Giresunspor - Orduspor derbisinde açılan pankart... Teknik olarak oldukça iyi, tribündeki halini de görmek isterdim ama bulamadım.
giresunspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
giresunspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Ocak 17
Derbi Pankartı
Etiketler:
anadolu futbolu,
ezeli rekabetler,
giresunspor,
orduspor,
tribün
Cuma, Aralık 19
Cizre'nin Galibiyeti
Cizrespor önce Aydınspor'u yendi. Bir sonraki turda da bir başka Ege takımı Göztepe'yi. Açıkçası Aydınspor maçı baya olaylıydı. Fakat Göztepe maçında benzer durumlar pek yoktu sanki. Olaysız diyemeyiz ama maçın skoruna etki etmiş miydi? Tartışılır.
Aydınspor maçı standartları aşmıştı ama Göztepe maçı, herhangi alt lig maçında son haftalarda görmeye alıştığımız görüntülerden daha fazlası değildi.
Maça giden bazı Göztepeliler de benzer cümle kurdu. Sonuç olarak Cizre iki takımı da yenerek gruplara kaldı. Bu andan sonra olay bir anda Türk-Kürt konusuna geldi. Ülkenin batı kesimi Cizrespor'a inanılmaz şekilde bilendi. "Bizle aynı gruba düşsünler, bizim sahamıza gelsinler bakalım neler oluyor" dendi. Şans Giresunspor'a güldü! Karadeniz zaten milliyetçi bir bölge, bu eşleşmeye oldukça sevindiler. Yaşananlardan dolayı gazı alarak maçı beklemeye başladılar.
Bu gaz lafta kalınca çok seviniyorum. Kof milliyetçilik sadece ergen eğlencesi olarak kalıyor. Zaten daha ileri gitmesi de acı sonuçlar doğurabilir.
Giresunspor - Cizrespor maçında rakip takıma cehennemi yaşatacağını iddia edenler stadyumu dolduramadı. Cizrespor'un kupada oynadığı ilk deplasman maçında futbol dersi alacağını söyleyenler, Cizrespor'un 2-1'lik galibiyetini izledi. İyi oldu.
Öte yandan bu Cizrespor'da ilginç bir şeyler olduğu gerçeğini de inkar edemeyiz. Bilmiyorum işin aslını ama normal değil. Sanırım bahisle ilgili mevzular var.
Etiketler:
anadolu futbolu,
cizrespor,
giresunspor,
türkiye kupası
Pazar, Mayıs 11
Salı, Nisan 22
Giresunlu Spiderman
Etiketler:
anadolu futbolu,
doğaçlamalar,
giresunspor
Pazar, Mart 4
Kasımpaşa 2 - 2 Giresunspor
İnsan sevdiği birşeyi veya birini kaybedince, doğan boşluğu başka birşeyle doldurmak ister ya, sanırım benimki de biraz bu. Yoksa ne işim var benim bir cumartesi akşamı Kasımpaşa-Giresunspor maçında.
Özlediğimiz şeyin adı Ali Sami Yen. Özlediğimi farkettiğim hafta sonlarından biri oldu. Kasımpaşa'daki maç atmosferi o günlerin hissiyatını yaşattı. Maçı televizyondan izleyenler, boş tribünleri görünce bu dediklerime şaşırabilir ama içeride çok farklı bir ortam vardı.
Benzer noktalar şu: Şampiyonluğa oynayan bir takım var. Puan kaybına tahammülü yok. Ligin büyüklerinden. İyi kadrosu var. Kemikleşmiş sağlam bir trübünü var. Ama tribün başarıyı çok istiyor. Karşıdaki takım da ligin alt sıralarındaki takım olunca galibiyet istekleri iyice artıyor. Tavırlar, hareketler, tepkiler tamamen Galatasaray tribünü gibi oluyor.
Takım topu olunca çıkan uğultu sesini, kaçan golden sonra çıkan sesini, rakip gol atınca stadyumdaki 2-3 saniyelik sessizlik ve deplasmandan gelen gol sesini, rakip beke atılan lafları, hakeme atılan bozuk paraları, özlemişim. Bir tarafta tribüncü takılan gençler, diğer tarafta çekirdekçi abiler. Çekirdekçi diye geçme, topu bir çok kişiden daha iyi biliyor. Rakip takımın orta sahasında elemanın doğum yerinden babasına kadar bilen 60 yasındaki adamlar.
Kasımpaşa semtinin Fenerbahçeliler'i, Gençlerbirliği maçına kanalize olunca, belki de semtin takımını kovalama nöbeti Galatasaraylılar'a kalmıştır. Bu benzerliğin nedeni bu olabilir. Zaten İstanbul'un semt takımlarını, semtlerini 3 büyüklerden ayrı düşünemezsiniz. 3 büyükleri de semtlerden ayrı düşünemezsiniz.
Ağacı olan bir tribün, semtin içinde Taksim'in göbeğinde bir stadyum. Bunları daha önce de yazdık. Ama burada olmak o kadar keyifli ki, tekrar tekrar yazmak gerekiyor. Kartal Stadı'nda da maç izliyorum. Kartalspor'a sempatim daha fazla. Kartalspor'un da hatırı sayılır bir taraftar kitlesi var. Ama artık bizim yaşımız artıyor diye mi böyle oluyor bilmiyorum, Kasımpaşa'nın çekirdekçi abileri amcaları Kartal'dakilerden daha efektif. Böyle olunca da gittiğimiz maça renk katıyorlar.
Maç güzel maçtı. Burada izlediğimiz Karşıyaka maçı da güzeldi mesela. Bunun en önemli nedenlerinden biri sahanın zemini. Top oynamak için elverişli. İki takım da golü düşününce olaylar gelişti.
İlk gol Kasımpaşa'dan geldi ve devre öyle kapandı. Açıkçası ondan sonra Giresunspor'un maçı döndüremeyeceğini düşünüyordum. Kasımpaşa, yedekleri bile üst düzey olan bir takım. Kaleci Fırat Kocaoğlu, Hüseyin Yoğurtçu, ümit milli Barış, joker Özgür, Laziolu Şahin, Gökhan Güleç Bank Asya 1.Lig'de her takımda ve bazıları Süper Lig'de oynayabilecek futbolcular. Bu takımın aslında çok rahat bir konumda olması lazım ama futbol böyle işte.
Kasımpaşalı taraftarlar benim kadar rahat değildi. 1-0 onlar için sıkıntılı skor, çünkü kalede Tolga var. Hiç güvenmiyorlar. O da bu güvensizliği yanıltmadı. Maçın sonunda ıslıklanıyordu bile. Bir de Ali Bilgin var. Ne yapsa yaranamıyor. Fakat dün o da çok kötüydü. Hele maç 2-1'ken topuk pası yapmaya çalışıp topu kaptırması çıldırttı herkesi.
-Abi şu 6 numara kim
- Ali Bilgin. Fener'de oynamayan çocuk var ya...
Maçın ikinci yarısında Giresunspor oyuna Cafercan'ı aldı. Şaşırdım. Giresun'a gittiğini bilmiyordum. İki maç oynamış daha önce. Toplam 19 dakika. Ligin ilk yarısında Bolu formasıyla bu stadyumda oynamıştı. O maç da berabere bitmişti. Cafercan golün ortasını yapmış, iyi oynamıştı. Bu maçta da iyidi. Gol atamadı ama etkiliydi. Demek ki böyle zeminler, sahalar ona yarıyor. Maçı bir anda 2-1'e getiren isimlerden biri oldu.
Diğeri de Eren Tozlu'ydu. İlk defa canlı izledim. Özellikle 1-1'den sonra (bu da ikinci yarının tamamı) atak oynayan Kasımpaşa'nın arka tarafını çok zorladı. Alıp giden deparlı forvetleri seviyorum. Eren de öyle oynadı. Skoru 2-1'e getiren golü de attı. Ondan sonra tribüne gelip tellere çıkması çok klastı.
Giresun'un gol atan iki futbolcusu da Ali Zorlu ve Eren Tozlu, Giresun doğumlu. Küme düşme hattındaki bir takımı izlerken incelemek lazım. Erhan Altın, az süre geçirmesine rağmen yine ilginç bir takım yaratmış. Kocaelispor ile küme düşerken bize 5 atan hoca. Dedim ya dünkü maç Galatasaray'ın Sami Yen maçlarına çok benziyordu. Mesela Nico'nun kaçırdığı penaltı, o maçta Baros'un kaçırdığı penaltıya dönebilirdi. Ama Giresun değerlendiremedi pozisyonları. 5'e giderse şaşırmazdık.
Solak adam penaltı atmayacak. Duruşu bile bir garipti. Gitti üst direğe vurdu. Bir de dönen topa tekrar vurdu, çift vuruş oldu. Bıraksa arkadan gelen Şahin tamamlayacak topu. Yine de Nico Dimitrov'u beğeniyorum. Tıpkı Sarmov gibi. Son dakikada attı golü, unutturdu herşeyi. Diyecekken son dakikanın son dakikasında bir kez daha kaçırdı. Maçın adamı iyisiyle kötüsüyle Nico.
Kasımpaşa çok iyi futbolculardan kurulu ama takım olma sorunu yaşıyor. Takımda bir sorun olduğu çok belli. Abdülhamit'e hiç pas atılmadı mesela. Bulgarlar çok bireysel. Ali Bilgin sahada imparator gibi kasılıyor. Hal böyle olunca, Giresunspor; maçın sonunda hep beraber üzülen takım, sahayı dar ediyor.
Güzel bir maç izledik. 4 gol gördük. Kasımpaşa kazansın isterken, bir taraftan da "Süper Lig'e çıkmasınlar, 5 liraya Taksim'de keyifli maçlar izlemeye devam edelim" diyorum. Ama risk, çıkarlarsa belki Süper Lig'de de ucuza maç izleriz. Kasımpaşa'yı takipteyiz.
Etiketler:
giresunspor,
kasımpaşa
Pazartesi, Mayıs 9
Kartalspor 1-0 Giresunspor

Kartalspor'un bu sezon için iç sahada oynayacağı son maçtayız. Bu sezon iyi takip ettik bordo-beyazlıları. İçeride oynadığı 16 maçın 9 tanesinde tribündeydim. Son maçta bana eşlik edenler Uğur ve İlker oldu, güzel bir günde güzel muhabbet döndü.
Ligin ilk yarısında lise arkadaşlarımla bakındık Kartalspor'a. Onlar askere gidince, benim üzerime kaldı. Bize yakın bir yerde Bank Asya 1.Lig maçı izleme şansımız vardı, ucuza maç bileti bulabiliyorduk (son maçlarda para vermemeyi de öğrendik); futbolu sevdiğimize göre bu fırsatı değerlendirmemiz gerekiyordu, biz de değerlendirdik, fakat seneye ne olacağı belli değil.
İlk yarıda 12 puan toplayan Kartalspor, ikinci yarıda hanesine 19 puan daha ekledi ve 31 puana ulaştı ama bu hala yeterli değil. İş son maça (Boluspor deplasmanı) kaldı. İlk yarıda 2-3 puan daha fazla toplansaydı şu an çok rahat bir konumda olunurdu. Kartalspor sezonun ilk yarısında kaçırdığı 4-5 penaltıdan sadece 1 tanesini atabilse çok farklı yerde olacaktı.
Maç öncesi stadın önü çok kalabalık. Gişelerde bilet bitmiş. Önümüzden geçen ilk kişiye bilet soruyoruz, "nereden bulabiliriz" diyoruz. Adam "biraz bekleyin" diyor ve 5 dakika olmadan 3 biletle geri dönüyor. İşin garip kısmı biz orada beklerken bize sürekli bilet teklif ediliyor. Boşta bilet var alın diyorlar, biz ise bize bilet bulmaya çalışan adama güvendiğimizden o biletleri nazikçe geri çeviriyoruz.
3 kale arkası biletle kapalı tribüne giriyoruz. Bu sezon 9.Kartalspor maçı ve ilk defa bu kadar erken giriyorum. Maç öncesi ısınmaları izliyorum ilk defa. Isınmalar esnasında "iyi ki kale arkasına geçmemişiz" diyoruz. Kartalsporlu futbolcular, şut çalışmasında kaleyi tutturamıyorlar.
Kartalspor tribünü oldukça dolu. Giresunspor ise iddiasız bir takıma oranla gayet kalabalık gelmiş. Maç boyunca küfür-kavga-kıyamet de hiç olmadı.
Kartalspor maça hızlı başladı. Giresunspor'dan daha çok istediğini belli etti. Birçok pozisyona girdi ama bir kısmı beceriksizlik, bir kısmı da Giresunspor kalecisi Mehmet Ali'nin muhteşem kurtarışları nedeniyle değerlendirilemedi.
Kartalspor'un ileri uç elemanları saç-baş yolduracak futbolcu tiplerine örnek olabilir. Erhan yetenekli ama bencil, Savaş yeteneksiz, bencil ve formsuz, Önder bencil ve formsuz. Sürekli yanlış tercihler yapan 3 futbolcu. Oysa bu maç daha erken kopabilirdi.
İki hafta önce oynanan Akhisar maçı da böyleydi. İlk yarıda Kartalspor atak oynamış ama golü bulamamıştı. İkinci yarının hemen başında gelen gol bordo-beyazlıları rahatlatmıştı. Öyle bir dakikada gol olmuştu ki, biraz daha gecikse stres tavan yapacak ve tehlike başlayacaktı. Bu maçta da aynı senaryo yaşandı.
Semih Kaya'nın kendi sahasından topla çıkışını Giresunspor savunması faulle engelledi. Kaleyi cepheden gören yerden kullanılan serbest vuruşta Erhan Şentürk topu filelere yolladı. Florya imzalı bir gol izledik. Bu golü izlerken yanımızda Uğur'un olması güzel bir tesadüftü.
Çok kaliteli ve heyecan dolu bir maç yoktu sahada. Zaten şahsen ben bu kadarını dahi beklemiyordum. Beklediğimden daha iyi bir futbol oynandı, özellikle Kartalspor adına. Mehmet Ali olmasa maç çok daha erken kopabilirdi. Son yarım saat diğer maçların skorları da takip edildi. Akhisar - Adanaspor maçının berabere geçiyor oluşur bu işi yüzde 90 bitirecekti.
Maçın en iyisi için Mehmet Ali dedik. Kartalspor için ise herkes Erhan der, ama ben Selçuk'u çok beğendim. Belki de beklemediğim için bu karara vardım. Sezonun en iyi futbolunu oynadı. Erhan'ın iyi oynadığını, yeteneklerini belli ettiğini söylemeye bile gerek yok. Fakat maç içinde tercihlerini daha doğru kullanırsa daha efektif olabilir. Dün Uğur ile bunu konuşmadık ama Erhan'ın Emre Çolak'tan daha olgun ve daha faydalı olduğunu düşünüyorum.
4 hafta önce; Kartalspor'un Akhisar, Giresun ve Altay'dan 7 puan alması yeter diyordum. Bu puanları aldı ama yine de yeterli olmadı. 7 puanı Altay'dan galibiyet alarak elde etse belki daha rahat olacaktı. Fakat bu hesapları geçersiz kılan, tıpkı dün olduğu gibi, Akhisar oldu.
Akhisar'ın 28.haftada Altay'ı deplasmanda yenmesi bütün işleri terisne çevirdi. Daha da ilginci; Kartalspor Akhisar'ı yenerken aynı saatelerde Altay, (dün Süper Lig'i garantileyen) Mersin İdman Yurdu'nu mağlup ediyordu. Dün ise Kartalspor yine 3 puana ulaştı, bu sefer son dakikda gelen bir Akhisar golü hesapları alt -üst etti. Beklenmeyen skorlar, Kartalspor'un son haftalardaki bütün galibiyetlerini anlamsız kıldı ve iş son haftaya kaldı.
Son hafta neler olacağını hep birlikte göreceğiz. Burada ne yazsak, ne hesap yapsak boş. Dün belki de Kartalspor'u son defa bir Bank Asya 1.Lig maçı oynarken izledik.
Maç çıkışını Kartal Meydanı'nda bir dönercide geçirdik. İntiba adlı mekanı buradan kötülüyoruz. Bu kadar kötü bir hizmet daha önce az görmüşüzüdür. Bir döner 20 dakikada mı gelir? Yemeğimizi beklerken içeriye Oğuz Dağlaroğlu'nun girmesi de ilginçti. Oğuz, eski Kartalspor kalecisi. Bu sene başında Tavşanlı'ya transfer oldu. Bu hafta Kartal'da gördük kendisini, neden Rizespor maçı kadrosunda yoktu, bilmiyorum. Haftaya Tavşanlı'nın Akhisar ile maçı var. Bu maçta Kartalsporlu'un en çok güvendiği isim eski kalecisi Oğuz Dağlaroğlu.
Haftaya çok dramatik anlar yaşanacak. Şahsi isteğim seneye 1.Lig'de İstanbul'un 3 semt takımının da yer alması. Bir de ne kadar sempatik gelse de ezber bozması adına Altay'ın düşmesini ve Akhisar'ın kalmasını istiyorum. Bakalım.
Etiketler:
futbol,
giresunspor,
kartalspor
Pazartesi, Haziran 14
Karşıyaka'dan Bomba Transfer

Dünya Kupası'na bir ara verelim ve beni çok heyecanlandıran bir transferi yazalım. Beni niye heyecanlandırıyor gerçi onu da bilmiyorum, Karşıyaka sempatisi arttıkça artıyor her geçen gün demek ki. Giresunspor'un Brezilyalı forveti Fabiano Oliveria önümüzdeki sezon Karşıyaka forması giyecek.
Giresunspor zaten sezon biter bitmez dağılmaya başladı. Önce başkanları Olgun Peker istifa etti. Yeni başkanları ancak dün seçilebildi. Levent Eriş de görevinden ayrılan ikinci isim oldu ve Boluspor'un başına geçti. Giderken de yanında geçen sene çok beğendiğim stoper Özgür Bayer'i de götürdü. Akıbeti belli olmayan Bülent Bölükbaşı ve Şenol Demirci de büyük ihtimalle takımdan ayrılacak. Bu isimler geçen sezon takımın en kiliti isimleriydi. Ve tabi bir de forvet hattındaki yabancılar var. Bolivyalı Pedriel ve Brezilyalı Fabiano.
Pedriel Bolivyalı ve milli takımda oynamışlığı var. Karadeniz ekibine Romanya'dan, S.Bükreş'ten geldi. Ben hem tip hem de futbol olarak Beşiktaşlı Holosko'ya benzetiyorum. Hızlı, topla etkili, savunmayı yoran ama son vuruşlarda sıkıntısı olan bir futbolcu. Önümüzdeki sene büyük ihtimalle Sivasspor'da oynayacak, ki bu Sivasspor'un 2-3 senedir oynadığı futbolu değiştirecek demektir. Artık "at Mehmet Yıldız'a, saklasın topu, belki gol de atar" mantığı sona erecektir. Pedriel'i Süper Lig'de izlemek güzel olacak.
Fabiano ise Pedriel'den daha verimli bir futbolcuydu. Fakat o 1.Lig'de kalmayı tercih etti. Gittiği takımın Sivasspor'dan daha heyecan verici olduğu muhakkak. Fabiano güçlü, teknik ve bitirici bir futbolcu. Pedriel geçen sene 11 gol atarken, Fabiano 12 gol attı. İkisi toplam 23 gol attı ki bu sayı bu sezon atılan gollerin hemen hemen yarısı demek.
Tabi burada Karşıyaka gelen forvetlerin hiç bir zaman bekleneni verememesi faktörü de karşımıza çıkıyor. En son geçen sene takıma transfer edilen Emrah Bozkurt bekleneni verememişti. Fakat şu da var ki Karşıyaka ilk defa bilinen bir yabancı futbolcuyu transfer ediyor. Kadro derinliği açısından muazzam bir hamle olarak değerlendirilebilir.
Bu arada Karşıyaka'nın Giresunspor'dan Fırat Sezer'i transfer ettiğini ekleyelim. Kendisi bek oynuyor. En önemli özelliği ofansif bir bek olması. Bu Karşıyaka'nın son yıllarda hasret olduğu bir konuydu. Bu konudaki açığı kapatmaya çalışan tek isim 18 yaşındaki Rıdvan olmuştu. O da kendini Beşiktaş'ta bulmuştu.
Karşıyaka iyi transferler yapmaya başladı. Giresunspor ise 1-2 nokta transferle zirveye oynayabilridi ama kadrosunu elde tutamadı. Konuşmak için çok erken ama Giresunspor'u zor günler, Karşıyaka'yı ise heyecan verici maçlar bekliyor sanki.
Etiketler:
anadolu futbolu,
giresunspor,
karşıyaka
Pazartesi, Nisan 5
Giresun İlk 6'da

- Yarım yamalak izlediğim bir maç aslında. Arada bizim sıkıcı Sivasspor maçına baktım. O nedenle önce o maç hakkında bir cümle söylemek istiyorum. Neyse vazgeçtim söylemiyorum.
- Giresunspor'un ilk golü ofsayt olabilir. Ama o gol verilmese de Giresunspor alırdı.
- Altay tribünü iyidi.
- Maçın en iyisi 4 asist yapan Bülent Bölükbaşı.
- Pedriel iyi topçu.
- Altay tipik Play-Off takımı diyeceğiz ama böyle devam ederse Play-Off'ta yine hüsran olur.
- Giresunspor 29.hafta itibariyle ilk 6'ya girdi. İzmir takımı Altay 4 yedi, İzmir takımı Karşıyaka ilk 6'dan düştü.
Etiketler:
altay,
anadolu futbolu,
giresunspor
Cumartesi, Aralık 19
Kartalspor 1-1 Giresunspor

Bu sene ikinci defa Kartal Stadı'ndayız. Bu sefer farklı olarak Basın Tribünü'ndeyim. Bu da önemli bir değişiklik benim için. Bir önce gittiğimiz maç Karşıyaka ile oynanan kupa maçıydı. Bu sefer lig maçına geldik, tribünler daha dolu, takımlar daha istekli. Hava ise yine aynı. Güneşli ve soğuk.
Kartalspor tribünleri hafta içinde ölen bir tribün liderine adamışlar bu maçı. 90 dakika sadece ona tezahürat yaptılar. Giresunspor ise (kendilerinin Sami Yen'e en kalabalık gelen deplasman tribünü olma özelliği vardır) sayıca daha fazla olmasına rağmen ses konusunda sıkıntı yaşadılar.
Maçın ilk yarısında etkili olan takım Kartalspor'du. 3 haftadır mağlup olan takım, bu sefer kazanmak istiyordu. Fakat, bu iş forvetsiz olmuyor. İlk yarıda oynayan Adem Akın ve ikinci yarıda onun yerine giren İbrahim Parlayan resmen sahada yoktu. Kartalspor 10 kişi oynadı diyebiliriz.
Giresunspor ise oldukça farklı bir takımla sahaya çıktı. Kadro dışı kalan bir çok futbolcunun yanında, yabancılar Pedriel ve Fabiano da olmayınca sahaya 16 kişi çıkabildiler. O nedenle ilk yarı kopuk bir görüntü sergilediler. Takım olmaktan uzaklardı.
Kartalspor ilk yarıda penaltıdan bir gol buldu. Giresunspor aleyhine bu sene verilen penaltı sayısı fazla. Şanssızlık diyebiliyoruz. Çünkü Koray Gençerler art niyetli bir hakemden öte kötü bir hakemdir. Eski Fenerbahçeli Serkan Özsoy, penaltıdan attığı golle tabelayı değiştirdi.
İkinci yarı Giresunspor oyunu dengeli. Golü de erken buldu. Fatih Şen attı. Fakat daha sonra iki takımda skoru değiştiremedi. İyi de oldu. Çünkü maçın hakkı buydu.
Giresunspor'da Şenol Demirci müthişti. İzlemekten yorulduk. Daha doğrusu yediği tekmeleri görmekten bizim canımız acıdı. Kartalsporlular onu anca tekme ile durdurabiliyordu. Biraz da Fatih şen'in katkısıyla Giresunspor oyunda kaldı.
Kartalspor'da ise biraz Efecan hareketlidi. Çok methedilen Yakubu'yu bir kez daha izledim, ve bir kez daha bir şey göremedik.
Tamamen sert ve mücadeleye dayalı bir futbol vardı. Güzel maç değildi ama iyi maçtı. Şimdi, günün diğer maçı için Asya kıtasından, Avrupa'ya geldik. Bakalım Süper Lig'de lider değişecek mi? 3.defa üst üste Sami Yen'e liderlik için gidiyoruz. Maçın 1-1 bitme ihtimali çok yüksek.
Etiketler:
anadolu futbolu,
giresunspor,
kartalspor
Salı, Ağustos 18
1.Lig Doğu Karadeniz Takımları

Bu sene, tıpkı geçen sene olduğu gibi 6 Karadeniz takımı yer alıyor. Bunlardan 4 tanesi Doğu Karadeniz takım. Geriye kalanlar Boluspor ve K.Karabükspor.
En doğudan başlayalım. Ç.Rizespor, geçen sene bu zamanlar şampiyonluğun en büyük favorisiydi. Sonuç beklenildiği gibi olmadı. Play-Off'a bile kalınmadı. Taraftar ve şehir takıma çok büyük tepki gösterdi. Taraftar siteleri, futbolcuları tabir-i caizse rezil ettiler. Geçen sene görev yapan 3. ve son teknik adam olan Raşit Çetiner bile ilallah dedi ve görevini bıraktı. Yerine ise 1 değil 2 isim geçti.
İsveç Milli Takımı'nın Lars Lagerback - Tommy Söderberg ikilisini hatırlatan Oktay Çevik ve 3 Mayıs 1989'daki kupa maçının(GS-FB) kahramanı Hasan Vezir yeni teknik direktörler oldu. Geçen sene büyük tepki toplayan takımın birçok oyuncusu takımdan ayrıldı. Serdar Samatyalı ve Erman Özgür Boluspor'a, Okan Öztürk Karşıyaka'ya, Ömer Ateş K.Karabükspor'a, Şadi Çolak Göztepe'ye gitti.
Geçen sene Süper Lig'e doğrudan çıkan Diyarbakırspor'un en iyi oytunculardan 3 tanesi, ligin en iyi stoperlerinden Ulaş Ortakaya, Fenerbahçe altyapısı çıkışlı Mithat Yaşar, geçen sezon Yılın 11i'ne seçilen Engin Öztonga Rize'ye geldiler. Geçtiğimiz sezona Kartalspor'da başlayan, Sakaryaspor'da devam eden A.Diakhate, Süper Lig'in vazgeçilmez sağbeki Hasan Yiğit, Beşiktaş altyapısından Kenan Özer ve Mehmet Sedef, Kasımpaşa'nın 53 numarası Evren Kürkçü, Galatasaray'dan, geçen sene bu ligde en çok gol atan 2.futbolcu olan Özgürcan Özcan, Sivasspor ve Bursaspor ile Süper Lig'e çıkma sevinci yaşayan kaleci Yavuz Eraydın, Vanspor'un Hagi'si Murat Özkalkan yeni transferler olarak dikkat çekiyor.
Bir 11 kurmak gerekirse; Yavuz - Hasan, Evren,Ulaş, Mehmet Sedef - Mithat, Engin, Diakhate, Kenan- Özgür, Riberio.
Görüldüğü gibi sadece Riberio dışında tamamen yeni transferlerden kurulu bir 11 oluşabilir. Bu takıma ilave edilecek Murat Ocak, Mustafa Çiçek, Mehmet Şen, Çağrı Yarkın gibi isimler de düşünülürse ne kadar zengin bir kadro olduğu ortada. Şahsi fikrim takımın pek bir sıkıntısı yok, fakat teknik heyet pek güven vermiyor. Çift başlı sistem ne sonuç doğuracak, en azından bunu göreceğiz.
Orduspor hazırlık maçlarında en iyi sonuçları alan takımda. Yanılmıyorsam yenilmediler. Veya 1-2 defa mağlup olmuşlardır. Altyapıdan çıkardıkları gençler hala takımda. Bunlara gurbetçi çocuklar da eklendi. Memleketine dönen Bruno büyük kayıp. Onun yerine Bolivya'dan Vargas geldi. Akın Sinan Dağdelen, Hamza Gezmiş, Serdar Sinik, Haydar Koç, Fatih Şen, Mehmet Deliorman ve Aytekin Viduşlu takımdan ayrıldı. Yeni oluşan genç kadronun başında, daha önce genç bir kadroyla, Hacettepe ile dikkatleri çekmiş Osman Özdemir olacak. Kağıt üstünde kadro yetersiz gözüküyor, fakat ligi iyi bilen bir teknik adam, etkili bir stad ve taraftar, genç ve dinamik kadro, hazırlık maçlarında alınan skorlar ve yükek moraller Orduspor'un zirveye oynayacağının göstergeleri.
Mor menekşelerin ezeli rakibi Giresunspor ise takımı baştan aşağıya yeniledi. Galatasaray maçlarının kasap stoperi İsmail Güldüren, Galatasaray maçlarının virtüözü Hasan Üçüncü, eski Galatasaraylı Emrah Eren yeni transferlerden en dikkat çekeni. Yabancı hakkını forvete kullanan Çotanaklar, S.Bükreş'ten Ricardo Pedriel ve Flamengo'dan Fabiano Oliveria'yı getirdi.Ali Sakal, Buğra Erdoğan, Şenol Demirci, Eren Görür, Fatih Şen, Volkan Bekiroğlu gibi yolu Karadeniz'den geçen futbolcular takıma dahil edildi. Rizespor'un yaşadığı sıkınıtı bu ekipte de var. Takım baştan aşağı yenilendi. Fakat hoca konusunda çok avantajlılar. Yüksel Yeşilova duruşu ve futbol bilgisiyle bu ligin üstünde bir hoca olduğunu kanıtlamak için bu sezonu kullanacaktır.
Karadeniz'de doğunun bittiği, batı'nın başladığı yerde, Samsun'da sıkıntılar çok büyük. Henüz transfer yapılmadı. 10 günden biraz fazla zaman var. Savunmacılar Can Ulun, Gökhan Kolomaç ve Veysel Aksu takımdan ayrıldı. Geçen seneki kadroda büyük değişiklik yok. Genç ve yetenekli bir kadro var. Başlarındaki isim ise Güngören gibi küçük bütçeli bir takımla mucize yaratan Turhan Özyazanlar. Şu kadro hiçbir sıkıntı olmasa kafaya güreşir ama saha dışındaki sorunlar çok baş ağrıtacak gibi. 6 Karadeniz takımı arasından TFF 2.Lig'e en yakın olanı.
Etiketler:
anadolu futbolu,
giresunspor,
orduspor,
rizespor,
samsunspor
Perşembe, Nisan 16
Fındık Derbisi

İsmi ben taktım. Fındık derbisi. Ama daha önce denen bir şeyse şaşırmam. Çünkü aklın yolu bir. Dünyanın en çok fındık üreten iki şehri. Ekonomileri buna dayanıyor. Rekabet fındıktan dolayı zaten var. İşin için şehrin takımları girince derbi iyice önem kazanıyor.
Giresunspor ve Orduspor pazar günü Giresun Atatürk Stadı'nda karşı karşıya gelecek.
Aynı sene (1967) kurulan İki kulüp de aynı senede kuruldular. 1967 yılından kuruldular, liglerdeki ilk maçlarını ise 7 Eylül 1975 günü yaptılar. İlk maçı Orduspor 2-1 kazandı.
Aynı sene (1967) kurulan İki kulüp de aynı senede kuruldular. 1967 yılından kuruldular, liglerdeki ilk maçlarını ise 7 Eylül 1975 günü yaptılar. İlk maçı Orduspor 2-1 kazandı.
Zaten iki takım arasındaki maçlarda mor menekşelerin üstünlüğü bulunuyor. İki takım bugüne kadar 39 maça çıktı. Bu 39 maçın 18'ini Orduspor kazanırken 9 karşılaşmada Giresunspor güldü. 12 maç berabere sonuçlandı. Giresunspor'un 42 golüne Orduspor 57 golle cevap verdi.
Bu haftaki maç Giresun'da oynanacak. 12.000 kişilik Giresun Atatürk Stadı tıklım tıklım dolacak. Zaten Giresunspor'un ligdeki konumu maçın önemini arttırıyor. Ligde kalmak isteyen çotanaklar rakibini yenip rekabeti seneye de taşımak istiyor. Ama Giresun'da oynanan maçlarda evsahibi takımın büyük bir üstünlüğü yok. Oynanan 19 maçın sadece 5 tanesini kazanabilmiş. 4 kez de yenilmiş. 10 maç berabere sonuçlanmış.
Son yıllarda Orduspor istatistiksel üstünlüğünü iyice arttırdı. Mor-Beyazlılar 9 yıldır Giresunspor'a yenilmiyor. En son yine bir nisan ayında oynanan maçta 23 Nisan 2000'de rakibine 3-0 yenildi. Bu maç Giresunspor'un rakibine karşı aldığı en farklı galibiyetti aynı zamanda. O günden beri oynanan 7 maçta 2 beraberlik çıktı. Geri kalan 5 maçı da Orduspor kazandı.
Nisan ayında oynanan maçlarda ise beraberlik çıkmadı. 3 maçı Giresunspor 2 maçı Orduspor kazandı. Nisanda oynanan maçları ev sahibi ekipler kazandı.
Ligin ilk yarısında oynanan maçı Orduspor, Fatih Şen, Serdar Sinik(2) ve ligin gol kralı Brezilyalı Bruno'nun golleriyle 4-0 kazandı. Bu skor derbi tarihinin en farklı skoruydu. Tabi Türkiye Ligleri için geçerli bu istatistikler.
En gollü maç ise 18 Mart 2001'de oynandı ve Orduspor rakibini deplasmanda 5-2 mağlup etti.
Giresunspor ezeli rakibinden önce Süper Lig'e çıkarak, Orduspor da ülkemizi Uefa Kupası'nda temsil ederek dönem dönem birbirlerine üstünlük kurdular. Son iki sezonda ise iki takımın yolları Bank Asya 1.Lig'de kesişti.
İki şehrin yerel seçimlerde sosyal demokrat partileri seçtiğini de hatırlatalaım. Ama burda bir ayrılık yaşandı. Ordu DSP'yi, Giresun CHP'yi seçti. Bu da ilginç bir dip not.
Etiketler:
anadolu futbolu,
giresunspor,
orduspor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



