Pazartesi, Nisan 18

Sezon Bitti Yine Olmadı


Saha avantajını serinin başında elinde geçirmiştik. Yıllar sonra ilk defa elimizde oluyordu. Yine de olmadı. Daha ne olacak? Serinin ilk 3 maçını canlı izledim. Son maçı biraz totem biraz da Fenerbahçe'nin galibiyetini görmemek için izlemedim. Caferağa'da maçı uzatmaya götüren, cuma günü 3.5 periyot zorlayan bir takım vardı. Böyle olmazdı. Geçen sene ligde hiç maç kazanamamıştık oysa.

TKBL İspanya La Liga'ya benziyor. İki takım. Final belli. Böyle olunca rakibini kendi sahanda yenmek zorundasın. Başka çaresi yok. Olmadı. İnşallah seneye daha iyi takım kurulur. Black Mamba Augustus bu takımda kalır. İyi bir coach gelir, tribün dolar. O zaman şampiyonluk gelir. Yazıyı, Tribün Dergi'de bir kullanıcının yazdığı yazıyla bitirelim, bu da tribün-camia eleştirisi olsun:

"Sezon bittiğine göre konuşalım artık. Mesela Abdi İpekçi diye ağlayanları, tüm sezon sadece Fenerbahçe erkek basketbol maçında dolmuş, başka bir maçta dolmamış ve dolmayacak olan; buna rağmen yok 100 bin kişi geliyor ilk günden 7 milyon kişi bilet aldı diye saçma sapan gazler verip, her maçtan sonra salondaki adam sayısına 2 bin kişi ekleyenleri bir sahneye alalım ya. Yok hakemmiş de bilmem neymiş, ulan sen de oyna Caferağa gibi salonda (Ahmet Cömert olmadı Ayhan Şahenk) sen de al o son faulu. Aynı pozisyon bize olsa verebilirler miydi o faulu, imkanı yok. Ama hakem fenerli olduğu için mi, tabi ki hayır; salon beyninin tepesine bindiği için. O Ahmet Cömert'te rakibe göre 1/10 kaliteye sahip olduğumuz takımlarla 20 sayı farktan geri geldiğimiz günleri unutmayın, siz yok bench arkası, yok kombine, yok pembe koltuk zart zurt diye diye tıktınız bizi olimpiyatın basketbol modeline. Bir tane incredible comeback yapmışlığımız yok, olmaz da. Ama olur mu, 10 bin kişi geldi diye övünmemiz lazım, en kalabalık bayan basket maçı bıdı bıdı, boş kalabalıkla övünüyoruz. Hem bak bugün karaborsa yapıyorlardı 30 liradan 5 liralık bilete, bizim tribünün de işine gelir ne güzel."

Hiç yorum yok: