Cuma, Aralık 3

3 Aralık 1910



"Tehlikeli melek. Altın yürekli ve çıkarsız haydut. “Yenilmez Armada”nın azıcık boydan kısa kaptanı. Lise yıllarında birçok kez seyretme olanağı bulmuştum Baba Hakkı’yı. Fenerli olduğum için çok ürkerdim ondan. Gittiğim Hakkı’lı maçların hepsini kaybettik.
Taş gibi bir adam kalmış belleğimde. Kendisi de anlatır anılarında, futbolun yanı sıra barfiks, güreş, boks da yapmış. Ama asıl heybeti hızından, inanılmazı gerçekleştirebilmesinden geliyordu.
Granit amatör. Elini beline koydu mu karşısındakilerin işi bitik."

Cemal Süreya

Hiç yorum yok: