Cuma, Temmuz 9

Kibir Sanılan Mizah

İngiltere futbolu çok fazla çelişkiyi bir arada tutuyor. Bir yandan inanılmaz muhafazakar ve geleneklerine bağlı bir futbol kültürüne sahip. Bir yandan da futbolun sektör olmasında ilk ve en güçlü adımları atan ülke. Süper Lig projesinde yaşananlar da bunun bir örneği. Projenin yarısı, altı 'sahipli' kulüp oradan çıktı. En geniş katılım Ada'dan geldi. Fakat İtalya'nın Ultras'ları, İspanyolların tutkulu çocukları sessiz kalırken olayı protesto etmek için vakit kaybetmeyen 'romantikler' İngilizler oldu.

Bu çelişkiler de benim her daim kafamı karıştırır. Premier Lig'i, Premier Lig pazarlamasını, Türkiye'deki Premier Lig sevdalıların 'Gerçek futbol bu' dayatmalarını sevmiyorum. Ligden uzaklaşıyorum, soğuyorum. Premier Lig takımlarına da mesafeliyim. Fakat bir yandan da İngiltere'nin futbol kültürüne, İngilizlerin oyuna sadakatine gıptayla bakıyorum.

Bir de milli takım mevzusu var. Yaz turnuvalarında her zaman Akdeniz takımların tutan biri olarak İngiltere benim gönül sıralamamda çok geride kalıyor. Bir de Premier Lig antipatisi, onlardan iyice soğutuyor. Ayrıca yıllardır devam eden bu kupa kazanamama bahtsızlığı da çok komik geliyor. Onun da sürebildiği kadar devam etmesini istiyorum.

Öte yandan İngiltere Milli Takımı ile yıldızı barışmayan tek kişi ben değilim. Dünya halklarının büyük bir kısmı da İngiltere ile yaşadığı kötü anılar nedeniyle takıma mesafeli duruyor. Güneş batmayan imparatorluk yıllarından kalan husumetler, yaz turnuvalarında kendini yeniden hatırlatıyor.

Belki de bu nedenle Euro 96'dan beri hayatımızda olan ve son yıllarda giderek yüksek sesle söylenen "Football's coming home'' şarkısı / sloganı dünyanın geri kalanı tarafından oldukça kibirli bulunuyor.

İngiltere'ye mesafeli biri olmama rağmen bu haksızlığa karşı durmak istiyorum. Zira hem şarkı güzel hem de sanıldığı kadar kibirli değil. Hatta bu kadar kendisiyle dalga geçen bir şarkının nasıl kibirli bulunduğunu da anlamıyorum.

Tabi artık şarkının tamamı kimsenin umurunda değil. "Football's coming home'' bir slogan oldu. Bu tek cümle, tarihinde sadece bir Dünya Kupası kazanabilmiş bir ülke için fazla iddialı duruyor. Haliyle insanlar boş bir müzenin ev sembolünü kaldıramayacağını iddia edebilir.

Fakat ne kadar sevsek de sevmesek de bir gerçek var. Futbol, Britanya topraklarından çıktı ve bizlere sunuldu.

Yani onların bir 'ev'den bahsetmeleri hiç abes değil. Yani gerçekten de İngiltere toprakları meşin yuvarlak için bir ev olabilir. Zaten şarkının çıkış tarihinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası da İngiltere topraklarında düzenlendiğine göre slogan haksız sayılmaz.

İngiltere'nin ev olduğunu kabul edebiliriz ama peki İngiltere Milli Takımı bu evin sahibi mi? İşte aslında esas tartışma burada dönüyor. İngiliz taraftarlar, turnuvalarda tur atladıkça bu sloganı söylüyor. Fransa'da, Rusya'da... Aslında onların derdi futbolun eve dönmesi değil, kupanın eve dönmesi... Daha doğrusu bir kupa kazandıkları zaman futbolun esas noktasına ulaşacaklarını iddia ediyorlar. Etmeseler bile dünyanın geri kalanı öyle düşündüklerini iddia ediyor.

Fakat şarkı bunu demiyor. Ben de bu şarkının çok fazla dinlenilmediğini düşünüyorum. 


Şarkının klibi bile İngiltere'nin kaçan golleriyle, kaçan gollere ve yılların şanssızlığına sinirlenen oyuncularla, arkadan konuşan spikerin "İngiltere için bir kötü haber daha" repliğiyle başlıyor.

Şarkını ana fikrini de bu oluşturuyor. Yani İngiltere'nin o dönem 30. senesine tekabül eden, şimdi 55 seneye ulaşan uzun kuraklığını anlatıyor. 

Tabi ki bir milli takım şarkısı olduğu için umut dolu, güzel mesajlar vermesi gerekiyor. Onu da yapıyor. Eski başarılara (daha doğrusu sadece 1966'ya) atıfta bulunuyor. Fakat 'başarısızlık' imgesi kendini sık sık hissettiriyor. 

Şarkının sözlerinde "So many jokes, so many sneers" ifadesi yer alıyor. Rakipleri tarafından sıklıkla alaya maruz kalmış bir ülkenin bunu hatırlatması bile kolay rastlanacak bir durum değil. 

Esasında özetle şunu demek lazım. Ne olursa olsun umut aşılayan, öz güven aşılamak isteyen bir şarkıdan bahsediyoruz. Hemen hemen bütün milli takım şarkıları da böyledir zaten. Fakat burada önemli bir fark var. Bu umudu sadece nostaljik başarılardan değil (o da bir tane zaten), başarısız geçen yıllardan beslenerek elde ediyor.

Klibiyle, sözleriyle kendi mizahını yapan bir şarkının, kibirli bulunması büyük haksızlık.

Öte yandan; bir süre daha bu hayalle yaşamaya devam etseler fena olmaz. Son 90 dakikada tarafımız İtalya olacak. Şarkı güzel, futbol evi İngiltere'dir ama futbol eve dönmeyince daha güzel...

Hiç yorum yok: