Yeniler iyi ama eskiler güzel...
altay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Kasım 28
Çarşamba, Ocak 16
Perşembe, Kasım 15
Kağıt Bilet
Etiketler:
almanya,
altay,
anadolu futbolu,
avrupa kupaları,
carl zeiss jena,
izmir,
nostalji
Cuma, Ocak 16
90+4'te Gelen Golle...
Altay 101. yılını kutluyor. Bugün İzmir'de kutlamalar olacak. Şehrin Altay ile özdeşleşmiş yerlerine pankartlar asıldı.
Altay'ın ve İzmir futbolunun gündeminde ilk sırada ise Alsancak Stadı var. Yıkım kararına direnmeye çalışanların sayısı oldukça fazla. Altay'ın doğum günü vesilesiyle stadyuma da bu konuyla ilgili pankart asıldı, kulübün resmi Twitter hesabı fotoğrafı paylaşarak tavrını bir kez daha ortaya koydu.
"Alsancak 90+4'te gelen golle yıkılır. Kepçe, dozer ile değil"
Alsancak Stadı'nın içine boşken girmiştim. İnşallah en kısa zamanda dolu haline de giderim.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
izmir
Cuma, Eylül 13
Perşembe, Ocak 24
Top Toplayıcıya Tokat
Az önce Eden Hazard'ın Swensea maçında top toplayıcı çocuğa yaptığını gördüm. Pozisyonu görüp aklına direkt olarak Çağdaş Atan'ı getiren bizdendir, Süper Lig dilosudur.
2002-2003 sezonu. Ligde kalma yarışı her zamanki gibi heyecan içinde. Üst tarafta şampiyonluk yarışı devam ederken Şansal Büyüka programı her pazar "Şampiyonluk yarışı tüm hızıyla devam ediyor ama alt taraf alev alev" diyerek açıyordu.
Göztepe ve Kocaelispor'un erken havlu atmasından sonra geriye kalan tek bileti almamak için 4-5 takım mücadele ediyordu. Tehlikeyi en çok hisseden iki takım ise Altay ve Bursaspor'du. Bu iki takım ligin bitmesine 3 hafta kala Bursa'da karşılaştı.
Bursa kral Okan ile gergin ve stres yüklü maçta 1-0 öne geçti. 4 dakika sonra ise olanlar oldu. Bir taş atışı kazandı Altay. Sol bek Çağdaş Atan topu almaya gitti, ama top toplayıcı çocuk topu vermedi. Daha doğrusu hızlı şekilde vermedi. Bunun üzerine Çağdaş, çocuğa tokat attı. Hakem Orhan Erdemir'in kararı kırmızı kart oldu. Kritik maçta 10 kişi kalan Altay, önce Mustafa Er ile ikinci golü kalesinde gördü. Sonra Effa'nın golüyle umutlansa da karşılaşmadan puansız ayrıldı.
Sezon sonunda Altay, Bursaspor'un 1 puan gerisinde kalarak küme düştü. O maçı 11 kişi tamamlasalardı belki de 1 puan alacaklardı ve ligde kalan takım olacaklardı. O sezon küme düşen Altay bir daha Süper Lig göremedi, Çağdaş Atan ise önce Denizlispor'a sonra da Beşiktaş'a transfer oldu.
Peki o top toplayıcı çocuk kim? Onu hala bilmiyoruz. Bursaspor'un altyapısında yer alan çocukların top toplayıcılık yaptığını düşünürsek, 1990 doğumlu Sercan Yıldırım bile olabilir.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
bursaspor,
çağdaş atan,
nostalji
Pazar, Ekim 21
Ayağa Kalk ve Savaş
Her şey çok kötü ve sıkıcı giderken, biraz nefes almak için, biraz kafayı boşaltmak için İzmir'e gitmiştik ayın başında. Tabi, Galatasaray-Fenerbahçe maçının olması da büyük bir etkendi. Ama yolda olmak, kimsenin tanımadığı başka bir kentte olmak daha güzeldi. Yoksa Galatasaray-Fenerbahçe, bir sezonda 78 kere karşılaşıyor.
İşte o İzmir günü, sabah Karşıyaka'da bir kahvaltı ile başladı. Vapura bindik, boyoz yedik, askerde çarşı iznine çıkanlar gibi internet cafeye girdik, Fuar'ın banklarında uyuduk. Çünkü çok vaktimiz vardı. O kadar çok vaktimiz vardı ki, neredeyse 24 saat. Kimseye kolay kolay nasip olmaz bu kadar boş vakit.
İşte bu vakit bolluğu nedeniyle Alsancak'tan Halkapınar'a yürümeyi tercih ettik. Bilmediğimiz sokaklarda, bilmediğimiz şehirde. Zaman geçer... İşte tam o yürüyüş esnasında karşımıza Alsancak Stadı çıktı.
İstanbul'dan İzmir'in İnönü'sü gibi gözüken tarih kokan stad, hafta içi boş bir şekilde bizi karşılıyordu. Duvarlarında, İzmir takımlarıyla ilgili sloganlar. Bu kısmı gayet İstanbul'a benzer. Stadın kapıları, kaldırıma çok yakındı. İçeriye ufaktan göz atalım istedim, turnikeyle karşılaştım. Turnikeyi çevirdim, döndü; kilitli değildi. Bir dakikadan daha kısa bir süre içinde efsane stadyumun içindeydim. Çimlerinde. Fileleri olmayan kale direkleri, taraftarı olmayan tribünleri. Sanki idman sahası gibi. Bir tane gençten çocuk top sektiriyor sadece. Sanki, futbol ve taraftarlar bu stadı terk etmiş gibi. Ve futbolla ilgili sadece karşı kale arkasındaki bir pankart karşılıyor bizi; AYAĞA KALK VE SAVAŞ
Tam da ihtiyaç duyduğumuz cümle, tam da zamanında. O İzmir yolculuğunun amacı da buydu ve Alsancak Stadı'nda bu pankart bizi karşılıyor. İstesen denk getiremezsin.
Pankart Altaylıların. Zaten stad onların. Bir anda 2.Lig'e düşen Altay'ın. Ayağa kalkmasını bekliyor herkes. Aslında bu tarz cümleler tam Sakaryasporluk. Mücadele, savaş, direniş, kent, umut, hatta umut kelimesinin İspanyolcası Esperanza... Sakarya tribünlerinde çok fazla yeri olan kelimeler (oraya da gittik). Kendine has bir dil oluşturan tribün Sakaryaspor.... Sakaryaspor Dili ve Edebiyatı diye bir gerçek var.
Sonuç olarak, Ayağa Kalk ve Savaş... Hayata futbolan tutunan adamlara da böyle pankartlar lazım.
Cuma, Nisan 6
Siyah-Beyaz Gelenek

Carvalhal'in kovulduğunu öğrenince çok şaşırdım. Tamam , benim de çok beğendiğim bir teknik adam değil ama şurada 6 maçlık bir play-off kalmış, lig devam ediyor. Neden böyle bir şey yapılır ki?
Beşiktaş'ta bunlar oluyor. Başkan geldi mi hoca gider. Süleyman Seba'ya yaşımız yetmez, seçildiği zaman ne yapmış bilmiyorum. Ama Serdar Bilgili de böyle bir hamle yapmış, gelir gelmez Briegel'i postalamıştı. Lig devam ederken. Üstelik Brigel'in Beşiktaş'ı, 12 maç üst üste kazanarak Galatasaray'ı yakalamak üzereydi. Sene 2000.
12 haftada 2 maç kazanan Carvalhal 1 hafta kalabildi Fikret Orman ile. Bilgili-Briegel birlikteliği biraz daha uzun sürmüştü. 1 ay belki.
Yıldırım Demirören 30 Mayıs'ta geldi. Lucescu gitti gidiyordu zaten. Karışık bir dönemdi. Onu buraya katmak mümkün olmayabilir.
Peki başlık niye siyah-beyaz. Çünkü bu olay sadece Beşiktaş'ta olmadı. 2010 yılında Altay da bunu yaptı. Normal sezonun son haftasında play-off için takımın başına Güvenç Kurtar geldi. Üstelik onların play-off'unda herkes 0 (sıfır) puanla başlıyordu. Sonuç; Altay bir daha o günkü kadar yaklaşamadı Süper Lig'e. Güvenç Kurtar da sanırım takımı çıkartamadığı için 3 maçlık parasını almadı.
Orman'ın farkı, Tayfur Havutçu daha maça çıkmadan sözleşmeyi uzattı.
Salı, Ekim 25
Özgener Tarzı

Mahmut Özgener Türkiye'de daha çok TFF eski Başkanı olarak hatırlanacak olsa da, aslında onun (üstelik daha eskilerden kalan) bir sıfatı daha var. Kendisi Altay eski başkanı.
Bunun sıkıntısını TFF Başkanı olduğu dönemde çok yaşadı. Süper Lig'i takip edenler pek göremedi belki ama Bank Asya 1.Lig için alınan her karardan o sorumlu tutuldu.
Özellikle 3 İzmir takımının bulunduğu (KSK-Altay-Buca) 2009-2010 senesinde büyük sıkıntı vardı. Altay lehine olan herşeye Karşıyaka ve Buca tepki gösteriyordu. Altay, Karşıyaka veya Buca lehine bir krar olduğunda diğer 15 takım, Özgener'in İzmirli olmasını gerekçe gösterip tepki koyuyordu. Komik olan ise Altay aleyhinde olan biten herşeyde Altay ortaya çıkıyordu. Tarafsız olduğunu göstermek adına bizim canımızı yakıyor diyorlardı.
Altay'ın TFF 2.Lig'e düşmesiyle Özgener'in başkanlıktan düşmesi arasında çok uzun bir süre yok. Üstelik Özgener gitmeden önce "taraf tuttğum söyleniyor ama canımdan çok sevdiğim Altay küme düştü" minvalinde bir cümle de kullanmıştı. Orjinalini hatırlayamadım, bulmaya da kasmadım.
Neyse işte, Mahmut Özgener, büyük Altaylı, Büyük Altay'ın büyük başkanı, İzmir'de artık. Uzun süredir ortalarda görülmüyordu. Federasyondan ayrıldıktan sonra bugün ilk defa ortaya çıktı. Oğlunu Göztepe Kulübü'ne yazdırmış. İlginç geldi bana. Neden bir Altay başkanı oğlunu Göztepe kulübüne yazdırır ki? Acaba oğlu Göztepeli mi? Çocukların gönlüne düşene karşı koymak olmaz. Çocuk alayına isyan inadına Göztepe demişse Özgener'in babalığına şapka çıkartılır.
Göztepeliler alınmasın ama Göztepe altyapısı diğer 3 kulübün de aşağısında. Cahilliğimiz vardır muhakkak, sonuçta 7 senedir uzaktan izlediğimiz bir camia. Ama Okay, Musa Çağıran, Rıdvan Şimşek, Gurur Yazar ve Bucaspor'un yüzde 20'si gibi bir mahsül verdiğini göremedik.Ama inkar etmeyelim, aralarında en kurumsal yönetileni de şu anda Göztepe.
Sonuç olarak hala soru işareti. Neden Altay'n eski başkanı çocuğunu Göztepe'ye yollar. Aynısı burada olsa, mesela Serdar Bilgili oğlunu Galatasaray'a verse..
Cumartesi, Ekim 1
Altay - Kocaelispor Maçına Dair

Üzülüyoruz. İkisi de Süper Lig'de oynamış. İkisi de Avrupa Kupası oynamış. İkisi de milli takıma topçu vermiş. Şimdi ikisi de 2.Lig'de.
İkisi de bu duruma gelmeyi haketti. Çünkü ikisi de kötü yönetildi. İkisinin de tribün emekçileri bu durumu haketmedi.
İkisi yarın birbirine rakip olacak.
İkisi en son Bank Asya 1.Lig'de karşılaştı. O sezon iki maçı da Altay kazandı.
Kocaelispor iki maçı da 9 kişi bitirdi.
Bu arada ilginçtir, iki takım bir sene arayla küme düştü, düştükleri sene ikisinin de başında Coşkun Demirbakan vardı.
Kocaelispor, sezon başından beri gol atamadı.
Altay sezon başından beri gol yemedi.
İkisini Süper Lig'de, Lig Tv'de izlemek güzel olacaktı, oysa şimdi bir cumartesi günü çoğunluğun haberi olmadan karşılaşacaklar. Maçkolik'ten takip edeceğiz.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
kocaelispor
Çarşamba, Haziran 29
Süper Lig'e Çıkan İzmirli

Yaklaşık 1.5 sene önce Kartalspor, sezonun ikinci yarısının ilk maçını oynuyor. Bir çarşamba günü, soğuk bir havada rakip Altay. Kartalspor ligin ortasında, Altay ise ilk iki, o da olmazsa Play-Off hedefliyor. İddiası var yani. Maçı yerinde takip ediyorum. Bir Galatasaraylı olarak; adı çok anılan Musa Çağıran'ı canlı izlemek maçı izleme amaçlarımdan biri.
Fakat sahaya çıkan kadroda Musa yok. Yerine uzun boylu, çelimsiz ve tüysüz bir çocuk oynuyor. Ligi yakından takip etmeme rağmen suratından çocuğu tanıyamıyorum. Sonradan isminin Okay Yokuşlu olduğunu öğreniyorum. TFF'nin sitesinde altyapı maçlarından ve milli takım turnuvalarından bildiğimiz bir isim. İlk defa profesyonel kategoride resmi bir maça çıkıyor. O gün suratından ergenlik akan genç çocuk, aradan geçen 1.5 sene içinde Süper Lig oyuncusu oldu ve Kayserispor'a transfer oldu. Takımı Altay ise, Süper Lig'den bir adım daha uzaklaştı. O gün merakla beklediğimiz ve sakatlığı nedeniyle oynayamayan Musa Çağıran'ın ise yeni sezonda ne yapacağını henüz bilmiyorum.
Okay'a dönelim. "Kayserispor'da ve Süper Lig'de ne yapacak" sorusuna şimdiden cevap veremeyiz muhakkak. Altay'dan Kayserispor'a giden son orta saha, Merter'in şu anki durumu Okay için kötü örnek. Buna Musa'yı da ekleyebiliriz. Benim düşüncem, kulübüyle sadece 35 resmi maça çıkmış bir futbolcu için ödenen paranın, daha doğrusu girilen riskin çok fazla olduğu yönünde. Buna karşın yaşının (eğer küçültme değilse, ki mart ayı doğumlu gözüküyor o zaman küçültme olmayabilir) henüz 17 olması bu riske girilmesi gerektiğini de gösteriyor.
Okay çok genç. Bu da onun daha gelişecek olduğunun kanıtı. En başta fiziği gelişecek. Gelişmek zorunda. Uzun boyunun yanına güçlü bir yapı eklemesi şart, özellikle de orta sahada oynayacaksa. Altay'da hemen hemen her bölgede oynamışlığı var. Orta sahanın ortası, gerisi, önü, kenarları, hatta forvet.
Yazının başında bahsettiğim Kartalspor maçından sadece 3 gün sonra, Alsancak Stadı'nda ilk maçına çıktı. Taraftarı önünde Orduspor'a son dakikada gol atarak takımına 1 puan kazandırmıştı. Gole yatkın olduğunu İzmir'deki ilk maçında göstermişti.
Ayağı düzgün, oyun aklı yüksek. Ama yavaş. Düşünürken de hareket ederken de. Bunların hepsini gelişir. Umut ediyoruz. Büyük takım topçusu olabilir mi göreceğiz. Ama keşke Bank Asya 1.Lig'de biraz daha kalabilseydi. Küme düşen bir takımdan Süper Lig'e, sadece 17 yaşında olduğu için transfer olmsaydı. Kendini iyice kanıtlasaydı, birşeyler başarsaydı. Üstelik uğruna harcanan para, beklentileri de yüksek kılacaktır. Neyse ki, Okay'ın en güvendiğimiz özelliği düzgün karakteri. Röportajlarından, maç sonu demeçlerinden bunu anlamıştık. Okay'ın bu açıdan Necip'e çok benzediğini düşünüyorum.
Okay'ın İzmir'de oynadığı son maça dönelim. Rakip yine Kartalspor. Maç Alsancak'ta. Altay'ın kazanması gerek. Skor 0-0. Son dakikada Altay atağında kaleci Kaya çeliyor topu. Kendisi yerde kalıyor. Kale boş. Altaylı herhangi bir futbolcunun topa dokunuşu Altay'ı Bank Asya 1.Lig'de bırakacak. Top Okay'a doğru geliyor. Okay, voleye yatıyor ve topa çok kötü vuruyor. Alsancak Stadı'ndaki Altay taraftarının son "ah-vah" hatta "hassiktir" çığlığı bu anda oluyor. Ondan sonrası TFF 2.Lig. Okay ise bu senenin Süper Lig'e yükselen tek İzmirlisi oluyor. İdolü Metin Oktay olan bir genç için İzmir'i temsil etmek adına büyük bir fırsat.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
izmir,
kayserispor,
okay yokuşlu
Pazartesi, Nisan 25
İkisi de Yenildi
- Kartalspor için, geçen haftaki Akhisar galibiyetinden sonra bu maçtan 1 puan çıkartamak yeterli olacaktı.
- Altay için 1 puan "yetmez ama evet"ti. En azından Kartalspor'u 1 puanda tutmak iyidi.
- Maç bitince bu sonuç iki takım için de kötü oldu, çünkü beklenmeyen oldu; Akhisar Boluspor'u yendi.
- Diyarbakırspor'u saymazsak ligin altındaki 4 takım da bu hafta puan kazandı. İşler karıştı.
- İzmir Alsancak Stadı, İstanbul İnönü'den sonraki en güzel stad gibi. Yerinde görmek lazım.
- Murat Ünlü ve futbolumuzun gezginleri.
- Geçen hafta Mersin'de gol atan Mehmet Şen, bu hafta ıslıklanarak oyundan çıktı.
- Okay Yokuşlu'nun son hareketi çok gereksizdi, basiti denese Kartalspor düşmüştü.
- Gerçi Kartalspor kalesinde bir Kaya Tarakçı gerçeği var. Alınan 28 puanın 10'u, Kaya'ya ait.
- Yiğitcan çok başarılı bir stoper, halen daha 1.Lig'de olması çok büyük kayıp.
- Burak Çalık'ın yedek oturması enteresan.
- Mehmet Altıparmak'ın Kartalspor'a emekleri çoktur, hala Kartalspor tribünlerinde çok sevilir.
- Altay'ın iki maçı (ikisi de deplasman) kaldı, işi artık çok zor. Düşmeye en yakın takım Altay.
- Kartalspor'un 1 maçı, özellikle de kendi evinde Giresunspor'u yenmesi şart. Diğer maçlardan da sürpriz puanlar toplamalı.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
izmir,
kartalspor
Perşembe, Aralık 2
Play-Off Mağdurları

Bu hafta Bank Asya 1.Lig İzmir'de başlayacak. Haftanın önemli maçlarından birin, iki takıma, ufak bir göz atalım. Endişelenmeyin, bu sefer konu Karşıyaka değil. Haftanın açılış maçı Altay ile Boluspor arasında.
Güzel maç olacağını tahmin ediyorum. Televizyon yayını da var. Ligi maç seçerek takip edenler için bulunmaz bir fırsat olabilir. Fakat biraz da hüzünlendirici tarafı var. İki takımın bugünlerde bulundukları yerden daha yukarılarda olmasını isterdim. Zaten kısa bir süre önce şampiyonluk mücadelesi veriyorlardı.
Altay 15 puanla 13. sırada. Boluspor ondan biraz daha iyi, 19 puanla 8.sırada. İki takım da ilk 6 sırada değil. Oysa iki takımda son 3 sezonda ikişer defa Play-Off oynadı. Çok değil 1.5 sene önce iki takım da Ankara'da Play-Off oynamıştı. Boluspor, bir diğer İzmir takımı Karşıyaka'ya penaltılarla elenmişti. Altay ise Burak Çalık'ın kaçırdığı golleri çok aramış ve Kasımpaşa'ya mağlup olmuştu.
Ankara Play-Off'undan bir sene önce Boluspor, İstanbulda finalde Eskişehirspor'a; yaklaşık 6 ay önce de Altay Olimpiyat Stadı'nda Konyaspor'a geçilmişti. Hal böyle olunca Süper Lig adımını bir türlü yapamadılar. Ve bu hafta, iki depresyonlu takım karşı karşıya geliyor.
Depresyona girmiş olmalarının en belirgin özelliği, kadrolarını baştan aşağı yenilemiş olmaları. Hakkını vermek lazım (zaten daha önce verdik) Boluspor çok daha iyi, güçlü bir kadro kurdu. Altay ise geçen sene ligin dişli ekipleri arasında sayılırken bu sezon vasat bir takım haline geldi.
İki takım arasında bir ortak nokta daha var: Coşkun Demirbakan. Serhat Güller ile 2 sezon Play-Off oynayan ve kaybeden Boluspor; Güller'i gönderip yerine şampiyon hoca Coşkun Demirbakan'ı getirmişti. Demirbakan; Boluspor'da istediği ortamı bulamadı. (Rijkaard -Galatasaray ilişkisi diyebiliriz.) Başarısız bir dönem geçirmesine rağmen Boluspor taraftarları tarafından halen sevilen bir isim Demirbakan.
İşte o Demirbakan bu sezon başladıktan, birkaç hafta geçtikten sonra Altay'ın başına geçti. İstikrarlı sonuçları hala alamadı siyah-beyazlılar. Ama bu ligde başarı isteyen takım; büyük oynamak isteyen takım Demirbakan'dan faydalanabilir.
Maç ne olur kestimek güç. Ama yenilen takımın hedeflerinden uzak kalacağı bir gerçek. Özellikle Altay için. İki takımı bu kadar erken pes ettiğini görmek üzüntü verir. Geçmişlerinde Avrupa Kupası maçları olan bu iki camia daha iyi yerleri hak ediyor.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
boluspor
Pazartesi, Kasım 29
Kartalspor 0-0 Altay

Pazar sabahı Kartalspor maçı için tribündeyiz. Daha önce Selim ile beraber iki kişi giderdik. Kadromuz artık genişliyor; dün 5 kişiydik. Kartalspor'un bu sene Kartal'da hiç gol atamadığını, son 7 maçında hiç gol atamadığını, bu sezon 8 maçının 0-0 bittiğini göz önünde bulundurursak bu sayı oldukça iyidi.
Bizim ekibin sayısı iyidi ama tribünler boştu. Bu senenin en az seyircili maçı. Altay tribünü de diğer maçlarda deplasman yapan takımlara göre oldukça boştu. Kartalspor taraftarı da 5 dakikalık sessizlik protestosuyla başladı maça. Protestolar maç sonuna kadar tezahüratlarla devam etti.
Altay'ın geçen sene Kartal'da oynadığı maçı da izlemiştim. İskeleti belli bir kadro vardı. Onur-Yiğit tandemi, Burak Çalık, Musa Çağıran gibi gençler. Şehmus Özer, Tiago gibi önemli isimler. O gün ilk profesyonel maçına çıkan Okay Yokuşlu, bu seneki maçta milli takımda olduğu için yoktu. Ve o Okay 11 ayda takımın en önemli eksiklerinden biri haline geldi. Bunda tabi ki Okay'ın payı yüksek ama aynı zamanda Altay kadrosunun zayıflaması ve Okay'ın bir anda önemli isimler arasına girmesi de önemli bir ayrıntı. 11 ay önceki maç 1-0 Kartalspor lehine sona ermişti. Maçın tek golünü Okan Yıldız atmıştı. Genç oyuncu bu maçta oyuna sonradan girdi. Bu seneki 3.maçı. Ergün Penbe'nin en önemli sorunu da budur. Genç oyuncular kadroya zor giriyor. Oysa Kartalspor altyapısının değerini anlatmaya bile gerek yok.
Ergün Penbe'nin savunma futbolu taraftarların eleştirisi konusuydu. Dün saha içinden de tepki geldi. İlk 30 dakika boyunca Altay yarı sahasına giren Kartalsporlu sayısı herhalde 3'tü. Şentürk, Şadi ve Cemre dışında yüklenen yoktu. Bu üçlü kalabalık Altay orta sahası ve savunması arasında kayboluyordu.
İşte bu dakikalarda Erhan Şentürk kenara döndü ve hararetle "böyle top oynanmaz, deplasmanda mı oynuyoruz" tarzı cümleler kullandı. 17 Mayıs 2000'in diğer figürleri olsa Erhan oyundan alınırdı. Ergün Penbe ise o dakikadan sanra takımın ileriye çıkmasına izin verdi. Kartalspor sezon boyunca en baskılı oynadığı dakikaları yaşadı. Ama gol bulamadı. İkinci yarı başlayınca yine kısır futbola geri dönüldü.
İkinci yarıda Altay ataklarını izledik. Kaleci Kaya, maçın yıldızı oldu ve 1 puanı getiren isim oldu. Maç sonu tribünlerin çağırdığı tek isimdi. Kaya'ya sevgi gösterileri, yönetime ve teknik heyete istifa çağrısı ile beraber yapıldı. Bu arada 2 maçtır; stadı önce deplasman takımı tribünleri terk ediyor. Hal böyle olunca Kartalspor taraftarı içeride kalıyor ve bu dakikaları "yönetim istifa" sesleriyle geçiriyor. Yönetimin kendi kalesine attığı gol gibi duruyor.
Biz de bu sene baya Kartalspor'u takip eder olduk ama Kartalspor'dan bahis yoluyla para kazanamadık. Oysa şu maça 0-0 oynayacak ilk adam biz olmalıydık. Üstelik Altay'ın 3 senedir Kartal'da gol atamadığını düşünürsek. Ben Kartalspor'a güvendim, yine beceremedim.
Kartalspor'un kaçırdığı gollerden sonra çıkan gürültüyü görünce, Kartalspor gol attığında Kartal Stadı'nın La Bombonera'ya dönüşececeğini tahmin ediyorum. Kartal Stadı'ndaki taraftarlar 2 Mayıs gününden beri gol sevinci yaşamadı. En son gol atan futbolcu Ergün Penbe'nin oynatmadığı (günahını almayalım belki sakatlığı vardı) Okan Yıldız. Gol atılan son takım Samsunspor. Gol yiyen son kaleci Ahmet Şahin. 18 Nisan'da kazanılan Boluspor maçından beri de Kartal Stadı'ndan 3 puan çıkaramıyor Kartalspor.
Maçtan sonra iki abi konuşuyor:
- Olm niye geliyoruz maçlara, gidelim hafta içi idman izleyelim en azından gol görürüz.
- İdman mı istiyorsun, geçen hafta bu takım idman maçında Glaatasaray'ı 3-0 yendi.
- Hassiktir lan, şaka yapıyorsun...
Pazartesi, Ekim 11
Demirbakan Faktörü

- Lige kötü başlamıştı Altay; hoca değişti galibiyet geldi.
- Orduspor 5-2 kazanabilirdi bu maçı, 2-1 yenildi. Futbol..
- Atamayana atarlar maçı.
- Coşkun Demirbakan bu ligin en iyi hocalarındandır. Çalıştığı her şehirde taraftar onu sevmiştir. Altay'ı sezon başı alsa Süper Lig kesin derdim, şimdi biraz zorlanır. Galibiyetle başlamak olumlu.
- Hocası değişen takım maç kazanır önermesi de bir kez daha doğru çıktı.
- Orduspor savunmasında Kürşat Aydın. Sonra 2 tane gol görüyorsun kalende.
- Altay'ın galibiyet golünü atan Cenk Ahmet, Galatasaray altyapısı çıkışlı ve eski pilot takım Beylerbeyi'nin futbolcusu.
- Orduspor'un Makedon forveti Muarem yine gol attı. İlk defa izledim, çok beğenmedim ama golü de attı. Bu sene 3 gol attı, üçü de Ordu'da.
- Maçta gol atan futbolcuların en büyüğü 24 yaşında.
- Mehmet Şen çok iyi bir futbolcu değil ama çok seviyorum. Bazen kötü futbolcuları nedensiz seversiniz. Çırpınması yeter Mehmet Şen'in.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
orduspor
Salı, Mayıs 11
Play- Off Fikstürü

17 MAYIS 2010
20.00 KARŞIYAKA - ALTAY (Atatürk Olimpiyat)
20.00 KONYASPOR - ADANASPOR A.Ş. (Ali Sami Yen)
20 MAYIS 2010
20.00 ALTAY - ADANASPOR A.Ş. (Atatürk Olimpiyat)
20.00 KONYASPOR - KARŞIYAKA (Ali Sami Yen)
23 MAYIS 2010
19.00 ALTAY - KONYASPOR (Atatürk Olimpiyat)
19.00 ADANASPOR A.Ş. - KARŞIYAKA (Ali Sami Yen)
Bu maçlar sonunda Süper Lig'e 1 takım daha çıkacak. Altay'ın bütün maçları Olimpiyat Stadı'nda. Bu nedenle Altay'ı izleme olanağımız olmayacak. Adanaspor ve Karşıyaka'yı bir adım önde görüyordum bu da son maçı daha farklı bir atmosfere sokabilir.
Biletler 5 TL'den satılacak. Statü lig usülü olunca heyecan azalır diye tahmin ediyorum, ama bizim gibi futbol apaçileri, yani futbol dilencileri için yerinde 3 maç izlemek güzel olacak. Bekliyoruz.
Fotoğraf İnönü'den. 2008 Play-Off finalinden. Yani İstanbul'dan Süper Lig'e son yükselen takım Eskişehirspor. İstanbul uğurlu gelmiş olacak ki hala Süper Lig'deler.
Pazartesi, Nisan 5
Giresun İlk 6'da

- Yarım yamalak izlediğim bir maç aslında. Arada bizim sıkıcı Sivasspor maçına baktım. O nedenle önce o maç hakkında bir cümle söylemek istiyorum. Neyse vazgeçtim söylemiyorum.
- Giresunspor'un ilk golü ofsayt olabilir. Ama o gol verilmese de Giresunspor alırdı.
- Altay tribünü iyidi.
- Maçın en iyisi 4 asist yapan Bülent Bölükbaşı.
- Pedriel iyi topçu.
- Altay tipik Play-Off takımı diyeceğiz ama böyle devam ederse Play-Off'ta yine hüsran olur.
- Giresunspor 29.hafta itibariyle ilk 6'ya girdi. İzmir takımı Altay 4 yedi, İzmir takımı Karşıyaka ilk 6'dan düştü.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
giresunspor
Pazar, Mart 21
Adanaspor Plaka Yazdı
- Adanaspor'un tek golünü Fevzi attı. Fevzi Şanlıurfalı bir çocuk, 24 yaşında, dikkat etmek gerek.
- Galatasaraylılar'ın çok dikkat ettiği Musa Çağıran ise vasatı aşamadı, Florya'dan Anadolu'ya giden Anıl Karaer ise hatasız oynadı. Anıl bu sezonun en başarılı isimlerinden.
- Adanaspor'un yedek kalecisi Zülküf ile Altay'ın forveti Şehmuz iki kardeş. Karşı karşıya oynasınlar isterdim.
- Fırat Aydınus İBB-Fenerbahçe maçında yaşanan Guiza pozisyonunun aynısı ile yine karşılaştı. Üstelik bu sefer yere düşürülen isim Şehmus kaleye daha yakındı. Aydınus, serbest vuruş kararı verdi ve sarı kart çıkardı. Altaylı futbolcuların itirazlarına pozisyonu açıklayarak yanıt verdi. Tıpkı Guiza'nın pozisyonunda olduğu gibi aynı gerekçeden dolayı kırmızı kart vermediğini anlattı. Altay kaptanı Onur ile girdikleri dialog güzeldi. Otur izle. Bu arada Aydınus bu tip pozisyonlara hep bu şekilde sarı kart veriyor ve MHK tarafından (veya yetkililer her kimse) uyarılmıyorsa demek ki yaptığı uygulama doğrudur.
- Altaylı Tiago takımı taşıdı adeta, ama ona uyabilen 1 kişi bile yoktu.
- Kibong sakatlıktan çıktıktan sonra ilk defa 11 başladı, bir asist yaptı.
- Adanaspor bu sezon Altay'a 3 gol attı, üçünü de Fevzi attı.
- Adanaspor lige yükseldiğinden beri Altay'ı ilk defa yenebildi.
- İzmir'in kızlarını ve çocuklarını çeken sevgi pıtırcığı kameramanlar, karşılarında "bizim için Adana'ya koy" diyen kızları gösterince güldüm biraz.
- Adanaspor'dan Talha Mayhoş kariyerinde ilk defa Bank Asya maçına ilk 11 başlamış oldu.
- Adanaspor'dan Talha Mayhoş kariyerinde ilk defa Bank Asya maçına ilk 11 başlamış oldu.
Etiketler:
adanaspor,
altay,
anadolu futbolu
Pazar, Şubat 7
İzmir'in Ağası Kim?

İzmir futbolu, İzmir kulüpleri çok tartışılan, konuşulan bir konu. Süper Lig'de niye yoklar? Herkes olsun istiyor. Ama kimse orada ne olup bittiğini bilmiyor. Karşıyaka'nın Süper Lig hasreti 15'e yaklaşıyor. Altay, kaybettiği finallerle adeta drama quenn oldu. Göztepe, toprak sahalarda futbol oynuyor.
İnanılmaz bir rekabet var. Herkes birbirine üstünlük kurmaya çalışıyor. Ama en üste çıkabilen yok. Dün Bucaspor, Konyaspor'u yendi. Bu sene çıkabilecek İzmir takımı Bucaspor olabilir. Kimsenin aklına gelmeyen bir semtin bir takımı. Yarın ise Karşıyaka ve Altay karşılaşacak. İkisi yıllardır karşılaşıyor zaten burada.
Tribün Dergi'de bir yorum. Karşıyakalı bir abimiz. Derbi öncesi, Altay maçı öncesi herkes birbirine kaç kişi olacaksınız, kim yenecek diye sorarkan, o bunları yazıyor. İzmir'in son yıllarının özeti:
"Tiago ativerir 2 tane, 2-0 biter.
Seyirci meyirci olaylarini birakalim. Para yok olaylarinid da birakalim diyecem ama birakilamaz. Simdi bilader her takimda para sorunu var diyeceksiniz. Evet var. Ama o para sorunu olanlarin icinden 3u cikacak.
Eeee, o zaman nasil oluyorda bu para sorunu olan takimlarin icinden biri de para sorunu olan Karsiyaka yada Altay olmasin? Olmaaaaaaaaaaaaaz….. neden? Olmaz da ondan. Olmasi icin yonetimin olmasi lazim.
Altayda da Karsiyakada da yonetim yok. Kim kizarsa kizsin. Yonetim olsa su anda bu iki klupden biri 1. sirada, digeri 2. sirada olurdu.
Millet Bucaspor’dan da utanmiyor hani. Adamlar Altay Karsiyaka birbirini orda burda kovalarken adlari, tarzlari bile bile yoktu. Ama adamlar helal olsun birer birer geldiler. Her zaman uvey evlat muamelesi gorduler, her zaman yok sayildilar, her zaman kucuk gorulduler, her zaman tiye alindilar, adamlar kale arkasinda kendi kendilerine zipladir, yan yan zipladilar, ama ne yaptilar ettiler geldiler, sen ben o biz siz onlar en buyuk benim ullan, Izmirin agasi benim ulaan diye dururken, geldiler, utanmasalar, sanslari biraz daha olsa ilk ikiden cikacaklar.
Onlarda da para yok…hemde hic yok..Onlarda Yasar da yok, Zorlu da yok…Kimse yok…Ama Bucali var Bucali.
Kemal Kilic neden ayrildi Bucadan?? Adamlar 5te 5 yapmamislarmiydi? Adamlar dolu duzgin gidiyorlardi…Kemal Kilic neden ayrildi? Para yok dedi…ben parasiz futbolcuya git savas nasil diyeyim dedi, bi bakimada protesto olarak gitti….Yani onlarda da para yok…
Eeeee, nasil oluyor parasi olmayan Buca basarili? Altayin Karsiyakanin 35 puani varsa, Bucanin 20 puani olmasi lazim yeni gelmis takim, ilk defa oynuyor, para sorunu diz boyu…..sen Altayda, Karsiyakada disiplini control altinda tutamazken Bucaspordaki futbolcuya nasil disiplin verecen hep motive edecen? Haaaaaaaaa…yonetim olursa edersin…Yonetim yalandansa edemezsin, habire masturbasyon yapariz…yok kale arkasi, yok cati, yok 40 lira, yok 5 lira, yok hakem, yok hava, yok sakatlik, yok para, yok oglu yok…
Gecelim beyler bu isleri gecelim…bizim basimizda bu isten anlayanlar yok…biz bu isi bilmiyoruz…Belki taraftar olarak sesimiz cikiyor ama taraftar yonetimde degil. Ya taraftar yonetime yada yonetim assaya, adam gibi yonetim….Haaaaa, diyeceksinizki bilader senin agizin amma acilmis haaa, kapativerirler o senin agzini…sen gec o zaman paran varsa diyecekler belki…..ben gecemem yonetime ama artik oyle bir noktadayim ki, Yasardan gelecek 3 milyon, 5 milyonu gozden cikarip, parasiz birisi gelse bile gelmesini istiyorum…duselim 3. lige…gidelim amatore……hani pazara kadar degil mezara kadardi? Ama ben artik muhasebezi, hemde kotu muhasebeci mantikli bir yonetim gormek istemiyorum, artik ben yeni yonetim gormek istiyorum, kolum, bacagim, organlarim artik kangren oldu. Hastayim iste…hastaligin parasizlik….bu hastaligimi bir sekil de tedavi etmem lazim. Ameliyat olmam lazim. Ama ameliyat yerine devamli antibiyotuiklerle yasiyoruz…..cok icilen antibiyotikler ne yapar? Cok ictinmi bagisiklik duzenini bozar…Bagisiklik duzeni bozulunca ne olur, vucut kendi kendine savasir, ne demek bu? Bi anda vucut gozunu tanimaz ve gozune karsi savas acar…gozu gider, sonra, lenf bezleri gider, sonra yavas yavas ama sonunda vefat eder….ee, o zaman ne olacak…??? Ameliyat arkadasim…ameliyatta her zaman risk vardir….
Ve ben yavas yavas olmaktense risk alip ameliyat olmak istiyorum……Eger ameliyat basarisiz gececekse , yavas yavas olecektim, daha cabuk oldum derim…ama ya ameliyat basarili olursa o zaman ver elini o gece bu sene…..
not: derbi merbi seyretmek hevesindekilere de..ne derbisi arkadasim...derbi mi kaldi?"
Seyirci meyirci olaylarini birakalim. Para yok olaylarinid da birakalim diyecem ama birakilamaz. Simdi bilader her takimda para sorunu var diyeceksiniz. Evet var. Ama o para sorunu olanlarin icinden 3u cikacak.
Eeee, o zaman nasil oluyorda bu para sorunu olan takimlarin icinden biri de para sorunu olan Karsiyaka yada Altay olmasin? Olmaaaaaaaaaaaaaz….. neden? Olmaz da ondan. Olmasi icin yonetimin olmasi lazim.
Altayda da Karsiyakada da yonetim yok. Kim kizarsa kizsin. Yonetim olsa su anda bu iki klupden biri 1. sirada, digeri 2. sirada olurdu.
Millet Bucaspor’dan da utanmiyor hani. Adamlar Altay Karsiyaka birbirini orda burda kovalarken adlari, tarzlari bile bile yoktu. Ama adamlar helal olsun birer birer geldiler. Her zaman uvey evlat muamelesi gorduler, her zaman yok sayildilar, her zaman kucuk gorulduler, her zaman tiye alindilar, adamlar kale arkasinda kendi kendilerine zipladir, yan yan zipladilar, ama ne yaptilar ettiler geldiler, sen ben o biz siz onlar en buyuk benim ullan, Izmirin agasi benim ulaan diye dururken, geldiler, utanmasalar, sanslari biraz daha olsa ilk ikiden cikacaklar.
Onlarda da para yok…hemde hic yok..Onlarda Yasar da yok, Zorlu da yok…Kimse yok…Ama Bucali var Bucali.
Kemal Kilic neden ayrildi Bucadan?? Adamlar 5te 5 yapmamislarmiydi? Adamlar dolu duzgin gidiyorlardi…Kemal Kilic neden ayrildi? Para yok dedi…ben parasiz futbolcuya git savas nasil diyeyim dedi, bi bakimada protesto olarak gitti….Yani onlarda da para yok…
Eeeee, nasil oluyor parasi olmayan Buca basarili? Altayin Karsiyakanin 35 puani varsa, Bucanin 20 puani olmasi lazim yeni gelmis takim, ilk defa oynuyor, para sorunu diz boyu…..sen Altayda, Karsiyakada disiplini control altinda tutamazken Bucaspordaki futbolcuya nasil disiplin verecen hep motive edecen? Haaaaaaaaa…yonetim olursa edersin…Yonetim yalandansa edemezsin, habire masturbasyon yapariz…yok kale arkasi, yok cati, yok 40 lira, yok 5 lira, yok hakem, yok hava, yok sakatlik, yok para, yok oglu yok…
Gecelim beyler bu isleri gecelim…bizim basimizda bu isten anlayanlar yok…biz bu isi bilmiyoruz…Belki taraftar olarak sesimiz cikiyor ama taraftar yonetimde degil. Ya taraftar yonetime yada yonetim assaya, adam gibi yonetim….Haaaaa, diyeceksinizki bilader senin agizin amma acilmis haaa, kapativerirler o senin agzini…sen gec o zaman paran varsa diyecekler belki…..ben gecemem yonetime ama artik oyle bir noktadayim ki, Yasardan gelecek 3 milyon, 5 milyonu gozden cikarip, parasiz birisi gelse bile gelmesini istiyorum…duselim 3. lige…gidelim amatore……hani pazara kadar degil mezara kadardi? Ama ben artik muhasebezi, hemde kotu muhasebeci mantikli bir yonetim gormek istemiyorum, artik ben yeni yonetim gormek istiyorum, kolum, bacagim, organlarim artik kangren oldu. Hastayim iste…hastaligin parasizlik….bu hastaligimi bir sekil de tedavi etmem lazim. Ameliyat olmam lazim. Ama ameliyat yerine devamli antibiyotuiklerle yasiyoruz…..cok icilen antibiyotikler ne yapar? Cok ictinmi bagisiklik duzenini bozar…Bagisiklik duzeni bozulunca ne olur, vucut kendi kendine savasir, ne demek bu? Bi anda vucut gozunu tanimaz ve gozune karsi savas acar…gozu gider, sonra, lenf bezleri gider, sonra yavas yavas ama sonunda vefat eder….ee, o zaman ne olacak…??? Ameliyat arkadasim…ameliyatta her zaman risk vardir….
Ve ben yavas yavas olmaktense risk alip ameliyat olmak istiyorum……Eger ameliyat basarisiz gececekse , yavas yavas olecektim, daha cabuk oldum derim…ama ya ameliyat basarili olursa o zaman ver elini o gece bu sene…..
not: derbi merbi seyretmek hevesindekilere de..ne derbisi arkadasim...derbi mi kaldi?"
Perşembe, Ocak 21
Kartalspor 1-0 Altay
Kupa maçları nedeniyle ertelenen Kartalspor - Altay maçı dün oynandı. Kartal Stadı'na bu sene 3.defa gittim. Daha önce 1 kupa, 1 lig maçı için burdaydım. Bu 3 maçta Kartalspor 1 mağlubiyet, 1 beraberlik ve nihayet Altay sayesinde 1 galibiyet aldı.
3 farklı skora rağmen Kartalspor 3 maçta da aynıydı. Savunması güçlü, takım olarak mücadele eden ama hücumda gerekeni yapamayan bir takım. 3 maçı da 1er gol atarak bitirdiler.
Altay'ı ise hayatımda ilk kez izledim. Bu sene 3 İzmir takımını da canlı izledim. Altay'dan önce Bucaspor ve Karşıyaka'nın Galatasaray ve Kartalspor ile oynadıkları kupa maçlarını izlemiştim. 3 İzmir takımını da 1 sezon içinde izlemek güzel oldu. Göztepe'nin Güngören maçına da denk gelebilrsek 4te 4 yaparız. Bu 3 İzmir takımı arasında en derli toplu olanı Bucaspor'du. Üstelik daha güçlü bir rakibe karşı oynamışlardı. Bu farklılık bugün puan durumuna da yanısmış durumda.
Bucaspor, geçen sezon 1 lig aşağıda olmasına rağmen bugün Altay'ın 1 , Karşıyaka'nın 5 puan üzerinde yer alıyor.
Maça gelirsek, Kartalspor takım oyununu iyi oynadı, iyi mücadele etti. Erken gol buldu, skoru korumayı başardı. Genç oyuncusu Okan golü atan isimdi. İbrahim parlayan ve Adem Akın ise saç yoldurdu. İbrahim Parlayan hakikaten çok garip bir futbolcu. Yakubu olmayınca (kendisini ne kadar beğenmesem de) Kartalspor daha da kısır bir görüntü çiziyor.
Altay ise eksik bir kadroyla geldi. Kılıçaslan, Musa Çağıran, Şehmus, Zafer Biryol gibi isimler yoktu. Bu eksikler, Altay'ın genç bir futbolcu oynatmasına neden oldu. 1994 doğumlu Okay Yokuşlu dünkü maça ilk 11 başladı. Altay altyapısının son ürünü olan Okay, ilk defa bir lig maçında oynadı. Orta sahanın ortasında mücadele eden futbolcu, ilk dakikalarda biraz heyecanlı gözüktü ama sonradan oyuna ısındı ve kalitesini gösterdi.
Altay ise eksik bir kadroyla geldi. Kılıçaslan, Musa Çağıran, Şehmus, Zafer Biryol gibi isimler yoktu. Bu eksikler, Altay'ın genç bir futbolcu oynatmasına neden oldu. 1994 doğumlu Okay Yokuşlu dünkü maça ilk 11 başladı. Altay altyapısının son ürünü olan Okay, ilk defa bir lig maçında oynadı. Orta sahanın ortasında mücadele eden futbolcu, ilk dakikalarda biraz heyecanlı gözüktü ama sonradan oyuna ısındı ve kalitesini gösterdi.
Altay'ın bana göre en etkili ismi ise Galatasaray altyapısı ve Beylerbeyi geçmişi olan Cenk Ahmet Alkılıç'tı. Fuat Yaman'ın onu çıkarması bence yanlış bir hamle oldu. Bu sezonun en çok konuşulan ismi Burak Çalık ise bana göre hala yetersiz.
Galatasaray altyapısından çıkan bir diğer isim ise Kartalspor forması giyen Efecan'dı. Sadece Kartalspor'un değil, bütün sezonun en etkili oyuncularından biri konumunda.
Soğuk havaya rağmen ilgi beklediğimden fazlaydı. Sonuçta bir çarşamba maçıydı. Güvenç Kurtar, Metin Diyadin gibi hocalar da maçı izleyenler arasındaydı. Pek keyifli bir maç değildi. Ligin ortalama sertliği de yoktu. Kartalspor, Okan'ın golüyle kazandı.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
istanbul,
izmir,
kartalspor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







