Pazartesi, Nisan 2

Ahkam




Çok biliyoruz ya. Ahkam kesmekte üstümüze yok. Mesela en çok bildiğimizi sandığımız şey; futbol.

- Türkiye'de futbolcular çok para kazanıyor, o yüzden yurt dışına gitmiyorlar.

- Salak abi bunlar, çok parayı düşünmeyeceksin, kariyerin önemli. Avrupa'da oynamak varken...

- Abi bir de bunlar en ufak sorunda takımdan ayrılıyor. Bak mesela Ergin Keleş, Ankaragücü'nden ayrıldı Karabük'te yedek. 3 ay oyna Ankaragücü'nde ilk 11'de ne olur yani. Çalış çabala, geliştir kendini

Bunları diyen biz (ben) kendi hayatımızda bunları gram uygulamıyoruz. Nerede rahatlık, nerede boşluk, ciddiyetsizlik orası daha cazip. Kariyer sikimizde değil. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Yedek kulübesinde oturayım, paramı alayım yeter.

Ya da zora girip kendimi kanıtlayacağıma, alışılmışa devam ederim, bir de hakettiğimden çok kazanıyorsam zaten yeter. Ortada çok para varsa, kaliteli işten cayarız, mesele değil. Bana ne abi, para kazanmak lazım.

İki yüzlülükte, riyada sınır tanımıyoruz. Futbolculya dediğimizi kendimize hayatta uygulamayız. Bilgin Gökberk dinleyerek olmuyor.

Bir de mesela, "kaçalım gidelim, yolda olalım" diyoruz, yazıyoruz. Hassiktir lan nereye gidiyorsun. 1 hafta sosyal hayatından vazgeç deseler, nasıl ya diyorsun. Kaytarmanın yolunu arıyorsun.

Abi haftaya maç var, play-off başlıyor, ama arkadaşlarla içecektik.

Daha; her zaman yaptığın, defalarca yapacağın şeylerden feragat edemeyen, bunlardan geçici süre vazgeçemeyen birisin. Nereye gidiyorsun amk...

Kendimizi güzel kandırıyoruz.

Değişiklik iyidir. Arada farklı şeyler yapmak lazım. İnzivaya çekilmek zaten zor ama geçici kaçış yolları bulunabilir. Hayatını durdurabilirsin. Ömrünün çok ufak bir kısmını herşeyden soyutlanmış şekilde geçirebilirsin ve bunun için dağ evine çıkmana da gerek yok. Güzel olur. Kafayı boşaltır, rahatlatır, aydınlanırsın. Herhalde.

Bahardan önce, yazdan önce, birçok yeni şeyden önce güzel olur. Keşke kışın yapabilseydim. Kışı çok saçma geçirdik. Yorulduk. Hem fiziksel hem ruhani olarak. Senelerdir olmayan şeyler oldu.

Ama bazı şeyleri de oturttuk bu kış. Şimdi ufak tefek şeyler kaldı. Uğruna beklemenin de güzel olduğu günler. Son anlar artık. Bu kış yorulduk baya. Ruhu da, kafayı da dinlendirmek lazım ama süre az. Güneşli günler geliyor.

Son 10 senede, 15 senede yanında olan insanların, geçmişini-yaşadıklarını bilenlerin, seninle gurur duymaya başladığını göreceğin günler. O eşsiz haz geliyor. Kariyer, para, rahatlık çekişmesinden, haz ve gurura geçen bir yazı. Hangileri daha önemli?

Nereden nereye bağlıyorum. Böyle işte. Yapacak bir şey yok.

3 yorum:

minyatürkalem dedi ki...

Iki senedir gidilmesi gereken kursa simdi giderek pismanligin zirvesinde gezen bir adama tokat gibi yazi. senin neyine ahkam di mi ? Aslansin.

Adsız dedi ki...

gömü mü buldun lan? noldu da rahatladın?

17.

Adsız dedi ki...

ne o lan hatun mu yaptın?

43.