Cumartesi, Haziran 5

Ronaldo Gibi Başla Ronaldo Gibi Bitir

Karim Benzema, Real Madrid tarihinde en çok maça çıkan üç yabancı futbolcudan biri. Diğer ikisi Brezilyalı sol bekler; Roberto Carlos ve Marcelo. Sol bekleri ķüçümseyecek değilim ama bir santrforun başka bir ülkeden gelip Real Madrid'de yaklaşık 10 sene kalması ve bu süreçte en az 500 maça çıkması müthiş bir iş.

Tabi işler her zaman kolay gitmedi. Çok eleştirildiği dönemler, gol atamadan geçirdiği haftalar oldu. Real Madrid'de iki maç üst üste gol atamamak bile sıkıntı yaratır. Fakat Benzema bunun altından kalkmayı başardı.

Aslında kişisel olarak sevdiğim bir santrfor değildi. Hatta, sanki bir asır öncesiymiş gibi hayal meyal hatırladığım Lyon'daki Benzema, çok daha farklı bir profildi. Hızlı, teknik, bitirici... Brezilyalı Ronaldo gibiydi adeta. Bu tip melekelerini Real'de çok az gösterdi. Aklıma gelen yegane örnek Atletico maçındaki çalımı ve attırdığı goldü.


Biz onu gençliğinde Brezilyalı olana benzettik ama o zamanla Portekizli olana dönüştü. Tamam aynı oyuncu değiller ama gidiş yolları benzedi. Sporting'den Manchester'a gelen cılız çalımbaz çocuk, zaman içinde bir canavara dönüştü. Yazının başlığı da bu yolculuğu ve dönüşümü anlatıyor.

Benzema da ceza sahası içinde çalımla varyeteyle uğraşmayan, direkt golü düşünen bir santrfora evrildi. Fakat bu golü düşünme son iki sene öncesine kadar başkalarının golüydü; özellikle de Cristiano'nun...

Geçtiğimiz günlerde Gonzalo Higuain bir röportaj verdi. Tarihte hem Messi ile hem Ronaldo ile beraber oynayan az sayıdaki oyuncudan biri olarak konuşuyordu.

"Onları en iyi ben anladım" diyordu. Psikolojik olarak belki de öyleydi. Hatta Lionel Messi için de öyle olabilir. Ama sahada oyunu tamamlama konusunda (ve en çok da Ronaldo özelinde) Higuain doğru parça değildi.

Arjantin'den gelen genç bir çocuk olarak her defasında kendini şöhretli forvetlerden daha çok gösterip formayı kaptığı zamanlar ben de Higuain'ciydim. Hatta Paris'ten gelen yapılı, havalı, biraz getto, biraz büyük şehir soslu daha sonraki yıllarda Rihanna ile takılacak Benzema'ya göre Higuain daha bizim çocuktu. Ama Higuain gitti. Barınamadı Real Madrid'de... Hem de Ronaldo varken. Fakat Benzema kaldı. Hem de Ronaldo'dan sonra da...

Çünkü Ronaldo'nun hızına ayak uydurabilecek, topla kavga etmeden ona pas istasyonu oluşturabilecek ve topu aldığında kaleyi bulabilecek tek santrfor Benzema'ydı. Higuain ceza sahasında çıldırtabilir, Lewandowski ve Suarez o driplinglere eşlik edemezdi. Başkası olamazdı.

Benzema oldu. İşin ilginç olan kısmı, Ronaldo sonrası dönemde de birinci role geçti ve onu da başardı. Hatta Ronaldo'yu aratmayacak kadar.

Tamam; yıllar önce Paris'ten gelen havalı çocuğun yetenekleri aşikardı. Bütün dünya onu Youtube'dan izlemeye başlamıştı. Yani bir peri masalı gibi kendini geliştiren futbolcu hikayesi yazmaya gerek yok. Fakat Benzema bu role 32-33 yaşında geçti ve yaşından beklenmeyecek bir devamlılık gösteriyor.

33, yeni futbol dünyasında yaşlı bir çağ sayılmaz. Benzema'nın formunun zirvesinde çok akranı var. Fakat yine de onların çoğu; eğer Zlatan veya Cristiano gibi anormal bir fiziğe sahip değillerse, artık saha içinde daha farklı hareket ediyorlar. Kendilerini daha az yorup, daha çok zeka ve tecrübeyle fark yaratıyorlar.

Benzema ise halen 23 yaşındaki gibi. Belki o eski hızı yok. Ya da Valdedebas'taki küçük saha onun gaza basmasını engelliyordur. Hızı göremiyoruz ama halen tank gibi. Ona çarpan yanıyor. Maç içinde de yorulmuyor. Bu sezon oynadığı 46 maçın 33'ünde  90 dakika sahada kalıyor. 75'ten önce çıktığı sadece iki maç var.

Bunun nedeni ne olabilir?

Son zamanlarda çok tartışılan ve muhteşem formunun ardından yeniden gündeme gelen Fransa Milli Takımı, onun kariyerini uzatmış olabilir mi?

Benzema uzun bir süredir milli formadan uzaktı. Diğer meslektaşları, her sene kıta kıta, ülke ülke gezip maç yaparken ,yazları turnuvalarda yıpranırken Benzema dinleniyordu. Senede 4-5 milli maç arası olsa; 10 haftalık bir dinlenme imkanı doğuyordu. Sezon bitiminde kendisini yenileyebildi. Tamam belki müzesinde Dünya Kupası madalyası olmadı ama aksi halde şu an Real Madrid oyuncusu da olamayabilirdi.

Futbolcuların günümüzde en çok şikayet ettiği yoğun maç takvimi Benzema'ya uğramadı. Belki ona verilen ceza, onun şansı oldu.

Sonuç olarak,özellikle iki senedir çok özel bir oyuncu performansıyla karşı karşıyayız. Bazı futbolcular olgunlaştıkça tat verir ve saygı uyandırır. Önceleri biraz göz ardı edersiniz ama kariyerlerinin son virajına girdiklerini fark ettiğiniz anda daha fazla izlemeye ve ona saygı duymaya başlarsınız. O da bunun karşılığını verir ve akranları gibi elden ayaktan düşmeden topunu oynar.

İste Benzema o tür topçulardan...

Peki şimdi yeniden milli takıma çağrıldı, ne olacak? Bir kereden bir şey olmaz. Hem belki de bu onun için 'son yaz' olabilir. Onun bu gelişimini ödüllendirmemek ona değil, Fransızlara ceza olurdu. 

Hiç yorum yok: