solaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
solaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Kasım 24

İki Solak Bir Araya Gelmemeliydik


 

"Harika bir insandı ve onunla oynamış tek Hırvat futbolcu olmaktan gurur duyuyorum. Oyununu izlemek, onunla antrenman yapmak, aynı sahaya çıkmak, otobüse binmek, şakalaşmak... Hepsi bana keyif verirdi. Vücudunun herhangi bir yeriyle topu istop ettiren ve onuna istediğini yapabilen bir insandı.

Bir gün bana şöyle demişti: 'Davor, sağı solu izleme, koş! Ben topu senin önüne atacağım.'

Cidden, -sanırım Valencia maçıydı- sadece topu bana doğru itti... Aramızdaki büyünün güzel bir örneği; ben diğer partnerimle oynarken biraz egoist bir oyuncuydum ama Maradona ile oynarken öyle olmadım."

Davor Suker / Socrates Ekim 2021


Blogger notu: Videoda Valencia'ya atılan iki gol var. Birincisi 1.37'de başlıyor. Bence Suker'in bahsettiği gol o olabilir. Bir de  4.32'de başlayan gol var. İki gol de aynı maçtan. Maradona'nın asistleri ve Suker'in golleri.. Kırmızı formalı bir Valencia görmek de ilginç oldu.

Perşembe, Eylül 17

Çarşamba, Kasım 20

Tabuları Yıkanlar






Eskiden, internet yokken, televizyon kanalları belli bir seviyedeyken, her şey ortada değilken, daha güzel konuları tartışıyorduk sanki. Veya biz küçüktük ve o yüzden tartışma konularımız daha farklıydı.

2000 öncesi hayatımın en önemli tartışmalarından biri; Okocha'nın kırmızı kramponları mı yoksa Sergen'in beyaz kramponları mı? Tartışma gibi tartışma. Resmen tabuları yıkmışlardı. Farklı renk krampon mümkün değildi sanki. Bugün çok övülen doksanların, o zamanki renksizliğini yıkıyorlardı aslında. 2000'lerin gelişini müjdeliyorlardı. Bu sayede bütün çocuklar kırmızı veya beyaz krampon satın almıştı. Hatta sarı, mavi vs bile alan vardı...




Gerçi biz Hagi'den yana tavır koyuyorduk o yıllarda ve klasik siyahtan vazgeçmiyorduk. Ama zaman geçtikçe beyaz krampona gönül kaydı. 

Aslında üç futbolcu için de doğru belirlenmiş renklerdi. Hagi gibi "eski toprak" bir adam siyah kramponla, dikkat çekmeden, gösteriş yapmamak için sahaya çıkar, farkını öyle ortaya koyardı.

Aynı zamanda rap söyleyen, renkli karakter olan, TC olup Muhammed adını alan Okocha için göze çarpan kırmızı krampon en uygunuydu. Zaten o zamanlar Kadıköy'de kırmızı giymek de tepki çekmiyordu.

Saf yetenek, temiz zeka, beyaz, Sergen Yalçın. Ama en çabuk da kirlenen o oluyordu....

Güzel yıllardı, büyük topçulardı...


Cuma, Ağustos 10

Altın Madalyalı Solak


Alex Morgan da popüler oldu buralarda, artık yeni birini bulmak lazım.

Pazartesi, Kasım 29

Çok Güzel Futbolcu


"Güzel futbolcu golden sonra tribüne koşandır" mottosu var ya, onu biraz değiştirelim. Güzel futbolcu deplasmanda atılan golden sonra kendi tribününe koşandır. En güzel futbolcu; deplasmanda takım arkadaşının attığı golden sonra kendi tribününe koşandır.

Kısacası Guti çok güzel futbolcu. Dün izlerken bir kez daha farkettim. Pasları, koşması falan zaten bilinen durumlar da adamın duruşu, gol sevinci, herşeyi çok farklı. İyi ki Türkiye'de oynuyor.
***
Kadraja giren İsmail Köybaşı ise bana göre Beşiktaş'ın en samimi futbolcusu. Gol sevinçleri, maç sonu sevinçleri çocuklar gibi. Henüz çocuk sayılır zaten. İsmail, fotoğraftaki gibi olmaya devam etsin, Guti'nin yanından ayrılmasın.

Pazartesi, Kasım 15

Nasıl Bir Sol Ayak


Futbolcu hedef göstermeyi istemiyorum ama Ufuk'da da nasıl bir sol ayak var. Aut atışı kullanırken topu kornere atabilecek kadar kötü. Evet kaleci belki ama bu kadar da olmamalı. Üstelik kenarda dünyanın sol ayağını en iyi kullanan insanı var.

Salı, Kasım 9

Solaklar Beceremez


2001 yılının bahar günleri. Mahalle takımı olarak katıldığımız bir halı saha turnuvasında final maçındayız. Maç halı saha maçı standartlarının oldukça altında bir skorla; ya 0-0 ya 1-1 bitmişti. Bu skor maçı penaltılara götürmüştü. Kazananı penaltılar belirleyecekti.

Flashback; turnuva başından beri yani eylül ayından beri her maç öncesi kalecimize penaltı atıyorum. Eğer maç içinde bir penaltı olursa sıkıntı olmasın. Ve belki 1-2 penaltı hariç hepsini atabildim, özgüvenim de yükselmişti, penaltı olursa ilk kullanacak adam bendim.

Tekrar 2001 bahar; maç penaltılara kaldı. Sol ayaklı ben topun başına geldim. Yaşımız henüz 15. O zaman futbolun yazılı olmayan kurallarını pek bilmiyoruz. Sanıyorum takımın 3.penaltıcısıydım. Sol ayağımla güzel (en azından Lazo maçındaki Boriello'dan daha güzel) bir vuruş yaptım. Ters köşeye hallenen kaleci ayaklarıyla kurtardı, finali kaybettik. Neyse ki 2 kişi daha penaltı kaçırmıştı da ihale yüzde 100 benim üzerime kalmadı.

Maçtan sonra turnuvayı düzenleyen halı sahanın sahibi; "solaklar herşeyi yapar ama penaltı atamaz" dedi. Bu kuralı, bu cümleyi daha sonra defalarca duydum, hep karşı çıktım ama artık doğruluğunu kabul ediyorum. Artık dediğim de en az 10 senedir.

Ne zaman solak adamlar penaltı kullansa, bizim gruptan biri kullanıyor gibi geliyor. Beynimde Amerikan filmi dublajcısının sesi: "Bizim için başarmalısın dostum, bunu yapabilirsin."

Dün Guti de başaramadı. Daha önce Fenerbahçe'ye atarken sevinmiştim ama orada bile zor attı. Solaklar yine beceremedi.

Çarşamba, Kasım 3

Sol Bek Gecesi




Bir dönem halı saha takımında tek sol ayaklı olduğum için sol bek oynamıştım. Halı sahada beklik mi olur demeyin, Dereağzı'nda oynuyorduk. Bilenler bilir biraz geniş bir sahadır. Sol bekin zorluğunu biliriz, bu çocukların dün geceki başarısına da kendi başarım kadar sevindim.
Futbol sol beklerin ayaklarının altındadır..

Perşembe, Kasım 26

Sol Ayağın Yaşattıkları


Beşiktaş'ın 21.yüzyılda İngiltere'de 2 kazandıği maç var. Biri Chelsea, diğeri Man.Utd. İki maçta 3 gol attı Beşiktaş. İkisini Londra'da Sergen, diğerini dün Tello. 3 golün de ortak özelliği, sol ayakla atılması.

Bir solak olarak eklemek istedim sadece. Yeri gelmişken Beşiktaş'ı da tebrik edelim. Ve Mustafa Denizli'yi. O da bir solak zaten

Babam Beşiktaşlıdır. Normalde Avrupa Kupası'nda Beşiktaş'ı tutmam ama dün baya destekler buldum kendimi. Babam görseydi keşke. Onla Chelsea maçını izlemiştik, baya sinirim bozulmuştu, babam da iyi dalga geçmişti. Neyse sevinmiştir adam akşam akşam zaten.

Beni yetiştiren insanların bir kısmı Beşiktaşlıdır. Beni Galatasaraylı yapan insanların çoğu da Mustafa Denizli hayranıydı. Dün hem Beşiktaş hem Denizli kazandı. Güzel oldu valla ne diyim.

Old Trafford'da United'ı yenmelerine rağmen, müthiş bir başarı kazanılmışken bile lafı GS ve FB'ye getiren yeni kuşak, (bizim kuşak) Beşiktaşlılar'ı olsa da sevindim. Eskiler için sevindim.

Tello'nun golünün fotosunu bulamadık biz de Sergen koyalım.

Cuma, Kasım 6

Solaklar

Sahada sağ ayağını konuşturan Harry - Tribünde sağ yumruğunu kaldıran Gica.
Seviyoruz sizi..

Pazartesi, Mart 16

Cuma, Şubat 20

90'larda Solak Olmak #5


O, Stan, Robbie, Michael, Steven.... Gitmeyecektin abi Madrid'e....

Çarşamba, Şubat 18

90'larda Solak Olmak #4

Bask, Bilbao, Bavyera, München, Marseille, Fransa.....

Cumartesi, Şubat 14