Pazartesi, Haziran 15

Transfer Nostaljisi #1(Belki Devamı Gelir)

Baliç'in Fenerbahçe'ye ikinci gelişi esnasında bayrak öpme anı.


Yaz mevsiminde gündem tabi ki transfer oluyor. Ama artık eskisi gibi heyecanlandırmıyor beni. Çünkü umutlanıp utandığımız çok oldu. Gerek yabancı transferinde, gerek yurt içinde çok dejenere bir transfer anlayışımız var. Eskiden topçuyu kaçıran alıyordu. Başkanın yazlığında görmeden inanmam denirdi. Artık resmi sitede çıkmasa inanmıyoruz. Boşverelim bu günü de geçmişe bakalım. Transfer döneminin çok heyecanlı, hatta ligden daha ilgi çekici olduğu zamanlara yani. Ara ara yazacağız inşallah geçmişteki güzel transfer zamanları. Bu yazıda 1998 yazındaki 3 büyük hamleyi hatırlatacağım.

1998 yazı bir çift sene olduğu için, bir dünya kupası olduğu için yurtdışından topçu almanın zor olduğu bir seneydi. O nedenle ligimizin yıldızları ilginin alakanın kralını yaşıyordu. Ama biri vardı ki, ülke gündemini baya bir meşgul ediyordu. Bursaspor’un muhteşem solağı Elvir Baliç.

İnter-Toto zamanında yıldızını parlatan, daha sonra da Bursaspor’a ligde büyük katkı sağlayan Boşnak yıldızı almak için 3 büyük takım da birbirine girmişti. 1997 ve 1998 senesini şampiyon kapatan Galatasaray kusursuz bir kadroya ve Hagi gibi bir solak efsaneye sahip olmasına rağmen Baliç’i almak istiyordu. En azından ligdeki dengeleri değiştirecek bir yıldızı rakiplerine kaptırmak istemiyordu. Keza o sezon Bursaspor formasıyla Fenerbahçe’ye attığı son dakika golüyle önemli bir çelme takımıştı sarı-lacivertli takıma. Hatta Bursa’da son dakikada yine Galatasaray’a gol atmıştı Boşnak futbolcu. Bursaspor o golle 3-2 kazansa da şampiyon Galatasaray olmuştu. Baliç, aynı sezon içinde Beşiktaş ağlarını da havalandırmayı başarmıştı.
Anadolu takımlarında oynayıp reklam yıldızı olmayı başarabilmiş bir marka olma potansiyeline ( söndür ateşini) artı güzel bir de surata sahipti Baliç. O nedenle verilecek para yeni yeni endüstriyelleşen Türk futbolu için çok önemli olmamalıydı. İleride fazlasıyla çıkardı o para, ki çıktı zaten. 3 büyük kulüp de kesenin ağzını açtı. Fenerbahçe, 9 milyon dolar ile Boşnak yıldızı kadrosuna katan takım oldu.

Baliç’e verilen para hiç tartışılmadı ama o yaz bir futbolcuya, daha doğrusu bonservisine öyle bir mebla ödendi ki sadece kamuoyu değil kendi hocası bile sürekli bunu gündeme getirdi. Gaziantepspor’un ofansif orta sahası ve 10 numarası Ayhan Akman tam 8.5 milyon dolara Beşiktaş’a transfer olmuştu. O esnada 21 yaşında olan futbolcu Beşiktaş’ın geleceğinin önemli bir ismi olacak sanılıyordu.

Şampiyon Galatasaray, Baliç ve Ayhan’ı kaptırmaktan doğan "bomba transfer" açığını Ankaragücü’nden aldığı bir topçuyla dolduruyordu. Hasan Gökhan Şaş. Ankaragücü’nün Adanalısı önece Beşiktaş’a önerildi. Ankaragücü teknik direktörü Samet Aybaba eski kulübüne “Hasan’ı kaçırmayın” mesajı yoladı. Ama Beşiktaş teknik heyeti Hasan’ı yetersiz buldu. Oysa ki sezon içinde Beşiktaş’ı Ankara’da deviren Ankaragücü’nün galibiyet golünü atmıştı. Şampiyon takım, transfer döneminde Baliç ve Ayhan gollerini yiyince Hasan’a sarıldı. Galatasaray, diğer iki oyuncunun çok altında bir paraya Hasan’ı kadrosuna dahil etti.

1998 yazı verimli bir dönemdi. Baliç, Ayhan ve Hasan Türk futboluna damga vuran isimler oldu. Dönem dönem başarısız olsalar da kariyerleri üstlerde oldu. Bir Tarık Daşgün, bir Okan Koç olmadılar. Baliç Real Madrid’e transfer oldu, Hasan Dünya Kupası’nda, Ayhan Avrupa Şampiyonası’nda yarı final oynadı. Ve işin ilginç yanı bu 3 futbolcu 2003 senesinde Galatasaray’da buluştu. 5 sene önce 3 takımın paylaştığı yıldızlar, beraber aynı takımda forma giydi. Ayhan 2002’de, Baliç bir sene sonrasında Galatasaray’a geldi. Ayhan eskisinden çok daha iyi oldu, Baliç bekleneni veremedi.

Hiç yorum yok: