raul gonzales etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
raul gonzales etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Haziran 13

Açıklanamaz!


"Birlikte oynadığım forvetler içinde Suker ve Raul çok özeldi. Suker, golcü olarak özel bir adamdı. Raul… Raul açıklanamaz! Gol atma içgüdüsü inanılmazdı, tarif edebilmek mümkün değil. Raul’a detaylı bir futbolcu analizi yapalım: Sıçrama? 10 üzerinden 10 değil. Birebirde dripling yeteneği? 10 değil. Hız? O da aynı şekilde.Ama o öldürücü içgüdüler, doğru anda doğru yerde olma yeteneği ve reaksiyon verme özelliği akıl almazdı. 

Yerden bir vuruş yapacağını düşünürdünüz ama o, topu kalecinin üzerinden aşırmanın bir yolunu bulurdu. Bu tarz çözümler üretip hareketler yaparak stadyuma gelen insanları heyecanlandırmak çok normaldir. Ama aynı duyguyu takım arkadaşlarına -neredeyse her gün- yaşatmak biraz gerçek dışıdır. Raul bunu yapardı. Her gün ve her antrenmanda hem de… Bu tanrı vergisi yeteneklerinin yanında tanıdığım en iyi profesyoneldi. Gösterdiği çaba inanılmazdı. Antrenmana ilk o gelir, özel antrenörüyle çalışır, antrenmanlarda yüzde yüzünü verir ve sonra tekrar özel antrenörle devam ederdi… Bu rutin, 365 gün tekrarlanırdı. 15 yıllık Real Madrid kariyeri boyunca her gün… Akıl almaz bir şey. Bir insanın yapabileceği en ağır antrenmanı yapar ve her maçta daha da çok gelişerek karşılığını alırdı. Harika bir oyuncuydu."

Predrag Mijatovic - Socrates Haziran 2017 

Cumartesi, Ocak 4

Raul'un Takımı



"Bence çocukların, benim deyişimle çocuklarımın, düşünceleri net. Doğru söylüyorum; burada gördüğünüz bu takım Infantil (13-14 yas altı) ve Juvenil (17-18 yas altı) İspanya şampiyonu. 

22 macta 264 gol attılar. Sadece 1 gol yedi. O gün maçta ben olduğum için, yedek kaleci heyecanlandı. Onun yüzünden golü yedik ama onu affediyoruz. 

Bakın, Raúl, kaptan, 55 golle gol kralı..."

Hikayenin geri kalanını biliyorsunuz....

Perşembe, Nisan 14

Raul 04

Bu fotoğrafları ve benzerlerini diğer bloglarda ve ulusal kanallarda, Facebook'da-Twitter'da görecekseniz. Görmeniz lazım. Biz de ekleyelim. Bir gün dönüp geçmişe baktığımızda karşımıza çıksın diye. 20 sene sonra çocuğumuz olursa (ve o zaman kadar blogspot yasaklanmazsa) bu fotoğrafları ona gösterelim diye.

Schalke taraftarı futbolda yaşanabilecek en büyük hazlardan birini yaşadı. Her takıma nasip olmaz. Raul, Real tribününün, Ultras Sur'un arasına bile girmemiş olabilir. Oysa o Real, kupaların efendisi.

Schalke 04 ise, geçen temmuza kadar Avrupa'nın bilinen ama eh biraz alt tarafın kulübüydü. Almanya'da bile kupa kazanmışlığı azdır. Şimdi yarı final. Daha da önemlisi, takımlarında Raul oynuyor.

Bir gün Sami Yen'de (baştan falsolu bir hayal) Inter'i yendiğimizi ve Şampiyonlar Ligi'nde yari finale yükseldiğimizi, maçın sonunda da Raul'un tribüne çıktığını düşünüyorum. Yarı finali siktir et, Vlazznia'yı yenelim Raul öyle çıksın tribüne, buna bile razıyım.

Cuma, Nisan 16

İstanbul Gibidir Real Madrid

Yer İstanbul olsa hemen karakter analizi yapabilirdik. Yine de yapalım.

