Cuma, Mart 17
Konya Deplasmanı
Salı, Ocak 17
92-93 Sezonunda
Konu nereden nereye geldi ve sonunda böyle bir takım fotoğrafı ile karşılaştık. Adeta Konya-Belgrad hattı...
Dün gün içinde Türkiye'de beklenmedik bir gelişme yaşandı. Konyaspor, başarılı teknik direktörü İlhan Palut, ile yollarını ayırdı. Bir yandan şaşırdık bu gelişmeye, bir yandan da kabuk bağladığımız için çok fazla üzerine düşmedik. Konuyla ilgili yazacağımız birkaç cümle olabilirdi ama sıcağı sıcağına girmek istemedim.
Sonra akşam saatlerinde Konyaspor'un yeni teknik direktörüne dair haberler çıkmaya başladı. İsmini daha önce pek duymadığımız Sırp hoca Aleksandar Stanojevic'in, ligimize geleceği söylendi. Konyaspor'un son 20 yıldaki ilk yabancı teknik direktörü olacaktı. Hatta kaynaklar doğruysa, tarihindeki üçüncü yabancı teknik direktör. Bu da tercihi daha ilginç hale getiriyor. Öte yandan hocanın yardımcısı Konyaspor'un eski savunmacısı Jagos Vukevic olacakmış.
Gelişmeleri takip ederken ben de hemen hoca hakkında bir araştırma yapmak istedim. Stanojevic henüz 49 yaşında ve sadece Partizan ile PAOK'ta görev yapmış. PAOK'tan Süper Lig'e geçen hoca denilince aklıma hemen Igor Tudor geliyor. Belki Aleksandar hoca da buradan Serie A ve Marsilya'ya uzanacak bir kariyer çizebilir.
Fakat tabi önemli bir handikabı var. Bunu da araştırma yapınca gördüm. Kendisinin Tudor kadar görkemli bir futbolculuk kariyeri yok. Partizan'da gençliğini geçirmiş, Sonra ülke içinde başka takımlara transfer olmuş. Arada ufak bir Mallorca yapmış. Kariyerinin sonunda yine Partizan'a gelmiş.
İşte tüm bu araştırma esnasında Partizan tarihine girmek durumunda kaldık. Yukarıdaki foto da o sayede önüme düştü.
1992-93 sezonunun Partizan'ı. Kadroda tanıdık isimler var. Savo Milosevic, Predrag Mijatovic, Zlatko Zahovic... Muhteşem bir hücum hattı. Arkalarında Slavisa Jokanovic, Roma'dan hatırladığımız Ivan Tomic... Tarihte daha iyi kadrolara sahip Yugoslav takımları mevcut ama gece gece önümüze böylesi düşünce de hislendirdi bizi....
Zaten bu kadro da ligi şampiyon olarak bitiyor. Tam savaş dönemi. Yeni Yugoslavya Ligi'nin ilk şampiyonu. Tabi Hırvatlar, Boşnaklar falan yok artık; Sırplar ve Karadağlılar. Partizan da ikinci Kızılyıldız'ın önünde 14 puan farkla yakalıyor şampiyonluğu.
Mijatovic o sezonun takımdaki en golcü oyuncusu oluyor. Sezon sonunda da Valencia'nin yolunu tutuyor. Aynı transfer döneminde Zlatko Zahovic de Portekiz'den Vitoria Guimares'e transfer oluyor. İyi ki de yle yapıyor zira hem Porto hem Benfica'da kendisine güzel bir kariyer inşa ediyor.
Savo Milosevic iki sezon daha kalıyor, bu sefer sezonun en golcü oyuncusu o oluyor, ardından 1995'te o da Aston Villa'ya gidiyor.
Tabi bu hikayelerin Stanojevic ile pek alakası yok. O bu dönemde henüz genç bir oyuncu. Zaten Partizan'da da pek tutunamıyor önceleri. Fakat geri döndüğünde, yani 90'ların sonunda, Sasa Ilıc, Mateja Kezman, Zoran Mirkovic gibi tanıdık figürlerle takım arkadaşlığı yapıyor.
Belki bir ara o kadroya da bakmak lazım. Fakat önce hocanın Konyaspor ile imzalamasını bekleyelim. Yeşil-beyazlı kulübün Partizan ile bu kadar sık anılacağı bir yazı yazacağımı düşünmezdim ama futbol böyle bir şey işte...
Perşembe, Eylül 15
Baggio İlhan
"Mahalledeki lakabım Roberto Baggio'ydu. Şimdi bakma böyle çirkin olduğuma, yüzüm o sıralarda Baggio'ya benziyordu. Saçların yanlarını alınca da bir benzerlik ortaya çıkıyordu. Arkası ince-uzun bir ense, yanları alınmış uzun bir saç... Mahallede iyi top oynuyoruz diye verirlerdi bize gazı, biz de koşa koşa berbere gidip 'Baggio yap bana' derdik."
İlhan Palut / Socrates 2022 Temmuz
Cumartesi, Haziran 25
Motivasyon Konuşması
"Genelde sesim aynı tondadır, çok yükselmez. Fakat Kayserispor maçının devre arasında çileden çıktığımı hatırlıyorum. "Ben Kayserispor'un 10-15 tane maçını izledim, en az üç tanesini de özel gözle analiz ettim, hiçbirinde böyle bir Kayserispor görmedim. Bambaşka bir Kayserispor takımı yarattınız " dedim oyuncularıma. "Hiçbir şekilde konsantre değilsiniz, hiçbir şekilde kendinizi maça hazırlamamışsınız. Benim size diyecek bir şeyim yok, çünkü ortada bir oyun yok. Nasıl batırdıysanız, düzeltmek de sizin elinizde!" diyerek odayı terk ettim.
Tabi bunları böyle efendice anlatmadım. Burada söyleyemeyeceğim birkaç kelime arada kaynamış olabilir.
Ha, ben bu konuşmayı yaptım diye m, takımım böyle bir reaksiyon verdi, bilmiyorum. Futbolun bilinmezleri bunlar. Bazı takımlar, antrenörlerin motivasyon konuşmasını çekiyorlar, sosyal medyada paylaşıyorlar. Yahu senin yaptığın motivasyon konuşması oyuncuyu en fazla İstiklal Marşı'na kadar götürür. Oyun böyle bir şey değil ki. Bir haftalık çalışmalar, saatlik analizler yapmışsın; bağırma-çağırma ile mi kazanacaksın sadece?
Kayserispor maçında içeri 2-1 geride girdik, ben bağırdım çağırdım maçı 3-2 kazandık. Ee, keşke maçın başında bağırsaymışım. Hiç 2-0 olmazdı o zaman."
İlhan Palut - Konyaspor Teknik Direktörü / Socrates, Temmuz 2022
Salı, Mayıs 17
Sezonun 11'i
Hazır ligin son haftası gelmişken yılın 11'ini kuralım.
Öncelikle bu tip konular için hazırlanan görselleri nereden buluyorsunuz bilmiyorum. Twitter'da çok yaygın bu işler ama ben biraz uzağım. Neyse ki Sporx'te böyle bir uygulama varmış. Oradan aldık görseli.
Kadroyu kurarken beklediğimden daha çok zorlandım. Zira birçok oyuncu için içim rahat etmedi. Eskiden bu tip takımları kurarken "en iyi" olmayı hak eden performanslar sıklıkla önümüze düşer ve kafamızı kurcalardı. Şimdi ise, başka sezonlarda aday olamayacak performanslar kadroya girmeye hak kazandı. Girenleri suçlayacak değiliz ama geri kalanlar maalesef çıtanın düşmesine neden oldu.
Ayrıca eskiden bu tip kadrolarda genelde 4-2-3-1'i tercih ederdim. Zira ligin en yaygın sistemiydi. Artık o kadar yaygın değil ama yine en çok kullanılan sistem. Fakat merkez orta sahaların, biraz daha oyunun merkezinde olmasını tercih ettim. 4-2-3-1 tercih etseydim bu üçlü uyumlu olmayabilirdi.
Zaten üçlü savunmada giderek ligimizde değer kazanınca, orta sahalar benzer kurgularla çıkacak. Ben dörtlü savunmadan vazgeçmedim. Zira yılın en iyilerini belirlerken üç tane iyi stoper seçmeye de gerek yok. Orta sahayı üçledim ama daha önce yazdığım gibi 6-8 ayrımına girmedim. Merkez orta saha oynayabilecek oyuncular her pozisyonun hakkını vermeliler. Kısacası 4-3-3'ü tercih ettik.
O zaman kadromuzdaki oyuncuları kısaca tanıtalım:
Uğurcan Çakır: Kesinlikle en iyi kaleci performansı ona aitti. Hatta belki de ilk 11'de, kendi mevkisindeki meslektaşlarına en büyük farkı açan oydu. Üstelik Altay, Ersin gibi iyi sezon geçiren rakipleri de vardı. Fakat Trabzonspor'ın şampiyonluk serüveninin rahat geçmesinde Uğurcan'ın payı çok fazlaydı. Puan farkının açıldığı dönemde birçok maçın Trabzonspor'a dönmesini tek başına sağladı. Şampiyonluk maçında penaltı kurtardı. Daha doğrusu partiyi kurtardı!
Bruno Peres: Bruno Peres sezona iyi başladı. Sonra o performansını düşmeye başladı. Yaş faktörü de önemli tabi. Temposu giderek azaldı. Fakat ona yaklaşan bir sağ bek de çıkmadı. Osayi'yi çok beğendik ama sezonun tamamına damga vuramadı. Üstelik esas mevkisi olmadığı için bazı eksiklerini görmezden geldik; aslında defoları da vardı. Rosier geçen sezonun performansından uzaktı. Galatasaray'ın bekleri zaten büyük sıkıntıydı. Skubic'in de daha iyi sezonları olmuştu. Belki Bünyamin Balcı'yı övebilirdik. 2 gol ve 3 asist, 21 yaş için fena değil. Fakat savunmada bazı sıkıntıları vardı. Bruno Peres hem önde ama esas olarak bir bek için geride; belli bir standartın altına düşmeyerek ödülünü kaptı.
Marcao: Marcao'yu da uzun uzun anlatmaya gerek yok. Zaten bu ikili, performanslarıyla buraya gözü kapalı girmeyi hak ettiler. Marcao'nun sezon başında Kerem ile kavgası ve sekiz maç ceza alması oyuncuyu pek etkilemedi ama Galatasaray'ın canı fena yandı. Galatasaray o sekiz maçta 10 puan kaybetti, 12 gol yedi. Marcao ceza almasaydı bu rakamların daha düşük olacağı aşikar. Bu da onun ne kadar sağlam bir stoper olduğunu kanıtıydı.
Guilherme: Guilherme, 2.5 sezondur Konyaspor'da. Artık 31 yaşına geldi. Daha önce hiç sivrilmemişti. Aslında bu sezon da sivrilmedi. Fakat ligin sol bek sorunu, onun önünü açtı. Onunla yarışabilecek tek oyuncu belki de Ferdi'ydi. Fakat o da ilk defa bu sezon bek oynadı. Rıdvan Yılmaz'a kendi hocaları bile çok fazla güvenmedi. Guilherme ise tüm maçlarda oynadı, 3 gol ve 5 asist katkısı verdi. Tarihinin en iyi sezonunu yaşayan Konyaspor'un çıkışında büyük pay sahibiydi.
Marek Hamsik: Orta sahanın üçüncüsü Siopis de olabilirdi belki ama kendisi sık sık (özellikle sezon başında) yabancı sınırına takıldı. Hamsik ise sakatlandığı dönemde ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi. Açıkçası ben onun buraya emekli maaşı için gelen yabancılardan biri olduğunu düşünmüştüm. Yoksa Çin ve Göteborg sonrası Trabzonspor'da nasıl oynayacaktı? Vallahi oynadı adam! Hem de öyle eli belinde yıldızlar gibi değil, baya takımın kaptanı, lideri gibiydi. Kalite...
Antonhy Nwakaeme: Kerem; üzgünüm! Eğer Avrupa Ligi performansını da eklesek belki seni buraya yazabilirdik ama iş sadece Süper Lig olunca Nwakaeme organizasyonun ağası gibi kaldı. Bu sezon sol tarafı domine etti. 11 gol ve 10 asist, muazzam rakamlar. Kerem'in 3 asistte kalması bile bir gösterge olabilir. Kerem, Harry Potter olabilir ama esas büyücü bu adam...
Cuma, Eylül 4
Elveda Buca
Cumartesi, Haziran 27
Tek Maçtan Yatan Kuponlar #5
Tek maçtan yatan kuponlar #4
Perşembe, Şubat 23
Bizimkiler Hangisi
Pazartesi, Nisan 6
Konyasporlu Keykubad
Cuma, Mart 20
Türk Futbolu ve Onun Güçlü Kurnazlığı
Cumartesi, Şubat 21
O Eski Halimden Eser Yok
Cumartesi, Şubat 8
Kasımpaşa 1-3 Konyaspor
Çarşamba, Ocak 8
Avrupai Konya
Perşembe, Mayıs 24
Hazırlık Maçı Gibi Yarı Final
- Kasımpaşa yoluna devam ediyor.
- Bir taraftan çıksınlar istiyorum, bir yandan da kalsınlar.
- Konyaspor, gönüllerin şampiyonu. Maç sonu Metin Diyadin de haklarını verdi.
- Bu maça yedek kadroyla çıkmışlar.
- Kasımpaşa, Ankara'yı sever.
- Can, Feyyaz ve diğerleri. Tahta kapalı ama aşağısı bereketli...
- Adem Büyük topçu. Play-off'larda hat-trick yapan ilk futbolcu.
- Tabi ki adamım Dimitov. Solak.
- Stadyum dışında yanan meşaleler...
Pazar, Mayıs 20
Gönüllerin Şampiyonu Konya 2012
- Kasımpaşa'yı Konyaspor'dan daha çok severim.
- Ama Konyaspor bu sezon çok haketti geri dönmeyi.
- Kasımpaşa'nın da alt ligde kalıp bize o ortamı sağlamaya devam etmesi daha iyi olurdu.
- Konya'da son zamanlarda kötü bir gidiş vardı.
- İstanbul'da dönüşü olmaz bu maçın.
- Konya halkı da maça ilgi göstermemiş, camia inanmamış.
- Maça gelenler maç sonu takımı alkışladı. Bu takımın nasıl geldiğinin farkında olanlar.
- Adem Büyük, Dimitrov, Murat Akın, Gökhan Güleç. Bu tarz maçları çok oynamış adamlar.
- Konya'da biraz Erdinç, biraz Gökhan.
- Erdinç de ikinci yarıda sakatlandı.
- Pawelek tapeli. (İlk gol)
- Dünkü maç daha güzeldi.
Pazartesi, Şubat 27
Kartalspor 3-2 Konyaspor

Pazar, Ocak 22
Kasımpaşa 3-1 Konyaspor

Pazar, Ekim 23
Konya yürüyor

Çarşamba, Ekim 19
Sempatik Konya

Pazartesi, Ekim 17
Deplasmandan Alınan 1 Puan / Bölüm:3













