lucescu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lucescu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Eylül 21

Kötü Kadro



United maçı sonrası Beyoğlu'nda muhabbet ederken konu her zamanki gibi Lucescu senelerine geldi. Lucescu'nun teknik direktörülüğünü beğenmiyorum. Teknik direktörülüğün sadece saha içinde olduğuna inanmamam bunun birinci nedeni. Oynattığı futbol iyidir, kötüdür önemli değil. Eğer tribünde olan bensem, kazanan takım iyi top oynamıştır. Fakat Lucescu, kötü giden takımları toparlayamama gibi en önzemli teknik direktörlük meziyetinden (kriz yönetimi) uzaktı. En azından bunu Türkiye'deki ilk ve son senesinde gösterdi.

Lucescu'nun kazanma oranının Galatasaray'da 2'de 1, Beşiktaş ile beraber Türkiye'de 4'te 2 olduğu gerçek. Son hafta kaybedilen şampiyonluklar dahil Daum'un bile yüzdesi daha fazla olabilir. Üzerinden 10 sene geçtikten sonra, Lucescu ile ilgili tartışılmayan ve doğru kabul edilen doneler var. 

Mesela, Beşiktaş'ın ikinci senesinde "saha dışı faktörler" ile şampiyonluğu kaybettiği söylenerek hakkı verilir. Ama Beşiktaş'taki ilk senesinde yaşanan aynı olaylar görmezden gelinir. Bir diğer "tartışılmayan gerçek" ise Galatasaray'daki ikinci senesinde elindeki kadronun tarihin en kötü Galatasaray kadrolarından biri olduğuydu. Lucescu, bu kötü takımla Galatasaray'ı şampiyon yaptı denir. United maçı sonrası da aynı şeyleri duyunca, bu kötü kadroyu hatırlatmak istedim.

Kalede Mondragon. Galatasaray'ın, şu an oynayan Muslera'yı saymazsak 3 efsane yabancı kalecisinden biri, bazılarına göre birincisi. 

Stoperdeki ikili, Popescu gittikten sonra Bülent Korkmaz ve Emre Aşık. Sadece Galatasaray'ın değil Türk futbol tarihinin en önemli 5 stoperi arasına girerler.

Sağ bek Perez. Kısa dönemde taraftarın sevgilisi oldu, o gittikten sonra sağ bek bulunamadı. Her sağ bek onunla kıyaslandı, biraz Sabri, sonrasında ise Eboue bu sorunu çözdü. 10 sene sonra.

Perez sakatlandıktan sonra o bölgede oynayan isim ise Capone... Tartışan var mı?

Sol bek Victoria... Değil aslında. Hakan Ünsal. Sezonun ilk yarısında oynadı. O, Blackburn'e gidince formayı Victoria giydi. Victoria biraz zayıftı ama her kadronun zayıf bölgesi vardır. Ama Hakan Ünsal (Premier Lig'e giden Hakan Ünsal)'ı tartışacak yoktur herhalde.

Orta sahayı sayıyorum şimdi, şu adam yaramazdı diyebileceğiniz hangisi? Fleurquin, Ergün, Hasan Şaş, Sergen. Belki Fleurquin. Ama Galatasaray'da ona kötü diyenin de aklı karışmıştır.

Yedekten gelenler ise Ayhan, Suat Kaya, Berkant, Batista... Fena bir kulübe değil.

Forvet hattı, o senenin gol kralı Arif, 2 sene öncesinin gol kralı Serkan, gol kralı olamasa da golün diğer adı Ümit Karan. Murat Sözkesen ve Radu ekstra katkı veren isimler.Zaten Lucescu'ya hakkını verebileceği özelliklerinden biri yedek oyuncularından maksimum katkıyı almayı becermiş olması. Horvath, Spehar ve Mpenza'ya hatta siması bilinen Gonzales'e o şansı vermese de...

Gerçekten kötü bir kadroymuş. Alkışlar Lucescu'ya. Bir önceki sene şampiyonluk alamadığı kadro da futbolun tuzu biberi olarak kayıtlara geçsin o zaman.


Perşembe, Ağustos 27

Luce ve Pep


Biri bizim ülkemizde 4 sene çalışan tecrübeli Lucescu, diğeri geçen sezon ilk yılında kupaları toplayan Guardiola. İkisi de geçen sezon Avrupa Kupası kazanan takımlarıyla Süper Kupa Finali'ne çıkıyor. Biri çıksa hala top oynar, diğeri geçen ay kalp krizi geçirdi.
Luce 9 sene evvel, Guardiola Brescia'da top oynarken yine Monaco'ya gelmişti, Süper Kupa finali için. O zaman rakibi yine bir İspanyol, Real Madrid'di. O Real'in hocası Del Bosque birkaç sene sonra Lucescu'nun çalıştırdığı Beşiktaş'a gelmişti. Yani? Bu da böyle bir hikaye. Hayat akıyor.

Perşembe, Ağustos 6

Shaktar Elendi


Geçen sezonun UEFA Şampiyonu Shaktar Donetsk Şampiyonlar Ligi'nden elendi. Yoluna Avrupa Ligi'nde devam edecek.

Aşağıdaki yazıya neden olan 10 senelik Kadıköy serisinin ilk maçında Galatasaray'ın başında sahaya çıkan Lucescu geçen sene orada kupa almıştı. Bu sene Kadıköy'de kazanılan kupanın onuruyla kendi ülkesine gitti. Ama adı sanı duyulmamış Poli AEK Timisoara takımına yenilmeden elenince kupaya veda etti.

Timisoara nedir, ne yapar bilmiyoruz. Hangi şehrin takımı olduğunu, o şehirde ne yenir ne içilir bilmiyoruz. Romanya'nın geçen sene Cluj ile başlatığı akımın devamı mıdır acaba? Hatta birkaç sene evvel Uefa'da oynanan çeyrek-yarı finaller ilk kıvılcım mıydı? İsmindeki tek tanıdık, AEK. O da Ege'nin karşı karafından kaynaklı. Yoksa bu Karadenizliler hakkında hiçbir şey bulamıyoruz.

Luce, sezona Madrid hayaliyle başlamıştı. Ama hayaller yine Galatasaray ile aynı. Geçen sene Kadıköy'e ulaşan oldu. Bakalım bu sene Hamburg'a kim gidecek? Bu fotoğraf ve yazı da millete mübarek kandil gecesi ev-köy sattıran Velo Can'a gelsin.

Perşembe, Mart 12

Lucescu vs Zico


1-) Lucescu Romenler'in en iyi teknik direktörüdür, Zico dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biridir.
2-) Lucescu gol yememeyi düşünür, Zico her daim golü düşünür.
3-) Lucescu Türkiye'de 4 senede 2 takım çalıştırmış çoğunluk pek sevememiştir, Zico 2 sene kalıp sadece Fenerbahçe'de çalıştı ama hemen hemen herkes çok sevdi.
4-)Lucescu 1982'de Romanya Milli Takımı'nı çalıştırdı, Zico 1982 denince akla gelen ilk isimdir.
5-)Lucescu 6 dil bilir, Zico her dilde bilinir.
6-)Lucescu Ahmet Çakar'ı madara etmiştir, Zico'nun kimseyi madara etme gibi bir isteği yoktur.
7-)Lucescu numara yapmaz, onda numara yoktur, Zico 10 Numara'dır.