bülent uygun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bülent uygun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Şubat 11

Büyüklere Dokunma!


Anadolu takımları, İstanbul'un şampiyonluk adaylarını yendikten sonra, hemen ertesi hafta oynanacak maça kolay kolay konsantre olamazlar ve genellikle kayıp yaşarlar. Süper Lig'in yazılı olmayan kuralıdır. Fakat bu sezon işler daha da çetrefilli bir hal aldı. Sadece ertesi haftayı değil, sonrasındaki periyodun neredeyse tamamını kara bulutlarla geçiriyorlar. Günün sonunda da fatura teknik direktörlere kesiliyor. 


Sergen Yalçın (Yeni Malatyaspor): Beşiktaş'ı yendi iki maç sonra görevinden alındı.

Yücel İldiz (Denizlispor): İlk hafta Galatasaray'ı yendi. Ardından oynadığı altı haftada sadece bir galibiyet alabildi. Yerine Mehmet Özdilek geldi.

Bülent Korkmaz (Antalyaspor): Kadıköy'de Fenerbahçe'yi yendi, Ardından üst üste dört hafta yenildi. Görevinden ayrılmak zorunda kaldı.

Metin Diyadin (Ankaragücü): Beşiktaş ile berabere kaldı. Sonrasındaki üç hafta yenildi. Görevi sona erdi.

Mustafa Kaplan (Ankaragücü): İstanbul'da 2-0 geriden gelerek Galatasaray ile 2-2 berabere kaldı. Sonrasındaki üç maçı kazanamadı. Görevde kalamadı..

Mustafa Kaplan (Gençlerbirliği): Galatasaray ile 0-0 berabere kaldı. Ertesi hafta kazandı ama sonraki hafta yenilince görevden alındı.

Bülent Uygun (Kayserispor): İlk maçında Fenerbahçe'yi yendi. Devamındaki altı haftada sadece bir maç kazanabildi. Yollar ayrıldı.

Pazartesi, Ocak 3

Hoca ve Kurmayları


Bülent Uygun, arkasında yardımcıları. Kadro ilginç. 90'larda futbolu takip edenlerin tanıdığı hatırladığı ama sonrasında unuttuğu isimler.

Bülent Uygun'un arkasındaki eski Altaylı ve Fenerbahçeli sol bek Toprak. Uzun saç ve sakalıyla Faruk Yiğit'e rakip olurdu.

Arkasındaki Ahmet Seçkin Sakaryaspor altyapısından, 90ların sonunda oynamıştı orada.

Oun arkasında Sefer Yılmaz. Kocaelispor'un fırtına gibi estiği kadronun jokeriydi. Futbolcu kartları toplayanlar hatırlar, Stadyum 94 veya LİG 93'te en çok Sefer çıkardı.

Sefer'in arkasında Bayram Bektaş. Pascal Nouma'nın kankası. Sol ayaklı. 2000'lerin başında Gökhan Zan gibiydi, sürekli sakattı.

Arkadaki ikiliyi (Kaan Karataş ve Şükrü Ongan) tanımıyorum.

Yalnız isimler değil de poz efsane. Sanki Eskişehirspor'un teknik heyeti değil de yeni transferleri.

Pazar, Aralık 6

Futbolcuların Facebook Halleri #5



Bu seferki konuğumuz enteresan. Zaten kendisi de enteresan biri. Bülent Uygun. Bu sayfası gerçek mi fake mi çözemedim. Keza bu fotoğrafların kolay kolay fake adreslerde olacağını sanmıyorum. Bülent Uygun'un, eşi Gamze Hanım ile beraber çektiği fotoğrafları da var ama onları koymadım. Yukardaki fotoğraftaki bayan da o değil.

Özel hayata saygısızlık etmek istemem, lakin Bülent Uygun'un profilinde enteresan şeyler var. Buradan bakabilirsiniz.

Arkadaşları arasında, Semih Şentürk, Hasan Gültang, Ali Eren Beşerler gibi futbolcuların olması, sayfanın fake olma ihtimalini azaltıyor. Tabi Gamze Uygun da var.

Paylaşılan iki tane video var. Bir tanesinde Bülent Uygun'un futbol yaşantısı anlatılıyor. 8 dakikaya yakın bir süresi var. Diğerinde ise Sedat Peker hakkında belgesel tadında bir klip var. Videonun ismi Kafkasya Kartalı Koca Reis.

Bir de eklenen gruplar var. Bir tanesinin adı Mustafa Kemal'in Mezarı İsrail'e Taşınsın Diyenler. Tıkladığımız zaman ana sayfaya geri dönüyoruz. Yani öyle bir grup yok, kaldırılmış. Bu da Atatürk'ü seven Bülent Hoca'nın adresi olmadığına işaret eden bir durum.

Ben karar veremedim, dileyen yukardaki linkten baksın. Eğer 2 gün içinde buraya post atmazsam, polise haber verin..)

Cuma, Ekim 30

Sensiz Olmaz


Galatasaray - Sivasspor maçı benim ilgimi yüzde 30 oranda kaybetti. Rakip takımın yedek kulübesinde antipatı kralı olmayınca, maça özel bir hazırlanma hissedemiyorum. Keşke kalsaymış ama. Onun varlığı herkesin maça konsantre olmasına neden olurdu. Sami Yen'de olası bir sessizlik yaşanmazdı. Bu maç yaşanır mı gerçi bilmiyorum, tahmin sadece.

Bu arada Bülent Uygun da kendine yeni bir takım bulmuş. Oyunu baştan kuruyor. Futbol emekçisi şimdi de Nilüferspor'da. Hedefi takımı alıp Şampiyonlar Ligi finaline çıkartmaktır herhalde. FM 2010 çıksın diye beklemeyenler var bu dünyada.

Çarşamba, Ağustos 19

Biri de Benim


Bülent Uygun bombalamış yine: "Bizi sevmeyenleri üzmeye devam edeceğiz." demiş.. Saklamaya gerek yok biri de benim. Fenerbahçe maçında bile içimin yağları eridi. Tabi ki, ezeli rakibimin, şampiyonluk yarışındaki rakibimin 3 gollü galibiyeti can sıkıcı ama en azından goller güzeldi.

Andre Dos Santos'un alay eder gibi, dalga geçer gibi attığı golü, Emre'nin halı sahada bile atamayacağı bir golü atması, 3 topun direkten dönmesi falan hoşuma gitti. Hani mağlubiyet olur da, böyle olunca insan hiç konuşamıyor, çıkamıyor kamera önüne. Böyle goller yemişsin, üstelik hocalığının en büyük özelliği 10 kişi defans yapman vs. Olmaz tabi.

Haliyle birkaç gün görünürde yoktu Uygun. Anderlecht'ten yenilen 5 golden sonra da böyle olmuştu, Sivas'ta alınan galibiyet yine geri döndürdü Bülent'i. Neyse yavaş yavaş silinecek inşallah. Eskiden manşet olan demeçleri artık satır aralarından çekiyoruz. Az kaldı.

Pazartesi, Temmuz 20

Yeni Sezonda da Aynı


Bülent Uygun yine konuşmuş, bizim kulübe yine sallamış. Her röportajında sert konuşması çok dokunmuyor ama her röportajında lafın Galatasaray'a gelmesi can sıkıyor. Samimiyet kayboluyor, başka şeyler aramak zorunda kalıyoruz.

Bugün yayınlanan laflar her yerde tartışılacak. Sabah, Spor Servisi'nde Fuat Akdağ ve Mehmet Demirkol yorumladı zaten. Uzun uzun yazmaya gerek yok. Ama şunu hatırlatmakta fayda var.

Bülent Uygun haklıdır(!). Arda ve Mehmet Yıldız olayları aynıdır. Zaten Adnan Polat, takım şampiyonluğa giderken "Arda'yı iyi bir teklif gelmesi halinde satmayı düşünebiliriz." veya "Arda'yı alan şampiyonluğu alır" gibi laflar etmiştir. 5 kuruş etmeyecek Mehmet Yıldız'ı bu laf oyunları ile milyon eurolara yükselten Bülent Uygun, oyuncusu elinde kaldığı için mi acaba bu saldırıyı gerçekleştiriyor acaba? Yoksa 1 milyona oynayan Arda'nın kafası biraz daha karışsın diye mi?