Soldaki genç İstanbul'a Anadolu'dan yeni gelmiştir. Büyük ihtimalle üniversite okumaya gelen genç ve parlak çocuktur. Parlak derken yanlış anlaşılma olmasın, geleceği parlak. Akıllı, sessiz, efendi çocuk. Hababam Sınıfı'ndan çıkan Ahmet gibidir. Liseyi kendi köyünde değil yine Ankara-İzmir gibi bir büyük şehirde okumuştur. Gurbet nedir bilir. Ama İstanbul başkadır.

Ortadaki eleman ise yıllardır İstanbul'da yaşayan ama Anadolu geçmişi olan bir ailenin çocuğudur. Varoş mahallelerde yaşar. Ben Fikirtepe derim sen Bayrampaşa; farketmez. Hevesli, heyecanlı ve girişimcidir. Tek amacı kısa yoldan para kazanmaktır. Hayatla mücadelesi , kavgası daha doğrusu düşmanlığı vardır. Yalnızdır, kimseyi sevmez. Ama kurnazdır. En güzel kız ve en güzel araba onun en büyük hedefidir.

Yanlarındaki isim ise, İstanbul'un tabir-i caizse kaşarı olmuş bir tecrübedir. Orada doğmuş büyümüştür. Girmediği ortam, bilmediği insan yoktur. Sarraf gibidir. Ortaköy'deki gece hayatını da bilir, Kapalıçarşı'daki esnafı da. Nerede ne yapılır en iyi o bilir.

Yanındaki gençlerle bir şekilde bir ortaklık kurmuştur, onlara örnek olmak zorundadır. Onlara yol yordam öğretecektir.

Soldaki İstanbul için fazla sessiz, fazla kırılgandır. İstanbul için fazla saf gibi durmaktadır. Ortadaki ise fazla heyecanlıdır. Tezcanldır.Soldaki Ahmet ise sağdaki Tony Montana gibidir biraz. İstanbul ikisini de, bu yalnız çocukları, yer, yener. Tek ihtiyaçları doğru kişileri bulmaktır.

İşte yanlarındaki isim doğru kişidir aslında. Ama onun da derdi vardır. İstanbul'da herkesin bir devri vardır. Onun da sonu gelmektedir. Belki de sonunu, onunun emekliliğini yanındakiler sağlayacaktır. İstanbul kendini sürekli yeniler. Eskilere kalmaz.

Pazartesi, Ağustos 31

Yine O


Kaka'yı aldın, Ronaldo'yu aldın, Benzema'yı aldın. Takımı baştan aşağı yeniledin. Peki ne oldu? Sezonun ilk maçında, sezonun ilk golünü yine o attı. Madrid'de değişmeyen tek şey Raul değil, Raul'un gol atıyor olmasıdır. Takım içindeki gücü bizim Kral ila parallellik gösterir. Ama şu fark önemlidir; Raul kırgın değil hırslı bir adamdır.
***
Peki ya, Ercan Taner'in Diarra'ya "Las" demesi? Melih Şendil de Appiah'a Api deseydi keşke...

Pazartesi, Temmuz 27

Hangisi Daha Büyük


Matematik dersi için kolay bir soru. Ama konu matematik değil. İşte 3 tane numara. Hangisi diğerlerinden daha büyük? 7 mi 9 mu 19 mu? Ben 7 diyorum. 9'dan da 19'dan da daha büyüktür.

Pazar, Nisan 19

Futbolcu Vücudu


Futbolculara hele de sağlam karakterli futbolculara saygı duymalı insan. Çünkü, futbolcu olmak zor. 30'unu geçip hala futbol oynayabilmek daha da zor. Bunu Real Madrid'de yapmak en zoru. Vücudun aldığı şekle dikkat. Sol bacağın görünen kısmına mesela. Sağ ayağın konumuna da. Sağ bacağın yere paralelliği. Kolların açıklığı ve sağlanan denge. Bir de top var önde. Doğru ya, futbol topla oynanan bir oyundur.

Cuma, Mart 20

Büyük Hoca Del Bosque


''Eğer Del Bosque beni Türkiye maçlarının kadrosuna alırsa, onun çok büyük bir teknik direktör olduğunu düşüneceğim."

Guiza böyle demişti. Beklenenin aksi oldu. Guiza kadroya alındı. Raul yok. Biz dünya gözüyle Raul'u izleme şansını kaçırdık yine. Ama milli takımımız için avantaj oldu bence.

Şahsen ben Guiza'yı beğenmiyor değilim ama bir tarafta Raul var. Hayırlısı olsun.

Cuma, Mart 6

Raul Madrid


Bu resmi çok gördük bu hafta. Raul eşiyle beraber İtalya'ya Inter-Roma maçını izlemeye gidiyor. Luis Figo'nun davetiyle beraber. Her golünden sonra yüzüğünü öpmesinin nedeni yanında. Figo'nun dünya güzeli eşi onları karşılıyor.Ailecek görüşüyoruz modundalar. Resme bakınca 90lar ve 2000ler geldi geçti gözümün önünden. Moriantes ile beraber A takıma çıkan çocuk büyümüş, evlenmiş Avrupa şehirlerini geziyor. Futbolunun son demlerinde dünyanın her yerinde saygıyla karşılanıyor.

Şöyle düşününce bakıyorum Raul benim için, bizim kuşak için bir ilk. Nasıl bir ilk? Dünya futbolunda en üst seviyede devamlı oynamış, gezinmiş ve bunu başından sonuna kadar yaşamışız,şahit olmuşuz. Mesela Ronaldo aynı devamlılığı gösteremedi. Rivaldo da. Ronaldinho'nun daha sonunu görmedik. Crespo istikrarsızdı, Batistuta'nın başına yetişemedik tıpkı Zanetti gibi. Totti, Gattuso,Pirlo ilk başladıklarında böyle değillerdi. Sheva düşüşte, Maldini'nin ilk yıllarında topa "agu" diyorduk. Henry Juventus'ta fiyaskoydu, Vieria Milan'da sıfırdı, Zidane'ın Fransa yıllarından haberimiz yoktu. Kluivert,Owen şimdi ne haldeler?

17 yaşında dünyanın en büyük kulübünün A takımına çıkıyor. Büyüklük değişir belki ama en "en" takımında oynuyorsunuz. Bu kavram için de ayrı bir yazı gerekir. Zaten Real'i anlatmak bize de düşmez ya neyse. Avrupa futboluna aşırı yoğun ilgi alaka en sıkıcı dünya kupasından sonra 94 yazında başlıyor. O da A takıma o zamanlarda yükseliyor zaten. Bir sonraki dünya kupasında İspanya Milli Takımı'nda oynuyordu. O turnuvada anladık ki İspanyollar bahtsız bir futbol ülkesi. O zamanlar ona "Diablo" deniyordu. Şeytan anlamına gelen. Bizim şeytanımız Rıdvan'ı izleyemedik, açığı o kapattı. Sürekli Kapattı,kapattı, kapattı.

Sürekli oynadı. Bir ara, çok kısa bir dönem yedekte kaldı. O zaman da Real kötü durumdaydı, karışıktı. Sonra yine toparlandı, takımı toparladı. Raul Madrid boşa denmedi. Şimdi yaş daha 32. 3-5 sene daha oynayabilir. Tabi o isterse. Futboluna devam ediyor. Hasat dönemi gibi bir şey. Yılların birikimi artık rekorlara dönüşüyor. Raul şu kadar gol attı, İspanya Ligi'nde rekor kırdı, Şampiyonlar Ligi'nde rekor kırdı. Ben bunlara nasıl şaşırayım ki? Ne kadar gol attıysa hepsini ya televizyondan gördüm, ya da en kötü gazeteden okudum.

" Dün gece oynanan maçta Real Madrid Raul'un 2 golüyle rakibini geçti." Bu cümleyle büyüyen biri nasıl " oha Raul rekor kırmış" diyerek şaşırabilir ki? Raul futbolu bırakınca gerçek bir boşluğa düşeceğim herhalde. Andropoza girersem sebebi sensin 7 numara.

Bu arada bir not düşelim. Raul gibi sürekli yukarıda kalmış 3-4 isim daha sayabilirim. Ferguson's Babes; Beckham,Neville, Scholes. Ama tartışılabilir tabi. Bir de Seedorf var ki o hiç tartışılmaz.

Salı, Şubat 17

309


" Raul muhteşem bir golcü. 3 gol şansından 6 gol çıkarıyor."


Zinedine Zidane