Pazartesi, Mayıs 9

Kartalspor 1-0 Giresunspor


Kartalspor'un bu sezon için iç sahada oynayacağı son maçtayız. Bu sezon iyi takip ettik bordo-beyazlıları. İçeride oynadığı 16 maçın 9 tanesinde tribündeydim. Son maçta bana eşlik edenler Uğur ve İlker oldu, güzel bir günde güzel muhabbet döndü.

Ligin ilk yarısında lise arkadaşlarımla bakındık Kartalspor'a. Onlar askere gidince, benim üzerime kaldı. Bize yakın bir yerde Bank Asya 1.Lig maçı izleme şansımız vardı, ucuza maç bileti bulabiliyorduk (son maçlarda para vermemeyi de öğrendik); futbolu sevdiğimize göre bu fırsatı değerlendirmemiz gerekiyordu, biz de değerlendirdik, fakat seneye ne olacağı belli değil.

İlk yarıda 12 puan toplayan Kartalspor, ikinci yarıda hanesine 19 puan daha ekledi ve 31 puana ulaştı ama bu hala yeterli değil. İş son maça (Boluspor deplasmanı) kaldı. İlk yarıda 2-3 puan daha fazla toplansaydı şu an çok rahat bir konumda olunurdu. Kartalspor sezonun ilk yarısında kaçırdığı 4-5 penaltıdan sadece 1 tanesini atabilse çok farklı yerde olacaktı.

Maç öncesi stadın önü çok kalabalık. Gişelerde bilet bitmiş. Önümüzden geçen ilk kişiye bilet soruyoruz, "nereden bulabiliriz" diyoruz. Adam "biraz bekleyin" diyor ve 5 dakika olmadan 3 biletle geri dönüyor. İşin garip kısmı biz orada beklerken bize sürekli bilet teklif ediliyor. Boşta bilet var alın diyorlar, biz ise bize bilet bulmaya çalışan adama güvendiğimizden o biletleri nazikçe geri çeviriyoruz.

3 kale arkası biletle kapalı tribüne giriyoruz. Bu sezon 9.Kartalspor maçı ve ilk defa bu kadar erken giriyorum. Maç öncesi ısınmaları izliyorum ilk defa. Isınmalar esnasında "iyi ki kale arkasına geçmemişiz" diyoruz. Kartalsporlu futbolcular, şut çalışmasında kaleyi tutturamıyorlar.

Kartalspor tribünü oldukça dolu. Giresunspor ise iddiasız bir takıma oranla gayet kalabalık gelmiş. Maç boyunca küfür-kavga-kıyamet de hiç olmadı.

Kartalspor maça hızlı başladı. Giresunspor'dan daha çok istediğini belli etti. Birçok pozisyona girdi ama bir kısmı beceriksizlik, bir kısmı da Giresunspor kalecisi Mehmet Ali'nin muhteşem kurtarışları nedeniyle değerlendirilemedi.

Kartalspor'un ileri uç elemanları saç-baş yolduracak futbolcu tiplerine örnek olabilir. Erhan yetenekli ama bencil, Savaş yeteneksiz, bencil ve formsuz, Önder bencil ve formsuz. Sürekli yanlış tercihler yapan 3 futbolcu. Oysa bu maç daha erken kopabilirdi.

İki hafta önce oynanan Akhisar maçı da böyleydi. İlk yarıda Kartalspor atak oynamış ama golü bulamamıştı. İkinci yarının hemen başında gelen gol bordo-beyazlıları rahatlatmıştı. Öyle bir dakikada gol olmuştu ki, biraz daha gecikse stres tavan yapacak ve tehlike başlayacaktı. Bu maçta da aynı senaryo yaşandı.

Semih Kaya'nın kendi sahasından topla çıkışını Giresunspor savunması faulle engelledi. Kaleyi cepheden gören yerden kullanılan serbest vuruşta Erhan Şentürk topu filelere yolladı. Florya imzalı bir gol izledik. Bu golü izlerken yanımızda Uğur'un olması güzel bir tesadüftü.

Çok kaliteli ve heyecan dolu bir maç yoktu sahada. Zaten şahsen ben bu kadarını dahi beklemiyordum. Beklediğimden daha iyi bir futbol oynandı, özellikle Kartalspor adına. Mehmet Ali olmasa maç çok daha erken kopabilirdi. Son yarım saat diğer maçların skorları da takip edildi. Akhisar - Adanaspor maçının berabere geçiyor oluşur bu işi yüzde 90 bitirecekti.

Maçın en iyisi için Mehmet Ali dedik. Kartalspor için ise herkes Erhan der, ama ben Selçuk'u çok beğendim. Belki de beklemediğim için bu karara vardım. Sezonun en iyi futbolunu oynadı. Erhan'ın iyi oynadığını, yeteneklerini belli ettiğini söylemeye bile gerek yok. Fakat maç içinde tercihlerini daha doğru kullanırsa daha efektif olabilir. Dün Uğur ile bunu konuşmadık ama Erhan'ın Emre Çolak'tan daha olgun ve daha faydalı olduğunu düşünüyorum.

4 hafta önce; Kartalspor'un Akhisar, Giresun ve Altay'dan 7 puan alması yeter diyordum. Bu puanları aldı ama yine de yeterli olmadı. 7 puanı Altay'dan galibiyet alarak elde etse belki daha rahat olacaktı. Fakat bu hesapları geçersiz kılan, tıpkı dün olduğu gibi, Akhisar oldu.

Akhisar'ın 28.haftada Altay'ı deplasmanda yenmesi bütün işleri terisne çevirdi. Daha da ilginci; Kartalspor Akhisar'ı yenerken aynı saatelerde Altay, (dün Süper Lig'i garantileyen) Mersin İdman Yurdu'nu mağlup ediyordu. Dün ise Kartalspor yine 3 puana ulaştı, bu sefer son dakikda gelen bir Akhisar golü hesapları alt -üst etti. Beklenmeyen skorlar, Kartalspor'un son haftalardaki bütün galibiyetlerini anlamsız kıldı ve iş son haftaya kaldı.

Son hafta neler olacağını hep birlikte göreceğiz. Burada ne yazsak, ne hesap yapsak boş. Dün belki de Kartalspor'u son defa bir Bank Asya 1.Lig maçı oynarken izledik.

Maç çıkışını Kartal Meydanı'nda bir dönercide geçirdik. İntiba adlı mekanı buradan kötülüyoruz. Bu kadar kötü bir hizmet daha önce az görmüşüzüdür. Bir döner 20 dakikada mı gelir? Yemeğimizi beklerken içeriye Oğuz Dağlaroğlu'nun girmesi de ilginçti. Oğuz, eski Kartalspor kalecisi. Bu sene başında Tavşanlı'ya transfer oldu. Bu hafta Kartal'da gördük kendisini, neden Rizespor maçı kadrosunda yoktu, bilmiyorum. Haftaya Tavşanlı'nın Akhisar ile maçı var. Bu maçta Kartalsporlu'un en çok güvendiği isim eski kalecisi Oğuz Dağlaroğlu.

Haftaya çok dramatik anlar yaşanacak. Şahsi isteğim seneye 1.Lig'de İstanbul'un 3 semt takımının da yer alması. Bir de ne kadar sempatik gelse de ezber bozması adına Altay'ın düşmesini ve Akhisar'ın kalmasını istiyorum. Bakalım.

2 yorum:

muyek dedi ki...

Sayende Kartalsporu sevdik, super bir yazi yazmissin , seninle her hafta stadda mac izlemis kadar oluyorum , lutfen devam et kartal yazilarina, Altayda burnunun surtmesi adina gercekten 1 sezon dusup geri gelsin.

kutay dedi ki...

@muyek
teşekürler güzel düşünceler için
valla sezon bitiyor, kartalspor'un akıbeti belli değil. belki de son yazılardan biri oldu bu, seneye çarşamba günlerine atılacak tff 2.lig maçlarına bu kadar ilgi gösteremem..) eğer bank asya olursa kartal arena'ya gitmeye devam..)