david beckham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
david beckham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Mart 22

"Ayakkapla Vuramıyorum Ben"



David Beckham, Çin'de çocuklarla futbol oynuyor. Oynasın, ama niye takım elbise? Niye işten çıkarken çocukların oyununa karışan bankacı genç gibi...

Yoksa hakemlik mi yapıyor? Eğer öyleyse, koca Beckham'ı Çin'e getirip hakemlik yaptırmak çok saçma değil mi?



Perşembe, Mart 7

Çocuğa İsim




- Kızına hangi ismi koydun?

- Madison

- Yoksa siz de Beckham'lar gibi bebeği yaptığınız yerin adını mı koydunuz?

- Hayır. Öye yapmış olsaydık, adını "Arabamın arka koltuğu" koyardık.

Pazartesi, Şubat 25

Beckham Döndü



Beckham uzun bir aradan sonra Avrupa'daki ilk maçına çıktı. Yeni partneri Zlatan İbrahimoviç.

Cumartesi, Temmuz 9

Salı, Aralık 14

Misafirler Liderlik Getirdi




Dün oynanan United - Arsenal maçında bazı misafirler vardı. 2010 yılına damga vuran olaylardan biri olan Şili'deki maden kazasının birer kahraman haline dönüşen tanıkları dün İngiltere'deydi. Şilili 26 madenci günü Sir Bobby Charlton'ın rehberliğinde United'ı tanıyarak geçirdi, akşamında ise bir başka Sir; Alex Ferguson'ın takımını izledi.
Geçtiğimiz aylarda şeytana pabucunu ters giydiren Şilili madenciler, dün kırmızı şeytanlara uğur getirmiş olacaklar ki, United Arsenal'i yenerek Premier Lig'de liderliğe yükseldi. Bu arada dün gece Amerika'dan bir ziyaretçi daha vardı. Fakat o güneyden değil kuzeyden geldi. Old Trafford'un eski ev sahiplerinden Beckham, dünkü maçı yakın arkadaşı, tertibi, Garry Neville ile beraber izledi.






Perşembe, Ekim 28

İkililer

Barcelonalı Fabregas ile Ordulu Bendtner dün gece Newcastle United'ı ST.James Park'da dağıtırken... Cesc 70'de oyuna giriyor, 82'de Bendtner golünü atıyor.
David Beckham ile D.Washington Lakers-Rockets maçını izliyor. İkisini de severiz. Ama ben Beckham'ı daha çok severim, yalan yok.

Kafası görülen isim; Kral. Gerçek Ronaldo Brezilya Ligi'nde 1.5 ay sonra gol atıyor, kurban Flamengo. Arka plandaki tribünler Flamengo'ya ait. Ronaldo, Flamengo taraftarlarına bakışını atıyor.



Bolivyalı Morales ile İranlı Ahmedinejad. Salon futbolu maçı yapmışlar. Morales iyi topçudur derler.İran komşumuzdur, ama Güney Amerika bana daha yakındır. Türkiye İran olmasın Arjantin olsun...(Bolivya çok yüksek dayı, Morales kusura bakmasın). İran topraklarındaki kültür de önemlidir, dışlamamak gerekir...








Cuma, Mayıs 28

Sakatlık


2010 Mayıs'ının son günlerinde Beckham'ı RHCP elemanı Anthony Kiedis ile Lakers-Suns maçı izlediğini görmek istemezdim. Onun şu an bir kaptan olarak takımının başında olması gerekirdi. Sakatlık kötü şey muhakkak ama zamanlaması daha da dramatikleştiriyor. Beckham'ın suratından da belli oluyor, sıkıntısı var. Endüstriyel futbolun vücut bulmuş hali olarak gösterilse de Beckham, sahada güzel bir adamdır. Dünya Kupası'nda olmalıydı.

Cuma, Ağustos 14

Donovan Domuz Gribi


Meksika ile deplasmanda oynadıkları maç sonunda ortaya çıkmış hastalık. Nedir, ne yapılır bilmiyorum. Herhalde aylardır bu hastalığın adını duyuyorduk ama ilk defa bir ünlü bir futbolcuya bulaştığını duyuyorum. Acil şifalar dileyelim. Donovan'ın takım arkadaşı olan Beckham'ın titiz hanımı Victoria bu olaya nasıl yaklaşacak asıl önemli olan o. Avrupa Futbolu bu hastalıktan etkilenebilir bence. İtalya Ligi'nin seyri değişir. Butterfly Effect dedikleri bu olsa gerek. Olursa tabi. Benimki sadece teori.

Cuma, Mayıs 8

Beckham'ın Golü


Hiç bir zaman bu blogda magazine kaçmadık. Ama arada yapmak lazım. Güzel hatun resimleri koymadık. Ama arada koymak lazım. Bu resmi koyarken de düşündüm baya. Koydum gitti.
Bu hatunun adı Mariann Fogarasy. Macar bir model. Fransız medyasına göre Beckham eşi Victoria'yı bu hatunla aldatmış. Ne kadar doğrdur belli olmaz. Beckham iyi bir babadır ama sadık bir eş mi bilinmez. Ama eş Victoria olunca arada bir kafa dinlemek şart. Hak vermemek elde değil Beckham'a. Zaten kaliteden ödün vermemiş belli ki. Yakışır.
Kalbimizde ayrı bir yeri olan abimiz Nevzat Abi, şu anda "yapılır mı lan Victoria'ya böyle şey." diyordur herhalde. Ya da fırsattan istifade planları. Biz de çok emeği vardır Nevzat Abi'nin. Ona da bir Victoria yakışırdı zaten.

