bayern münich etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayern münich etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Haziran 7

Derin



1993-94 sezonu...

İspanya La Liga'da Barcelona ve Deportivo la Coruna şampiyonluğa çekişiyor. Sezonun son haftasına lider giren Depor, Valencia'yı yenerse şampiyon olacak. Barcelona ise kazanması halinde rakibinin puan kaybını bekleyecek.

Maçlar aynı saatte başladı. Barcelona iki kere yenik duruma düşmesine ve ilk yarıyı geride kapamasına rağmen son 20 dakikadaki üç golüyle maçı kazanmasını bildi. Deportivo için ise işler iyi gitmiyordu. Valencia kilidini bir türlü açamadılar. Karşılaşma 0-0'a kilitlendi. Buna rağmen son dakikada bir penaltı kazandılar. Fakat penaltıyı kullanan Miroslav Djukic, topu filelere gönderemedi. İspanya futbol tarihinin en büyük trajedilerinden biri o gün gerçekleşti. Günlerden 14 Mayıs'tı.

Bir gün sonra Bursaspor'u 2-0 yenen Galatasaray, Süper Lig şampiyonu oldu.

2001-02 sezonu...

Bundesliga'da Borussia Dortmund, Bayer Leverkusen ve Bayern Münih şampiyonluğa çekişiyor. 

Sezonun muhteşem takımı Bayer Leverkusen üç kulvarda yoluna devam ediyordu. Almanya Kupası ve Şampiyonlar Ligi'nde finale çıkmıştı. Ligde de sondan bir önceki haftaya lider girmişti. Önündeki Nürnberg (küme düşme hattındaydı) ve Hertha Berlin maçlarını kazanması ona yeterdi.

Fakat planlar tutmadı. Nürnberg'e 1-0 yenilip liderliği kaptırdılar. Ertesi hafta da herkes kazandı, yani Leverkusen kaybetti. Bir daha da şampiyonluğa hiç o kadar yaklaşamadılar. Hatta o maçın ardından Şampiyonlar Ligi finalini ve Almanya Kupası'nı da kaybettiler. Her şeyin başladığı gün o gündü. Günlerden 27 Nisan'dı.

Bir gün sonra Kocaelispor'u 2-0 yenen Galatasaray, Süper Lig şampiyonu oldu.

2011-12 sezonu...

Diğer hikayelerden biraz daha farklı ama kalbi zayıf olanların zorlandığı bir gün.

Manchester City, 44 senedir hasret kaldığı şampiyonluğa 90 dakika uzaklıkta. Kazanmak için sahaya çıkıyor. Premier Lig'de sezonun son haftası, rakip vasat QPR. Puan durumunda City ve Manchester United aynı puanda ama averaj City'den yana. QPR karşısında kayıp yaşamazsa şampiyon City, tökezlemesi durumunda United kazanacak kupayı.

İşler iyi de başlıyor. City öne geçiyor. Fakat ikinci yarının başınca QPR beraberliği yakalıyor, ardından da öne geçiyor. Üstelik United da 1-0 önde Sunderland deplasmanında. Etihad'da 90 dakika halen 2-1 devam ediyor. Uzatma tabelası 5 dakikayı gösteriyor. City'nin talihi de bundan sonra dönüyor. Beraberliğin bile yetmeyeceği maçta beş dakikaya iki gol sığdırıyor ve şampiyon oluyor. Manchester City için tarihi bir gündü ama aynı zamanda Premier Lig'de unutulmaz bir 90 dakikaydı. Günlerden 13 Mayıs'tı...

Bir gün önce Fenerbahçe ile 0-0 berabere kalan Galatasaray, Süper Lig şampiyonu olmuştu.


2022-23...

Yine Almanya'dayız. 21 sene önce şampiyonluğu son anda kazanan Borussia Dortmund bu sefer senaryoyu tersten yaşıyor. 33. haftada Bayern'in puan kaybıyla liderliği eline geçiriyor. Son hafta maçını kazansa şampiyon olacak. Fakat olmuyor. Bayern de son dakikada kazanıyor. Ligin düğümü bir 27 Mayıs günü çözülüyor. Borussia Dortmund son hafta şampiyonluğu veriyor.

Üç gün sonra (seçim olmasa bir gün sonraydı) Ankaragücü'nü 4-1 yenen Galatasaray Süper Lig şampiyonu oldu.

Salı, Mart 21

Son Sekiz

Şampiyonlar Ligi kuralarına bir bakalım.

Bir taraf alev alev yanıyor, diğer taraf bir başka...

Manchester City, Real Madrid, Chelsea ve Bayern Münih'ten üçü finali göremeyecek. Açıkçası artık finalde bir Real Madrid görmekten sıkıldım. Bu sezonun Bayern Münih'i de çok verimli değildi. Gerçi Bayern'e böyle derken, Chelsea'den olumlu bahsetmek adaletsiz olur. Fakat adamların finale çıktıkları her sezonda hoca değiştirdiklerini düşününce (2012 Boas - Di Matteo / 2021 Lampard - Tuchel) ve ligde beraber gittiklerini düşününce insan ister istemez bir "acaba" diyor...

Bu sezon Pep Guardiola kupayı kazanırsa hepimiz rahatlayacağız. Yani hayranı değilim, sıkı takipçisi değilim ama onun gibi bir hocanın Şampiyonlar Ligi şampiyonluğundan bu kadar yıldır uzak kalması da futbolun bir ayıbı gibi. Bence City ile bir kupa hak ediyor. Yine de ilk tercihim olmaz. Fakat bu dörtlüden ilk sıraya onları yazarım.

Diğer dörtlü, biraz düşük seviye kalıyor. Yine de bizim gönlümüz burada yatıyor. Benfica, Napoli, Inter ve Milan dörtlüsünden birinin final görmesi değişik olacak.

Benfica 1990'dan beri final göremedi. 1990'da Milan'a yenilmişlerdi. Bir kez daha yolları kesişebilir. Milan ise 2007'den beri burada yok. 2007'de tarihin en çok final oynayan ikinci takımıydı. Gerçi halen öyleler ama 2007'de Real ile aralarındaki fark sadece bir finaldi. Kapanabilir gibi duruyordu. Şimdi ise fark altıya çıktı.

Napoli'nin zaten daha önceden hiç finali yok. Finali en taze gören takım Inter bile 2010'da çıktı buraya. Eğer Inter, Benfica'yı yenerse bir İtalyan'ın İstanbul'a geleceği kesinleşecek. Diğer tarafta da iki İngiliz olduğuna göre; 2005'te olduğu gibi bir kez daha bir İngiliz-İtalyan finaline ev sahipliği yapmamız en yüksek ihtimal...

Benim bu dörtlüden tercihim İtalyanlardan ziyade Benfica. Napoli zaten yıllar sonra ligi kazanacak. Onlara o coşku yeter. O coşkunun devamında da buralar da oynamayı bir alışkanlık haline getirebilir. Inter'e karşı ekstra bir samimiyetim yok. Milan'ı severim. Final dünyanın başka yerinde olsaydı onları isteyebilirdim ama İstanbul'da bir final daha izleme imkanım olursa, bir kez daha Milan'ı görmeyi tercih etmem. Değişik bir takıma denk gelelim. Benfica da zaten çok iyi bir baş altı ekip. Buralara üç büyük lig ve Bayern ile PSG dışından biri gelirse çok şaşırıyor ve seviniyoruz. Üstelik Benfica buraya kadar da şansa gelmedi. Çok iyi oynayan bir ekip. Hak ediyorlar yani finali...

Bu sekizli; aynı zamanda çok fazla hikaye potansiyeli de barındırıyor. Mesela bir Real-Milan eşleşmesi Carlo Ancelotti açısından ilginç olur. Veya yarı finalde Milano derbisi. Ya da yarıda geçen seneden ve son 15 seneden kalan bir Real - Guardiola... Onlara da zamanla bakarız.

Şu an elimizde Bavyera'ya dönecek bir Pep Guardiola ve geçen seneki geri dönüşün devamı olan bir Real - Chelsea var.... O hafta gelince belki eşleşmeler özelinde daha yakından irdeleriz.

Ama şimdilik temennim belli.  Umarım TV 8.5, Milan - Napoli maçlarını verir...

Cuma, Ağustos 21

2020 Şampiyonu


Şu an dünyadaki birçok futbolseverin, Pazar günkü final için Bayern'i desteklediğinden eminim. Her ne kadar Bayern, yıllardır kendi ligini domine ederken ve çok büyük hakimiyet kurarken, güçlenen rakiplerinin en iyi oyuncularını transfer ettiği için antipatik gözükse de; yine de Bayern Münih'tir. En azından bir futbol kulübüdür. Peki diğerleri ne? Onlar son zamanda şirkete döndü.

Bayern de ekonomik kaygılar güden bir şirket değil mi? Evet ama onlar için halen sportif rekabet çok güçlü bir hedef.

Ayrıca bir de  bu sefer karşısında PSG var. Tez - antitez gibiler. Ortadoğu parasıyla zenginleşen, güçlenen ve yapay duran PSG, futbolseverlere hiçbir zaman sempatik gelmedi. Hatta başarısızlıkları birçok insanın hoşuna gitti. PSG ile alay etmek bir alışkanlığa döndü. Başarıları da (genelde yerel ligde) her zaman küçümsendi. Belki Pazar günü şampiyon olurlarsa, yine aynı akıbete uğrayacaklar.

Fakat benim tüm bunların dışında bir Bayern Münih şampiyonluğu isteğim var. Malum bu sene çok farklı şeyler yaşadık. Bu blogda da zaman zaman o konuları işledik. Bir ara, uzun süre futbol oynanmayacağını düşünüyorduk. Hatta bu senenin liglerinden, turnuvalarından vazgeçmiştik bile.

Oysa şu an Şampiyonlar Ligi şampiyonunun kim olacağını bekliyoruz. Tribünlerde seyirciler yok, format biraz değişik oldu, hatta bu nedenle bazı takımların yara aldı ve 'kader' değişti ama  yine de bu turnuva bitecek ve bir şampiyon belirlenecek. Ve finalde bir Alman ile bir Fransız olacak.

Fransızlar kendi liglerini bitirmediler. Hatta yeni sezon bu hafta sonu başlayacak. Kendi liglerini bitirmedikleri için adaletsiz sonuçlara imza attılar. Amiens fikstür avantajına rağmen küme düşürüldü, Şampiyonlar Ligi'nde yarı final oynayan Lyon Avrupa'nın dışında kaldı. Eğer dünya futbolunun akıbetini Fransızlar belirleseydi, şu an ortada final falan yoktu.

Kimse Almanlara da sormadı ama onlar cevabı verdi. Onlar adım attı ve o adımların devamında biz Şampiyonlar Ligi finalini beklemeye başladık. Onlar cesaret etti, planladı, inat etti ve futbola döndüler. Kendi liglerini bitirerek hem diğer ülkelere yol gösterdiler hem de UEFA'nın içini ve işini rahatlattılar. 

Ve Pazar akşamı bir Alman ve bir Fransız olacak. Avrupa futbolunda bu senenin şampiyonu zaten Almanya. O zaman Şampiyonlar Ligi şampiyonu sıfatı da bu sene bir Alman takımına gitmeli. Bundesliga'nın şampiyonuna yakışır.

Cumartesi, Kasım 16

Galatasaray 84 - 74 Bayern Münih



O eski heyecan, en azından bende, kayboldu. Sebebini bilmiyorum. Geçen sene cumartesi günleri Gaziantep, Tofaş gibi rakiplere karşı oynanan normal sezon maçlarına gitmek bile bu kadar koymuyordu, bu kadar zorlamıyordu.

Rakibin adı Bayern olunca insanın merakı bir tık daha artıyor. Futboldan kalan bir özgüven. Ama kadroları kötü bir Oktay Mahmuti takımı kadrosu. Savoviç, Dedoviç vs... Bu kadroyu görüp "Bayern kesin yener" diyen Galatasaraylı adamı anlamak mümkün değil. Üstelik Ergin Ataman'ın Telekom maçındaki molalarından sonra kazanacağımızdan emindim. Basketbol, futbol, spor böyle bir şey. İnsan olgusunu görmek gerekiyor. Yoksa kağıt üzerine bakıp değerlendirme yapmak doğru sonuçlar çıkarmıyor.

O kadar fark yakalayıp, son bölümde zora giren bir maç görmek beni iyice üzdü, canımı sıktı. Umarım takım, üzerindeki o isteksizliği atar. Çünkü artık kendilerinden çok bize de zarar vermeye başladılar.

Öte yandan maç öncesi Fenerbahçe'ye edilen küfürleri anlamadım. Yani anladım da, biraz fazla gibi geldi. Az olaylı bir derbiden sonra basketbol maçında bu kadar küfür edilmesini anlamlandıramadım.

Pazar, Mayıs 20

Sonunda Oldu




- Fener'e gıcıklık olsun diye Bayern'i tutmak istedim ama olmadı.

- Neden Chelsea bu kadar sempatik geldi bilmiyorum ama tarihin en sempatik Chelsea takımı olduğu kesin.

- En azından son 10 yılın.

- Di Matteo'nun bunda etkisi çoktur.

- Bayern'e de gıcık olarak haksızlık ediyoruz ama çocukken bize çok kötülediler. Oysa tam bir futbol kulübü. Sevmek gerek.

- Sonuç olarak benim istediiğim takım kazandı.

- Drogba, kendi kaderini kendi yazdı. Epik bir maçtı onun için. Yarın futbolcu bırkasın, 2-3 yerde heykeli 
dikilir 1 ayda.

- Cech, seneler önceki haline geri döndü.

- Neuer'in ilk 5 penaltı içinde penaltı atması. Müthiş özgüven. Neuer bir penaltı kurtarsaydı, 2012 yılının topçusu olmayı garantilerdi. Euro 2012'de ne yapacak çok merak ediyorum.

- Terry yok, ayağı kayan yok.

- Londra şehri Şampiyonlar Ligi Kupası ile tanışacak.

- Güzel geyik: Arsene Wenger 20 senedir kazanamadı, Di Matteo 6 maçta kazandı.

- Robben hem overrated hem loser

- Neuer = Sinan Akçıl

-Kupa törenine çıkarken herkes taraftarlarla münasabet halindeyken, küçük çocuğu öpen David Luiz.

- Ezik Chelsea beraberliğe sevindi.

- Kuffour

- Lampard, penaltılarda Bayern taraftarlarının bulunduğu kaleyi seçince "saçmaladı" dedik ama yanıldık.

- Almanların bizlerle aynı melodili tezahüratları. Onlar da arabesk tribüncü.

- Aslında maçın 80 dakikasında bir numara yoktu.

- 1 senelik aradan sonra CL finali izledim, tatmin oldum.

- Ercan Taner'in mesleki anlamda zirvesi mi acaba?

- Seneye görüşürüz....

Perşembe, Nisan 19

Bayern ve Sopalılar

Elenen takımların amblemleri. Üst tarafta bizim yolumuz eve doğru gibi bir anlamı taşıyan bir pankart. Bu sayede finalin Münih'te oynanacağını hatırladık. Ayrı bir motivasyon tabi.

Zaten bu Almanlar'ın bir yerlere gitme isteği hep var. "Wir fahren nach Berlin" tezahüratı klasiktir. Sopalı pankartları Alman tribünlerinde görmek ise eskisi kadar ilginç değil, o da bir klasik...

Çarşamba, Mart 16

İtalya'nın Ağası Inter


- Inter sayesinde Serie A , Avrupa'da nisan ayını görebilecek.

- Bizim gibi İtalyan futbolu sevenler için, ülke puanı önemli.

- Maçın kırılma anı Ribery'nin skor 2-1 olduğunda kaçırdığı gol.

- Bir de direkten dönen top var, o da çok garipti.

- Julio Cesar 2 maçta turu veriyordu neredeyse.

- Leonardo'yu seviyoruz. Heyecanın heyecanımızdır.

- Kharja, baya baya Ayman. Olay çıkarmak için maça girmiş.

- Inter'de oyuna girenler Coutinho, Nagamoto, Kharja.. Bu da ilginç.

- Stankoviç çok kötüydü.

- Mario Gomez iyi adamdır.

- Bazı arkadaşlar için özel bir satır; Lucio ve Sneijder overrated topçular.

Perşembe, Şubat 24

İtalya'nın Çöküşü


- İlk maçlarda 3 İtalyan takımı da yenildi. Yenilebilir. Ama 3'ü de kendi evinde mi yenilir? Napoli de berabere kalmıştı Avrupa Ligi'nde. Sıkıntı büyük.

- Aslında Inter iyi oynadı.

- Bence maçın en kötü iki adamı, iki 10 numara; Sneijder ve Robben. Saçma sapan yerden şutlar, topu alıp gitmeler. Hasan Şaş'ı, Ahmed Barusso'yu andık bol bol.

- Gökhan Telkenar ağır Milanlı galiba. Sürekli Leonardo'ya taktı.

- Stankoviç'e Hırvat demek. Karısına kızına sövsen daha iyidi.

- Gustavo iyi başladı sonra duruldu.

- Golü yedikten sonra Zannetti Kaptan'ın takımı alkışlaması, moral vermesi. Büyük kaptan.

- Şampiyonlar Ligi 2.Tur ilk maçları olarak; Inter tribünü > Milan tribünü

- Gözler Milito'yu aradı ister istemez.

- Tomuşuk ne yahu...

- Kraft-werk

- İki takım da sedece 1 oyuncu değiştirdi. Yükselen tempo, hızlı oyun ve oyuncu değişikliği sayısı arttırılsın tartışmaları...

- Spikerimiz, Bayern ilk defa İtalya galibiyeti aldı mı dedi yoksa ben mi yanlış anladım? Geçen seneki Torino zaferi untulmasın.

Cumartesi, Ocak 22

Tahmin Edilemez


Soru: Dortmund ve Mainz iyi gidiyor. Bundesliga'yı bu kadar tahmin edilemez yapan şey ne?

LVG: Bayern son 8 yılda 5 defa şampiyon oldu. Bunun neresi tahmin edilemez.

Cumartesi, Ekim 23

Bayern Kopar mı Coşar mı?


- Dünkü Bayern'i izledikten sonra bu sezon ligde şampiyonluk zor diyorum. Ama sonuçta bahsettiğimiz takım Bayern, toparlanırsa gelir kapar liderliği.

- 9 maçta 12 puan yakışmıyor. 9 maçta 2 galibiyet hiç yakışmıyor.

- Ribery ve Robben olmayınca geçen senenin güzel Bayern'ini göremiyoruz.

- Malatyalı Tymoshchuk.

- Van Gaal oyuncu değiştirmek için 85 dakika bekledi, Oliç girdi. Bütün maçı tek oyuncu değişikliğiyle geçirdi.

- Hamburg'da da Petriç'in yedek olması şaşırttı beni.

- Oliç-Petriç rekabetini izlemek güzel olurdu.

- Ruud Van Nistelrooy baya çabalıyor. Ben beklemezdim ondan bunu. Yine de sevdiğim bir forvet değildir.

- Westermann ve Mathijsen iyidi.

- Hamburg'un soğuk havasını ekrana bakınca bile hissediyor insan.

- Keyifsiz maçtı ama iyidi yine de.

- Yalçın Çetin eskisi kadar iyi maç anlatamıyor. Oysa Türkiye'nin en iyilerinden belki de en iyisi.

- Hafta içi Avrupa Kupası oynayan hafat sonu ligde takılır önermesi en çok Bundesliga'da doğru çıkıyor.

- Hamburg-Bayern maçlarını deplasman takımları kazanamıyor. En son 2007'de Van Der Vaart ve Guerrero atarak Hamburg kazanmış.

Pazartesi, Ekim 4

Klopp







Dün Trabzonspor-Beşiktaş maçı başlamadan önce ve maçın devre arasında Dortmund-Münih maçına bakındık. Jurgen Klopp hayranı iki kişiydik ve muhabbette özne oydu. Diğer arkadaşımız kendisini tanımıyordu. Daha sonra ekrana Klopp yansıdı. Durgundu. Skor çoktan 2-0 olmuştu. Klopp bilmeyen arkadaşımız "öğretmen tipli biri" dedi.






Tabi ki öyle biri değil. Veya her okulda 1 tane olan ve öğrencilerin hayat boyu unutmadığı o farklı öğretmen tiplidir. Ölü Ozanlar Derneği özentisi hocalar olur ya...




Klopp'un çılgınlıklarını ve coşkusunu seviyoruz. Dün de maçtan sonra tribünün önüne geldi. Bir Türk takımına gelse, bütün futbolcular soyunma odasına gider üçlüyü o çektirir.






Bu arada Dortmund tribünleri öyle bir zıpladı ki 2.golden sonra, deprem olur dedik şakasına. Akabinde deprem oldu Marmara'da.

Cumartesi, Mayıs 22

Futbolda Savunma da Var


- Geçtiğimiz günlerde oynanan Barcelona - Inter maçından çok farklı değildi. Motta'nın kırmızı kartı, yani sayısal dejavantaj, İnter'in 1 gol yemesine neden oldu. Barca ile Bayern arasındaki fark ise İtalyanlar'ın daha kolay oynamasını sağladı. Terlemediler nerdeyse.

- İtalyan diyoruz gerçi ama kadroda İtalyan yoktu.

- Tabi ki bu finalin adamı Milito. Hatta bu finalin değil, bütün bir sezonun. 30 yaşında İnter gibi bir takıma gelip hem Ronaldo, Vieri, Zamarano gibi yıldızların giydiği formayı giyiyorsun hem de yıllardır kupaya hasret bir camianın has adamı oluyorsun. Ayrıca 45 sene sonra gelen kupanın finalinde 2 gol birden atıyorsun. Güzel bir hikaye.

- Bayern beklediğimden daha kötüydü. Savunma onları zorlayacak muhakkak ama isabetsiz ortalar ve kötü son vuruşlar yakışmadı.

- Zanetti yerinde olsam şu an futbolu bırakırdım. Saygılar ve sevgiler içinde, en tepede.

- İnter tribünü iyidi ama sanırım onların tamamı İnterli değildi.

- Yarı final maçları, finalden daha iyidi sanki.

- Cumartesi finali bizim için de yeni oldu. Acemi kaldık.

- Star, Lig Tv'ye özenip 2 spiker koydu sanırım. 2 spiker çift kat daha fazla eziyet demek.

- Bu da özel bir not olsun: Şampiyonlar Ligi finali gecesi için benim açımdan sıkıcı geçti. Bundan sonraki final 11 Temmuz'da. Umarım herşey daha güzel olur.

Cuma, Mayıs 21

Almanlar İspanya'da Kaybeder



Yarın Madrid'de oynanacak final öncesi iki tane video koyuyorum. Bir tanesi Madrid'de oynanan son CL finali, diğeri ise İspanya'da oynanan son CL finali. İkisinin ortak özelliği Almanlar'ın bulunması. Tıpkı yarınki maçta olacağı gibi. Daha ilginci ise Almanların kazandığı oyun olarak bilinen futbolun en zirve finalinde iki Alman'ın da kaybettiğini görüyoruz. İkisini de İngilizler'e kaybediyorlar. 5 sene sonra ilk defa İngilizler finale çıkamıyor. Rakip ise 38 sene sonra finale çıkan Inter Milan.

Bayerm München final oynamak için bir kez daha İspanya'ya geliyor. Nou Camp Bayern tarihinin en dramatik maçına evsahipliği yapmıştı. Bakalım Madrid ne gibi anlamlar ifade edecek?


Perşembe, Nisan 22

1-0'ın Avantajı Olur mu?


- Sanırım grup maçlarından sonra izlediğimiz en temposuz Şampiyonlar Ligi maçıydı.

- Ribery tam Türk futbolcusu tarzı bir kırmızı kart gördü.

- Rosetti tam Türk hakemi tarzı bir eyyam yaptı.

- Müller ve Gomes saç baş yoldurdu ama ikisini de seviyorum. Özellikle Gomes'in çalışkanlığı unutulmamalıdır.

- Ribery yüzünden Oliç erkenden oyundan çıkmak zorunda kaldı. İlk golü Oliç atar dedim, Fransız yüzünden kupon yattı. Bu Ribery'den çektiğimiz nedir, hem giderken kulübe para kazandırmadı, hem de bizim kuponları yatırıyor.

- Neyse ki Robben golünü attı. Onun gol atacağını biliyordum.

- İnter-Bayern finali daha cazip. Onu cazip kılan ise o finalin aslında Van Gaal-Mourinho finali olması.

- Dün 5 büyük ligdeki tribünlerin İtalya dışında kalan hepsinin yerlerde olduğunu yazmıştım. Önce Hazar ''Almanları küçümsediğimi" hatırlattı, sonra Münih taraftarı hem maç öncesinde hem maç içinde beni utandırdı.

- Ribery'nin kırmızı kartından sonra Bayern Münih 11 kişi oynamaya devam etti.

- Tur hala ortada. Lyon'un potansiyeli çok yüksek. Lisandro Fransa'da en büyük koz olacaktır.

- Tez: Münih Şampiyonlar Ligi şampiyonu olur ve Arjantin Dünya Kupası'nda finale çıkamazsa yılın futbolcusu Robben seçilir.

- 2 gündür Ertem Şener'siz ve Emre Tilev'siz maç izledik. Yaygara kopmadı. Gol olunca evde uyanan olmadı. Güzel şeyler bunlar.

- Rosetti'nin kart tutuşu Avrupa Futbolu'nun renklerinden biridir. Tıpkı Van Gaal'in not defteri gibi.

- Başlıkla bitirelim. 1-0 avantajlı bir skor gibi durmuyor. Ama ilk maçı iç sahada oynamak ve o maçı kazanmak önemlidir diye düşünüyorum. Şu dakikadan sonra Bayern Münih iyi konsantre olursa turu geçer. Yine de 1-0 yetersiz bir skor gibi duruyor.

Perşembe, Nisan 8

3-2 Yenip Elenmek


- Bu sene 3-2 yenip elendik Antalyaspor'a ama en çok Fenerbahçe'ye 2006 elenmek koymuştu. Sonuçta deplamandan 2-1 mağlubiyetle dönmek avantaj olmuyor.

- Robben çok iyi oynadı ama 90 dakika sonunda kazanan United oldu. Yani bu maç ilk maç olsaydı herkes Nani derdi. O nedenle Nani diyorum ben de.

- Aslında Gibson da harika oynadı. Joe Cole'a benzettim biraz tip olarak. Ama liderlik özelliği var çocukta. Geleceğin Scholes'u olur.

- Skor 3-1 olunca sus işareti yapan Oliç'e Tuncay'ın, gereksiz sarı kartlar gören bek Rafael'e Caner'in, göstere göstere sol ayağıyla gol atan Robben'e Zidane'ın, İngiltere'de 3-0 yenilgiden 3-2 yapan Van Gaal'e Gerets'in selamları var. (Abarttım sonlara doğru).

- Hollandali attı, Hollandalı yedi, Hollandalı sevindi. Kazanan yine Almanlar oldu, kaybeden yine İskoç oldu.

- Ertem Şener'in olmadığı yerde Sabri Ugan Halit Kıvanç gibi oluyor. Ertem Şener maç anlatmasın.

- Böyle iki takıma eşit uzaklıkta olduğum maçlarda gönlüm deplasman takımına kayıyor. Adamlar az kişiyle gelmişler, kazansınlar, stadı sustursunlar istiyorum. Deplasman takımı yenilince ev sahibi taraftarlar sanki maç sonunda kapalının solundan gelip "söyle Bayern söyle ne oldu" diyecek. Yazık olur deplase yapanlara. Olmasın. Bu düşüncemin bilinçaltında kesin Kadıköy sendromu yatıyor.

- United taraftarının sarı-yeşil atkıları da, white pele rooney pankartı da içler acısı.

- United taraftarının rakip üzerinde kurduğu baskı inanılmaz. Ama İngilizler bence tribün konusunda hala İtalyanlar'ın gerisinde.


Pazartesi, Mart 8

Fark

Farklı olan dikkat çeker. Fotoğraf nereden herkes biliyordur artık.

Salı, Mart 2

Asker Selamı

Bülent Uygun, B.Münih'in başına geçerse ne olur? Fotoğraf Kicker.

Perşembe, Kasım 26

Tercih


Borges sık sık yazar Lothar hakkında. Pek sevmez. Doğrudur, o bizden daha hakimdir Alman futboluna. Vardır bir bildiği. En çok bahsettiği konu da Lothar'ın 1986 Dünya Kupası kadrosuna çağrılınca üzülmesidir. Sebebi, kız arkadaşına yazı beraber geçirme sözü vermiş olmasıymış.

Buradan da yola çıkabililiriz. Ama biz sadece fotoğrafa bakalım. Fotoğrafta, bir İtalyan, bir Fransız ve bir Alman erkeği var. Alman'ın yanında hoş bir sarışın bayan var. Hemen zihinlerde hakim olan görüşleri dökelim.

İtalyan erkeği, kadınların kafasında bizim ( benim değil genel olarak erkeklerin) Ukraynalı hatun için oluşturduğumuz imaja sahiptir. Onlar için bir numaradır. Totti, Cannavarro, Maldini, Del Piero canlı örnekleridir. Haksız da sayılmzlar yani. Karizmatik abilerdir. Saygımız sonsuz.

Fransız erkeği, aşk adamıdır derler. Yönetmeni, şairi oradan çıkar. Fransızca küfretsen kız sana aşık olur. Öyle bir imajları var. Paris zaten aşk şehri olarak geçer. Fransa'ya gidip birine aşık olmayanı döverler. Hatta Paris'e de damsız girilmezmiş.

Alman erkeği ise cazip değildir pek. Odun gibidir biraz. Dil zaten kabadır. En güzel aşk şarkısını dinlesen tiksinirsin. O nedenle Alman müzik grubu denince karşısında Rammstein yazmasının nedeni budur. Scorpions şarkılarını Almanca söylseydi şimdi nerede olurdu acaba? 7 sene Almanca okudum oradan biliyorum. bunları . Alman erkeği diyince, bira içen göbekli adam gelir akla. İstisnası vardır muhakkak. Hatta önerme yanlış bile olabilir ama kafadaki imaj budur.

E peki bu sarışın abla niye Alman'ın yanında? Önünde İtalyan var, Fransız var. Niye Alman? Ablamız kim onu bilsek, Lothar hakkında bir iki şey daha öğrensek belki daha doğru bir cevap verebiliriz. Ama sadece fotoya bakarak şunu diyebiliriz.

Ribery, Toni, milletinizin yüzkarasınız oğlum siz. Tiplere bak. Çirkinlik değil kastım. Şu bakışlar, kıyafetler. Saklandığı yerde yakalanan Saddam Hüseyin gibi bakıyorlar. Bir de Lothar'a bak. Hatuna hava basıyor resmen. Buralar eskiden bizimdi, dutluktu, sattık böyle oldu diyor sanki. Gerçi haksız da sayılmaz.