- Ayew acaba oradaki Aydın Yılmaz, Serdar Özkan falan mı? Hep isim var ama pek maçı yok.

- Gerç Ayew sayısı da çok.

- Valbuena güzel isim

- Veledrome'da Olympiakos'u yen, gruptan çık.

Pazartesi, Ağustos 29

82

Önce


Sonra

Kötü denk gelmiş Arsene Hoca'ya.

Premier Lig'de güçlü takımlarla zayıf takımlar arasında farkın çok olduğunu biliyorduk da United ile diğer büyükler arasında böyle bir fark beklemiyorduk. Sene sonunda Arsenal şampiyon olursa rezil oluruz diye bazı şeyleri yazmıyorum, kendime saklıyorum.

Cuma, Mart 18

İyi Oyuncular Lazım


"Teknik direktörlüğümün ilk zamanlarında takımımın kazanması için dua ediyordum. Daha sonra daha iyi oyunculara sahip olmak için dua etmeye başladım."

Arsene Wenger

Çarşamba, Mart 9

Gençler Yaptı Wenger Düşünemedi


- Teknik direktör eleştirmeyi sevmem, hele Wenger gibi bir adamı eleştirmek hiç istemem ama dün olmadı.

- 56'da kırmızı kart, 76'ya kadar hamle yok. 70'de golü yiyor takım zaten.

- Van Persie'ye verilen ikinsi sarı ağır ama ilk sarı, Van Persie'nin saçmalığı.

- Caner Erkin Van Persie

- Barcelona bu sene zorlanıyor. Dün tur 11e 10 olunca geldi.

- İlker Yasin yerine Metin Akpınar maç anlatsın. Haydi Messi nedir?

- Papatyam en çok beddua alan Türk dizisidir.

- Şampiyonlar Ligi maçları izlemek için kahvelere akın eden futbolseverler.

- Arsenal'de vasatı biraz aşan tek isim vardı o da Almunia. Gerisi yok.

- Puyol, Pique yokken stopere Busqest'i çekmek farklı bir tercih.

- Pedro; Holywood filmlerindeki Porto Rikolu karakterlere benzemiyor mu?

- Arshavin - Bendtner bu takımda banko 11 oynar. Van Persie oynuyorsa onlar çok rahat oynar.

- Barcelona'nın bu maça bu kadar hırslı hazırlanması. (Sadece topçu değil, tribün, hoca hepsi)

- Afellay; balon

- Sert bir maç aslında ve hiç sarı kart görmeyen Barcelona. Adamlar faul yapmayı da biliyor. Ayrıca hakem kötüydü.

- Barcelona; orta sahada paslaşırken spikere Victor Valdes dedirten takım.

Perşembe, Şubat 17

Yenmeyi Öğrendiler


- Geçen sene İngiltere'de 2-2 İspanya'da 0-4, bu sene ilk maç 2-1 galibiyet. Arsenal yenile yenile kazanmayı öğrenmiş.

- Maçın yıldızı Arsene Wenger.

- Van Persie abartılıyor. Kendi takımımda istemem.

- Valdez ilk gençlik yıllarını hatırlattı.

- İlker Yasin en az hatalı maçını anlattı.


- Arshavin artık kendini göstersin.

- Kral Bendtner, seni çekemeyen bütün herkesin....

- Şampiyonlar Ligi güzel bir şey.

- İkinci yarıda Arsenal tribünü iyidi. İngiliz standartının üzerine çıktı.

- Szczesny - Koscielny - Clichy - Song. Toplam 27 harf, sadece 5 tanesi sesli. Zor dörtlü.

- Kurtarıcı Correira (Adriano).


Perşembe, Ocak 6

Sıfır


- İngiltere Premier Ligi'nin 2.sırasındaki ve 3.sırasındaki takım karşılaştı. Ortada hiçbir şey yoktu.

- Aynısını Galatasaray-Beşiktaş maçında izlesek "dağ fare doğurdu" diye başlıklar atılır, İngiltere'den örnekler verilirdi.

- İngilizler'in oynadığı futbolsa Kartalspor'un da oynadığı futbol.

- Hafta içi 21.45'te böyle bir maç; hafif yorgunluk, az bira. Uyumamak büyük başarı.

- Gülhane'de izledik maçı, mekan güzel. 4 sene orada okudum, o sokakların akşamlarında böyle bir hava olduğunu bilmiyordum.

- Bu sene belki ilk defa İngiltere'den maç izledim. Bundan sonra izlemeye çok hevesli olmam.

- Oysa ilk 5 dakika, hadi 10 dakika oldu, ne güzeldi. Güzel başlamıştı.

- Tevez durgundu ama City, Arsenal'dan daha diriydi.

- Arsenal bal yapmayan arı, saklambaç oynarken en güzel yerlere saklanan ama hep sobelenen...

- Çıkan kırmızı kartlar biraz ağırdı.

- Bugün İtalya Ligi var. İzlersek, futbola doyarız.

Çarşamba, Nisan 7

Messi


- Bu maç için ne denir ki?

- Messi

- Arsenal'e oynadık, 8 veriyor diye.. 2 dakika umutlandık olmadı. Sağlık olsun.

- Messi

- Ertem Şener'den dinlemeyince Şampiyonlar Ligi bana 3 kat daha zevkli geliyor.

- Messi

- Bendtner'e garip bir sempatim var. Sürekli gol kaçırsın istiyorum. Sonra çıkıp 3 tane atsın. Zaten genelde de böyle oluyor. Attığı golü bile 2 kere de atıyor.

- Messi

- Arjantinli hariç Barcelona'dan kim Türkiye'ye gelirse "bunun gibi 50 tane var, verilen paraya yazık" denir.

- Messi

- Arsenal'in çocukları büyüsün, bir de o zaman görelim.

- Messi

- Şampiyonlar Ligi'nde bir maçta 5 gol atan futbolcu yok. 4 gol atanlar ise bir tanesi hariç hepsini iç sahada attı. O 1 tane ise Kadıköy'de atıldı. (Sheva/ Fenerbahçe-Milan)

- Messi

- Nisan aylarında duyurken hüzünlendiğim tek şarkıdır Şampiyonlar Ligi'nin şarkısı.

- Messi

Perşembe, Nisan 1

Fabregas Neyin Nesi


- Yenilgiyi kabullenmeyen topçuları seviyorum. Dün de vardı bir tane sahada. Çocuk yenilgiyi önlemek için kendini parçaladı. Fibula kemiğinde çatlak varmış.

- Belki de bizim parçalı formalı giyen çocukların yenilgiye baş kaldırmalarını göremediğimizden böyle bir giriş yaptım.

- Messi'nin İngiliz takımlarına karşı vasat oynadığını düşünüyoru. Geçen sene Chelsea, bu sene Arsenal. Finalde gol attı gerçi United'a. İtalyanlar'ı dağıtan bir Messi de göremedik hala. Messi iyi futbolcu değil demiyorum tabi ki, bence dünyanın şu anda en iyisi ama bazı maçlarda yetersiz kaldığı da bir gerçek.

- Barcelona çubuklu Fener forması giyseydi, Arsenal bizim parçalıyı giyseydi, 15 dakikada 3-0 yapardı Barca.

- İngilizler malum kısıtlamalar (belki de olması gereken) yüzünden eskisi gibi iyi tribün yapamazlar. Dün de çok üst düzeyde değillerdi. Ama son zamanlarda Avrupa Kupaları'nda gördüğüm en iyi, iyi demeyelim de etkili, İngiliz tribünü olabilir. Takımı ittiler.

- Ertem Şener ne olur bu işi bırak.

- Arsenal'in o ilk başlarda yediği o baskıyı bu seviyede bir maçta zor görürüz. Acaba geri dörtlü kendi arasında şöyle konuşmuş mudur?
* Topu gören oldu mu?
* Az önce buradaydı.
Londra'da Abdülkerim ruhu.

- Sahadaki futbolcular arasından en çok Arshavin'i izlemek istedim. Messi'yi, Xavi'yi her hafta sonu görüyoruz keza. Ama Rus bize 25 dakika nasip oldu. Onda da pek bir şey yoktu.

- "Bunların oynadığı futbolsa bizim ligimizde oynanan ne" diye soran bizden değildir. (Ersin Düzen maçtan hemen sonra sordu bunu)

Pazar, Ağustos 30

Taksim'de Manu-Arsenal Maçı


Arsene Wenger'in şovuyla damga vurduğu maç hakkında bir iki cümle yazmalı. Çünkü maçın Premier Lig için öneminin yanı sıra benim için de bir önemi var. Bu Maç Evde İzlenir ve Genç Subaylar ile beraber izledim. Oldukça sıkıcı bir maçtan keyif alabilmek böyle mümkün oluyor.

İzlediğimiz mekan James Joyce Irish Bar. Cumartesi akşamı insanlar Nevizade'ye veya Balans'a "akarken" biz "Ada" kokan bu mekana girdik. İngiltere futbol kültürüne duyduğum saygı sırf bu atmosfer nedeniyle bir kez daha arttı.

"Son okuduğum kitap" olan ve buraya sık sık oradan yazılar eklediğim Fever Pitch'i bitirdiğim hafta böyle bir Arsenal maçı olmak çok büyük tesadüf oldu. Nick Hornby'nin yıllarca cefasını çektiği Arsenal dün Old Trafford'da bahtsız bir yenilgi aldı. 1-0 öne geçtiği maçı haksız bir penaltı ve kendi kalesine attığı golle 2-1 kaybetti. 2 topu direkten döndü ve maçı kaybetti. Maç hakkında çok fazla söylenecek söz yok. Keyifsiz bir maçtı. Ama dün bir kez daha anlaşıldı ki İngiltere futbol kültürü hakikaten çok farklı.

Dünkü atmosfer bana Bodrum'da geçen sıkıcı sonbahar aylarımın tek aktivitesi olan İngilizler'in arasında Premier Lig izleme günlerini hatırlattı. Her ne kadar mekanda İngilizden çok Türk -ki onlar da biz- olsa da. Maçı İngiliz kanalından izlemek de zaten ayrı bir keyif.

Şöyle bir durum var. Biz Arsenal, Man.Utd., Liverpool gibi dev kulüplerin maçlarına genelde "maç" diye bakıyoruz. İzliyoruz ve tüketiyoruz. Ama bu kulüplerin 100 yıldan öte tarihleri ve o tarihin bir tarafına tanıklık etmiş taraftarları var. 50 yaşındaki Man.Utd taraftarı İngiliz, yanındaki çekik gözlü bayan arkadaşıyla maçı izlerken kesinlikle bizden farklı şekilde yaşıyordu maçı. Keza Londra'da en son ne zaman bulundukları belli olmayan Arsenalliler Taksim'de maçı bizim gibi izlemediler.
***
Bu noktada İngiliz futbol kültürüne dair gözlemlediğim bazı şeyleri ifade edebilmem için çok iyi yazar olmam lazım, ki bu mümkün değil. Veya Irish Bar'da birkaç maç daha izlemek lazım. Bir insanın 100 yıllık bir geleneği ülkesinden çok uzakta yaşaması da bizim anlamakta zorlanacağımız bir duygu. İnsan bunu anca dini bayramlarda yapabilir. Cumartesi günleri Ada'da dini bayram olduğu için ben de bu cemaatin bayramına tanıklık ettim sayılabilir ama yetmez.
***
Sözün özü, artık oraya daha sık gitmek lazım. 2005 şampiyonluğuyla zirveye çıkan, 3-4 ay içinde sönen Liverpool ateşi artık yeniden yanabilir. 2000-2001 sezonu oynanan Türkiye Ligi, hayatımı değiştirmişti. 2009-2010 İngiltere Ligi aynı etkiyi yapabilir. "Dayılar, takvime bakın, program yapın!..."

Reis

Arsene Wenger dünkü maçta karizma kelimesinin sınırlarını aştı. Teknik direktörden çok bir tribün lideri gibi oldu. Üstelik bunu yaparken rakip tribünün içindeydi.
Ne yaptı peki diye soran olabilir. Kırmızı kart gördü ve tribüne çıktı. Tribüne çıkarken hakem onunla dialoga girdi. Hal ve hareketleriyle pis gider yaptı. Zevksiz maça renk kattı.


Tribünde sete çıkan reisler gibiydi. Tek haraketiyle insanları yönlendirebilecek gibi durdu. Fotoğraflardan bir şey çıkaramayanları, komşu blog'a alalım. http://bumacevdeizlenir.blogspot.com/2009/08/arsene-wenger.html
Özellikle 34.saniyeden sonrasına dikkat kesilin.



Pazar, Ağustos 2

Arshavin


Bence Messi'den de Kaka'dan da, Ronaldo'dan da daha iyi bir oyuncu. Bu benim kişisel görüşümden öte takıntımdır. Bu görüşümün Türkiye versiyonu da Burak Yılmaz'dır. Yeteneklerine, futbollarına sürekli güvendiğim iki futbolcu Arshavin ve Burak. Burak Yılmaz, bekleneni veremedi, Arshavin'den ise uzun süre bir şey beklenmedi. Dünyanın zirvesine çıkalı sadece 1 sene oldu. 1 sene öncesine kadar pek bilinen bir topçu değildi. Bu sezon onun kariyerinin en önemli senesi olacak. Kendisini ispat etme dönemi. Yeni transfer statüsünden kutuldu. Hatta takımın herşeyi konumuna bile gelmiş olabilir. Adebayor ve Toure'nin gidişinden sonra takımda "abi"lik yapacak, liderlik yapacak yegane adamlardan biri çünkü. Diğeri de Fabregas'tır herhalde. Bir üçüncüsünü bulmak zor. Yani hem top oynayacak hem liderlik yapacak. Buna mecbur.

Düne dönelim. Arshavin, Emirates'de 2 gol attı A.Madrid'e. İlk gol de güzeldi ama ikinci golü tekrar tekrar izleyin derim. NTV Spor sık sık gösteriyor zaten. Uzaktan atılmış müthiş bir gol değil, bütün defansı çalımlama da yok. Ama maçı anlatan Güntekin Onay'ın dediği gibi, bu golde herşey var. Tıpkı Arshavin'de olduğu gibi.