suudi arabistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
suudi arabistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ocak 20

Dev Buluşma


 



Dünya futbolu dün akşam dev buluşmaya kilitlendi.

Cristiano Ronaldo'nun Suudi Arabistan'a transferinden sonraki sahaya ilk çıkış gecesinde rakibi Lionel Messi oldu. Uzun bir aradan sonra tekrar karşı karşıya geldiler. Öyle bir karşılaşmaydı ki bu; bir süre önce Messi dünyanın zirvesine çıkarken Ronaldo mirasına adeta hakaret ederek Körfez'in yolunu tuttu. Ve ikili orada karşılaştı. Katar'da final oynarlar mı diye düşünürken, Arabistan'da dostluk maçına çıktılar.

Neyse ne; işin futbol kısmı kenarda dursun. Fakat esas olarak ben siyasi açıdan neyi kaçırdığımı merak ediyorum.

Uzun bir süre Katar ile Suudi Arabistan adeta kanlı bıçaklıydı. Hatta bizim hükümetimiz de tarafını seçmiş ve Katar ile dost olup, Arabistan tarafına cephe almıştı. Gerçi yakın geçmişte biz de Suudi Arabistan ile yakınlaştık ama ekonomisi sarsılan bir ülke olarak böyle temaslara ihtiyacımız vardı.

Katar ise böyle bir zorunluluk içinde olmasa gerek. Konunun Katar ile ne alakası var diyen olursa da hafif bir ışık yakalım.

Paris SG, malum Katarlı sahipleri olan bir kulüp. Yani Fransız liginde oynasa da onlar için bir Katar takımı demek mümkün. Bu tip organizasyon kararları boşuna alınmıyor. Üzerine uzun uzun düşünülüyor. Hatta ülkenin (yani Katar'ın) tüm katmanları ile temasa geçiliyor. Haliyle PSG'nin Suudi Arabistan'a giderek Suudi Arabistan karmasıyla maç yapması bana çok ilginç geliyor.

Yani Katar ile Suudi Arabistan'ın bir anda bu kadar yakınlaşması beni şaşırttı. Tam olarak ben nerede, neyi kaçırdım? Böyle bir şovun, organizasyonun tek nedeni iki dünya yıldızını karşı karşıya getirip maddi gelir elde etmek olamaz. Bu işin bir de siyasi boyutu olmalı.

Katar'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Katar sıfır çekerken, Suudi Arabistan Lionel Messili Arjantin'i yenmişti. Suudi Arabistan, Katar'dan şovu çalmıştı. Belki onlar da gruptan elendi ama en azından Katar'da turnuvaya vurulan damga Suudilerin hoşuna gitmişti. Damganın kendisinden ziyade, adresin Katar olması ekstra memnun etmişti.

Ne oldu da iş buralara geldi çözemedim.

Sanırım 2007'de El Ittıhat - Fenerbahçe maçından sonra, Ortadoğu'da oynanan en önemli maçtı.

Messi ve Ronaldo için artık devir kapanıyor ama başka bir masada kartlar yeniden dağıtılıyor olabilir. Bakalım bu sefer bize ne düşecek?

Salı, Ocak 3

Yapılmayacak İş


Tüm zamanların en iyisi tartışması tüm zamanlar boyunca devam edecek.

Cristiano Ronaldo da o tartışmaların bir adayı olarak her zaman kalacak. Fakat tüm kariyeri boyunca yaptıklarını bir kenara koyalım; son imzası onun listedeki birinci aday olmasını zorlaştıracak. Önündeki engel olarak kalacak.

O meşhur tartışmaya şu an girmenin gereği yok. Kimin daha iyi olduğu uzun uzun konuşulur.

Fakat şunu belirtmekte fayda var. Tüm zamanların en iyisi olmak için birçok etkenin bir araya gelmesi gerekir. Yetenek, beceri, başarı, rekorlar, kupalar... Bunların hepsi tamam. Ama bir de iyi bir hikaye lazım...

Pele'nin, Breziyalı Ronaldo'nun, Ronaldinho'nun ilgi çekici hikayeleri var. Maradona zaten başlı başına bir hikaye. Zidane bile; bilmeyerek ve istemeyerek son maçında kırmızı kart görerek hikayesine bir ilginçlik kattı.

Cristiano Ronaldo da Madeira'dan çıkıp zirveye oturan hayat hikayesiyle birçok kişinin kendisiyle bağ kurmasını sağlamıştı. Fakat yarattığı hikayeyi bir imzayla yerle bir etti.

Suudi Arabistan'a gitmesi, yani gittiği ülkenin siyasi masadaki yeri konumu ilk etapta önemli değil. Zaten futbolcular kariyerinin sonunda daha çok para kazanmak için Körfez'e, Çin'e daha rahat yaşamak için ABD'ye gidebilirler. Bunu sıkça yaşadık, bu tercihlerin yabancısı değiliz.

Zaten başkalarının tercihlerini sorgulamak da bize yakışmaz. O tip geçişler, üst seviyeden kopup başka bir sayfa açmanın göstergesidir. O da doğanın kanunudur zaten. Yaşınız geçer ve yolunuz Doğu'ya düşer...

Ronaldo'nun hikayesini bozan ise bu geçişin çok hızlı şekilde olmadı. Bir ay önce Premier Lig'in en hırslı ve kazanamaya aç oyuncularından biriyken, bir anda Suudi Arabistan Ligi'ne geçti. Avrupa'da kimsenin istemediği, istese de kamuoyunun bunu hissetmediği bir süreç yaşadı. Dünya Kupası'nı bir ülkeye kazandırabilecek nadir oyunculardan biriyken yedeğe düştü. Bunların hepsi bir röportajla ve yaklaşık 30 gün içinde oldu.

Ben bu kadar hızlı bir düşüşü, bu kadar çabuk bir değişimi hatırlamıyorum.

Dünyanın en iyi futbolcusu musun, devri geçen bir yıldız mısın? İkincisi isen yine de rekabetçi bir ligde rekabetçi bir takımda kalamaz mıydın? Eğer düşüşteki bir yıldızsan bu görevi bir ay önce Manchester United'da niye kabul etmedin? Orada veya benzer bir takımda 'kulübedeki ağabey' olmak sana yetersiz geldiyse, Suudi Arabistan Ligi nasıl yeterli geldi? Sorular çok, daha da artabilir. Fakat tüm zamanların en iyisi olmaya aday biri böyle bir geçişi yaşamamalıydı.

Transfer duyurusu bile ikinci sınıftı. Dünyanın en iyi futbolcularından birinin transferi, Anadolu kulübünün çekmeyeceği bir fotoğrafla sunuldu.

Bu transferin perde arakasında yaşananlar zaman içinde ortaya çıkar. Fakat bir dönem Ronaldo'yu Messi'nin önüne yazan biri olarak itiraf etmem lazım; on yıla yayılan bu savaş Aralık 2022'de noktalandı ve Messi kazandı.