Pazartesi, Ocak 26

Git Kendini Fazla Sevdirmeden


Sırf Tuna Kiremtçi ile aynı isim olmasın diye "çok" "fazla" oldu. Konumuza uygun başlık buydu çünkü. Konu David Beckham.

Bizim Avrupa futboluyla tanıştığımız, kendi lokal ligimizden sıyrılıp kabuğumuzu kırdığımız dönemlere denk gelir Beckham'ın ortaya çıkışı. İlk kahramanlardan biriydi bizim için. O zamanlar ortada ne saçma sapan Spice Girls şarkıları vardı ne de Victoria Adams. İlk golünü bize atmıştı Feguson's Babes grubunun sağ açığı. O yüzden daha yakından tanıdık. Bir İngiliz'e nasip olmayacak kadar güzel bir çocuktu. Bizim o yaşlarda hasta olduğumuz herşeyi yapıyordu. Uzaktan şutlar,enfes ortalar, güzel goller. İşin tekniğini taktiğini, oyunu çift yönlü oynamayı, bilmem kaç km koşmanın önemini kavramamıştık daha. Saçları yavaştan uzattığımız yıllardı. Daha Totti yoktu piyasada.

Sonra o geldi. En yakın arkadaşınızın bir kızla tanışması ve farklı hallere girmesi gibi. Farklı biri oluyordu yavaş yavaş. Tamam yenge güzeldi ama bir Mel C. kadar samimi değildi. Manchester'ı da sevmezdik zaten. O yüzden yavaş yavaş uzaklaştık Beckham'dan. Aramaz sormaz olduk. İşin kötü tarafı kız bulan arkadaşınızı kimse görmezdi mahallede zaten. Arada aile bireylerinden biri çıkar " x nerelerde hiç gözükmüyor." derler. Siz de kendi saplığınızın sinir bozukluğuyla "işler yoğun görüşemiyoruz" gibi saçma bir bahane uydurursunuz. Ama Beckham'da öyle bir durum söz konusu olamazdı. Çünkü o hep ön plandaydı. Futboldan hiç anlamayan aşık olduğunuz kız bile onun adını sayıklardı. En sinir bozucu yanı buydu. Bir de milli maçları vardı. Yunanistan'a attığı gol halk kahramanı yaptı onu. Bizi ilgilendirmezdi İngilizler alsın başına çalsın dedik. Ama sonra bizim canımızı da yaktı. Sunderland'de oynanan maçta sağ bekti. Köpek gibi koşmuştu. Bizim "saçları bozulacak diye koşmuyor" ithamlarımıza cevap vermişti. Kendimizi Türk düşmanı olduğu için bizim maçta o kadar koştu diyerek kandırdık.

Yavaş yavaş futbolu öğrenince "abi bu herif topçu değil, İngiliz medyasının abartması, sadece frikik atarak topçu olunmaz." dedik. Maksat bok atmaktı. Real Madrid'e gidince iyice haklı olduğumuz ön plana çıktı. Dedik ya bu adam topçu değil, film yıldızı. Ama gerçekler acıydı. Beckham harbiden top oynamayı biliyordu.

Manchester'daki son sezonunda Real Madrid maçına yedek başladı. Sir, etekler tutuşunca onu oyuna soktu. Maçı tek başına çeviriyordu nerdeyse ama süre yetmemişti. Real Madrid'e gidince o maçın yıldızı Ronaldo ile takım arkadaşı oldu. Real Madrid'deki son sezonunda Capello taktı bu sefer ona. Ama süre yetmişti, giden şampiyonluğu geri getirip öyle gitti Amerika'ya.

Oysa eski sevgiyi tekrar kazandırıyordu. Ama yine "o kadın" girdi aramıza.Aldı götürdü mahalleden, başka semtlere doğru yola çıktılar. Kendi bilir dedik. Ama sonra geri döndü semte. "Boş vaktim var hanım da izin verdi geldim" dedi. İçimizdeki ihanet duygusu sönmemişti ama yılların hatrı var. Ne de olsa geri dönecek misafir sayılır dedik. Ama şimdi diyor ki ben burada kalmak istiyorum.

Bu işler o kadar kolay değil Beckham. Sen bir kere tercihini yaptın. Güzel futbola önem vermedin. Aklında popüler kültür vardı. Şimdi belki aklın başına geldi ama bunu sen istedin. İstediğn zaman gidip gelmemelisin.

Bu Galatasaraylı topçuların Avrupa'ya giderken kafalarında yer alan "başarısız olursam Galatasaray beni geri alır zaten" düşüncesinin kopyası. Bu kadar kolay olmamalı. Hem sana tam alışırken o kadın yine devreye girerse.