nihat genç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nihat genç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Ekim 17

Veryansın


Nihat Genç'in, Serdar Akinan ile beraber yaptıkları Ne Var Ne Yok adlı programdan derlenen bir kitap. Programı her zaman izliyordum. Kitabı okurken, gözümün önüne sürekli bu progarm geldi. Okuyun, okutun diyebileceğim bir kitap.

Nihat Genç'i sevdiğimi buradan defalarca yazdım zaten. Bu sefer Serdar Akinan'a değinmek lazım aslında. Bütün program boyunca, "abi bu hafta şunlar şunlar oldu" diye başlaması ve "abi ağzına sağlık" diyerek bitirmesi dışında sesini çok az duyardık. Ama bu onun asist kralı olmasını engellemiyordu. Nihat Genç'i bir televizyon programına çıkarması bile yeterken, o bir de ince pasları ile Nihat Genç'in önünü açıyordu. Tabi sadece bu program değil, TV kanallarında ve gazetelerde yazdıklarıyla bizim de ufkumuz açtı. Sanırım, ilk göz önünde olduğu programlardan biri sayesinde, partneri Saba Tümer'in de önünü açtı. Saba Tümer'e dair aklımızda kalan iyi şeylerin çoğu o programdan dolayıdır.

Güzel bir programdı. Sanırım şu an Nihat Genç, Avrsaya TV'de bir program yapıyor. Ben izleyemiyorum. Serdar Akinan'ı da Twitter'dan takip ediyorum. Bir sayfiye yerinde kurtlarla, çakallarla uğraşıyor. İkisinin hayatında da değişen pek bir şey yok aslında.

Salı, Eylül 8

Nihat Genç'in 11'i


Fanatik, adı Trabzon ile özdeşleşmiş kişilere kafalarındaki ilk 11'i sormuş. Bu isimler arasında futbolun birebir içinde olmayan tek bir isim var. Nihat Genç. Kafasındaki 11 herkesinkinden farklı. İşte o 11.

Tony Sylva - Cale, Egemen, Giray, Serkan Balcı - Alanzinho, Ceyhun, Tijikuzu, Yattara- Altyapıdan bir forvet, altyapıdan bir forvet.

Colman'a kesik atan Nihat Genç'i Doğan medyasının sayfalarında görmek ne kadar şaşırtsa da, aniden karşımıza çıkışıyla da hoşumuza gitmedi değil. Yukardaki belgeseli de bir yerden temin etmek şarttır artık.

Salı, Eylül 1

Şu Senin Sakarya

Fotoğraf 5 Haziran 1927 günü oynanan Fenerbahçe - Slavia Prag maçından..


Hikayeyi Nihat Genç anlatıyor. Onun bu hikayeyi anlatma amacı, Mustafa Kemal'in ne kadar hoşgörülü bir insan olduğunu gözler önüne sermek. Ben ise futbolun ülke topraklarındaki ilk yıllarında bile ne kadar sevildiğini göstermek istedim. Yorum kısımında "Atatürk hangi takımlıydı" muhabbeti yapılmasın lütfen. Geç kalmış bir 30 Ağustos yazısı olsun bu da...


"Bir gün Gazi'nin uşağı, Fener maçına gider.Fenerliler, Yunanlılarla maç yapıyor. Yunanlıları 2-1 mi, 2-0 mı ne yeniyor. Uşağı sofrasını hazırlayan kişi, fanatik Fenerli... Geliyor köşke. Atatürk maç nasıldı diye soruyor. İyiydi, 2-0 yendik diye yanıtlıyor. Nasıl oynadı bizimkiler? sorusunu soruyor. Valla öyle oynadılar ki şu senin Sakarya beş para etmez."

Pazartesi, Aralık 8

Blowup

Herşey üstüste geldi. Önce Michelangelo Antonioni'nin izlerken çok sıkıldığım ama güzel bir eseri olan, sinema tarihi için önemli bir yeri olan Blowup filmini izledim. Sonra Ahmet Çakar'ın yıllar evvel oynanan Beşiktaş- Fenerbahçe maçında verdiği tartışmalı karar "piero" sayesinde sonuçlandı. Tam bunlar olurken büyük usta Nihat Genç'in yıllar evvel yazdığı "Yeni Türk Şenlikleri" adlı yazısını okudum. Son olarak da Deivid'in golü noktayı koydu. Son 1 haftada yaşanan bu tesadüf silsilesi nedeniyle Nihat Abi'nin o yazısının bir bölümünü noktası virgülüyle buraya aktarıyorum. Sözlük ağzıyla "copy paste değil alın teri."
"Hakem hataları kamerayla tartışılır. Ünlü İtalyan yönetmen Antoini'nin çok tartışılan basit bir filmi vardı. Filmin adı Blow Up( büyütme). Genç bir adam, parkta öylesine bir fotoğraf çeker. Evinde, çektiği fotoğrafları karanlık odada yıkarken, çalılıkların içinde bir adamın cinayet işlediğini görür.Kendi çıplak gözüyle görmediği birşeyi, fotoğraf görmüştür, hayrete düşer.
Ve film boyunca şu soruyu sorar kendine ve hepimize: Ben gözlerimle gördüğümle mi sorumluyum? Eğer çıplak gözlerimden sorumlysam, olaya müdahele etmeyeceğim, ama fotoğraf makinesinin objektifinden de sorumluysam, polise gitmeliyim, cinayeti anlatmalıyım. Yani, vicdanen bu toplumsal olayın içine girip üstüme düşeni yapmalıyım.
Hakemin çıplak gözle göremdiğini, kameranın gördüğüyle yargılamak, maç sonrası yorumlarda gerçekçi gibi sunuluyor. Oysa kamera bakışının gerçekliği yoktur. Çünkü hakem çıplak gözlerinden sorumludur, bizler kamera-objektif üzerinden değerlendiririz.
Antoini'nin filmi enteresan sahnelerle biter, parkta, pandomim oyuncuları tenis oynar, ama top yoktur, ağ yoktur, onlar olmayan birşeyi oynar. Sonunda olmayan topu pandomimci gider, çimlerin içine atar. Yani hayal bir oyun olan pandomim, olmayan top, tekrar bilinmeyen gizliliğe atılır.
Maç sonrası kamerayla değerlendirmeler, olmayan bir oyundur, hayal bir oyun. Bu oyun üzerinden, neticesi alınmışmaçlara, yeni neticeler yazmaya çalışırız.Sahadaki skoru beğenmez, yeni sonuçlara ulaşmaya çalışırız."
Yazı buradan giriş alarak devam eder.Ama biraz daha farklı şeyler anlatır Nihat Genç. Futbol programlarına başka bir açıdan yaklaşır. Bizi yine ters köşeye yatırır, ama hislere de tercüman olur. Yazının devamı da okunmalı.Nöbetçi Yazılar isimli kitapta var. En kötü gdin bir kitapçıya, kitabı satın almadan 10 dakikada okuyun. Ben bazen yapıyorum öyle.

Blowup:
Yapım Yılı: 1966
Yönetmen: Michelangelo Antonioni
Oyuncular: Vanessa Redgrave, Sarah Miles, Jane Birkin, Gillian Hills, David Hemmings
1967 Oscar'ına 2 dalda aday olmuştur.