lazio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lazio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salı, Ocak 27
Antifaşist Lazio
Çarşamba, Ocak 14
7 kere Totti
Totti'nin derbide attığı gollereden kopamıyoruz. Konuyu kapatacaktım ama 17, yorumlarda kıskançlığını dışa vurunca biraz daha bahsetmenin faydalı olacağını düşündüm.
Totti ikinci golünü attıktan sonra stadyumun atmosferi. Yiğit Yılmaz sevmez, çünkü burada selfie falan yok. Çıkmamış. İtalyan tribüncüler pek ilgilenmemiş o konuyla, şovu sevenlerin ilgi alanına giriyor. Tribünden gelen ses muazzam. Ardından da hoparlörden Totti'nin adı anons ediliyor. Tam 7 defa. Tribünün "Totti" çığlığı bir kez bile desibel kaybına uğramıyor. Zaman olsa 27 kere daha bağıracaklar.
Her ayrıntısıyla derbiye yakıştı...
Etiketler:
avrupa futbolu,
francesco totti,
italya,
lazio,
roma
Pazartesi, Ocak 12
Kaptanın Kamerası
Lazio - Roma maçlarında artık eskisi kada aksiyon olmuyor dediğimiz gün çok özel bir maça denk geldik.
Lazio soyunma odasına 2-0 önde girdi. Roma ise ikinci yarıda attığı gollerle 2-2'yi yakaladı. İkinci yarıda atılan gollerin altında da Totti'nin imzası vardı. Nerdeyse 40 yaşında olan ve senelerdir bu derbiyi oynayan efsane kaptan için unutulmaz bir maç oldu. Muhteşem bir kariyerin en coşkulu maçlarından birini oynadı.
Totti'nin, kariyerinin son aylarında Lazio'ya 2 gol birden atıp, takımını yenilgiden kurtarması bile başlı başına bir olaydı. Fakat, ikinci golden sonraki sevinci, maçın da önüne geçti. Golden sonra Roma tribünlerini arkasına alıp selfie çekmesi çok konuşuldu.
Futbolda yeniliği sevmeyen, geleneği korumak isteyen bir kafa yapısına sahip olduğum için ben de bu gol sevinci şeklini yadırgadım. En sevdiğim futbolculardan birinin, önemli bir derbinin kritik bir anında atılan gole böyle sevinmesini kabul edemedim. 2-0'dan geriye dönen bir takımın efsane kaptanının attığı golden sonra selfie çekmesini değil, çılgınlar gibi sevinmesini isterdim. Forma çıkarmak, tellere tırmanmak, yedek kulübesine koşmak, korner direğini sallamak, rakip tribüne doğu sus işareti yapmak.... Bunların hepsi olabilirdi. Böyle durumlarda biraz da olsa aklı kaybetmek iyi olur. Hafif bir çılgınlık göstergesi, böyle günleri ölümsüz kılar. Selfie ise derbinin tarihinde muhakkak bir yer edinecek ama taraftar hikayelerinde anlatılırken ikinci planda kalacaktır.
Mesela Totti'nin ezeli rakibi Di Canio sahada olsaydı ve böyle bir skorda son golü atsaydı bu sevinci yapar mıydı? Sanmıyorum. Zaten maçın son golü olacağı bile belli değil. Skor 2-2 olmuş, ivme bir takıma geçmiş, maçın bitmesine dakikalar var, gerginlik ve hararet hala en üst seviyede... Bu coşkunun hızını azaltmaya değer miydi?
Yine de Totti'yi tartışmaya gerek yok. O yaptıysa vardır bir bildiği. Derbi tarihindeki 11. golünü kaydetti. Sarı-kırmızılı formayı 1950'lerden giyen Dino Da Costa'nın yaklaşık 55 yıldır süren rekorunu egale etti. Artık derbi tarihinin en çok gol atan isimleri Costa ve Totti. Üstelik Totti'nin önünde en azından bir maç daha var. Sezonun ikinci yarısında oynanancak maçta bir gol daha atarsa, Totti zirvede yalnız kalacak.
Roma tarihinin her yerine adını yazdıran bir adamın gol sevincini yadırgamak da çok doğru değil, kabul ediyorum. Fakat yine de böyle bir karakterin, böyle bir derbide, böyle bir golden sonra daha içten, daha coşkulu ve daha plansız bir şekilde sevinmesini dilerdim. Zaten çektiği selfie de pek güzel olmamış. Zaten "selfie" de çok sevilecek bir akım değil.
Cumartesi, Ocak 10
Bir Zamanlar Unutulmazdı
Lazio - Roma derbilerinin eski havası yok. Zaten Türkiye'de yayını da yok. Televizyonu açıp izlememiz artık mümkün değil. Lig zayıfladı, takımlar zayıfladı, tribünler boşaldı. Bizim de ilgimizi çekecek pek fazla bir şey kalmadı. Belki Totti... O da son dönemini yaşıyor. Gerçi bu hafta oynanacak maçta, ya da sezonun 37. haftasında oynanacak diğer maçla beraber, iki gol daha atarsa derbi tarihinin en golcü futbolcularından biri olacak.
Lazio ile Roma arasında birçok unutulmaz maç oynanadı. Özellikle iki takımın da şampiyonluğa oynadığı (hatta şampiyon olduğu) 90'ların sonu ve 2000'lerin başı çok özeldi. Daha sonra giderek gözden düşmeye başladı. O dönemin öncesinde de güzel maçlar varmış ama zaten onlara da vakıf değiliz.
Fotoğraftaki maç 1992-93 sezonundan. Roma, 4 gün önce Galatasaray'ı 3-1 yenmiş ve rövanş için avantaj sağlamıştı. O hafta sonu derbi tarihine adını yazdıran 90 dakikalardan biri oynandı. Sorunlu bir İngiliz, Roma şehrine imzasını atıyor. Gerçi bunu 2 sene öncesinde de yapmıştı. Gascoigne, İtalya'da düzenlenen 1990 Dünya Kupası'na gözyaşlarıyla damga vurmuştu. Roma'da oynanan yarı final maçında Almanya'nın karşısına çıkıp sarı kart görmüştü. Final maçında cezalıydı ve bunun için ağlamıştı. Bilinen hikaye. Zaten İngiltere finale de çıkamamıştı, kaçırdığı üçüncülük maçı olmuştu. Kariyer özeti.
Gazza iki sene sonra Lazio formasıyla derbide aynı stadyumun çimlerine çıktı. Roma, 48. dakikada öne geçti. Son sözü ise pek kullanmadığı kafası ile Gascoigne söyledi. Son dakikada attığı gol Lazio'ya 1 puan getirdi ve mavi-beyazlı tribünlerin ezeli rakipleri karşısında boyun eğmemesini sağladı. Yukardaki fotoğraf gol anı, burada ise gol anı...
Di Canio, Montella, Nedved, De Rossi, Mancini, Salas, Jugovic, Batistuta, Mihailovic, Cafu, Signori... Birçok unutulmaz karakter. Bu sefer o kadar gösterişli isimler yok ama insan yine de merak ediyor. Tarihe tanıklık etmek bir yana, anlatacak bir hikaye olsun...
Salı, Nisan 9
Pazar, Ocak 16
Golü Beklemek
-Lazio sıkıntılı bir dönemdeydi, ilaç oldu 3 puan.
- Gole sevinirken formasını yırtan, kendini tırnaklayan Kozak.
- Sampdoria bu sezonun büyük hayal kırıklığı. Avrupa Kupası için uğraşacak ama işi zor.
- Bu sene Serie A çok iyi. Tatmin edici.
- Sampdoria lig ve Avrupa'da bu sezon 6.defa bir maçta gol atamadı.
- Muslera sempatik çocuk.
- Pazzini zorlayamadı.
- Lazio çok da iyi oynamadı, maçın hakkı beraberlikti diyebiliriz.
- Gole sevinirken formasını yırtan, kendini tırnaklayan Kozak.
- Sampdoria bu sezonun büyük hayal kırıklığı. Avrupa Kupası için uğraşacak ama işi zor.
- Bu sene Serie A çok iyi. Tatmin edici.
- Sampdoria lig ve Avrupa'da bu sezon 6.defa bir maçta gol atamadı.
- Muslera sempatik çocuk.
- Pazzini zorlayamadı.
- Lazio çok da iyi oynamadı, maçın hakkı beraberlikti diyebiliriz.
Cuma, Aralık 3
Gamer Over?

Geçen sezondan sonra ilk defa. Acaba Lazio tribünleri hangi gollere sevinecek?
Akşam 21.45; Lazio -Inter
Etiketler:
avrupa futbolu,
inter milan,
italya,
lazio
Pazartesi, Kasım 8
Sarı-Kırmızı Roma
Cuma, Kasım 5
Son İki Gün
Perşembe, Kasım 4
Salı, Mayıs 4
Şampiyonluk Yarınlara Kaldı

Pankartı açan Lazio taraftarı, sahadaki rakipleri Inter, pankartın muhattabı Roma. Bu konu hakkında çok konuşuldu ama ben farklı bir açıdan bakıyorum. İtalya Ligi'ni niye sevdiğimin kanıtıdır.
Bazısının hoşuna gitmez belki ama şampiyonluk sadece sahada kazanılmıyor orada. Saha çizgilerinin dışında da, 90 dakikaların öncesinde ve sonrasında da maçlar devam ediyor. Yani bize çok benziyor.
Bu pankartın benzeri ezeli rakibine "şampiyonluk yarınlara kaldı" demek değil mi? Tam bizim ligimiz işte.
Tabi sadece bu değil İtalya'ya duyulan sempatinin nedeni. Sahadaki futbol da beni cezbediyor. Her haliyle garip ve farklı bir organizasyon.
Şunu da demeden geçemem, Lazio tribününü yargılamıyorum ama rajona ters davrandılar bence. İnter kazandı, Lazio sevindi ama bence asıl kazanan Roma oldu. Gönüllerin şampiyonu. Tabi Laziolular, "kimse bizi sevmiyor ama bu umrumuzda değil" diyorlarsa da birşey diyemeyiz.
Pazartesi, Nisan 19
Roma'da Haftanın Adamları
Kaptan, Lazio galibiyetinden sonra böyle yapıyor ve geceye damgasını vuruyor. Rakip çıldırıyor, Curva Sud coşuyor. Şampiyonluk nağmeleri Roma Olimpiyat'ın güney tarafını inletirken, karşı taraftan ağıtlar yükseliyor.Cuma, Eylül 11
11 Eylül 2001
Bugün 11 Eylül. Bütün dünya ikiz kuleleri, Ladin'i, Irak'ı Ortadoğu'yu, BOP Planı'nı falan konuşuyor, anıyor, hatırlıyor, tartışıyor. Arada biz de yaparız fakat bu blogda değil.
11 Eylül 2001 dendi mi akla gelen ilk şey Ümit Karan'ın golü oluyor. Ümit Davala'nın Milan'a gitmeden önce son maçı. Uzun uzun yazmıyorum golü izlemek yeter. 8 sene geçmiş aradan, Amerika Irak'ta hala petrol bulamadı ama bizim yönetim kurulu Florya'da bulmuş. Öyle diyor 2001-2002'nin yıldızları.
Etiketler:
avrupa kupaları,
Galatasaray,
lazio,
nostalji futbol,
ümit karan
Perşembe, Mayıs 14
Avrupa Kupa Galipleri

Kupalar sahiplerini buldu. Beşiktaş, Barcelona ve Lazio. Hepsine tebrikler. Bu arada bir dileğimizi dile getirelim. Kupalar, kazanan takıma tribünlerde verilsin, eskisi gibi.
Cumartesi, Nisan 25
Coppa Italia

İtalya Kupası’nda da finalistler belli oldu ve bir gelenek sona erdi. 4 senedir oynanan Roma-Inter finali bu sene oynanmayacak. Ama bu sene de finalde bir Roma takımı yer alıyor. Lazio, Juventus’u Çarşamba günü elemişti, Perşembe günü ise Sampdoria yenilmesine rağmen Inter’i elemeyi başardı. Kısaca finalin adı Lazio-Sampdoria.
Roma takımları ligde şampiyonluğa hasretler ama üst üste 7. defa finale takım gönderiyorlar. Genova şehri finallerle bu kadar içiçe değil. En fazla kupa kazanan takımlar Roma ve Juventus. Sarı-kırmızılı takım son iki senede kazandığu kupalarla rakibini yakaladı. En fazla kupa kazanan şehir ise Torino. 14 kez kupayı kazanan kuzeyliler bu sene Lazio kazanırsa zirvede yalnız kalmayacaklar.
İki takım daha önce finalde karşılaşmadı. İki şehir ise ilk defa 1986 yılında karşılaştı. Roma, Sampdoria’yı 2-1’in rövanşından 2-0 yendi. 1991 yılında iki şehir ve iki takım bir daha karşılaştı. Kazanan yine başkentliler oldu. 3-1 ve 1-1’lik skorlar AS Roma’nın 2007’ye kadar süren 16 yıllık kupa hasretini de başlatmış oldu.
Sampdoria 1980’lerin sonunda ve 1990’ların başında İtalya’da ve Avrupa’da fırtına gibi esiyordu. Bu, kupa macerasına da yansıdı.1946 yılında kurulan kulüp, tarihinin ilk kupa finalini 1984-85 yılında oynadı. Rakip Milan’dı. İki maçı da kazanan Sampdoria ilk finalinde kupaya uzandı. Bir sene sonra Roma karşısında kaybeden takım 1988 ve 1989 yılında iki kere üst üste kupayı kazanma başarısını gösterdi. Burada bir not düşelim, kupayı 3 kere üst üste kazanma başarısını gösteren takım henüz yok. 1989 yılında kazanılan kupanın sonu ise daha da mutlu bitti. Avrupa Kupa Galipleri Kupası’na katılan takım, o sezon Avrupa Şampiyonu olarak ülkesine döndü. 1990 Kupa Galipleri Şampiyonu Sampdoria ile 1992 şampiyonu Bremen ve 1989 sezonu şampiyonu Barcelona’nın bu sezon kendi ülkelerinde kupa finali oynayacak olmaları da hoş bir tesadüf oldu. 1991 şampiyonu Manchester United da geçen hafta yarı finalde Everton’a elenmeseydi çok daha güzel olabilirdi.
1989 yılından sonra Sampdoria iki kez kupa finali oynadı. 1991 yılında ,İtalya şampiyonu olduğu sezonda, Roma’ya yenildi, 1994 yılında ise Ancona’yı geçerek şampiyon oldular. 0-0 biten maçın sonrasındaki skor 6-1’di. Bu da finalde alınan en farklı skor olarak tarihe geçti. Kupa tarihinin en gollü finali ise 2007 yılında oynandı ve Roma, Inter’i 6-2 mağlup etti. Sampdoria 15 sene sonra ilk kez finale yükseldi.
Lazio ise ilk finalini 1958 yılında oynadı ve Fiorentina’yı 1-0 mağlup etti. Dünya Savaşı ve iç savaş döneminde oynanmayan kupa yeniden oynanmaya o sene başladı. O seneki final tek maç üzerinden oynanıyordu. Finaller 1983 yılından beri çift maç üzerinden oynanıyor.
Lazio 1961 yılında bir kez daha finale yükseldi. Rakip aynıydı ama bu sefer Fiorentina’ya 2-0 kaybetti. 37 sene boyunca da finale yükselemedi. Hasret 1998 yılında sona erdi. Rakip AC Milan’dı. 0-1 ve 3-1 biten maçlar sonunda kupa Roma’ya geldi. Bu da Lazio’nun Kupa Galipleri Şampiyonu olduğu maratonun başlangıcı oldu. Kazanılan, son Avrupa Kupa Galipleri Kupası’ydı. 2000 yılında Lazio bu sefer başka bir Milano takımını, Inter’i saf dışı bıraktı. 2-1 ve 0-0 onun kupayı almasına yeten skorlardı. 2004’te ise Lazio’nun kurbanı bu sefer Juventus oldu. 2-0 ve 2-2 Lazio’ya yetti. Yani oynadığı son 3 finalde İtalya’nın en başarılı 3 takımını alt etti Lazio. Hedef bu sefer Sampdoria.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





















