Salı, Aralık 21

İstanbullu Lefter


Lefter'in futbolculuğunu bilecek yaşta değilim. Futbolculuğunu sonradan izleyecek materyalimiz de yok. O yüzden Lefter kim sorusuna eski futbolcu cevabını veremiyorum. Lefter daha farklı bir isim. Lefter bizim için dedelerimizin arkadaşı, babalarımızın abisi gibi biri.

İstanbulluyum. Babam da İstanbullu. Eski İstanbul'u bana anlatabilen bir ailem var. Bazı arkadaşlarım da İstanbullu olduğunu söylüyor ama eski İstanbul'u onlara anlatanlar yok. "Eski İstanbul daha güzeldi" ukalalığına girmem de yaşadığınız şehrin eski halini birilerinden dinleyebilmek güzel bir duygu. İşte bana İstanbul'un geçmişini anlatanlar; arada Lefter'den de bahsederdi, ki Lefter benim için biraz futbol daha çok İstanbul demek.

Mesela eskiden futbolcular maçlara kendi imkanlarıyla gidermiş. Taraftarlarla toplu taşıma araçlarında karşılaşmaları çok olağanmış. Ada'dan Kadıköy'e geçen Lefter ile aynı dolmuşa binenleri var mesela. "Ben tribüne çıktım, o sahada 2 gol attı" diyenler.

Yazları veya haftasonları Ada'ya kaçanlar onu çok defa görmüşler. Anlatırlar. Anlatmışlar. Lefter meşhur adam tabi, herkes tanıyor. Tanındığı için her hamlesi destana dönüşüyor. Lefter'i gördüm balık yiyordu. Yer tabi, herkes yiyor. Herkesin yaptığını yapıyor. Ve zaten Lefter'i güzel kılan da bu. Lefter herkesin yaptığını yaparken, aslında kendisi gibi meşhur olanların yaptığını yapmıyordu. Halkın içindeydi ama farklıydı. Güzel bir tarzı vardı.

Güzel tarzı olan iki adam vardı sanırım. Bize anlatılanlara göre öyle en azından. Biri Vedat Okyar diğeri Lefter. Güzel adamları seviyoruz.

Eğer bugün kafamızın bir köşesinde "ulan Ada'da mı yaşasak" düşüncesi varsa bunun 1.sebebi Lefter'dir. Lefter benim için futbolcu değil, Lefter; Haydarpaşa gibi, Sultanahmet gibi, İstiklal gibi Moda Burnu gibi bir değer. İstanbul'un simgesi, sembolü. İstanbul'u seven Lefter'i de sever, Leftersiz İstanbul olmaz.

Aralarından Lefter'i çıkaran kuşağa saygımız sonsuz, umarım biz de İstanbul için böyle bir değer yaratabiliriz.

1 yorum:

Jordi Metal dedi ki...

Valla Büyükada'lı biri olarak şu aralar Adalar'ın yaşanılacak bir yer olduğuna inanmıyorum açıkçası.