ronaldo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ronaldo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Şubat 15

MJ Ronaldo


Ronaldo'nun futbolu bırakması, Michael Jackson'ın ölümüne benzer. Ölüm; üzerine daha farklı anlamlar yüklenen bir olay, ama teşbihte hata olmaz.

Şöyle ki, MJ ölmeden önce, yeni bir şey üretemiyordu. Zirvede değildi hatta diplerdeydi. Ne yaptığını kimse bilmiyordu. Ölüm haberi gelince yeniden hatırlandı. Eski şarkıları (yenisi zaten yoktu) yeniden dinlendi, çalındı, söylendi. Dünyanın her ülkesinde yeniden 80'lerin MJ günleri yaşandı.Yavaş yavaş "Michael Jackson'a vefa günleri" de sona erdi. Bundan sonra ise ölüm günlerinde yurtta ve yavru vatanda sevgiyle anılmaya devam eder.

Ronaldo da biraz öyle. Son 2 senedir nerede olduğunu pek bilen yoktu. Bilenler de onu izleyemiyordu çünkü sakattı. Haliyle yeni atılmış golü çok yoktu. Futbolu bırakınca yeniden hatırlandı. Eski golleri haber kanallarında gösterilmeye başlandı. Şu an Messi ile kıyaslanıyor. Sanırım 2 ay sonra bu kıyaslama da sona erecek.

Ronaldo iyidir, eskiden çok daha iyidi, hatta muhteşemdi. Rekorları Dünya Kupası zaferleri, sayısız golü var. Hayran kitlesi o kadar fazladır ki, 20o2'de birçok Ortadoğu ülkesinde, Türkiye'nin köylerinde, Afrika'da vs. Ronaldo saçlı veletler top peşinde koşuyordu. Ama asıl noktayı atlamayalım. Ronaldo futbolu bıraktığını yeni açıklmaış olsa da, aslında 2 sene önce çoktan noktayı koymuştu. Eğer bırakmamış olsaydı Corinthians taraftarları son haftalarda ona tepki göstermezdi zaten. Ve tepki gösterildiğini herkes bilirdi. Bugün Messi'ye biri birşey dese ana haber bültenine konu olur.

Ronaldo da M.Jackson gibi bir ekoldür. Lakabı fenomendir. Etkilediği insan sayısı çok fazladır ve her türlü saygıyı hak eder. Ama "Ronaldo futbolu nasıl bırakır?" diyerek şaşırmak çok saçma geliyor bana. Zaten 2 senedir futbol hayatımız Ronaldosuz geçiyordu.

Belki de Ronaldo'nun son büyük başarısı da 2009 Brezilya Kupası'dır.

Çarşamba, Aralık 15

9 ve 99


Ronaldo & Kovaceviç.. 2003 yılını hatırlayanlar için 2 isim. O zamanlar La Liga daha güzeldi, baş altı takımları figüran değildi.

Salı, Kasım 16

Sezonun Kader Anı


Brezilya'da 35.maçlar oynanmadan önce oluşan puan durumu şöyleydi. Lider Fluminense 61 puan; Corinthians ve Cruzerio 60'ar puanda. Fluminense, 35.hafta maçında kendi sahasında Goias'ı konuk edecekti; Corinthians ve Cruzerio ise kendi aralarında kritik ötesi bir maça çıkacaktı. Goias ligde 19.sırada ve küme düşmek üzere. Yani rakipleri birbirleriyle oynarken Fluminense için verimli bir hafta olabilirdi.

Beklenen olmadı, Fluminense 1 puanı 84.dakikada attığı penaltı golüyle kurtardı ve liderliği kaptırdı. Peki hangisine?

Corinthains - Cruzerio maçında 89 dakika boyunca gol olmadı. 89.dakikada hakem penaltı noktasını gösterdi ve Sao Paulo yıkıldı. İyi anlamda. Ev sahibi ekip son dakikada penaltı kullanacaktı. Topun başına Ronaldo geçti ve topu (yukarıdaki fotoğraf) filelere yolladı.

Corinthians 5 senedir şampiyon olamıyor. Bu 5 sene içinde sadece 1 kez kupa kazandılar, o da 2009 Brezilya Kupası. Onun hikayesinde de başrolü Ronaldo oynuyordu, şuradan izlemek mümkün.

Ronaldo şehre döniyor ve kupadan sonra lig şampiyonluğuna da halleniyorlar. Güzel bir hikaye. Sezon sonuna doğru ağırlığını koydu Fenomen; son 4 maçta 4 golü var. Ligin bitmesine ise 3 maç kaldı ve puan durumu 63-62-60 oldu. Corinthians resmi siteden şampiyonluk heyecanını yaymaya başlamış. Yukarıda Liderlik kapatıldı gibi bir anlam var. Son 3 haftada 15. Vitoria, 11.Vasco ve 19.Goias ile oynayacaklar. Rakiplerine göre muazzam bir fikstür avantajları var Güntekin.

Pazar, Temmuz 4

Kral Adayları


Biz bu oyunu izlemeye başladığımızda, Gerd Müller kupa tarihinin en golcü adamydı. Geleneğe ve büyüğe saygısı olan bir çocuk olarak, Müller'i hiç izlememiş olsam da, onun bu onura ömür boyu sahip olmasını istiyordum.

Sonra Ronaldo geldi, rekoru kırdı. Nedendir bilinmez Ronaldo'yu ilk çıktığı günden beri sevemedim. Real Madrid döneminde ilk defa kanım kaynadı, daha sonra C.Ronaldo ortaya çıkınca, iki Ronaldo'dan birini seçme ihtiyacından olsa gerek, dişlek olanı seçtim. Onun en golcü isim olmasıni ilk başlarda hiç istemesem de o ünvanın, 3 final oynamış, 2 kupa kazanmış birine olduğu kadar kimseye daha çok yakışmayacağını idrak ettim.

Klose, Suudi Arabistan'a kafa gollerini atarken Ronaldo'yu geçmesini diliyordum. 2010'da Brezilya takımında Ronaldo oynamaz, Almanya'da Klose oynar ve geçer diye hesaplar yapıyordum. Şimdi, o hesapların gerçekleşmesine çok az kaldı ama ben artık Klose'yi eskisi kadar istemiyorum.

Gol denince akla gelen bir isim, orada durmalı. Önce Müller, sonra Ronaldıo Yakışıyorlardı. Klose'yi severim ama sonuçta o Klose(!). Gattuso'yu da seviyorum ama onun orada olması çok saçma olurdu.

Neyse ki, içimden bir his bu ünvana en yakın zamanda Müller'in tekrar oturacağını söylüyor. İlk oynadığı Dünya Kupası'nda herkesi kendisine hayran bırakan genç bir çocuk. Önünde 1 maç daha var ve şimdiden 4 gol atmış durumda. Bir sakatlık olmazsa, 2014'te Ronaldo'nun ülkesinde gol atacak, 2018'de de rekoru eline geçirecek.

Dünya Kupası tarihinin en goalcü ismi yakın zamanda yine Müller olacak. 13 numaralı formasıyla..

Çarşamba, Eylül 9

Copa Do Brasil 2009



Ronaldo, Brezilya'ya geri döner ve olaylar gelişir. Reklam gibi duruyor ama muhteşem bir kısa film.