Perşembe, Aralık 2

Fenerbahçe 100-70 Cibona Zagreb


Dün Fenerbahçe grubun, hatta belki de Euroleague'in en zayıf rakiplerinden Cibona Zagreb ile karşılaştı. Rakibin zayıf olması; sportif anlamda maçın önemini azaltmış olabilir. Fenerbahçe basketbol takımının, Cibona'yı 30 sayı farkla yenmesi çok büyük bir olay değil. Ama dün gece daha önemli şeyler vardı. Fenerbahçe için önemli günlerden biri diyebiliriz. Belki de bir kırılma noktası.

Dün çok net anlaşıldı ki Fenerbahçe çok başarılı yönetilen bir organizasyon. Diğer branşları bu yazıda es geçelim ve sadece erkek basketbol takımına odaklanalım. Öncelikle muazzam bir salonda maçlarını oynamaya başladılar. Sinan Erdem Spor Salonu; Ataköy'de, ulaşımı nispeten kolay çevresi temiz bir semtte yer alıyor. Kapasitesi yüksek, gelen seyirci insani bir muamaleyle karşılaşıyor. Dün maç saati yaklaştıkça salona insanlar akın etti. Biletler alınmış, herkes kendi kapısına yöneliyor, yığılma yok. (Biz içeri girmekte geç kaldığımız için yığılmalı zamana yetiştik ama maçtan önce oralarda turladığım için rahat girişleri de gördüm). Dün gelen seyirci sayısı zaten herşeyi açıklıyor. 15168. Türkiye'de bir basketbol maçı için çok büyük bir rakam, üstelik önem derecesi diğer maçlara göre daha az olan bir maç için. 15168'i bazı futbol maçlarında yakalamak bile zor.

Salon güzel, ilgi güzel, takım da güzel. Çok güçlü bir takıma sahip Fenerbahçe. Kenarda da işini çok ciddiye alan bir koç var. Buna rağmen dün iki tane genç çocuk rotasyona girdi ve sahada süre aldı. Erbil Eroğlu ilk defa bir Euroleague maçında oynadı. Yıllardır adını duyduğumuz Maxim Can Mutaf da artık daha fazla süre almaya başladı.

Yani Fenerbahçe güçlü bir takım kurarken aşağıyı da kolluyor. Hedefler ise yükseliyor. Seyirci, salon, takım, koç, yönetim. Organizasyonun her organı birbiriyle uyumlu bir şekilde hareket ediyor. Bu da Fenerbahçe'ye yarıyor. Yalnız yönetimin 1-2 ufak hatası var. Haftaya Barcelona maçı var ve bilet fiyatlarına hemen zam yapılmış. Zam yapılması mümkündür ama bunun bir sonraki tur aşamasında olması daha şık olurdu. Bu grupta oynanan maçlarda takımını yalnız bırakmayan taraftara Barcelona maçını aynı fiyattan izlettirmek gerekirdi. Üstelik futboldan aşina olduğumuz taraftar kart uygulamasına da Barcelona maçı öncesinde geçilmiş. Taraftar Kart mantığına her zaman karşı çıkmışımdır, şimdi 2 kat daha mantıksız olmuştur.

Ne olursa olsun bu maç Fenerbahçe için bir ölçü değil. İyi oyun ve fark bekleniyordu. Asıl sınav haftaya Barcelona maçı.Yine de yabancıların form durumlarının yüksekliği, savunmadaki mücadele, hücumdaki üretkenlik olumlu. Kaya Peker takıma iyice alışmış, taraftarlarla arasındaki buzlar yavaş yavaş eriyor. Ömer Onan, eylül ayında milli takımda bıraktığımız gibi. Mirsad da aynı, hala herşeye itiraz etmek en büyük hobisi, 30 sayı farkla biten bu maçta bile. 20 sayı ile bitiren Kinsey en beğendiğim adam oldu.

Taraftar sayısı fazla. Ama tribün desteğinin yetersiz kaldığını söylemeliyim. Gerçi salonda oluşan atmosfer, organize tezahürata bile gerek bırakmadı. Yine de dünkü potansiyelin daha iyi kullanılabileceğini düşünüyorum. En azından 30 sayı biten maçta Fenerbahçe tribünü, kendi idmanını yaptı, ara ara eğlencesini yaptı. Onların da aklı Barcelona maçında olabilir.

Hiç yorum yok: