aykut erçetin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aykut erçetin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Aralık 24

Aykut'un İnadı


Kaleciliği pek beğenmesem de inadını takdir ediyorum. Diğer yedek gibi, gelir gelmez gecelere, 40 yaşındaki kadınlara musallat olmadı. Çalışıyor. Çalışan mutlaka kazanır. Bir de demeçleri var ki, gerçekten çok farklı. İşte dünkü maç sonrası:

"Daha önce Galatasaray'da en önemli kupaları yabancı kaleciler getirdi. Bu bizim aklımızda kaldı, ama zaman değişti, Türk kaleciler de artık başarabilir. 4 haftada bir maç oynamak zor bir şey. Bahane aramıyorum, ama bunun için her idmanda herkesten daha fazla çalışmak için çaba harcıyorum”

Maçta ikinci yarı oyuna giren Berkin, uzun vadede Galatasaray için büyük bir yatırım olacak. Stada gelenler çok şanslı, çünkü onun ilk oyununu izlediler”

Perşembe, Ocak 29

Aykut Topu Tut!


Aykut'tan önce Skibbe'ye lafım. Aynısını Gerets yapmıştı şimdi Skibbe de yapıyor. Altay ve Malatyaspor maçlarına bile as kadroyla çıkan takımın kalesinde yedek kaleci var. Sebebini anlamıyorum. Galiba öyle bir anlaşma var. Eskiden Terim yedek kalecileri sırayla kulübeye oturttururdu. Bu da onun gibi bir şey. Aykut hazır olsun diye kupa maçlarında oynuyor belki de. Ama yedek kaleciyle çıkmak risktir. Sen bu riski Sivasspor maçında göze alıyorsan, Malatyaspor maçında da Yaser,Alpaslan,Ferdi ve diğerleriyle de çıkabilirdin. O zaman kurtarıcı olarak Mehmet Güven oyuna girince hiç kimse "yok artık" demezdi.

Aynısını Gerets ne zaman yaptı? 2006 yılının 1 Mart'ında Kadıköy'de. İdeal 11i aynen sürdü sahaya. Tek değişiklik kalede Mondragon yerine Aykut vardı. Haliyle korkulan oldu. Gerçi o zamanlar korkmuyorduk pek ama Aykut için sonun başlangıcı o goldür bence. Türkiye'de frikik golü yememiş, son frikik golünü 1998'de Beckham'dan yemiş olan Mondragon yerine sahaya çıkan Aykut, inanılmaz bir baraj kurdurmuş kalesinde de golü görmüştü. Dakika 87di, maç 1-1 devam ediyordu. Yazık olmuştu.

Geçen sezon Orkun'dan formayı devraldığı ikinci yarıyı saymazsak Aykut'un kaderi kupa kalecisi olarak yazıldı. Salı günü yine sahaya o çıktı. Şehmus'dan şiir gibi bir gol yiyen Aykut bu sefer karşısında Mehmet Yıldız'ı, Musa Aydın'ı, Sezer Badur'u, Pini Balili'yi buldu. Sivasspor'un kaleyi bulan 2 şutu vardı. Birini Meira çıkardı, diğerini Balili affetmedi. Golde Sabri'nin hatası da vardı stoperlerin de ama Aykut da gelen ilk topu yedi sonuçta.

Geçen sene Sivas'ta Galatasaray şampiyonluğu kaybetseydi bu haftaki Sivasspor maçında Aykut olmazdı belki de. Yönetim onu takımda tuttu, ama Morgan De Sanctis'i getirmeyi ihmal etmedi. Bükreş maçında yaptığı hata son nokta oldu. Bugün yabancı kalecinin gelmesini hiç istemeyen biriyim. Ama Türk kalecilerimiz bunu zorunlu kılıyor. Onlara verilen şansı kötü kullanmakta inat ediyorlar. Orkun'dan yana bir sıkıntım da yok şahsen. Ama Aykut gibi üstelik haftaya oynanacak olan Sivasspor maçındaki hava ve zemin koşullarına göre hangi eldiveni giyeceğini şimdiden düşünen,işini ciddiye aldığı belli olan bir kalecinin de bu kadar hata yapması onlara olan güveni sarsıyor. Aykut bunları yaparsa başkası ne yapmaz?

Cuma, Ocak 9

Nalet Olsun İçindeki Servet Sevgisine


Aykut Erçetin ilginç bir kişilik. Zaten Galatasaray'ın yedek kalecileri çok garip olur her zaman. Nezihi Boloğlu kulübenin demirbaşıydı önünde Hayrettin Demirbaş varken. Yılları orada geçti. Mehmet Bölükbaşı gelir gelmez birinci kaleci oldu, takım şampiyon oldu, sonra yedeğe düştü her oynadığı maçta 5 yedi.

Kerem İnan, kendisinden çok şeyler beklenen bir kaleciydi. Ama kendisi o kadar beklemeyi kabul etmedi. Galatasaray'da yedek kalmam dedi henüz 20li yaşların başındayken, şimdi Anadolu turu yapıyor. Son olarak Karşıyaka'da. Tıpkı Fevzi Elmas gibi hikayesi.

Orkun Usak için birşey demeye gerek yok aslında. Has Galatasaraylı. Ama aynı zamanda kendisini Deli Orkun diye çağıran tribüne tavır koyacak kadar kendine has bir adam. İşin ilginci tribün bundan pişmanlık duyuyor onun gönlünü almaya çalışıyordu. Oysa kimler tavır koymayı denedi, başlarına neler geldi.

Aykut Erçetin ilk geldiği zaman uzun saçlarıyla muhafazakar futbolseverelerden hafif bir tepki aldı. Altyapısını Almanya'da aldığı için yabancı hayranı futbolseverler "kaliteli" onayını verdi. Candan Erçetin'in yeğeni olduğu dedikodusu çıkınca müziksever-futbolsever kitlenin gözünde yükselse de, alaylı-liseli kavgasına karışanlar haz etmemeye başladı.

Ben onun Galatasaray Dergisi'ne verdiği bir röportajı hatırlıyorum. Çok mantıklı, çok güzel konuşmuştu. Yaptığı işi bilen, seven biriydi. Ama nedense onu bir türlü sahaya yansıtamadı. Alex'ten Kadıköy'de yediği gol hem kendisi için, hem Gerets için, hem de camia için talihsizlikti.

Geçen sene Galatasaray çoğu maçına 11 Türk futbolcuyla çıktı. Bütün maçlarda kale Türklere emanetti. Şampiyonluğu onlar getirdi. Aykut son dönemde kaledeydi. Benim askerlik zamanlarımdı, çok alakadar değildim. O yüzden Aykut'tan geriye kalan Sivasspor maçında nerdeyse "bu sene şampiyon Anadolu'dan" dediği oyunu olmuştu. Bir de hangi maç olduğunu hatırlamadığım şu lafı:

Muhabir: Bugün az kalsın Servet kendi kalesine gol atıyordu ne diyeceksin?

Aykut: Servet bu sezon istediğini yapabilir. Topu alsa isteyerek bizim kaleye atsa, kimse birşey diyemez. Öyle bir kredisi var.

Evet Servet altın sezonunu yaşadı geçen sene. Bu seneye o kadar iyi başlamadı. Ama Aykut hala Servet sevgisine sahip.İşte dünkü maçtan sonra Aykut'un demeci:

" Bugün üç puan aldık belki, ama üç puandan daha değerli olan Servet'i kaybettik"

Servet'in golüyle kazanılan maçlardan sonra "Servet Değerinde 3 Puan" başlıkları geldi aklıma.

Bugün öğrendik ki Servet'in durumu baya ciddiymiş. Demek ki Emreler oynayacak artık. Ama Aykut yine yedek. Servet'in kredisi onda yok. Her maç çok güzel goller yiyor. Maçtan sonra "talihsiz bir gol, güzel bir gol,bir daha böyle gol yemem, o da böyle gol atamaz" diyip konuyu Servet'e bağlıyor.
Bu da böyle bir yazı işte. Başka bir Aykut Erçetin demecine kadar şimdilik esen kalın.