Bülent Uygun bu arada bir ihbar yapmıştır. Kendisini Bülent Uygun yapan camianın başkanını " rakibin futbolcusunu ayartma stratejisi" uygulamakla suçlamıştır. Biz demiyoruz, Fenerbahçe'nin eski gol kralı Bülent Uygun diyor.

Salı, Mart 3

5 Yeriz, 7 Yeriz, 9 Yeriz, Beddua Yeriz


Bülent Uygun sınırları zorlamaya devam ediyor. Türkiye'nin ölümsüz kahramanı olma fırsatı varken en çok nefret edilen insanı olma yolunda ilerliyor. Açıklamalarına devam etmiş yine. Diyor ki zat-ı muhterem, "5 yeriz 7 yeriz ama 6 yemeyiz, 7 yeriz 9 yeriz ama 8 yemeyiz."

Nerden tutsak elimizde kalacak ama bir deneyelim yine de. Bir kere en sevmediğim şey; bir başarıda payı olmayan insanın ondan nemalanmasıdır. Fenerbahçe 6 attı bize. Bir Galatasaraylı olarak çok üzüldüm. Hala unutamadık. İçimizde yaradır. Fenerbahçeliler'e karşı boynumuz öndedir bu konuda. Ama sadece Fenerbahçeliler'e. O gün orada oynayan her futbolcu gelip 6 muhabbeti yapabilir. Ama alakasız insanların bunu demesi çok daha sinir bozucu.

Şu an gündeme yeniden taşındı mesela. Fatih Akyel gelsin eliyle 6 işareti yapsın, eyvallah, sinirleniriz doğruya doğru, ama o kadar. Adama sormazlar mı sen o zaman nerdeydin diye? Necati'nin gol attığı derbinin öncesinde Fenerbahçeliler ısınmak için sahaya çıktı. Sürekli küfür yediler, soyunma odasına dönerken Selçuk Şahin eliyle 6 yapıyordu. O maç oyanırken İstanbulspor'da kendini kurtarma derdinde olan, paramızı yok,ekmek helva yiyoruz vık vık dıye ağlayan Selçuk sanki 6 golün 5'ini atan bir futbolcu havalarındaydı. O gün ona ettiğim bedduayı ömrümde hiç etmedim. O da bel fıtığı falan oldu. Uzun süre oynamadı, oynadığı zaman yuhalandı. İçimin yağları erimişti o zaman. Şu anda da yolda yaralı görsem yardım etmeyecğim bir adamdır Selçuk Şahin. Daha antipatik olan Tuncay Şanlı'ya bile daha ılımlı yaklaşırım. Gel de şimdi Uygun'a beddua etme.

İkinci olarak 8-0'a gelelim. Beşiktaş 8 yediğinde çok sevindim. Beşiktaşlı dostlarla makara yapmaktan geri kalmadık. Peralta ile çok gülmüştük. Ama zaten bizim özellikle futbol konusunda aşırı milliyetçi bir düşüncemiz yoktu. Bülent Uygun milliyetçi söylemlerden geri kalmayan biri. Antipatikliğinin bir kısmını bu tavır oluşturuyor. Milliyetçi bir adam olduğunu belirten bir adamın bir Türk takımının İngilizler'den yediği 8 golü diline dolaması tutarsızlığın en büyük örneğidir. Neyse ki ben beddua ediyorum, bazıları statta küfür ediyor. Bundan sonra yediği küfürlerin nedeninin daha iyi anlar umarım.

Aslında bu şahsiyet için bu kadar yazı yazmak üzücü. Ama asıl üzücü olan Türk Futbolu'nun ve futbolseverlerin yıllardır beklediği 5.şampiyon özlemini dindirmeye bu kadar yaklaşan Sivasspor'un bu adam sayesinde Anadolu'dan bile beklenen desteği alamamasıdır.