Pazar, Kasım 27

Fenerbahçe 96-82 Galatasaray M.P.

Caferağa'da özellikle derbilerde, değil maçı takip etmek nefes almak bile zor olduğundan istatistiklerden çok haberdar değildim. Bildiğim, Birsel'in ve Nevriye'nin mükemmel oynadığı, aklımda kalan Matovic'in gülle atar gibi üçlük atması ve o üçlüğün girmesi, Işıl'ın çok kötü oynaması, Taurasi'nin biraz da tribünlere cevap verme içgüdüsüyle her topu kullanmak istemesi...
***
Şimdi istatistiklere baktım, Işıl'ın sayısı, Taurasi'nin ribaundu yok. Buna karşılık Fenerbahçe'de ilk 5'in tamamı çift hanelerde. Ribaundlarda bu kadar üstünlük kurduğumuz (45-24) maçı 3.periyodlardaki alan savunmasına karşı ceza üçlükleriyle bitirmemiz de enteresan.
***
Bu maç Cumhurbaşkanlığı'nın rövanşıydı, almamız çok önemliydi. Üstelik Taurasi'nin Galatasaray forması ile Caferağa'da kazanması bayağı canımı sıkardı. Kazanmamız o açıdan çok iyi oldu.
***
Bence 2008'deki final serisinin son maçından sonra Caferağa tribünün saha içine en çok etki ettiği maçlardan biri oldu. O seriden önce Ayhan Şahenk'teki maçı kazanan Galatasaray'da Işıl "hak ettiğimizin peşindeyiz" diyerek kalp hırsızı olmuştu. Maç içinde Işıl ve Esra Şencebe ile baya uğraşılmıştı (Esra ayrı bir yazı konusu olur, o maç üzülmüştüm ona biraz). Bu kez Işıl dışında uğraşılan isim haklı olarak Taurasi oldu. Maç koptuktan sonra pınarbaşı çekilirken tribünlere bakıp başını iki yana sallayıp gülmesi enteresandı. Penny'e yaptığı faulde benche kadar gelip ilgilenmesi bu ikiliyle ilgili akılara başka şeyler getirdiyse de neticede 33 sayı atmış Taurasi, çok top kullandığı için normal. Bence Galatasaray takımı özellikle ilk yarıda biraz da hakemlerin hoşgörüsüyle bayağı sertti ve ciddi anlamda ayakta kaldılar, bu yönlerini takdir ettim açıkçası. Deplasmanda aynı duruşu bizimkilerden de beklemek hakkımız.
***
Benim için acı tespit: Takıma geri götürecek yegane gelişme Babkina'nın iyileşmesi olur. Bir ara Birsel yedekti falan... Dikeoulakos'a kızamıyordum Babkina oynasın diye. Güzelliğinden başka bir faydası olmadı. Gerçi bana mı güzel anasını satayım, erkek arkadaşı düşünsün... Birsel hep oynasın.

Hiç yorum yok: