elano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
elano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Nisan 7

Bom Dia

Elano ne yapıyor abi. Sağa ver sola ver. Sürekli sakat zaten. Hiçbir faydası yok. Ayhan'ın Elano'dan eksiği yok fazlası var.

Elano Brezilya'daki bilmem kaçıncı maçında bilmem kaçıncı golünü attı. Santos yine kazandı. Elano şu kadar gol attı, şu kadar asist yaptı.

Elano bizde niye tutunamadı abi? Aslında iyi oyuncuymuş.

Çarşamba, Aralık 1

Elano


Elano hakkında birkaç satır şart ama Galatasaray hakkında cümleler kullanmak artık çok zor.. Bazı futbolcular verimsiz olsalar bile sevilir. Elano da bunlardan biri. Zaten onun verimsiz olduğunu söylemek de zor. Ali Sami Yen'de son 1.5 yılda atılan en güzel paslar onun ayağından çıktı. Bunlar istatistik hanesine yazılmaz. Maçları özellikle tribünden takip edenler, ona çok güvendi, onu sahip çıktı. Bazı şeyleri en iyi orası görüyor. Maçtan alkışlarla çıkınca "neden alkışlandı anlamadım" diye yazanlara inat.

Güzel adamlar gidiyor yavaş yavaş. Gitsinler, kaçsınlar, kurtarsınlar kendini. Baros da gitsin, Kewell da. Aklı olan gitsin. Buralar onları mutlu edecek yerler değil. Elano'yu bir kez şu fotoğraftaki gibi mutlu görmediysek bunun ayıbı onda değil bizde sanki. Elano ile ilgili yazılacak çok şey var da, söylesek sonucu olmuyor, bari bizde kalsın. Pas alabileceği sahalar artık onu bekliyor.

Salı, Mart 16

Kralın Omuzlarında


Takım elbiseler şık da bu üçünü aynı anda bir de parçalıyla görsek artık.

Salı, Ocak 12

Elano'dan Kontra


Elano'nun arkasında durma isteğim onu çok sevmemden kaynaklanmıyor. Kara kaşına kara gözüne değil yani. Onun yerinde kim olsa aynısını hissederdim. Çünkü ona sataşanlar da Elano'nun kara kaşına kara gözüne sataşmıyor. Onun yerinde kim olsa aynısını yaparlardı.

Elano demiş ki, ''Taraftara olan saygımdan Fenerbahçeli arkadaşlarımla yüzyüze görüşmüyorum.'' Bu aslında büyük bir giderdir. Fenerbahçe'ye veya Fenerbahçeli futbolculara değil. Elano'ya sataşan gruba. Böylesini daha önce kimse yapmamıştı. O nedenle Fanatik'teki haberin altında yorum yazan Hakan ve Sergen şaşkınlıkla gevelemişler. Böyle bir saldırı daha önce yoktu.

Hakan Şükür, "ortamı geriyor" diyor. Sanırım hiçbir Fenerbahçeli taraftar, "vay Elano bizim topçularla görüşmüyor, terbiyesize bak" demez. Sergen ise daha önce "bu adam Brezilya milli takımında nasıl oynuyor" diyordu, şimdi ise "Brezilya milli takımında oynayan adam bunu nasıl der" diyor. İşte böyle der.

Böyle der ki, bazıları zan altında kalsın. Derbilerden önce açılışlara gidenler, açılışlar organize edenler, birbirlerine abi çekenler, ama sonra saha içinde boş ve yapay kavgalar edenler zan altında kalsın.

Daha önce Lincoln ile Carlos'un samimiyetinden dem vuranları da hatırlatalım.

Kadıköy'deki, "Fuck Off" tan sonra ikinci gider Elano'dan. Sanıldığı kadar pısırık değil bu adam galiba. Ama yine de tehlikeli sularda yüzüyor.

Cuma, Aralık 4

Ağrıma Gidiyor


"Bunda en büyük sıkıntı, Kewell ve Elano’nun oyunda neredeyse hiç olmamasıydı. Ve ağrıma giden en büyük olay, geldiği günden bu yana hiç ortada olmayan ve dün gece de yok olan Elano’nun, oyundan çıkarken taraftarlarca alkışlanmasıydı! Ayrıca Rijkaard’ı da bu konuda anlamak mümkün değil, herhalde sakatlanmasaydı 90 dakika bu kötü Elano’ya sabredecekti."
****
Yeri geldiği zaman, taraftar topçuya protesto koyduğu zaman, "bunlar olmamalı, topçuya sahip çıkmalı" diyenler şimdi neler yazıyor.

Topçu bizim, sahip çıkan biziz. Sana ne oluyor. İnsanları niye kışkırtmaya çalışıyorsun? Benim en çok ağrıma giden, her takımda oynayıp sonra bize gelen Sergen'e bu taraftarın tepki göstermemesi, hatta yeri gelince alkışlaması. Hiç haketmemiş o alkışları.

Çarşamba, Kasım 11

Santos 2002


Hasan Şaş'ın yıldızlaştığı,
bizim dünya kupasında yarı final oynadığımız,
benim lise 2'den lise 3'e geçtiğim,
Bülent Ecevit
'in bana göre ihanete uğradığı,
bugün ömür boyu ceza alan Süreyya Ayhan'ın Avrupa Şampiyonası'nda altın madalya kazandığı,
Azra Akın'ın dünya güzeli, AKP'nin iktidar olduğu,
Babamın çalışmak için Ukrayna'ya gittiği,
Ferzan Özpetek'in Harem Suare'yi çektiği,
Halle Berry'nin Oscar törenlerinde ağladığı,
Lucescu'nun bizi şampiyon yaptığı,
Cihan'ın Enke'ye Nou Camp'ta gol attığı sene
Brezilya'da iki önemli şey yaşandı. Biri Tanrı Kent filmi, diğeri Santos'un şampiyonluğu.

Santos'un şampiyon kadrosundaki isimlerden 4'ü: Diego, Robinho, Renato ve Elano... Hoca, Emerson Leao..

Pazartesi, Ağustos 24

İlk Lig Maçında Gol Atma Geleneği


Bu güzel birşey. Lig taraftar için önemlidir, pazartesi okulda-işte-sokakta zor bir gündür. Pazartesileri güzel geçirmek için nedenlerden biridir yeni transferin ilk lig maçında gol atması. Rakip taraftara korku saldığını hissederseniz. Tabi golü atan futbolcu için de güzel bir olay. Krediniz bir anda yükselir tribünde.

Elano için yeni bir şey mi bilmiyorum ama Galatasaray taraftarı çok alıştı buna. Gelen yabancılar ilk lig maçında golle tanışır. Rakiplere korku salar ve rakipler ona göre alır gardını.

Herşey Hagi ile başladı. 1996 yılında Vanspor maçında attığı goller hala akıllarda. Üstelik bir hafta sonra Sami Yen'de Trabzonspor'u yıkan gol efsanenin başlangıcı diye adlandırılabilir. Usta'nın Monaco'ya, Bilbao'ya attığı goller kadar hafızadadır Trabzonspor maçındaki gol.

Adrian İlie ilk lig maçında Ankara deplasmanına çıktı. Gol atamadı ama bir hafta sona Sami Yen'e geldi. Rakip Bursaspor'du. Maçı 4-1 kazandık. İlie siftahı o maçta yaptı. Sami Yen'de ilk lig maçında attı golünü.

Tıpkı Jardel gibi. Süper Mario ilk lig maçına Denizli'de çıktı. Golünü atamadı. Fakat Sami Yen çimlerindeki ilk lig maçı sayesinde adını unutulmazlar arasına yazdırdı. Süper Mario 5 gol attı sarı-kırmızı tribünlerin önünde. (Ki ligi boşver ilk resmi maçında Süper Kupa'da Real'e 2 tane sallamak da herkese nasip olmaz zaten).

Yine bir Brezilyalı'dan devam. Felipe. Galatasaray taraftarının hakkında bir türlü karar veremediği bir isim. İyi miydi, kötü müydü? İyise niye gitti, kötüyse niye hala akıllarda. Bunun tek bir sebebi var. Çıktığı ilk lig maçında, Sami Yen'deki ilk lig maçında Samsunspor ağlarını sarsmış olması. Herşey çok güzel başlamıştı onun için.

Felipe devre arasında ülkesine dönünce yerine transfer edilen isim çok uzaklarda değildi. Suyun karşı yakasından geliyordu. 21.yüzyılın bana göre en çok konuşulan transferi buydu. Ezeli rakiplerin (GS-FB) bu dönemde birbirlerinden direkt aldığı futbolcular arasından en yeteneklisi Haim Revivo. Ve Galatasaray formasıyla müthiş bir başlangıç. Bursa'da Bursaspor karşısında 3 süper gol. Bir gün sonra (Peralta iyi hatırlar) okulu Haim Revivo diye inleten biz 6-0 mağdurları için bulunmaz bir fırsattı. Fakat devamı gelmedi.

2005-2006. Muhteşem bir sezon. Başlangıç Sami Yen'de Konyaspor'a karşı. 2-1 galip geliyor Rekem Aslanı Eric Gerets'in aslanları. Ve o aslanlardan biri iki gole imza atıyor. Yeni transfer Sasa İliç. "Kim bu adam" diye söylenen her cümle o maçtan sonra son buluyor. Sasa İliç, Galatasaray tribünleri tarafından en çok sevilen yabancı futbolculardan biriyse bu maçın payı yadsınamaz.

2007-2008 yine bir şampiyonluk sezonu. Ve bu sezon içinde 2 yabancı futbolcu ilk lig maçlarında golle buluşuyor. Yalnız işin sihiri bozan bir tarafı var. O da bu maçların boş tribünler önünde oynanması. Cassio Lincoln Galatasaray'ın, Ç.Rizespor'u 4-0 yenerek başlamıtı o sezona. Sezonun ilk golünü Brezilyalı futbolcu attı. Bir sonraki maçında Ankaragücü'nü de sarstı Lincoln. İnsan bazen "keşke bu kadar iyi başlamasaydı" diyor.

Shabani Nonda ise Nisan ayında attığı gol sayesinde kalplerde bambaşka bir yerde. Ama onun da siftahı çok iyidi ve sevilmesinde etkendi. Oyuna sonradan girdiği Manisa deplasmanını saymazsak, bir hafta sonra Konyaspor'a İstanbul'da 2 gol atarak başlıyordu Galatasaray serüvenine.

2008-09. Harry Kewell İstanbul'da. Bir aşkın başlangıç maçı. Denizlispor'a karşı oynanan ilk maç. Ve Kewell bu büyük aşka çok güzel başlıyor. Sezonun ilk golünü atan isim oluyor. Bir hafta önce Almanya'da Süper Kupa'da attığı golü de unutmuyoruz.

Ve işte son olarak Elano. Dün attı golünü.İlk lig maçında. Lig serüvenine golle başlayan kaçıncı isim Galatasaray'da acaba. Benim hatırladıklarım bunlar. Dahası varsa ekleme yapılsın.

Hemen yorumlara geçelim. Felipe ve İliç dışında yukarıda anlatılan hiçbir gol sevincine canlı tanıklık edemedim. Bu özel bir istatistik. İlk golün atıldığı bu maçlarda genelde Galatasaray 4 veya daha fazlası gol atmış. Yani yeni transfer gol atan bir takıma katkıda bulunmuş. Rakiplere korku salan bir takıma katılan son dişli olmuş. Ve o andan itibaren, yanı bu muhteşem başlangıştan sonra bu adamlar sırasıyla "yaşlı, torpilli, çok para kazanıyor, koşmuyor, futbolu düşünmüyor, çelimsiz, disiplinsiz, müzmin sakat, 90 dakikayı kaldıramıyor" olarak nitelendirilmiş başkaları tarafından. Haliyle bu isimlerden bazıları Galatasaray'a gerekli katkıyı verememiş, bazıları direnmiş ve uzun yıllar hizmet etmiş.

Şimdi ilk golünü ilk maçında attı Elano. Haliyle ilk taşı da o yiyecek. Ve haliyle yıllardır girdiği sınava bir kez daha girecek Galatasaray. Gelene 4 gidene 5 atmak yeni bir şey değil bu camia için. Çok değil geçen senede yaşadık bunu. Geçen sene veremediğimiz sınavı bu sene vermeliyiz o zaman. Bunun için Galatasaray camiasının bir bütün olması, sabırlı olması, birbirini kollaması gerekmektedir. Bu güzel günler bitmesin.


Çarşamba, Ağustos 5

Elano Niye Başarısız Olacak.


Elano...Manşetlerde havai fişekler patlıyor.Kimi “Kaka’dan iyi” diyor.Kimi “Yeni Hagi” diyor.

Müthiş topçu, burası kesin.

Ama, insanın aklına şu masum sorular geliyor: “Manchester City’de neden gözden çıkarıldı? Neden İngiltere’den bir başka takım talip olmadı? Bizim bilmediğimiz, İngilizler’in bildiği bir pürüz mü var? Niye bir İspanyol veya Portekiz takımı istemedi? Niye İtalya’daki transfer borsasında adı bile geçmedi? Niye?”

Geçen sezonun başında Güiza için aynı masum soruları sormuştum: “İspanya gol kralını neden İspanya’dan bir takım istemedi? Bizim bilmediğimiz, İspanyollar’ın bildiği bir pürüz mü var? İngiliz kulüpleri şakır şakır İspanyol alırken, neden hiçbiri Güiza’ya talip olmadı? İtalya’dan niye isteyeni çıkmadı?”

Güiza sorularının cevabını yaşayarak öğrendik... Özel hayatında sorunları olan, ruhu yorgun, “Sezon bitse de memlekete gitsek” diye düşünen bir futbolcu Güiza... Haliyle, Fenerbahçe’ye elle tutulur katkısı olmadı.

Ya Elano?

Tembel, idmanlarda çalışmıyor, bu bir...Savaşmıyor, mücadele sevmiyor; ayağını rakip futbolcuya uzattığı görülmedi, bu iki...

Üçüncüsü ise, hepsinden önemli...Kendini teknik direktör zanneden bir futbolcu Elano!

Takım içinde çete kuran, çetesini teknik direktöre karşı isyana kışkırtan, soyunma odasında ‘onu oynat, bunu oynatma’ diye akıl vermeye kalkışan, üstelik, kulüp başkanıyla baş başa görüşüp ‘teknik direktörü görevden almasını isteyen’ bir futbolcu Elano!

Bu yüzden, bizim gazeteler “Kaka’dan iyi, yeni Hagi” filan diye pohpohlarken, İngiliz basını, “İsyancı kovuldu” diye yazıyor! Machester City’nin ‘kurtulduğunu’ yazıyor!

Pişmiş aşa su katmak istemem ama, Brezilyalı Lincoln’ü ‘sorunlu’ diye gözden çıkardı Galatasaray, onun yerine, hem de daha pahalıya ‘sorunlu’ bir Brezilyalı aldı.

Ve, aslına bakarsanız, Brezilyalı futbolcu almasını bilmiyor Galatasaray...

Şimdi bu iddialı yargıyı okuyup, “Taffarel kötü müydü? Capone kötü müydü?” diyenler çıkabilir... Haklılar... Peki ya sonra? Sayayım isterseniz... Bruno, Marcio, Jardel, Batista, Felipe, Pinto, Christian, Cesar Luis Prates, Conceiçao, Lincoln... İyi miydi?

Son 10 senede 10 tane Brezilyalı aldı Galatasaray... Hangisinin dikişi tuttu? 10’da sıfır... Kimi tembeldi, kimi teknik direktörle kavga etti, kimi gurbet travması yaşadı, kimi de Conceiçao gibi Real Madrid’de bile forma giymiş olmasına rağmen Türkiye’yi sevmedi.

Çünkü...Galatasaraylı arkadaşlarım kızacak ama, Fenerbahçe alıyor diye Brezilyalı alıyor Galatasaray... Bizde de bulunsun diye alıyor. ‘Deneme-yanılma’ yapıyor, ‘deneme-yamulma’ yaşıyor.

Halbuki, tüm tarihi boyunca en büyük başarılarını ‘Avrupalı yabancılarla’ kazandı Galatasaray, en büyük süksesini ‘Avrupalı transferlerle’ yaptı... Hodziç, Sedjiç, Abramczik, Simoviç, Prekazi, Six, Koseçki, Götz, Stumpf, Friedel, Saunders, Hagi, Popescu, Frank de Boer, Ribery, Avustralyalı ama İngiltere efsanesi Harry Kewell ve Baros...

Bu iş Brezilyalılar’la olsaydı, UEFA Kupası’nı Fenerbahçe kaldırırdı... Bunu unutuyor Galatasaray.

Yılmaz Özdil

****

1-) Elano'yu isteyenler oldu, Inter ve Milan ile (doğru olmasa bile) adı geçti. Devamlı oynamak için Galatasaray'ı seçti.

2-) Fenerbahçe geçen sezon tüm hatlarıyla kötüydü. Guiza'da kötüydü. Sonradan açıldı. Sezona da güzel bir giriş yaptı. "Türkiye'ye geldi neden Avrupa istemedi demek ki kötü futbolcu" paranoyasına kapılmamak için Avrupa Şampiyonu İspanya Milli Takımı'nın son senelerdeki kadrosuna bakmak yeterli. Ayrıca Guiza başarısız ise, demek ki Avrupalı olup da başarısız olan futbolcu çıkabiliyormuş. Tıpkı Brezilyalı olup yapamayan gibi.

3-) Elano takım içinde nasıl biridir bilmiyorum. Ama kendini teknik direktör sanan iki futbolcunun adını yazalım. Gheorghe Hagi, Pierre Van Hooijdonk. Ayrıca Galatasaray'ın teknik direktörü Mark Hughes değil Frank Rijkaard'dır.

4-) Galatasaray'ın son 10 yılda 10 Brezilyalı'nın ilk 7 tanesi Galatasaray'da oynarken, Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcuları iki taneydi. Biri "fiyasko transfer" Simao, diğeri kalp hastası Washington.

5-) Roman Kosecki, Brad Friedel (bu adam niye Avrupalı sayılıyor da Elano sayılmıyor?), Dean Saunders, Frank De Boer (bu listede olması bile hata), Frank Ribery ile kazanılan yerel başarılar(şampiyonluk da değil onlar en fazla Türkiye Kupası) dışında kazanılan "en büyük başarılar" nelerdir?

6-) Galatasaray, "bu iş Brezilyalılar ile oluyor" diye düşünseydi, kadrosunda United Kingdom Kewell, Afrikalı Nonda, Viking Linderoth, Akdenizli Franco, Arap Keita, Çingene Baros (son ikisi çeşit olsun diye şaka maksatlıdır), Bayrampaşalı Arda, Iğdırlı Servet, Egeli Semih Kaya, Berlinli Hakan Balta'dan kurulu bir kadroya sahip olmaz, 8 tane Brezilyalı ile oynardı.

7-) Sanıyorum Yılmaz Özdil bu yazıyı daha idmana çıkmayan Elano'nun(kendisi pis sapıktır, masturbasyon bile yapar o derece ahlaksızdır) Türkiye'de neden bekleneni veremediğini açıklamak için yazdı herhalde, saygı duymalıyız.
Başlıkta(yazının başlığı değildir) niye soru işareti yok da nokta var diye soran olabilir. Çünkü soru yok burada. Elano başarısız olacaktır, öyle buyurmuşlardır. Sebebleri bunlardır. Lamı cimi yoktur. Nokta. Saldır Basın Tribünü Oley....


Kutay


Pazartesi, Ağustos 3

Elano'nun Nesi


Van Hooijdonk, Hagi'nin sakini.

Alex, Van Hooijdonk'un genci

Lincoln, Alex'in koşanı

Elano, Lincoln'ün ahlaklısı

Bundan sonra gelecek adam Elano'nun nesi olarak kıyaslanır acaba?

Perşembe, Temmuz 30

İsa Musa Gel Bizi Kutsa


Sahaya çıkmayı bırak, Türkiye'ye henüz ayak basmamış bir topçuyu ilah yapmak hoşumuza gidiyor. Bu coşku bize 1 ay yeter, ondan sonra çıkar bir de topunu oynarsa Rio'ya gidip o heykele arkasında Elano (ve Ülker) yazan Galatasaray forması giydirmek boynumuzun borcudur.