Salı, Kasım 20

Cehennem



Küpürün üzerinde duran tarihi bilerek tuttum ki kanıt olarak gözüksün. 3 Kasım 1993, Galatasaray - Manchester United maçının olduğu gün. O gün bile, yani daha Galatasaray, Manchester'ı elemeden, Barcelona'yı yenmeden, Uefa'yı almadan, Sami Yen'de 20 küsür maçlık seriyi yaşamamışken, Real'i 2-0 geriden gelip yenmemişken bile istatistikler bizim lehimize. Türk takımlarının bir tur atlamasının bile sevinç yarattığı yıllarda dahi iç sahada sadece 5 maç kaybetmişiz. Muhteşem başarı.

Şimdi gelelim Ali Sami Yen'in neden cehennem olduğuna. Ryan Giggs internette paylaşım rekorları kıran belgeselde anlatıyor, bu belgesel defalarca izlendi ama herkes "Ne cehennem yaratmışız" deyip kendine pay çıkardı. O günün tribün emekçilerine saygımız sonsuzun üzerinde, şimdiki nesil ile aynı cümlede bile kullanılmaz ama o başarıda saha dışı, insan-tribün dışı faktörlerin de payı büyük. Ryan Giggs şöyle diyor:

"Gelişmekte olan ülkelerde böyle düşmanca ortamlarla karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Eski stil stadyumlar bunaltıcı olabiliyor. Etrafı kaplayan değişik sigaraların kokusu, duman ve bunun gibi küçük şeyler. Stada yemek zamanı gelmişlerdi ve sanırım taraftarlar 6-7 saattir ordalardı. Şehre Manchester United geliyordu ve bu büyük bir maçtı. Soyunma odasına gitmek için polis tünelinin içinden geçip yer altına inmeniz gerekiyordu"

Böyle bir stadyum ürpertici oluyor. Bilinmeyen bir ülke korku yaratıyor.

Aradan 19 sene geçmiş. United, daha sonra defalarca buraya geldi. Hem onlar buraya alıştı, hem de burası çok değişti. Onların alışık olmadığı ortam yerine, onların alışık olduğu ortam "Bakın İngiltere'de aslında böyle" ifadesiyle İngiltere örnek alınarak kuruldu. Zaten bakın o belgeselde "Türkiye'den çıktığım için mutluyum, asla geri dönmem" diyen Ferguson dün geceki karşılaşama ve İstanbul atmosferi için ne diyor:

''1993 yılı bizim için inanılmazdı ve oldukça dehşet vericiydi ama buraya birkaç kere geldik ve Türk atmosferine alıştık, fanatik bir durum ancak bizim için sorun değil. 1993 yılında Ali Sami Yen Stadyumu'ndaki maçta 0-0'lık sonuçtan sonra Eric Cantona ve Bryan Robson oyuncu tünelinde çevik kuvvetin saldırısına uğramıştı''

İngilizleri, Türk tarzı atmosferle yenebildik ama İngilizleri İngiliz tarzıyla yenmek zor oluyor. Bugün belki yeneriz, bu da saha içindeki kalitenin dengeli olmasından kaynaklanır.Ama bundan sonra bir daha o atmosferi kuramayız. Bunun için birçok şeyin oluşması gerekiyor. Sadece havalimanında karşılamak yetmiyor; onları konfordan uzak tutmak gerekiyor. Soyunma odasına inerken, stadyuma gelirken sıkıntı yaşayacaklar. Taraftar 6-7 saat önce stadyumda olacak ve maçı izlemek için stadyuma gelmediğini aslında nerdeyse orada yaşadığını, orasının evi olduğunu misafire hissettirecek. Gerekirse çevik kuvvet bile küçük uyuzluklar yaratacak. Bunların çoğu yeni futbol dünyasında olacak şeyler değil. O nedenle havalimanı baskını, Hababam Sınıfı'nın yeniden çekilmiş hali gibi bir şey oluyor. Komik, güzel, hoş ama asla efsane değil.





Hiç yorum yok: